KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2022
- Esas no
- 2022/566 Esas
- Karar no
- 2022/876
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/07/2022
Karar Metni
1.007 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil firma ... Tic. Ltd. Şti. İle davalı firma ... A.Ş.
30.11.2021 tarihinde ekli hizmet sözleşmesini imza altına aldıkları, buna göre davacı firmanın, davalının inşaat alanındaki çelik işlerin sözleşme gereği davacının, yüklenici sıfatı ile üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği, davalı firmanın, sözleşme gereği yapılan işlerin bedelini ödeme gayretinde olmadığı müvekkil davacı firma tarafından anlaşıldığı, davalı tarafından kesilen faturaların hemen akabinde iade faturasının kesilmesi bütünüyle kötüniyetli bir ödememe çabası olduğu, ödemelerin yapılmayacağının anlaşılması üzerine İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün .../... esas numarası ile takibe geçildiği,
davalı firma vekilinin borca itiraz dilekçesi ile borca itiraz ettiğinin görüldüğü, davalı firma tarafından, davacıya tebliğ edilen ihtarname içerikleri ile iade faturalarının tamamına bir kez daha itiraz etmekle birlikte, ayrıntısı ile gösterilen oluş sırasından da açıklıkla anlaşılacağı üzere bütünüyle kötüniyetli olduğu, sözleşmede belirlenen tüm işler davacı tarafında yapılmış bulunduğundan; davalının sözleşmenin haksız olarak feshedildiğine ilişkin iddiasını anlamak mümkün olmadığı, davacı tarafından davalıya tebliğ edilen fesih bildirimi de bulunmadığı,
davalarının kabulü ile İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötüniyetli yapılan itiraz nedeni ile alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmış olduğu, mahkemenin yetkisiz olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun m.6/1'de tarif edildiği üzere "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun m.10'da "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir" denildiği, işbu sebeple yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
müvekkili aleyhine açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 5.maddesinde. "Mahkemelerin yetkisi, diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, bu Kanundaki hükümlere tabidir." hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 6.maddesinde ise. "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yetki itirazının ileri sürülmesi hususu ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19.maddesinde; "..
Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." şeklinde belirlenmiştir.
Davalı vekili 01/09/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde, yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
Borçlu vekili tarafından İzmir 26. İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, itirazın iptali davaları açısından icra takibinin yetkili icra dairesinde açılmış olmasının dava ön şartı olması sebebiyle öncelikli olarak incelenmesi gerektiği anlaşılmakla;
tüm dosyanın incelenmesinden, davanın taraflar arasında imzalanan 30/11/2021 tarihli Hizmet Sözleşmesi kapsamında davacı şirketçe kesilen fatura bedellerinin ödenmediği iddiası kapsamında davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi talebine ilişkin olduğu, borçlu şirket vekilince İzmir 26. İcra Dairesinin .../...
Esas sayılı dosyasında Aliağa İcra Daireleri yetkili olduğundan bahisle icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, taraflar arasında imzalanan 30/11/2021 tarihli Hizmet Sözleşmesi'nin 8. maddesinde; '...anlaşmazlık halinde İzmir Mahkemeleri yetkilidir...' hükmünün yer aldığı, taraflarca yetki sözleşmesi ile yetkili icra dairelerinin de ayrıca ve açıkça gösterilmediği, yalnızca mahkemelerin gösterildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu,
sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda ise, aynı kanunun 10. maddesi gereğince sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabileceğinin düzenlendiği, 30/11/2021 tarihli Hizmet Sözleşmesi'nin 2. maddesinde; 'Yapılacak iş İŞVEREN' in İzmir İli Aliağa sınırları içerisinde bulunan ...
SANAYİ A.Ş.'nin inşaat alanındaki çelik işlerini kapsar...' hükmünün yer aldığı, açıklanan hususlar dikkate alındığında gerek davalının yerleşim yeri gerek de dava konusu sözleşmenin ifa edileceği yerin Aliağa ilçesinde bulunduğu, davacı alacaklının yerleşim yerinin de Kemalpaşa olduğu, buna göre söz konusu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda genel yetkili davalının yerleşim yeri icra dairesi ya da sözleşmenin ifa yeri icra dairesi veya götürülecek borç kapsamında alacaklı davacı şirketin yerleşim yeri icra dairesinin yetkili olacağı, sonuçta İzmir icra dairelerinin bunlardan biri olmadığı,
yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından geçerli bir takipten bahsedilemeyeceği anlaşılmakla 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 50. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. ve 10. maddeleri atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · (e-imzalıdır) Hakim ... · (e-imzalıdır)
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/566, K. 2022/876, 1 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama