KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2021
- Esas no
- 2021/273
- Karar no
- 2021/857
- Dava
- İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/04/2020
Karar Metni
1.006 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının araç alım satım kiralama işi ile uğraştığını, davalı şirket ile 18/02/2020 tarihinde ... plaka sayılı aracın satışı için anlaştıklarını, davalı tarafın aracın ödemesi için kredi kullanacağını söylediğini, davacının da davalı tarafa güvenerek aracı ödeme almadan teslim ettiğini, fakat davalı şirketin davacıyı sürekli oyalayarak hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, davalı şirketin aracı 18 gün kullandıktan sonra 06/03/2020 tarihinde başvurmuş olduğu kredinin çıkmamasını öne sürerek davacıya kullanım bedeli ödemeden iade ettiğini,
aracın teslim alınırken 18 günlük kullanıma ilişkin teslim sözleşmesi yapıldığını, teslim sözleşmesinde kullanım süresi ve bu sürede oluşan cezalardan davalının sorumlu olacağının da belirtildiğini, icra dosyasına konu olan alacağın ise faturada belirtildiği gibi 18/02/2020 - 06/03/2020 tarihleri arası araç kiralama bedeli olduğunu, davalı tarafın aracı satın almadığı için kullanım bedeline istinaden kiralama faturası kesildiğini, karşı tarafın icra dosyasına yapmış olduğu itirazda ise yalnızca 5 gün kullanım yapıldığını belirterek yargıyı yanıltmaya çalıştığını, bu nedenle davalı tarafın İzmir ...
İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ve takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili 01/07/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlık davacı yanın davalıya hileli davranışlarla ... plaka no' lu ... markalı aracı sözlü satış akdi ile satmaya çalışıp, mezkur taşıtta davacı yanın davalı ya belirttiği nicelik ve niteliklerinin farklı olması nedeniyle kredi tahsis edilememesi neticesinde davacı yana iade etmesinden kaynaklandığını, dava konusu ana edim taraflar arasındaki satım sözleşmesi olup,
tarafların aldıklarını birbirlerine iade ederken kira ya da ecrimisil alacağına dair hiçbir ihtirazı kayıt koymamaları karşısında davacının feri alacağa dönüşen sözde alacak iddiasının da sönümlendiği sabit olduğunu, davalı taraflar arasındaki ilişkinin başından sonuna kadar mezkur aracı satın alma ümidiyle hareket etmiş hatta ve hatta mezkur araçta bir takım faydalı masraflar dahi yaptığını, davalı mezkur araca faydalı masraf adı altında 9.000,00-TL ödeme yaparak aracın lastiklerini değiştirerek jantını yenilediğini, davacı yan 17 günlük araç kullanım bedeli olarak 45.000,00-TL gibi fahiş bir bedel talep etmekte olup,
dava konusu aracın günlük kiralama bedelinin 2.650,00-TL olarak saptanması isabetsiz ve sebepsiz zenginleşme amacı taşıdığını belirterek muhterem mahkemenizin görevsiz olmasından ötürü dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle H.M.K.' nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, görevli mahkeme olarak İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri' nin belirlenmesine, yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, Bilahare;
asıl borç sona erdiği için, kötü niyet, intifadan men, sözleşmede hüküm olmadığı için, yanıltma ve kendi kusurundan ötürü hak talebinde bulunulamayacağı için mezkur davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davacı vekili, müvekkilinin araç alım satım kiralama işi ile uğraştığını, davalı şirket ile 18/02/2020 tarihinde ... plaka sayılı aracın satışı için anlaştıklarını, davalı tarafın aracın ödemesi için kredi kullanacağını söylediğini, davacının da davalı tarafa güvenerek aracı ödeme almadan teslim ettiğini, davalı şirket hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, aracın teslim alınırken 18 günlük kullanıma ilişkin teslim sözleşmesi yapıldığını, teslim sözleşmesinde kullanım süresi ve bu sürede oluşan cezalardan davalının sorumlu olacağının da belirtildiğini,
icra dosyasına konu olan alacağın ise faturada belirtildiği gibi 18/02/2020 - 06/03/2020 tarihleri arası araç kiralama bedeli olduğunu, davalı tarafın aracı satın almadığı için kullanım bedeline istinaden kiralama faturası kesildiğini, müvekkili alacağının tahsiline ilişkin davalı aleyhine İzmir ... İcra Dairesinin ../...
Esas sayılı dosyası üzerinden başlattıkları ilamsız icra takibine davalı tarafça itiraz edilmekle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ana edim taraflar arasındaki satım sözleşmesi olup, tarafların aldıklarını birbirlerine iade ederken kira ya da ecrimisil alacağına dair hiçbir ihtirazı kayıt koymamaları karşısında davacının feri alacağa dönüşen sözde alacak iddiasının da sönümlendiği sabit olduğunu, Müvekkilinin mezkur araca faydalı masraf adı altında 9.000,00-TL ödeme yaparak aracın lastiklerini değiştirerek jantını yenilediğini, davacı yan 17 günlük araç kullanım bedeli olarak 45.000,00-TL gibi fahiş bir bedel talep etmekte olup,
dava konusu aracın günlük kiralama bedelinin 2.650,00-TL olarak saptanması isabetsiz ve sebepsiz zenginleşme amacı taşıdığını belirterek muhterem mahkemenizin görevsiz olmasından ötürü dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle H.M.K.' nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, görevli mahkeme olarak İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri' nin belirlenmesine, yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, Bilahare;
asıl borç sona erdiği için, kötü niyet, intifadan men, sözleşmede hüküm olmadığı için, yanıltma ve kendi kusurundan ötürü hak talebinde bulunulamayacağı için mezkur davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dava kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplerine ilişkindir.
02/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre "Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra Ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, KİRA İLİŞKİSİNDEN DOĞAN ALACAK davaları da dahil olmak üzere TÜM UYUŞMAZLIKLARI konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir." Bu hükmün taşınır-taşınmaz ayrımı olmaksızın tüm kira ilişkilerinde uygulanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Diğer yandan mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Yüksek Yargıtayın görev hususunda birçok içtihadı bulunmaktadır. ( 6. Hd.2013/4054-2013/15230 vs.)
Mezkur nedenlerle mahkememizce görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (e-imza) Hakim ... · (e-imza)
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/273, K. 2021/857, 19 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama