KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/186
- Karar No
- 2021/1022
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2021
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ***Esas - ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- ***
- Vekili
- Av.***
- Davalılar
- 1- ***
Karar Metni
2.171 kelime·11 dk okuma·10 bölüm
2- *** VEKİLİ : Av. Av.
DAVA
İtirazın İptal
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalıların müvekkili bankanın Niğde Şubesi müşterilerinden *** Hizmetleri İnşaat Otomotiv Petrol Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti. ile imzalanan Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi'ni asıl borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, asıl borçlunun kredi borcunu ödeyememesi üzerinde hesapların kat edildiğini, asıl borçlu ile davalı/müteselsil kefillere Niğde *** Noterliği'nin *** tarih ve *** yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek davalılara tebliğ edildiğini, müvekkili bankanın kendisine vermiş olduğu yükümlülükleri yerine getirdiğini ve kredi müşterisinin hesaplarının kat edildiğini,
borçlunun gönderilen ihtarnameye rağmen borçlarını ödemediklerini ve alacağın tahsili için Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibine başlanıldığını, davalı borçluların icra dairesine vermiş oldukları dilekçe ile icra takibine itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, davalıların kötü niyetli olduğunu, asıl amaçlarının takibi sürüncemede bırakmak olduğunu, davadan önce arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşmaya varılamadığını ileri sürerek davanın kabulü ile,
davalının Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, dava masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle. Dava ve icra takibinin yetkisiz mercide ikame edildiğini, alacağın varlığını ve müvekkilinin sorumlu olduğunu hiçbir şekilde kabul etmemekle zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkiline gönderilen ödeme emrine dayanak takip talebinde alacaklı gösterilen Türkiye İş Bankası A.Ş. *** Komutanlığı/Hakkari Şubesi olduğunu, ancak bu şube ile müvekkili .... Hizm. İnş. Otom. Pet. San.ve tic. Ltd.
Şti.arasında yapılmış herhangi bir sözleşme bulunmadığını, akdedilen Gks/Kefalet Sözleşmesi'nin Borçlar Kanunu'nun 583.
Maddesi Gereğince Kanunen geçersiz olduğunu, ayrıca her ne kadar müvekkiline muacceliyet ihtarnamesi gönderilmiş ise de muacceliyet ihtarnamesinin yasaya uygun olmadığını yasal unsurları taşımadığını, muacceliyet ihtarnamesinde faiz oranı ve faiz başlangıç tarihinin belirtilmediğini, davacı bankanın tek başına faiz oranı belirleme veya artırma yetkisinin de yasal olarak bulunmadığını savunarak davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Hizm. İnş. Otom. Pet. San.ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava ve icra takibinin yetkisiz mercide ikame edildiğini, alacağın varlığını ve müvekkilinin sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkiline gönderilen ödeme emrine dayanak takip talebinde alacaklı gösterilen Türkiye İş Bankası A.Ş. ***Komutanlığı/Hakkari Şubesi olduğunu ancak müvekkilinin yapmış olduğu sözleşmenin tarafının Niğde Şubesi olduğunu, davalı müvekkilinin takibe ve davaya konu borç nedeni ile kanunen bir sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair *** tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi ***'nun mahkememize sunmuş olduğu *** tarihli bilirkişi raporunda özetle. Davalı asıl borçlu firmanın *** temerrüt tarihine göre Davacı Bankanın davalı asıl borçlu ***. İNŞ. OTOMOTİV PETROL SAN. VE TİC.
LTD.ŞTİ.'nden icra takip tarihi itibariyle Sıfır faizli KOSGEB kredisinden kaynaklanan 2.777,76 TL asıl alacak + 137,22 TL faiz + 6,86 TL BSMV ile toplam 2.921,84 TL, Kredili mevduat hesabından kaynaklanan 55.979,88 TL asıl alacak + 1.127,99 TL işlemiş faiz + 56,40 TL ile toplam 57.164,28 TL, ödenmemiş teminat mektubu komisyonundan kaynaklanan 436,40 TL asıl alacak + 21,56 TL işlemiş faiz + 1,08 TL BSMV ile toplam 459,04 TL olmak üzere Toplam 60.545,16 TL nakit alacağının bulunduğunu, Davacı banka ile Davalı asıl borçlu firma arasında imzalanan Genel kredi sözleşmesinin kefil ... tarafından müteselsil kefil olarak imzalandığı görüldüğünden,
Davacı Bankanın davalı asıl borçlu ... HİZM. İNŞ. OTOMOTİV PETROL SAN. VE TİC.
LTD.ŞTİ.'nden icra takip tarihi itibariyle Sıfır faizli KOSGEB kredisinden kaynaklanan 2.777,76 TL asıl alacak + 158,33 TL faiz + 7,92 TL BSMV ile toplam 2.944,01 TL, Kredili mevduat hesabından kaynaklanan 55.834,40 TL asıl alacak + 1.298,15 TL işlemiş faiz + 64,91 TL ile toplam 57.197,46 TL, ödenmemiş teminat mektubu komisyonundan kaynaklanan 434,74 TL asıl alacak + 24,78 TL işlemiş faiz + 1,24 TL BSMV ile toplam 460,76 TL olmak üzere Toplam 60.602,22 TL nakit alacağına davalı/kefil ...'nun 22.09.2020 temerrüt tarihine göre müteselsil kefaletinin bulunduğunu,
Kefilin sorumlu olduğu tutarın asıl borçludan fazla olamayacağı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğunu, T.C. Merkez Bankası tarafından yayınlanan duyuruya göre Takip Tarihinden itibaren kredili mevduat hesabının asıl alacak tutarına % 21,12 oranında temerrüt faiz oranı uygulanabileceğini mahkememize bildirmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davacı taraf dava dilekçesiyle, davalı *** firması ile genel kredi sözleşmesi imzaladıklarını, davalı ...'nun müteselsil kefil olduğunu ve borcun ödenmediğinden bahisle itirazın iptali dilemiştir.
Davalılar cevap dilekçesi kefaletin geçersiz olduğunu Hakkari Şubesi'nden kredi kullanmadıklarından bahisle davanın reddini dilemiştir.
Davaya konu Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'ne ait ... esas sayılı dosya üzerinde yapılan incelemede; alacaklısının mahkememize ait işbu dava davacısı Türkiye İş Bankası A.Ş., borçlularının yine mahkememize ait *** Hizmetleri İnşaat Otomotiv Petrol Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., ... ve dava dışı ... olduğu, alacaklı tarafından borçlular aleyhine toplamda 62.062,15 TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı ödeme emrinin davalılara tebliğ edildiği, davalıların borca itiraz ettiği ve 18/11/2020 tarihinde Crb ... Ltd. Şti.yönünden, 23/11/2020 tarihinde ise ... yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Dosya kapsamında temin edilen belgelerde davacı Niğde Şubesi ile davalı *** firması ile 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzaladıkları, sözleşme tarihinin *** olduğu, davalı ...'nun ise sözleşmeye müteselsil kefil olduğu ve kafalet limitinin 500.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
TBK'nun 586/1 maddesinde; ''Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.'' Hükmü yer almaktadır. Somut olayda davacı bankaca kat ihtarına rağmen ödeme yapılmadığı anlaşıldığından davacı taraf kefile yönelmesinde herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır.
İİK'nun 68/b maddesi “Borçlu cari hesap veya kısa, orta ve uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.” hükmünü içermektedir.
Davacı alacaklı banka tarafından davalı borçlulara çıkarılan noter ihbarnamesinin gönderildiği tarihte yürürlükte bulunan, 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nun yürürlükte olduğu dönem içerisindeki kefillere yönelik alacağın tahsili yönündeki hukuki işlemlerde bu hükmün uygulanması gerekir. Buna göre asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe asıl borçlunun temerrüdü nedeniyle oluşan temerrüt faizinden müteselsil kefil sorumlu tutulamaz.
Ancak kefil 6098 sayılı TBK'nun 589/1.md. gereği kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağından kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden sınırsız olarak sorumlu tutulabilir.
Somut olayda, davalılara çıkarılan *** tarihli noter kat ihtarında borçlulara 3 günlük süre verilmiştir, davalı ...'ya *** tarihinde ve *** firmasına ise ***tebliğ edilmiştir. Anılan gerekçeler uyarınca davalı CRB firması *** tarihinde ve davalı ... ise *** temerrüde düşürülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu alacağın dayanağı 2015 tarihli genel kredi sözleşmesidir.
Kullanılan kredi, kredili mevduat, kredi kartı nedeniyle davalının borcunu hesap edilmesi amacıyla bankacı bilirkişiden rapor alınmış, alınan rapordaki hesaplama sözleşmeye ve kanuna uygun olduğu, sözleşmeye göre kredi için %45,60 oranında temerrüt faizinin, kredili mevduat ve kredi kartı için %21,12 oranındaki temerrüd faizinin kanuna ve mevzuata uygun olması karşısımda karşısında bilirkişi raporundan belirlenen rapor uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce kabul kararı verilen miktar banka kayıtlarında ve yapılan sözleşmeler uyarınca bilebilecek durumda iken takibe itiraz etmiş olduğundan hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Anılan gerekçelerle icra inkar tazminatı uygundur. Depo talebinde ise işin mahiyeti gereği icra inkar hükmedilmemiştir.
Depo talep edilen gayri nakdi kredi için Genel Kredi Sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğuna dair bir hüküm olmadığından kefil yönünden reddine, davalı şirket yönününden ise davacının depo hakkı bulunduğundan depo kararı verilmiştir.
Mahkememizce yukarıda tüm yönleriyle açıklanan gerekçelerle YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA hüküm tesis edilmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/186, K. 2021/1022, 18 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama