KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2023
- Esas no
- 2022/965
- Karar no
- 2023/767
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/10/2021
Karar Metni
1.168 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde.
Davalı ile müvekkili arasındaki ticari ilişki gereği ürün satışının müvekkilince yapıldığını, ancak davalı bunun karşılığı olarak ürünlerin bedelini ödemediğini asli edimini ifa etmediğini, davacının bu ürünlerin bedeli ve miktarının yer aldığı taraflarınca TTK'ya uygun olarak düzenlenmiş faturalara karşı ise süresi içinde bir itirazda bulunmadığını, bunun üzerine alacaklarını temin etmek adına asıl alacak 4.154,18 TL'ye karşı 26.04.2021 tarihinde icra takibinin başlatıldığını,
borçlu vasisi ... ise borçlunun hükümlü olduğunu ve halen Bergama Açık Cezaevinde cezanın infazının yapılmasından dolayı takibin ve ödeme emrin tebliğinin kendisine yapılması gerektiğinden bahisle takibe ve borca itiraz ettiğini, borçlu vasisinin bu talebine katılmalarının mümkün olmayacağını taraflarınca 05.05.2021 tarihli dilekçelerinde borçlunun cezaevinde olduğunu, kendisine vasi olarak ...'in atandığını, tespit edildiğinden ödeme emrinin vasi ...'e tebliğ edilmesi gerektiğini, İzmir...
İcra Müdürlüğü'ne bildirildiğini, dolayısıyla tebliğin hukuka uygun olarak yapıldığını, borçlu vasisi ... beyanlarında haksız olduğunu, müvekkili tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen faturaların borç doğuracağı ilgili kanun hükümlerince sabit olduğunu, davalı borçlunun usulüne uygun düzenlenen faturaya süresi içinde itiraz etmediğini, açıklanan nedenler ile haklı davalarının kabulü ile İzmir ...İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı dosyaya haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalının itirazının iptaline ve takibin aynen devamına, borcun davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, likit alacak niteliğinde olmasına rağmen yapılan haksız ve kötü niyetli itiraz sonucunda %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesinin yanında HMK m.329 uyarınca davalının kötüniyetli olması nedeniyle avukatlık ücretinin de karşı taraf uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesinin tebliğine rağmen davalı yanca cevap verilmemiş, teati aşaması tamamlanmakla tahkikat aşamasına geçilmiş, davalı yanın iş bu davayı inkar çerçevesinde savunduğu kanaatine varılmıştır.
DELİLLER
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının uyap çıktısı, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas uyap çıktısı, 07/06/2023 tarihli bilirkişi raporu, dosyaya kazandırılmıştır. İzmir... İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği görüldü. İncelenmesinde; Mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine 4.154,18TL asıl alacak tahsili bakımından ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür.
07/06/2023 tarihli bilirkişi raporu özetle: uyuşmazlığa konu toplam iki adet, 27.08.2019 tarih ve ...-... nolu fiziki fatura ile 23.08.2019 tarih ve ...-... nolu fiziki faturanın tekel ürünlerinin teslimine ilişkin olduğunu, tekel ürünlerinin satışı ile ilgili bayiliği bulunan ve toptan ticaretini yapan davacı taraf firmanın gerek Vergi Dairesi gerekse Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından uygunluğunun tespiti, aynı şekilde davalı tarafınsa bu ürünlerin satışına yönelik mükellefiyetinin bulunduğu hususu oda belgelerinden anlaşıldığı,
her ne kadar vergi kayıtlarına tüm çabalara rağmen ulaşılmasa da oda kaydının varlığının öncesinde bu faaliyete ve mükellefiyetin varlığına karine teşkil edeceğinden bu hususta da şüphe bulunmadığını, karşılıklı olarak kayıtlara yasal süresinde ve yasal defterlere kayıt yapıldığını, davalı tarafın özel bir durumdan, tam da uyuşmazlığa konu faturaların dönemine paralel hükümlülük halinin meydana geldiği, daha evvel borç alacak edimlerinde her hangi bir sorun olmadığı, fatura tutarlarının VUK da belirtilen tevsik sınırı altında kaldığından nakit olarak ödemelerin yapıldığı, bire bir faturalara karşılık ödemelerin yapılmadığı,
belli düzeyde açık hesap olarak tabir ettiğimiz vadeli olarak hesabın takip edildiği, firma yetkililerinden tahsilatlara ilişkin vesika istenmesine rağmen edinilemediği, özel durum sonrası ise aksamaların başladığı ve alacağa ilişkin asılın da davacı tarafa ait muhasebe cari hesap kalan bakiyesi olduğu anlaşıldığını, bu durum davalı taraf kayıtlarında ise faturaların tevsik kapsamı altında olması ve ön muhasebeye dayanak teşkil edecek verilerin kayıt altına alınma güçlüğü ve maliyeti sebebi ile fiili ödemeler dikkate alınamayıp her bir fatura peşin olarak değerlendirilmiş ve kayıtlar bire bir kapatıldığını,
ticari hayatta karşılaşılan bu durum pratik çözüm sunmasına rağmen uyuşmazlık hallerinde maalesef gerçeği yansıtmadığını davacı tarafın malı teslim ederek alacaklı hale geldiği, davalı tarafın ödemelerini kısmi yaptığı ve özel durum sonrası da kısmi ödemeler sebebi ile kalan bakiyesinin devam ettiği anlaşılmış olup ticari satımdan kaynaklı ilgili alacak miktarı olan 4.154,18 TL lik tutarın olduğunu mütalaa edilmiş, alınan bilirkişi raporuna ilişkin taraflarca itiraz edilmediği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Yapılan inceleme neticesinde; dosya tarafları arasındaki uyuşmazlığın; ticari ilişki gereği ürün satışı karşılığı davacı tarafından davalıya kesilen faturanın ödenmemesinden kaynaklı tahsile ilişkin olarak davalı aleyhine başlatılan İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu tespit edildi.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde.
Davacı ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğu, davacının davalıya alınan bilirkişi raporu uyarınca iki adet fatura kestiği, toplam iki adet, 27.08.2019 tarih ve ...-... nolu fiziki fatura ile 23.08.2019 tarih ve ...-... nolu fiziki faturanın tekel ürünlerinin teslimine ilişkin olduğu, davacı tarafın tekel ürünleri satış bayiliğini yaptığı ve toptan satış yetkisi olduğu, davalının tekel ürünleri satışına yönelik vergi mükellefi olduğu, davacının incelenen defter kayıtlarının tasdiklerinin usulüne göre yapıldığı,
bu suretle lehine delil teşkil ettiği, alınan bilirkişi raporu uyarınca davalının fatura ödeme yapılması gereken dönemde hükümlü olmasından dolayı ödemelerin gerçekleştirilemediğinin, bu süreçte vadeli olarak davalı hesabının takip edildiği, alacağa ilişkin asılın davacı tarafın kayıtlarında cari hesap kalan bakiyesi olarak değerlendirildiği, davacının bu suretle davalı yandan 4.154,18TL alacağının bulunduğu anlaşılmakla;açılı davanın kabulü ile ile davalı yanın İzmir ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 4.154,18 'lik asıl alacağın tahsili bakımından devamına, hükmedilen 4.154,18 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık % 16,75 oranında ve değişen oranlarda reeskont avans faiz uygulanmasına, İİK 67/3 gereği itiraz bakımından kötüniyet sübut bulmadığından davacı yanın icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... e-imza Hakim ... e-imza
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/965, K. 2023/767, 20 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama