KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/904 Esas
- Karar no
- 2023/1001
- Dava
- Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7.Maddesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/04/2021
Karar Metni
1.603 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7.Maddesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin, emekli olduktan dokuz yıl sonra sahtelik nedeniyle emeklilik hakkının iptal edildiğini, müvekkilinin iptale konu dönemde dava konusu şirketlerde çalışmış olması nedeniyle İzmir ...İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında, SGK yanında ... Tic.Ltd. Şti ve ... Ltd.Şti ünvanlı şirketlerin hasım gösterilerek hizmet tespit davası açtıklarını, şirketlerin terkin edildiğinin yargılama sırasında öğrenildiğini, mahkemenin taraf teşkilinin sağlanması açısından davalı şirketlerin ihyası konusunda kendilerine dava açmak üzere süre verdiğini bildirmiş, iş mahkemesinde görülen davadaki davalı şirketlerin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı, cevap dilekçesinde; ...'ne kayıtlı her iki şirketin adres durumu nedeniyle vergi dairesinden terk sayılması sebebiyle 08/12/2014 tarihinde münfesih sayılarak şirketlerin tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, ihtarın 11/12/2014 tarih, 8713 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, yasal süresi içerisinde ihtarlara yanıt verilmemesi nedeniyle 25/03/2015 tarihinde şirketlerin sicil kaydının resen silindiğini, terkin işleminin kanun ve tebliğ hükümleri ile Yargıtay Kararları'na uygun şekilde yapıldığını, müdürlüğün, davada zorunlu yasal hasım olduğunu,
yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus ve kusur bulunmaması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini bildirmiş, yasal süresinde açılmayan davanın süre yönünden reddine, müdürlüğün yasal hasım olması ve dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nun geçici 7.maddesi hükmü uyarınca ticaret sicilinden davalı tarafından resen silinen ve İzmir... İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında davalı sıfatıyla yer alan... Şirketi ile ... Şirketi hakkındaki davanın görülüp, sonuçlandırılabilmesi amacı ile sınırlı olmak üzere adı geçen şirketlerin ihyası istemine ilişkindir.
TTK'nun geçici 7 (15) maddesinde; ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceklerine ilişkin yasal düzenleme göz önünde tutularak, mahkememizce, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, Anayasa Mahkemesi tarafından hak düşürücü sürenin iptaline karar verildiği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı uyarınca yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuştur.
...nün Merkez ... sicil no'sunda kayıtlı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile Merkez ... sicil no'sunda kayıtlı ... Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından sicil kayıtları 25/03/2015 tarihinde resen terkin edilmiştir.
İzmir... İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında; davacının, terkin edilen her iki şirket aleyhinde 25/09/2020 tarihinde açtığı davanın derdest olduğu, 27/05/2021 tarihli duruşmanın iki nolu ara kararı ile davacı tarafa her iki şirketin ihyası konusunda dava açmak üzere yetki ve süre verildiği görülmüştür.
Cevap dilekçesi içeriği ve ekli belgeler ile terkin edilen şirketlere çıkarılan ihtar yazısı örneklerinden; her iki şirketin, vergi dairesince terkin edilmesi ve adreslerinde bulunamaması sebebiyle terkin edildikleri anlaşılmaktadır.
TTK'nun geçici 7.maddesinin 1.fıkrasında terkin sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup, geçici 7.maddeye dayalı olarak ancak bu sebeplerin varlığı halinde terkin işlemi yapılması mümkündür.
Her iki şirketin terkin nedeninin; vergi mükellefiyetlerinin vergi dairesince terkin edilmesi ve sicile kayıtlı adreslerinde faaliyette bulunmadıkları göz önünde tutulduğunda, terkin edilme sebepleri, geçici 7.maddenin 1.fıkrasında sayılan yasal sebeplerden biri değildir. Bu nedenle her iki şirket hakkındaki terkin işlemi yasaya aykırı ve usulsüz olarak gerçekleştirilmiştir.
TTK'nun 547(2).maddesinde ek tasfiye isteminin yerinde olduğuna kanaat getiren mahkemenin, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar vermesi ile birlikte ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettireceği düzenlenmiştir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 25.09.2023 günlü, ... esas ve ... karar sayılı, 25.09.2023 günlü, ... esas ve ... karar sayılı, 25.09.2023 günlü, ... esas ve ... karar sayılı ilamları ile benzer çok sayıdaki kararlarında; 6102 Sayılı Kanunun geçici 7.maddesinin 15.fıkrasında ihya teriminin kullanılmak ile birlikte hükmün aynı kanunun 547.maddesine paralel ek tasfiye niteliğinde olduğunu, geçici 7.maddenin, ek tasfiyeye karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı kanunun 547.maddesinde olduğu gibi sınırlı ihya kararı ile birlikte düzenlemenin amacının, terkin edilen şirketlerin bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılması olmasına bağlı olarak aynı zamanda tasfiye memuru da atanması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay ....
Hukuk Dairesi'nin 25.09.2023 günlü,... esas ve... karar sayılı ilamında; terkin edilen şirketin, usulsüz olarak terkin edilmesi halinde ihyanın şirket ve şirket ortakları tarafından talep edilmeyip, yasada sayılan üçüncü kişiler tarafından sınırlı bir konu ile ilgili olarak yapılan ihya taleplerinde, terkin edilen şirketin, tamamen ihya edilmesinde üçüncü kişilerin hukuki yararlarının bulunmaması nedeniyle talep edilen ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi yanında,
TTK'nun geçici 7.maddesinin 15.fıkrasında ihya terimi kullanılmakla birlikte hükmün aynı kanunun 547.maddesine paralel ek tasfiye niteliğinde bulunduğu gözetilerek, TTK'nun geçici 7.maddesinin, tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı kanunun 547.maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmekle birlikte aynı zamanda tasfiye memuru atanması gerektiği, geçici 7.maddesinin amacının madde kapsamına giren şirketlerin bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilaflarının azaltılmasına yönelik bulunması nedeniyle aksi yöndeki uygulamanın yasanın amacına aykırı olacağı belirtilmiştir.
İstikrar kazanmış Yargıtay ilamlarında da belirtildiği üzere TTK'nun geçici 7.maddesinin 1.fıkrasında sayılan sebepler dışında yapılan terkin işlemleri yasal bir sebebe dayanmış olmamakla, usulsüz terkin yapılmış sayılmalıdır.
Somut dava yönünden yukarıda açıklanan nedenlerle her iki şirketin terkin işleminin usulsüz şekilde yapıldığı bellidir.
Ancak, davanın şirket veya ortakları tarafından şirketin sicile tamamen tescili talebi ile açılmadığı, üçüncü kişi ve alacaklı sıfatı olan davacı tarafından iş mahkemesindeki davanın görülüp sonuçlandırılması amacı ile sınırlı olarak açıldığı, buna göre istemin TTK'nun 547(2).maddesi hükmü uyarınca ek tasfiye talepli olduğu göz önünde tutulduğunda, davacının İzmir ...
İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında açtığı davanın görülüp sonuçlandırılabilmesi ve verilen ilamın infazının sağlanabilmesi amacıyla sınırlı olmak üzere bu konudaki ek tasfiye işlemlerinin yapılması için her iki şirketin ihyasının zorunlu bulunduğu dikkate alınarak, davanın kabulü ile davaya konu her iki şirketin, iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi amacıyla ihyasına, bu nitelikte ihyanın, ek tasfiye işlemi niteliğinde bulunduğu dikkate alınarak,
TTK'nun 547(2).maddesi hükmü gereği tasfiye memuru atanmasının zorunlu bulunması nedeniyle her iki şirketin terkinden önceki son yetkililerinin şirketleri temsil etmek ve ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuru olarak görevlendirilmelerine, atanan tasfiye memurlarının, şirketlerin terkinden önceki son yetkilileri olmaları nedeni ile tasfiye memurlarına ücret verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
TTK'nun geçici 7(4/a) maddesinde; terkin edilecek şirketlerin sicilde kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsile yetkili kişilere bir ihtar yollanacağı, ihtarın, ilan edilmek üzere Ticaret Sicili Gazetesine aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibari ile Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11. fıkrasında ihtar ve ilana rağmen süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres veya kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketlerin ticaret sicilinden resen silineceği düzenlenmiştir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 17.10.2023 günlü, ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile aynı konudaki çok sayıda kararlarında; davalı ...'nün terkinden önceki ihtar ve ilan prosedürünün usul ve yasa hükümlerine uygun olarak gerçekleştirmediğinden usulsüz terkin işlemi ile davanın açılmasına sebebiyet vermesi halinde yargılama giderleri ile sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesi içeriği ile dilekçeye ekli sunduğu belge örnekleri ve sicil kayıt örnekleri ile; davalı tarafından yapılan terkin işlemleri sırasında, yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve Yargıtay Kararları gereği, ihtarlı tebligatın yalnız şirkete veya şirket yetkilisine yapılmasının yeterli olmayıp, terkin edilecek şirket yanında şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere de ayrıca ihtarın yollanmasının zorunlu bulunmasına rağmen davalı tarafça, "sayın yetkili" hitabı ile her iki şirkete yalnız birer tebligat çıkarıldığı,
Sicil Gazetesi'nde ilan yapılmasına rağmen davalı şirketlere ve şirket yetkililerine ayrı ayrı tebligatların çıkarılmadığı, bu nedenle ihtar ve ilan prosedürünün yasal hükümlere uygun yapılmaması nedeniyle terkin işleminin usulsüz şekilde yapılmış olması yanında, ayrıca kanunda sınırlı olarak sayılan yasal sebepler dışında düzenlenmemiş bir sebebe dayalı olarak terkin işleminin yapılmış olması nedeniyle terkin işleminin, TTK'nun geçici 7.maddesinin 1.fıkrası ile 4.fıkrasının a bendine aykırı ve usulsüz şekilde yapılmasına bağlı olarak dava açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak,
davalı tarafın yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/904, K. 2023/1001, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama