KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2023
- Esas no
- 2023/769 Esas
- Karar no
- 2023/863
- Dava
- Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7.Maddesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/10/2023
Karar Metni
917 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7.Maddesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı, dava dilekçesinde; terkin edilen ...Şirketinin 2011 yılında vergi, sgk ve benzeri borçlarının ödenmesine rağmen tasfiye sürecinin tamamlanamadığını, şirket ortaklarından olan babası ...' nun kısmı felçli olması sebebiyle şirketin yönetimini, borçlarını ve kapatılması sürecini takip edemediğini, annesi ...'nun tasafiye sürecini gerçekleştiremediğini, babası ile mirasçı ...'nun vefat ettiklerini, şirketin demirbaşı olarak iki adet ... araçların kaldığını, araçların tasfiyelerinin yapılabilmesi için şirketin ihyasının gerektiğini bildirmiş, iki adet aracın tasfiye sürecinin ve satış işlemlerinin tamamlanması için terkin edilen ..Şirketinin şirketin geçici olarak ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ..., cevap dilekçesinde; terkin edilen ...Şirketinin 10/12/2013 tarihli dilekçe ile TTK'nun geçici 7. maddesine göre resen kapanışının yapılmasının talep edildiğini, yapılan araştırmada 30/06/2010 tarihi itibariyle Vergi Dairesindeki kaydının terkin edildiğinin ve şirketin tescilli adresinde yapılan incelemede bir başka şirketin faaliyette olduğunun, şirketin kapandığının tespit edildiğini, TTK'nun geçici 7. Maddesi gereğince 28/01/2014 tarihi itibariyle münfesih sayıldığını,
yasal süresinde gönderilen ihtara cevap verilmemesi sebebiyle 06/05/2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, terkin işleminin yasal düzenlemede belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, şirkete ve yetkililerine ihtarnameler keşide edilmesine rağmen bir bildirimde bulunulmaması üzerine terkin işlemi sürecinin işletildiğini, müdürlüğün davada yasal hasım olup, yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus ve kusur bulunmaması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini,
terkin işleminin uygulandığı dönemde şirket hakkında bir icra takibi veya dava olup olmadığının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün bulunmadığını bildirmiş, müdürlüğün davanın açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nun geçici 7.maddesi kapsamında ticaret sicilinden resen terkin edilen ...Şirketinin, adına kayıtlı araçların tasfiyesinin yapılması amacıyla sınırlı olmak üzere ihyası istemine ilişkindir. ...'nün, Merkez ... sicil numarasında kayıtlı ...-... ve Ticaret Limited Şirketinin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesi uyarınca davalı ...'nce sicil kaydı 06/05/2014 tarihinde resen terkin edilmiştir. Dosyaya gelen tescil kayıt örneklerinden; ... ve ... plaka sayılı araçların terkin edilen şirket adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
TTK'nun geçici 7.maddesinin 15. fıkrasında tasfiye edilmeksizin ünvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek mal varlığının, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren 10 yıl sonra Hazineye intikal edeceğinin düzenlendiği, ilgili fıkranın son cümlesinde ise ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceklerinin belirtildiği, Yargıtay ...
Hukuk Dairesinin 14.10.2021 tarih ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...
Hukuk Dairesinin 13.06.2019 tarih... esas ve ... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere TTK'nun geçici 7(15) maddesinde 5 yıllık hak düşürücü süre yanında terkin edilen şirketlerin ortaya çıkacak mal varlıklarının 10 yıl sonra hazineye intikal edeceğinin düzenlenmesi karşısında terkin tarihinden itibaren 10 yıllık süre içinde şirket ortaklarının şirkete ait mal varlığı üzerindeki mülkiyet hakkının devam ettiğinin, bu süre içinde talepte bulunmaları halinde mal varlıklarının tasfiyesi için ihya davası açmaya hakları bulunmasına göre bu sebebe bağlı hak düşürücü sürenin 10 yıl olarak uygulanması gerektiği dikkate alınarak;
somut olayda şirketin 06/05/2014 tarihinde terkin edilip dava tarihi itibariyle 10 yıllık hak düşürücü sürenin sona ermediği anlaşılmakla, davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Davacı taraf, şirket adına kayıtlı aracın satış işlemleri ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını talep etmiştir.
Davacının, ortağı olduğu şirketin resen terkin edilmesine rağmen adına kayıtlı iki aracın tasfiye işlemlerinin yapılmamış olması nedeniyle, bu amaçla sınırlı olarak ve hak düşürücü süre içinde açılan davada araçlara ilişkin tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için şirketin ihyasının gerektiği dikkate alınarak, davanın kabulü ile terkin edilen şirket adına kayıtlı araçların satışı ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına, TTK'nun 547. maddesi hükmü gereği ve Yargıtay ...
Hukuk Dairesinin 19.04.2022 tarih, ... esas ve ... karar sayılı ilamı ve benzer nitelikte çok sayıda ilamları dikkate alınarak, terkin edilen şirkete ait araçların tasfiyesi işlemlerini yapmak üzere şirketin, terkinden önceki ortağı davacının, tasfiye memuru olarak atanmasına, davacıya, şirketin terkinden önceki yetkilisi olması nedeniyle ücret verilmesine yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına, davalının, yasal hasım olup davacı tarafça yargılama gideri talebinde bulunulmaması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/769, K. 2023/863, 15 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama