KÜNYE
T.C. İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2024
- Esas no
- 2021/151 Esas
- Karar no
- 2024/113
- Dava
- Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
- Dava tarihi
- 17/11/2021
Karar Metni
1.847 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... Spor ve Eğlence Merkezi Gıda Tur. San. Ve Tic. A.
Ş 11/09/2017 tarihinde ..., ...firması ile distribütörlük sözleşmesi imzalamış olduğunu, imzalanan sözleşmede bölge olarak tanımlanan Türkiye ve Bulgaristan ülkelerinde müvekkil şirkete münhasır distribütörlük - tek satıcılık yetkisi verilmiş olduğunu, İmzalanan sözleşmenin konusunu ..., ...tarafından üretilen bowling ürünlerinin belirtilen bölgelerde tasarımı, üretimi, ve satışı oluşturmakta olduğunu, bu ürünlerin içinde ...'e ait "Otomatik Skorlama Sistemi" ve "Skorlama Ekipmanı ile İlgili Tüm Yazılım Paketleri" isimli ürünler bulunmakta olduğunu, karşı tarafın ...
Mühendislik İnşaat Taahhüt Ve Oyun Parkı İşletme San. Tic. Ltd. Şti. (... Bowling Bilardo Cafe) firması ... adresinde müvekkili şirketin tek satıcılığını yaptığı yazılımları ve ekipmanları kaçak ve lisanssız olarak kullanmakta olduğunu, tespiti için İzmir Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nde delil tespiti talepli süreç başlatılmış İzmir Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi ...
D.İş sayılı dosyası 02/09/2021 tarihli kararında bilirkişi yardımı ile delil tespiti yapılmasına karar verilmiş olduğunu, Bilirkişi raporu ile kullanılan programda ... yazılım ibaresi ve logosu olduğunu, kullanılan program hakkında ... bowling 2010 version 5.0 sürümünün yüklü olduğunu, programın hakkımda kısmında ... ibaresi ve logosunun olduğunu, programın verileri ... server programına yüklendiğini, LCD ekranlarında da ... ibaresinin yer aldığını, kurumun web sitesinde ... anahtar kelimesinin geçtiği tespit edilmiş olduğunu, yapılan yer tespitinde yazılımın lisansıyla ilgili belge gösterilmemiş ve Davalı firmanın, ...
Bowling Bilardo Cafe adı altında ...adresinde halen lisanssız yazılımı kullanmakta olduğunu ve bundan gelir elde ederek müvekkilinin zararının büyümesine sebep olmakta olduğunu, FSEK m.66 uyarınca TECAVÜZÜN REF'İ ve bowling salonundaki yazılım, ekipman ve bilgisayarlara mahkemece el koyulmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin, FSEK m.14-17 arasında yer alan ''Manevi Haklar''ı ihlal etmediğinin ortada olduğunu, aynı şekilde FSEK m. 20-25 arasında yer alan ''Maddi Haklar''dan da hangisini ne şekilde ihlal ettiği ortaya konulabilmiş olmadığını, bu haklardan çoğaltma hakkının müvekkil şirket tarafından ihlal edilmiş olduğu düşünülmüş olacak ki özellikle bu hak irdelendiğini, bilgisayar programları üzerinde ki çoğaltma hakkı ile ilgili olarak “Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması,
iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar.” tespitine yer verildiğini, yargılama konusu programın bilgisayara yüklenme tarihinin 2008 yılı olduğunu, müvekkili şirketin bu programı çoğaltmadığı ve çoğaltma eylemleri arasında zikredilen geçici çoğaltılmasını gerektirdiği eylemleri de gerçekleştirmediğinin aşikar olduğunu, yargılama konusu bilgisayar programının bilgisayara yüklenme tarihi incelenmiş ve ilgili programın bilgisayara 09.01.2008 tarihinde yüklendiği tespit edildiğini,
müvekkili şirketin işletmesi 2020 yılında faaliyete başlamış olduğuna göre ilgili programın bilgisayara müvekkil şirket tarafından yüklenmesi çoğaltılması yahut başkaca bir şekilde bir maddi hakkın ihlal edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket ödemesini gerçekleştirdiği bir programı yalnızca işletmesinde kullandığını, ''Bilirkişi Raporu''nun ''Bilişim Yönünden İnceleme Ve Değerlendirme'' başlıklı kısmın 2'nci ve 3'üncü maddeleri kendi içerisinde çeliştiğini, 3'üncü madde ile müvekkilimizin kullanmakta olduğu bilgisayar programının ORJİNAL BİR YAZILIM OLDUĞUnun TESPİT EDİLdiğini,
Öte yandan 2'nci maddede ise programın lisansının olması gerektiği ve bu lisansın da fiziki bir evrak şeklinde olması gerektiğinin tespitine yer verildiğini, oysa ki orijinal olan bu program, ülkeye yetkili distribütör tarafından sokulmuş olup da kullanıcılar tarafından daha sonra birbirleri arasında satışa sunulmuş bir program olduğunu, böylelikle dolaşıma sokulmuş olan bir ürünün fiziken lisansının sunulamıyor oluşu onun lisanssız bir ürün olduğu anlamına gelmediğini, ilgili raporun ''Bilişim Yönünden İnceleme Ve Değerlendirme'' başlıklı bölümünün 7'nci maddesinde yer alan ''Lisanslı yazılımlar Distribütör aracılığı ile satılır.
Diğer tür satılmalar geçersizdir.
2. El alınan bir bilgisayarda bulunan lisanslı bir yazılım hakkı bilgisayar ile satın alan diğer kullanıcıya kullanma hakkı vermez.'' şeklindeki tespit Alenen fikri mülkiyet hukuku ilkelerine ve emsal yargıtay kararlarına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirkete ait işletmede kullanılmış olan bu ürün, dönemin yetkili distribütörü tarafından ülkemize ithal edilmiş olup ardından da diğer kullanıcılar arasında dolaşıma girdiğini, hak sahibi olduğu belirtilen ''... '' isimli firma tarafından piyasaya sunulduktan sonra ülkemizde de dolaşıma girmiş ve sonraki kullanıcılar tarafından ikinci el olarak satın alındığını,
son olarak da müvekkilimizin kullanımına geçtiğini, ayrıca ''Bilirkişi Raporu''nun 6'ncı maddesinde yer alan tespit, tek cümlelik, son derece sığ ve yüzeysel olduğunu, nitekim ilgili maddede ''Bowling salonundaki herşey bowling oynamak için bir bütünlük teşkil eder.'' şeklindeki bu tespit doğru olmakla birlikte herhangi bir sonuca varabilmek adına oldukça yetersiz olduğunu, öncelikle, müvekkil şirkete ait işletmede bowling salonu kısmı ile birlikte bilardo salonu kısmı da mevcut olduğunu, yani müvekkil şirket işletmesinde ki tüm geliri bu bowling salonu kısmından dahi temin etmediğini,
ilaveten Bowling Salonu kısmında dahi kendi içerisinde her parçanın bu bütün içerisindeki işlevi farklı olduğunu, nitekim bir an için bowling salonunda örneğin bowling toplarının var olmadığını düşünecek olsak artık bu bowling salonundan beklenen menfaatin gerçekleşmesi mümkün olmadığını, benzer şekilde labutların olmaması durumunda yahut salonun kendisinin olmaması durumunda beklenen menfaatin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını,
ancak yargılama konusu bilgisayar programının var olmaması ihtimalinde dahi söz konusu faaliyet sürdürülebilecekken alternatifi olan başka bir program zaten mevcut olduğundan bu durum işletmenin faaliyetini hiç etkilemeyeceğini, görüleceği üzere bu program işletmenin olmazsa olmazı değil yalnızca bir bütünün içerisindeki parçayı teşkil ettiğini, bu durum da (Kabul Anlamına Gelmemek Kaydı İle) davacı yanın müvekkil şirkete ait gelirlerin kendisine ödenmesi talebini etkileyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, Mahkememizin ... D.iş sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacının, 11/09/2017 tarihinde dava dışı ..., ...firması ile distribütörlük imzalanan sözleşmede bölge olarak tanımlanan Türkiye ve Bulgaristan ülkelerinde davacı şirkete distribütörlük - tek satıcılık yetkisi ile mzalanan sözleşmenin konusunun ..., ...tarafından üretilen bowling ürünlerinin belirtilen bölgelerde tasarımı, üretimi, ve satışı bu ürünlerin içinde ...'e ait "Otomatik Skorlama Sistemi" ve "Skorlama Ekipmanı ile İlgili Tüm Yazılım Paketleri" isimli ürünlerin, davalı tarafından kullanmakta olup olmadığı ve bundan gelir elde ederek davacı zararının büyümesine sebep olup olmadığını,
davacı yararına yazılım bedelinin üç katı avans faiziyle birlikte tazminata hükmedilmesine karar verilmesinin ve tecavüzün ref'inin gerekip gerekmediği, davacının zorunlu arabuluculuğa başvurmadan bu davayı açıp açamayacağı taleplerinin zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı zarardan davalının sorumlu tutulup tutulmayacağına dair yargılaması yapılmış olup;
FSEK 1. Maddesine göre bu Kanun'un amacı “Fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo- televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, esas ve usullere aykırı "yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir. ” şeklinde belirtilmiştir.
Fikri hukukta, zihinsel bir çabanın sonucunda yaratılan her türlü ürünler değil, “eser” niteliğini haiz fikri ürünlerin korunması esastır. Zira, sıradan, herkes tarafından yaratılabilecek, her hangi bir özellik taşımayan ürünlerin korunması hem zor, hem de gereksizdir. Bu sebeple, fikri hukukta himaye göreceği kabul edilen fikri ürünlerin, bir takım özellikleri taşıması gerekmektedir. FSEK'nun “Tanımlar” başlıklı 1/B Maddesine göre “eser”.
Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini” ifade eder. Bilgisayar programlarının, kendine özgü nitelikler taşısa da, FSEK'te belirtilen diğer. eserlerden belirgin bir farklılığı bulunmamaktadır. Bu sebeple FSEK'da sayılan diğer eserler gibi, yukarıda belirtilen “eser” ile ilgili genel özellikleri taşıması kaydıyla FSEK 'nun tanıdığı fikri korumadan yararlanır.
FSEK 14-17.Maddeleri arasında yer alan Manevi Haklar'dan, kamuya sunma hakkı, eser sahibi olarak tanıtılma hakkı, programda değişiklik yapılmasını yasaklama hakkı. FSEK 20-25.maddeleri arasında yer alan Mali Haklardan da, işleme hakkı, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, temsil hakkı, elektronik yöntemlerle kamuya iletme hakkı gibi haklara sahiptir. Bu hakların eser sahibinin izni dışında başkalarınca kullanılması söz konusu hakların ihlali anlamına gelir.
FSEK 22.Maddesine göre, bir eserin aslının ya da nüshalarının kısmen ya da tamamen çoğaltma hakkının münhasıran eser sahibine ait olduğu öngörülmektedir.
Aynı Maddenin 3 fıkrasında, diğer fikir ve sanat eserlerinden farklı olarak, bilgisayar programları yönünden “Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar.” şeklinde bir düzenleme getirilmiştir. Bu hallerden herhangi bir şekilde yapılacak bir çoğaltma hakkı da münhasıran program sahibine aittir.
Bu sayılan eylemlerin başkaları tarafından gerçekleştirilmesi ise program sahibinin iznine bağlıdır. Satın alınan bir bilgisayar programının dahi çalıştırmak, görüntülemek depolamak dahi program sahibinin iznini gerektirmektedir. İşte bu ve benzeri eser sahibinin çoğaltma hakkına üçüncü şahıslar yararına şahsen kullanmaları kaydıyla bir takım sınırlamalar öngörülmüştür.
Kanun koyucu sınırlama konusunda, bilgisayar programları için diğer eserlere göre, daha sıkı bir koruma rejimi benimsemiştir. Şüphe halinde eser sahibi lehine yorum yapmak gerekmektedir. Somut olay kapsamında, bilgisayar programları, FSEK Madde 2 hükmüne göre, “İlim ve Edebiyat Eserleri” arasında açıkça yer almaktadırlar. Dosya kapsamındaki delil ve incelemeler ışığında dava konusu bilgisayar programını İlim ve Edebiyat Eserleri kategorisi altında değerlendirmek mümkündür.
İlim ve Edebiyat Eserleri kapsamında değerlendirilebilecek dava konu bilgisayar programının eser niteliğine haiz olabilmesi için öncelikli aranan şart, sahibinin hususiyetini (özelliğini) taşıması, yani onun kişisel yaratımı olması, kendi bakışını, anlayışını esere yansıtmasıdır.
Somut olayda davacının, dava dışı şirket ile 05/09/2019 tarihli ek protokol kapsamında yer alan 3. maddenin 2. bendinde distribütör, herhangi bir bildirimde bulunmak zorunda olmadığından eser üzerinden hakları kullanabileceği yetkisi kapsamında bu davayı açmada hukuki yararının bulunduğu gibi aktif dava açma ehliyetinin bulunduğu, davalının 2. el olarak aldığını iddia ettiği bilgisayarında (... 5.0) programının bulunduğu lisansınının bulunmadığı ....2010 ...
5.0 yazılım internet ortamında bakıldığından son versiyon tarihinin (güncelleme tarihi 02/05/2020 olarak tespit edilmiş olup, davalının programı kullanım zamanı program aktif olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan hesaplamada da lisans bedeli ücretinin 17.346,21 TL olduğu tespit edilmekle, davalının zaman aşımı defini en son sürümünün 2020'de yüklenmesini davanın 2021 yılında açılması zaman aşımı süresi dolmadığından zaman aşımı defininin ve maddi tazminat davası ile birlikte tecavüzün tespiti men-i ref-i davasınında birlikte açıldığından zorunlu arabuluculuğa tabii olmadığından bu hususta itirazın da reddine, davacının davasının kabulüyle, davalının, davacının fsek haklarını ihlal ettiğinin tespitine ve men'ine,
maddi tazminat olarak 17.346,21 TL'nin 09/03/2020 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/151, K. 2024/113, 25 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama