KÜNYE
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/792
- Karar No
- 2024/182
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- *** Esas - ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- ***
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1- ***
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 2- ***
- Vekili
- Av.
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Karar yazım tarihi
- ***
Karar Metni
1.943 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... adına tescilli, ... poliçe numarası ile diğer davalı ...
A.Ş. tarafından sigortalı 38 ... plakalı aracın 01.08.2021 tarihinde karşıdan karşıya geçmekte olan davacı ...’a çapması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya ilişkin olarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma devam ettiğini, meydana gelen kazada davalı Enes'in tam kusurlu olduğunu ve davacının bu kaza neticesinde btm ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, davacının vücudunda kırıklar meydana geldiğini ve bir çok operasyon geçirdiğini, bacağında kırıklar meydana geldiğini ve platin takıldığını,
kazanın akabinde tedavilerinin yapılabilmesi için birçok harcama yapıldığını ve sürekli olarak birinin bakımına muhtaç kaldığını, müvekkilinin kaza tarihinde ev hanımı olduğunu ve ek geliri bulunmadığını, öncelikle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olan ... adına kayıtlı olan 38 ... plakalı araca, adına kayıtlı mal varlıklarına yönelik ihtiyati haciz kararı verilmesine,
yapılacak yargılama neticesinde 5,00-TL tedavi gideri, 5,00-TL bakıcı gideri, 5,00-TL kazanç kayıpları, 5,00-TL çalışma gücü kaybı olmak üzere şimdilik 20,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi açısından poliçe limitleri ile sınırlı olmak koşuluyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca davacı lehine 50.000,00-TL tutarındaki manevi tazminatın olay tarihi olan 01.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı ...'tan tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... A.Ş. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde.
01.08.2021 tarihinde meydana gelen kazaya ... isimli yayanın sebebiyet verdiğini, sigorta şirketine usulüne uygun olarak yapılmış bir başvuru bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun yetkili sağlık kurulu tarafından hazırlanmadığını, bu nedenle bu raporu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından sigortalı aracın kazada tam kusurlu olduğu hususunu kabul etmediklerini, davacının geçici iş görmezlik, geçici bakıcı ve rapor ücret taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, bu giderlerin teminat kapsamında olmadığını,
sigorta şirketine yapılan başvuru esnasında zorunlu evrakların sunulmadığını, kazanın oluşumunda ... isimli yayanın asli kusurlu olduğunu, fazlaya ilişkin dava, itiraz ve beyan hakları saklı kalmak kaydıyla davanın öncelikle dava şartı eksiliğinden reddine, esasa girilmesi halinde esas yönünden davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: müvekkilinin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, kaza sırasında müvekkilinin hızının 60-km/s olduğunu, davacının acele ile yola atladığı şeklinde beyanlarının bulunduğunu, dolayısıyla kazada kusurun davacı tarafta olduğunu, kaza mahallinde keşif yapılarak kusur yönünden rapor aldırılması gerektiğini, davacıda maluliyet oluşmadığını, oluşan kırığın davacının hayatını devam ettirmesine ve ev işlerini yapmasına engel olmayacağını, davacının kaza sonrasında bakıcı hizmeti almadığını, alsa dahi bundan dolayı müvekkilinin sorumlu olmayacağını,
kaza sonrasında müvekkilinin davacıyı ziyaret ettiğini, ilgiyi hiç bir zaman kesmediğini, davacının hayati tehlikesi olmadığını, haksız ve mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Dava, meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanan davacının bir kısım maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, sigorta şirketine başvuruya ilişkin belgeler, Kayseri C. Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasının uyap kayıtları, hastane kayıtları, trafik kaza tespit tutanağı, SGK kayıtları, kazaya karışan aracın trafik kaydı, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmalarının sonucu, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, kazanın meydana geldiği yerde keşif icra edilmiş, kusur ve maluliyet yönünden raporlar alınmıştır.
Dosyaya mübrez 24/04/2022 havale tarihli bilirkişi kusur raporunda; kaza olayının maddi hasarlı, tek taraflı ve yaralanmalı bir trafik kazası olduğu, 38 ... plakalı araç sürücüsü ... araç kullanımı esnasında kendisinin ve başkalarının can güvenliğini sağlamak bakımından dikkatli ve tedbirli hareket etmediği, kaza mahallinde yiyecek içecek satışı yapan iş yerleri olması nedeni ile sürekli olarak hareketliliğin olduğu bir yerde aracını kendisi ve eşinin beyanlarına göre azami 50-km/saat hızda kullanması gerekirken 60-km/saat olarak hız limiti üzerinde kullandığı,
kendisinin ve başkalarının can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlediği, yaya geçidine yaklaşırken içerisindeki yolcu, aracın durumu, reaksiyon mesafesi, fren mesafesi ve durma mesafesine göre aracını yaya geçidinde durdurmasının çok zor olduğu, dosya içeriğindeki beyanlar ve keşif mahallindeki incelemelerden araç sürücüsünün yayayı görmesi ile aracının direksiyonunu kırdığı ve yayaya çarpmamak için gerekli müdahalelerde bulunduğu, yaya halde karşıdan karşıya geçmek isteyen ...
Jandarma tarafından hazırlanan 05.08.2021 tarihli Mağdur İfade Tutanağında "hızla siyah bir arabanın sol şeritten geldiğini gördüğünü ve acele ile geçmek istediğini" beyan ederek yoldaki araç trafiğini dikkate almadığı, taşıt yoluna girmeden önce güvenle duramayacak kadar yaklaştığını gördüğü araca ilk geçiş hakkını vermediği,
bölünmüş yol ortasında bulunan yerde beklemek suretiyle araç geçişini tamamlamadan hareket ettiği ve yolun karşısına geçtiği, yol kenarında bulunan satış yerlerindeki araç ve yaya trafiği ile Kayseri - Develi yol istikametindeki her iki yönlü araç trafiği unsurlarını dikkate almadan kontrolsüzce ve acele bir şekilde yol kenarına geçerek dikkatsizce ve tedbirsizce hareket ettiği, kazada aracın teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin olmadığı, meydana gelen kazada 38 ... plakalı aracın sağ ön çamurluktaki hasarının incelenmesinde meydana gelen hasarın araçta herhangi bir değer kaybı oluşturmadığı,
mevcut belge ve bilgilere göre başkaca kişi veya kişilerin kazanın meydana gelmesinde etkili olmadıkları kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 28/07/2022 tarihli raporda: sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, yaya ...’ın kusursuz olduğu kanaatinde olduklarına ilişkin müşterek raporlarını sunmuşlardır.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 20/12/2023 tarihli raporunda: ...'ın 01.08.2021 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kallus dokusu ile iyileşmiş medial malleol kırığı nedeniyle; iki (2) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 2 (iki) ay olduğu) bir (1) ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafi tespit edilmediği görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
6098 sayılı TBK 49. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin,
aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür.
Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır.
Manevi tazminat bakımından zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminat, bir ceza yada gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir.
Davacı vekili 13/11/2023 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, manevi tazminata yönelik taleplerinin ise devam ettiğini bildirmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekilinin 03/01/2024 tarihli dilekçesinde: feragat nedeniyle davanın reddine yönelik hüküm kurulmasını, yargılama gideri talepleri bulunmadığını bildirmiştir.
Davalı *** vekili tarafından davacının feragatı ile ilgili bir beyanda bulunulmamıştır.
Bilindiği üzere HMK'nın 307. maddesi "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." 309. "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. 310- (1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. ... 311- (1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." şeklindedir.
HMK'nın 307-312. maddelerinde düzenlenen davacının maddi tazminat taleplerinden feragati nedeni ile davanın bu yönden reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosya kapsamına göre; 01/08/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve hastanede tedavi altına alındığı, yaşadığı kazanın davacının manevi dünyasında elem ve hüzne sebebiyet vereceği ve bu sebeple manevi tazminat şartlarının oluştuğu kanaatine varılmakla, kazanın meydana gelmesindeki tarafların kusur durumu, davacının sürekli maluliyetinin bulunmayıp 2 ay süreli geçici iş göremezlik zararının bulunması, tarafların sosyal-ekonomik durumları ve günümüz ekonomik koşulları dikkate alınarak 5.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'tan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartının yalnızca sigorta şirketi yönünden uygulandığı, davalı araç maliki yönünden dava haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olduğundan arabuluculuk dava şartı olmadığı, bu nedenle her ne kadar davacı tarafça davalı sürücü ve araç maliki yönünden de arabulucuya başvurulmuş ise da sürücü araç malikinin arabulucu ücretinden sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla arabulucu ücreti yalnızca davalı sigorta şirketine yüklenmiştir.
Katip *** · e-imzalı Hakim *** · e-imzalı
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/792, K. 2024/182, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama