KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/785
- Karar No
- 2022/207
- Karar tarihi
- 10 Mart 2022
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... Esas - ...
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 29/07/2021
- Karar tarihi
- ...
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 28/03/2022
Karar Metni
1.029 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ile hizmet alımı sözleşmesi imzaladıklarını, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı, toplum iş sözleşmesi farkı ödediklerinden bahisle ödenen meblağın davalılardan rucuan tahsil edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiğini, yetki ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, alt işveren ve üst işveren ilişkisinden kaynaklı rücu hakkı olmadığını, sözleşmede hüküm bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair ... tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi ... 'ün mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; mahkemenin Hizmet Alım Sözleşmeleri eki olan Teknik Şartnamelerin 14.6-3 maddesi ile 17.5. Maddesi ( bir kısım teknik şartnamelerin E.6-3 maddesi ile F.4.
Maddesinde) hükümleri ile davalı yüklenicinin işçinin kıdem tazminatından dolayı sorumlu bulunmadığı kanaatinde olması halinde, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından dolayı davalı yüklenici ... Ltd. Şti.'nin sorumlu olmayacağını, mahkemece davalı yüklenicinin sorumlu olduğu kanaatinde olması halinde davalı yüklenici ...
Ltd.Şti.'nin 2.142,17 TL'den ... ödeme tarihinden 578,61 TL7den ... ödeme tarihinden 6.647,60 TL ... ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi birlikte davacı iş verene karşı sorumlu olduğunu mahkememize bildirmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçiye icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan TBK'nın 89. maddesinde ise "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,
2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir." şeklindedir. Somut olayda para borcu bulunduğundan davacı kendi ikametgahında dava açabileceğinden yetki itirazı yerinde değildir.
6098 sayılı Borçlar Kanununun 146. maddesindeki 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması esastır. Somut olayda ödeme 2019 yılı ödeme yapıldığından zamanaşımı itirazı yerinde değildir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.
SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2019/2270 Esas ve 2020/4363 Karar sayılı ilamı Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/1394 E. 2021/2540 K. Sayılı ilamı ve yerleşik içtihatları uyarınca işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.
Somut olayda, davacı taraf ödenen kıdem tazminatı ile ihbar tazminatının rücusunu talep etmiştir. Mahkememizce alına bilirkişi raporu ve sözleşmeler incelendiğinde davacı ile davalı arasında yapılan ... -... tarihli sözleşmeninin eki niteliğinde olan teknik şartnamenin E.6-3 maddesi uyarınca kıdem tazminatından davacının sorumlu olduğundan kıdem tazminatına dair talebin reddine karar verilmiştir.
Davalı son yüklenici olduğundan 6.647,60 TL ihbar tazminatından sorumlu olduğundan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/785, K. 2022/207, 10 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama