KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2024
- Esas no
- 2024/1 Esas
- Karar no
- 2024/94
- Dava
- Şirketin İhyası (TTK'nun geçici 7. Maddesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/01/2020
Karar Metni
1.190 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7.Maddesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Ürünleri... Şti. hakkında, İzmir .... İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında tespit davası açtıklarını, adı geçen şirketin tasfiye sonu sicilden terk edildiğinin anlaşılması üzerine, mahkemece ihya davası açılması için kendilerine süre verildiğini, davanın görülebilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiğini bildirmiş, ... Ürünleri ... Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde. Terkin edilen ... Ürünleri ...
Şti'nin sermayesini 6103 Sayılı Kanunun 20 (1) fıkrası uyarınca zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 TTK geçici 7.maddesi uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicil Kayıtlarına Silinmesine İlişkin Tebliğin 5.maddesinin 4. fıkrası uyarınca 04/04/2014 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihbarda bulunulduğunu, bu hususun 15/04/2014 tarih Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 12/08/2014 tarihinde ticaret sicil kaydının resen silindiğini,
silme işleminin kanun hükmünün uygulaması sonucu olması ve müdürlüğün yasal hasım konumunda olup dava açılmasına sebebiyet vermemesi sebebiyle yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını, TTK'nun geçici 7. maddesinin 15.fıkrası uyarınca alacaklıların ve hukuki menfaati bulunanların silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde ihya talebinde bulunabileceklerini bildirmiş, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalarına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nun geçici 7.maddesi hükmü uyarınca, davalı tarafından ticaret sicilinden resen silinen ... Ürünleri ... Şti'nin, İzmir .... İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında görülen hizmet tespiti istemli dava ile sınırlı olmak üzere TTK'nun 547(2).maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılması için ihyası istemine ilişkindir.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez ... sicil no'sunda kayıtlı ... Ürünleri Kömür Pazarlama İnş. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin, sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından sicil kaydı 12/08/2014 tarihinde resen terkin edilmiştir.
Davacı tarafça, İzmir .... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 19/08/2019 tarihinde terkin edilen ... Ürünleri ... Şirketi hakkında hizmet tespiti istemli olarak dava açılmış, davalı şirketin terkin edildiğinin anlaşılması üzerine mahkeme tarafından ihya davası açılması için davacı tarafa verilen süreye bağlı olarak mahkememizdeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davanın, TTK'nun geçici 7(15).maddesindeki hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onanmış, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05.09.2023 tarihli ilamı ile kararda gösterilen gerekçelerle mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yargılama yapılmıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin 22/06/2023 günlü 2023/33 esas ve 2023/117 karar sayılı ve 15/09/2023 tarihli 32.310 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan kararı ile TTK'nun 7(15).maddesinde düzenlenen beş yıllık hak düşürücü sürenin iptaline karar verilmiştir. Buna göre dava hak düşürücü süreye tabi olmaksızın incelenecektir.
TTK'nun 547(2).maddesinde ek tasfiye isteminin yerinde olduğuna kanaat getiren mahkemenin, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar vermesi ile birlikte ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettireceği düzenlenmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.09.2023 günlü, 2023/4063 esas ve 2023/5283 karar sayılı, 25.09.2023 günlü, 2022/1340 esas ve 2023/5265 karar sayılı, 25.09.2023 günlü, 2023/4718 esas ve 2023/5260 karar sayılı ilamları ile benzer çok sayıdaki kararlarında.
6102 Sayılı Kanunun geçici 7.maddesinin 15.fıkrasında ihya teriminin kullanılmak ile birlikte hükmün aynı kanunun 547.maddesine paralel ek tasfiye niteliğinde olduğunu, geçici 7.maddenin, ek tasfiyeye karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı kanunun 547.maddesinde olduğu gibi sınırlı ihya kararı ile birlikte düzenlemenin amacının, terkin edilen şirketlerin bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılması olmasına bağlı olarak aynı zamanda tasfiye memuru da atanması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.09.2023 günlü, 2023/4718 esas ve 2023/5260 karar sayılı ilamında; terkin edilen şirketin, usulsüz olarak terkin edilmesi halinde ihyanın şirket ve şirket ortakları tarafından talep edilmeyip, yasada sayılan üçüncü kişiler tarafından sınırlı bir konu ile ilgili olarak yapılan ihya taleplerinde, terkin edilen şirketin, tamamen ihya edilmesinde üçüncü kişilerin hukuki yararlarının bulunmaması nedeniyle talep edilen ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi yanında,
TTK'nun geçici 7.maddesinin 15.fıkrasında ihya terimi kullanılmakla birlikte hükmün aynı kanunun 547.maddesine paralel ek tasfiye niteliğinde bulunduğu gözetilerek, TTK'nun geçici 7.maddesinin, tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı kanunun 547.maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmekle birlikte aynı zamanda tasfiye memuru atanması gerektiği, geçici 7.maddesinin amacının madde kapsamına giren şirketlerin bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilaflarının azaltılmasına yönelik bulunması nedeniyle aksi yöndeki uygulamanın yasanın amacına aykırı olacağı belirtilmiştir.
Somut dava yönünden; davanın şirket yetkilisi ve ortağı tarafından açılmadığı, ilgili üçüncü kişi sıfatındaki davacı tarafından iş mahkemesindeki davanın görülüp sonuçlandırılmasına yönelik ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak üzere TTK'nun 547(2).maddesi hükmü uyarınca açıldığı göz önünde tutulduğunda, bozma ilamında belirtildiği gibi davalı tarafça terkin edilen şirketin yetkililerinin tebligat yapıldığına dair herhangi bir delil dosyaya sunulmadığı, sicil dosyası içinde de tebliğe ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu nedenle terkin işleminin, TTK'nun geçici 7.maddesinin 4.fıkrasındaki usule uygun olmadığı,
buna göre hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün bulunmadığı gibi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması nedeni ile somut davada hak düşürücü süre uygulamasının mümkün bulunmadığı ve davacının İzmir ...
İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında açtığı davanın görülüp sonuçlandırılabilmesi ve verilen ilamın infazının sağlanabilmesi amacıyla sınırlı olmak üzere bu konudaki ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyasının zorunlu bulunduğu dikkate alınarak, davanın kabulü ile davaya konu şirketin, iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi amacıyla ihyasına, bu nitelikte ihyanın, ek tasfiye işlemi niteliğinde bulunduğu dikkate alınarak,
TTK'nun 547(2).maddesi hükmü gereği tasfiye memuru atanmasının zorunlu bulunması nedeniyle şirketin terkinden önceki yönetim kurulu üyesinin, şirketi temsil etmek ve ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine, atanan tasfiye memurunun, şirketin terkinden önceki yönetim kurulu olması nedeniyle tasfiye memuruna ücret verilmesine yer olmadığına, davacı tarafça, davalı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunulmadığı dikkate alınarak, taleple bağlılık ilkesi gereği davalı tarafın vekalet ücreti ve yargılama gideriyle sorumlu tutulmamasına,
yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1, K. 2024/94, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama