KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1024
- Karar No
- 2024/11
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2024
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- *** Esas - ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- ***
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1- ***
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 2- ***
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 3- ***
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ***
Karar Metni
1.822 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezlinde ZMSS'sı ve kasko poliçesi bulunan ve davalı ...... Ltd Şti'ne ait ve ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın müvekkiline ait 34 ... plakalı araca çaptığını, kusurun karşı tarafta olduğunu ileri sürerek; davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL' değer kaybı tazminatının davalılardan olay tarihinden başlayacak yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... İnşaat Nakliyat Petrol Ürünleri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; kusura itiraz ettiklerini, ATK'dan rapor alınması gerektiğini, aracın önceki kazalarının tespitinin gerektiğini savunarak davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
TÜrk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile, 41.000,00 TL limtileri olduğunu, ...'ya tamir sebebiyle 41.000,00 TL ödediklerini, yani davacı tarafa 6.795,60 TL ve allianz sigortaya 12.726,54 TL ödeme yaptıklarını, ihtiyati mali poliçe için bilirkişierce hesaplanması gerektiğini, piyasa şartlarına göre hesaplama yapılması gerektiğini, aracın ağır hasar halinin olup olmadığının tespitinin gerektiğini, davacıya ait km ve tescil bilgilerinin celp edilmesi gerektiğini,
davacının kaza tarihindeki kasko sigortsı bulunan sigorta şirketinden ödeme alıp almadığının ve kaza kapsamında zararının işbu poliçe kapsamında karşılanıp karşılanmadığının netleştirilmesi gerektiğini, faiz başlangıcına ve faiz türüne itiraz ettiklerini savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen yasal 2 haftalık kesin süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı tarafın HMK'nın 128/1. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı tespit edilmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair 06/04/2023 tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi ...'in mahkememize sunmuş olduğu 19/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
38 ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazada tamamen kusurlu olduğunu, sürücü ...'in kaza olayında herhangi bir ihmalinin bulunmadığını ve herhangi bir kural ihlal etmediğini, kazada karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu araç için olay tarihi itibariyle değer kaybının 30.000,00 TL olduğunu, dosya içeriğinde söz konusu kazaya istinaden ... A.Ş. tarafından ... Nakliye Orman Ürün. İth. İhr. Sah. ve Tic.
Ltd. Şti. adına Yapı Kredi Bankası aracılığı ile ödenmiş 08/03/2021 işlem tarihli 23.375,00 TL'lik hasar ödeme dekontu görüldüğünü ancak değer kaybına istinaden bir ödeme dekontu görülmediğini mahkememize bildirmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 03/11/2023 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ettiğini mahkememize bildirmiş ve gerekli ıslah harcını yatırdığına dair sayman mutemet alındısı evrakını mahkememize ibraz etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/12/2020 günü davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS'si bulunan, davalı ... ... Ltd. Şti.'ye ait ve davalı ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın kendisine ait 34 ... plakalı araç ile kazaya karıştığını, araçlarında değer kaybı zararı oluştuğundan bahisle alacak talep ettiği görülmüştür.
Sigorta poliçesi incelenmesinde, 38 ... plakalı aracın ZMSS'in davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı, trafik kayıtlarına göre ise malikin ise davalı ... ... Ltd. Şti. olduğu, kaza tespit tutanağı uyarınca aracın sürücüsünün ... olduğu ve 34 ... plakalı aracın davacıya ait olduğu olduğu anlaşılmıştır.
-Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede,
Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında rapor alınmıştır. Anılan raporun incelenmesinde; 25/12/2020 günü saat 16:30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki 34 ... plakalı aracı ile Anbar Mah. 14. Cadde'de seyri sırasında sola dönüş için sinyal verdiği esnada aynı istikamette 38 ... plakalı aracın önünde seyreden ve sinyal veren 34 ... plakalı aracı görmeyerek arkadan çarptığı anlaşılmıştır. 38 ... plakalı araç sürücüsünün KTK'nun 46. Maddesi uyarınca kontrolsüzce ve dikkatsizce araç takip mesafesini korumayarak arkadan çarpma olayında tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
-Değer kaybına dair değerlendirmede;
Değer kaybı.
KTK 90/1 maddesi ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı,aracın kilometresi, metal kompanentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve varsa önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği, bu parçaların orijinal olup olmadığı hususları gözönüne alınıp.
Yargıtay'ın yerleşik uygulaması doğrultusunda aracın kazadan önceki hasarsız ikinci el serbest piyasa rayiç değeri ile onarıldıktan sonraki serbest piyasa ikinci el rayiç değeri arasındaki fark kriterine göre belirlenmesi, bu belirlemenin ise; günümüzde ikinci el araç satışlarının büyük oranda internet aracılığıyla yapıldığı göz önüne alınarak,
kurumsal olarak araç alım satımına aracılık eden internet sitelerinden dava konusu edilen araçla model yılı, motor hacmi, yaptığı kilometre ve donanım olarak aynı ya da benzer araçlardan hasarlı ve hasarsız bir çok aracın karşılaştırılması sonucu oluşan farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir.
Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davacının aracının 30.000,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu anlaşılmıştır. Sigorta şirketi tarafından dava öncesi davacıya 6.795,60 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı anlaşılmakla davacının bakiye zararının 23.204,40 TL olduğu anlaşılmıştır.
-Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar).
Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur. Ancak sigorta şirketinin dosyamız arasına sunmuş olduğu evraklarda poliçe limitinin 41.000,00 TL olduğu ve kaza nedeniyle 41.000,00 TL ödeme yaptığı ve bakiye limitinin kalmadığı anlaşılmakla ilgili yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-Davalı ... Akaryakıt ... Ltd. Şti.ve ...'ın sorumluluğuna dair değerlendirmede;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir.
Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir.
Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip,
bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir.
Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. ***)
Somut olayda, davalı ... Akaryakıt ... Ltd. Şti. işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve ...'ın haksız fiil hükümleri çerçevesinde zarardan sorumludurlar. - Faize ait değerlendirmede; Davalı ... Akaryakıt ... Ltd. Şti. ve ... yönünden 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Anılan açıklamalar uyarınca ... Akaryakıt ... Ltd. Şti. ve ... yönünden ise temerrüt tarihi olay tarihi kabul edilmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1024, K. 2024/11, 11 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama