KÜNYE
T.C. İzmir Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Mart 2021
- Esas no
- 2020/47 Esas
- Karar no
- 2021/45
- Dava tarihi
- 19/06/2020
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından 19/06/2020 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin dünyaca meşhur ABD menşeli ..., ...'ye ait ... markalı ürünlerin Türkiye'deki yetkili distribütörü olduğunu, ....com alan adıyla satışını yapmakta olduğunu, ...markasının ... ..... . ...'ye ait .... markasının ... da .... numaralı 1930 tarihli başvurusunun olduğunu, davalı tarafın kötü niyetli olarak .... sayısı ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... markasını tescil ettirdiğini, müvekkiline ihtarname gönderdiğini, markanını bilinirliğinin müvekkiline distribütörlük veren firmaya ait olduğunu, davalı tarafın 5 yıldır markayı kullanmadıklarını tespit ettiklerini belirterek,
davalı tarafın .... numaralı markanın hükümsüzlüğünü, iptalini ve sicilden terkinini, 3.kişilere devrin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ; Müvekkilinin ‘...’ markasını iyi niyetle ve art niyet gözetmeden Türk Patent Enstitüsüne müracaat ederek 2012 senesi itibari ile 10 yıl süre tescil ettirdiğini, markanın askı süresi içerisinde davacının herhangi bir itirazı olmadığını, yaklaşık sekiz seneden beri müvekkilinin markayı aktif olarak kullanılmakta olduğunu, davacı tarafın markanın dünyaca tanınan bir marka olması iddiasının afaki olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının markasını Türkiye'de bir fiil kullandığına ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığını belirterek davanın ve 3.kişilere devrin önlenmesine ilişkin konulan ihtiyati tedbir kararına itiraz ederek kaldırılmasını talep etmiştir.
TESPİT, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizin .... E. sayılı dosyası ile mahkememizin 2020/47 esas sayılı dosyasının dava konusunun aynı olduğu, aynı hukuki ilişkiye dayalı olduğu, hal böyle iken bir dosyada verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte olması nedeni ile davalar arasında bağlantı bulunduğu, dolayısı ile yargılamanın sağlıklı yürütülebilmesi ve çelişkili karar çıkmasının önlenmesi amacıyla usul ekonomisi de dikkate alınarak, her iki dosyanın HMK'nun 166 maddesi hükmü gereğince mahkememizce birleştirilmesine, yargılamaya mahkememizin ... esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e -imzalıdır Hakim ... · e -imzalıdır
İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2020/47, K. 2021/45, 3 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama