KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2022
- Esas no
- 2021/686 Esas
- Karar no
- 2022/690
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 18/10/2021
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete karşı olan ve faturalara dayanan cari hesap alacağı için İzmir .... İcra Dairesine .../... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, söz konusu icra takibine davalı şirket tarafından itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu davalının itirazının haksız olduğunu açıklanan nedenler ile İzmir .... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasına yapılan borçlu itirazının iptali ile takibin devamına, takibe haksız yere itiraz eden davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 19.10.2020 tarihli takibe itiraz dilekçesinde; davalı müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle borca ve ferilerine itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, 2004 sayılı İİK 67.maddesine göre açılan ve faturaya dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ödetilmesi istemine ilişkindir.
Dava, İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, itirazın iptali davalarında dava koşullarından birisi de usulüne uygun itirazın bulunmasıdır.
İcra dosyası incelendiğinde 04/08/2020 tarihinde davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 3566,80 TL alacağın tahsili amacıyla İzmir .... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyasından ilamsı takip başlattığı, davalı borçluya ödeme emrinin 09/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 19/10/2020 tarihinde borca itiraz ettiği, icra müdürünce 27/10/2020 tarihinde usule uygun tebligat yapılmadığından alacaklı vekilinin takibin kesinleştirilmesi talebinin reddine dair karar verilmiştir.
İcra tebliğine ilişkin şikâyet hakkı borçluya ait olup, icra müdürünce doğrudan doğruya göz önünde tutularak geçersiz sayılamaz. İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesinde kanun koyucu, icra dairesinin işlemlerine karşı şikâyet yolunu öngördüğünden, icra dairesi yaptığı hatalı işlemlerini kendisi düzeltemez.
Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü, borçlu tarafından İİK’nın 16. maddesinin 1. fıkrası uyarınca yasal yedi günlük süre içinde icra mahkemesinde şikâyet yoluyla ileri sürülmesi hâlinde incelenebilir. Tebligatın muhatabı, tebliğ yapılan şahıs olduğundan tebligatın yapılmadığı veya usulsüzlüğü de sadece muhatap tarafından ileri sürülebilir.
Örneğin borçlu genel haciz yolu ile ilamsız takipte ödeme emrinin usulsüz olduğunu şikâyet (İİK m. 16/1) yoluyla icra mahkemesinde ileri sürebilir. Ödeme emri, icra dairesinin bir icra takip işlemi olduğu gibi, ödeme emrinin tebliği de icra dairesinin bir icra işlemidir. İcra işlemlerine karşı şikâyet yoluyla icra mahkemesine başvurulabilecektir. İcra dairesinin ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğüne karar verme yetkisi yoktur (Muşul, s. 596-598).
Somut olayda olayda borçluya ödeme emri 09/10/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu vekili 19/10/2020 tarihli vermiş olduğu dilekçe ile borca itiraz etmiştir. Süresinden sonra olduğu için usulüne uygun yapılan bir itiraz bulunmamaktadır. Bu haliyle davalı alacaklı icra dairesinde takip muamelelerine devam edilmesini İcra İflas Kanunu 66. mad. gereğince isteyebilir. Bu durumda davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı yoktur. Davanın bu nedenle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/686, K. 2022/690, 15 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama