KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/356
- Karar No
- 2022/153
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2022
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşleminden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 25/06/2019
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/03/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı banka vekilinin ... tarihli dava dilekçesinde: davacı banka ile ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, Davalı ...'ın bu Genel Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu/müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçluların ... ürününü kullandıklarını, ödeme sürelerine uymadıklarını, banka tarafından ihtarname keşide edildiğini, yine de ödeme yapılmadığını, davacı bankanın alacağını tahsil etmek için borçlular aleyhinde Kayseri ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, ödeme emrine davalı tarafından borcun asıl borçlu tarafından ödendiği belirtilerek itiraz edildiğini, davalıların itiraz dilekçesinde faize ve faiz oranlarına da itiraz ettiklerini,uygulanan faiz oranlarının usul ve yasaya uygun olduğunu, takipte uygulanan temerrüt faiz oranının da sözleşme de belirtilen oran ile aynı olduğundan davalı tarafın takip başlatıldıktan sonra bu orana itiraz etmesinin artık hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu,
davalıların itirazlarında ileri sürdüğü sebeplerin usule yasaya aykırı olduğunu ve iptali ile davalıların alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından mahkemeye sunulan ... tarihli dilekçesinde özetle: müvekkiline imzalattırılan kredi sözleşmesinin matbu sözleşme olduğunu, sözleşme maddelerinin hepsinin okunup anlaşıldığına dair kayıt bulunmadığı, kredi sözleşmesi hakkında bilgi sahibi olmadığını, asıl borçlunun davalının kefil olduğu krediyi ödedikten sonra davalıya herhangi bir ihtar veya bildirim yapılmadığını ve asıl borçlunun çektiği 2.kredinin cari hesap kredisi olduğunu, beyan ederek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davacı taraf dava dilekçesiyle, davalı dışı ... ile genel kredi sözleşmesi imzaladıklarını, davalının müteselsil kefil olduğunu, kredi kullanıldığını ve borcun ödenmediğinden bahisle itirazın iptali dilemiştir.
Davalı ise davanın reddini dilemiştir.
Davacı yargılama sırasında borcun ödendiğini ve yargılama giderlerleri ve icra inkar tazminatı yönünden devam ettiklerini bildirmiştir.
Davalı tarafın arabulucuk görüşmelerinin usule uygun olarak yürütüldiği iddiasına ilişkin ise tanık beyanına göre arabulucuk davetiyesi tebliğ edildiğinden bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.
Davaya konu Kayseri ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelmede; alacaklısının mahkememize ait işbu dava davacısı olduğu, borçlularının yine mahkememize ait işbu dava davalısı ve dava dışı asıl borçlu ... olduğu, alacaklı tarafından borçlular aleyhine toplam 36.513,49 TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, takibin durduğu, 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Dosya kapsamında temin edilen belgelerde davacı ile dava dışı ... ile 5.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzaladıkları, sözleşme tarihinin ... olduğu, davalının kefaleti olmadığı, yine davacı ile dava dışı ... ile 14.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzaladıkları, sözleşme tarihinin ... olduğu, davalının ise sözleşmeye müteselsil kefil olduğu, kefalet limiti olmadığı, yine davacı ile dava dışı Mücahit ile ticari kart sözleşmesi sözleşmesi imzaladıkları, sözleşme tarihinin ... olduğu, dava konusu kredinin ise ... tarihinde kullanıldırıldığı görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekmektedir.
Somut olayda dava dışı kişi tarafından kullanılan kredi 2017 yılına ait genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanıldığından davalının kefaleti olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda davalının kefaleti bulunmadığından dava itibariyle haksız konumdadır. Bu nedenle yargılama gideri davacı üzerinde bırakılmış ve icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir. Arabulucuk ücreti ve yargılama gideri ise davalı görüşmelere katılmadığından davalı üzerinde bırakılmış ve lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
Mahkememizce yukarıda tüm yönleriyle açıklanan gerekçelerle YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA hüküm tesis edilmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/356, K. 2022/153, 17 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama