İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/552 K.2023/994

Av.

Esas2021/552Karar2023/994Tarih8 Kasım 2023Okuma12 dk · 2.475 kelime

KÜNYE

T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Esas No
2021/552
Karar No
2023/994
Karar tarihi
8 Kasım 2023
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
*** Esas - ***
Esas no
***
Karar no
***
Hakim
***
Katip
***
Davacı
***
Vekilleri
Av.
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.475 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

Av.

DAVALI : ***

VEKİLLERİ : Av. Av. Av. ***

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : ***

KARAR TARİHİ : ***

KARAR YAZIM TARİHİ : ***

Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile arasında ticari ilişki olduğunu, davalı tarafın farklı tarihlerde 4 adet ödeme yaptığını, 74.001,77-TL'yi ödediği geri kalan 61.700,00-TL'yi ödemediğini, borcun ödenmemesi sebebiyle Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, davalı şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiğini, şirketin takibe itiraz ettiğini, bu sebeple takibin durdurulduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında birçok kez görüşme yapılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabulucu aracılığı ile görüşmeye çalıştıklarını ancak anlaşma sağlanamadığını,

davalı tarafın mal kaçırma hazırlığı içerisinde olduğunu bu yüzden ihtiyati haciz karar verilmesi gerektiğini, davalının kötü niyetli ve haksız olarak takibe itiraz ettiğini, alacağın tahsili amacıyla öncelikle müvekkili şirketin Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki alacağının mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyaten haczine, yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini,

yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; haksız ve mesnetsiz davanın reddinin, müvekkili ile davacı arasında ofis binasının dış cephe camlarının değişimi ve bu işin işçiliği hususlarında mutabakata varıldığını, yazılı bir akit olmadığını, davacının süreç içinde bir kısım işlerindeki eksik ve hatalara rağmen davacıya önden ödeme aldığını ayrıca davacının müvekkiline faturalar gönderdiğini, müvekkilinin bu faturalara itiraz ettiğini, davacının iyi niyetli olmadığını, ticari örf ve adete uymayan tavır ve davranışları sonucu müvekkiline mağduriyetler yaşattığnı, müvekkilinin borcu olmadığını,

dolayısıyla icra takibinin iptali ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA VE GEREKÇE

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.

6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.

Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.

Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.

Dava, itirazın iptali davasıdır.

Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının cevabi yazısı, Kağıthane Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün, Kayseri Gevher Nesibe Vergi Dairesinin cevabi yazısı ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında; alacaklının ..., borçlunun ... ... A.Ş. olduğu, 61.700,00-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.

İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;

i) İlamsız takip yapılmış olması,

ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,

iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.

Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.

Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır.

Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve 2017/19-824 E., 2019/885 K. sayılı kararında da değinilmiştir.

Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır.

Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir.

Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.

Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.

Kısmi ifaya ilişkin kurallar da (icra takibinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan) 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 100 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun’un 101. maddesine göre birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır.

6098 sayılı TBK 102. maddeye göre de kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.

Diğer yandan belirtmek gerekir ki; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nın 87) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.

Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz.

Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesi ise;

“Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır”hükmünü haizdir.

Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.

6102 sayılı TTK m. 21 maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.

Tek başına fatura düzenlenmesi, akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.

Bu hususlarla birlikte 6100 sayılı HMK’nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. Maddesinin incelendiğinde:

"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklinde düzenleme olduğu görülmektedir.

7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.

Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1).

Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2).

Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.

Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur.

Davacı ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla incelenmesi gerekmiş ve İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talimat yoluyla alınan 08/05/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin defter sistemine tabi olduğu, defter beratlarının yasal sürelerde oluşturulduğu, ticari defter bilgileriyle ibraz edilen, fatura, ödeme BS form 31/12/2021 tarihli ayrıntılı mizan bakiyesinde görülen 61,700,00-TL alacak bakiyesinin de 31/12/2021 tarihli yevmiye kapanış maddesi bilgileriyle uyumlu olduğu,

davacının icra takibine rağmen davacıya olan 61,700,00-TL bakiye borcunu ödemesi ile ilgili herhangi bir belgenin görülmediğini, davacı asıl alacağı 61,700,00-TL + işlemiş faiz 1.205,72-TL olmak üzere toplam 62,905,42-TL olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.

Davalı ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla incelenmesi gerekmiş ve 30/01/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, defterlerin e-defter şeklinde kayıtlı olması sebebi ile kapanış tasdiki yaptırma zorunluluğu olmadığı ancak defter beratlarının bulunduğundan defter kaydının sahipleri lehine mahkemenin takdirinde olmak üzere takdiri delil özelliğine haiz olduğu, dava dosyasında mevcut deliller ve ... ve Turizm A.Ş.'nin 2021 dönemi kanuni defter kayıtlarının tarafından yapılan inceleme ile 05/02/2021 tarih ve 59.001,77-TL tutarlı faturanın yevmiye kayıtlarında bulunduğu,

29/04/2021 tarih ve 76.700,00-TL tutarlı faturanın ise kayıtlarda yer almadığı, ... ve Turizm A.Ş. kayıtlarına göre yukarıda tabloda yer verildiği üzere ...'a kayıtlarda görülen borç tutarından 15.000,00-TL fazla olarak 01/04/2021 tarihinde yaptığı 24.001,77-TL ödemeden sonra 31/12/2021 tarihi itibariyle 15.000,00-TL alacaklı olduğu ancak kayıt edilmeyen ve itiraz edildiği bildirilen 76.700,00-TL tutarlı faturaya ilişkin iptal, iade veya kabul etmeme ile ilgili herhangi bir belgenin kayıtlarda ve dosya içeriğinde bulunmadığı görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.

Tarafların rapora yaptığı itiraz üzerine alınan 05/09/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporunda; kanuni defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, kanuni defterlerin e-defter şeklinde kayıtlı olması nedeniyle kapanış tasdiki yaptırma zorunluluğu olmadığı ancak defter beratlarının bulunduğundan defter kaydının sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, dosyada mevcut deliller ve ... ve Turizm A.Ş.'nin 2021 dönemi defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile 05/02/2021 tarih 59.001,77-TL tutarlı faturanın yevmiye kayıtlarında bulunduğu, 29/04/2021 tarih ve 76.700,00-TL tutarlı faturanın ise kayıtlarda yer olmadığı,

... ve Turizm A.Ş. kayıtlarına göre ...'a kayıtlarda görülen borç tutarından 15.000,00-TL fazla olarak 01/04/2021 tarihinde yaptığı 24.001,77-TL ödemeden sonra 31/12/2021 tarihi itibariyle 15.000,00-TL alacaklı olduğu ancak kaydedilmeyen ve itiraz edildiği bildirilen 76.700,00-TL tutarlı faturaya ilişkin iptal, iade veya kabul etmeme ile ilgili tarafların bilgilerini ve itiraz konusu fatura bilgilerini ihtiva eden herhangi bir kanıtın sunulmadığı yönünde ek raporunu sunmuştur.

Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök-ek raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine dayanak olarak 29/04/2021 tarihli fatura ve cari hesap ekstresini göstermiş, davalı taraf faturaya konu mal/hizmet teslim olgusuna itiraz etmiş ve fatura konusu malın/hizmetin teslim edilmediğini savunmuştur. Öncelikle davalı tarafça bahse konu faturaya itiraz edildiğine dair bir delil dosyaya sunulmamıştır.

Sunulan entegratör ekran görüntüsünde herhangi bir ayırt edici bilgi bulunmamaktadır. Davacı ticari defterlerine göre dosyaya ibraz edilen fatura ile BS form beyanları uyumlu olup sahibi lehine delil vasfında olan ticari defterlerde de kayıtlıdır.

Her ne kadar davalı ticari defterlerinde ilgili fatura yer almasa da davalı vekilinin 26/04/2023 tarihli duruşmada faturayı reddettiklerini beyan ederek ilgili faturanın tarafına gönderildiğini ancak reddettiklerini ifade ettiği, ancak yukarıda belirtildiği üzere ret olgusunun ispat edilemediği, davalı tarafın davacıya 05/02/2021 tarihli ve 59.001,77-TL bedelli fatura miktarını da aşar şekilde 15.000,00-TL fazladan ödeme yaptığı, davalının mevcut olmayan bir fatura borcunu ödemiş olmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu,

Gevher Nesibe Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 13/08/2021 tarihli yazı cevabına göre kayıtlarına göre davalının BA formlarında davacıdan alınmış 2 adet fatura beyanının yapılmış olduğunun gözüktüğü, davacı vekilinin 20/02/2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu sevk irsaliyesinden de teslim olgusunun ispatlandığı, davalının faturayı ticari defterlerine kaydetmemiş olmasının davacıya olan borcunu ortadan kaldırmayacağı anlaşılmış ve kanaatimize esas işbu gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

İİK 67/2 maddesi uyarınca davalının takibe haksız yere itiraz etmesi ve alacağın likit olması nedeniyle takip konusu alacağın %20's tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödemesine dair aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-DAVANIN KABULÜ İLE;

2-Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,

3-Alacak likit olduğundan İİK 67/2. maddesi uyarınca alacağın %20'si tutarında hesaplanan 12.340,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 4.214,73-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 745,19-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 3.469,54-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

6-Davacı tarafın yaptığı 59,30-TL başvurma harcı, 745,19-TL peşin harç, 328,40-TL ihtiyati haciz harcı, 162,10-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 316,80-TL posta ücreti olmak üzere toplam 3.611,79-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 08/11/2023

Katip*** · e-imzalı Hakim *** · e-imzalı

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/552, K. 2023/994, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalı : ***
  4. Dava
  5. Dava Tarihi : ***
  6. Karar Tarihi : ***
  7. Karar Yazım Tarihi : ***
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Yargılama Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/552
Karar No
2023/994
Tarih
8 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/552 K.2023/818
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/553 K.2023/739
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/554 K.2023/631
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/554 K.2023/880
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/554 K.2023/886
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/555 K.2023/1709

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.