KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1360
- Karar No
- 2023/458
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2023
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... Esas - ...
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1- ...
Karar Metni
1.419 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
2- ...
İFLAS İDARE
MEMURLARI : 1-... 2-... 3-...
DAVA
Menfi Tespit (Kooperatifler Kanunu'na Eklenen Geçici 11. Maddeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. maddeden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olmakla davalı kooperatife olan borcunu ödediğini Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, Cilt No:... , sayfa no: ... , ada ... , parsel ... 'de kayıtlı, 571,42 m² alanlı arsa vasfındaki taşınmazdaki 1/48 arsa paylı ...
Kat, ... bağımsız bölüm nolu mesken olarak tapuya kayıtlı taşınmazın tapusunun devrini aldığını, davalı S.S. ...Konut Yapı Kooperatifi genel kurulu tarafından karar alındığını, müvekkili adına ilgili bağımsız bölümün tapuda tescil edildiğini ve açıkça davalı tarafça müvekkilinin kooperatife hiç bir borcunun olmadığının belirtilmiş olmasına rağmen sonrasında müvkekiline 33.000,00-TL borç çıkartıldığını,
işbu davanın 7410 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 1163 sayılı Kanun'a eklenen geçici 11. maddesi uyarınca açılmış olduğunu belirterek davanın kabulü ile şimdilik 33.000,00-TL borçlu olmadığının tespitine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun meşruhatlı dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmaya katılmamıştır. Davalıların HMK'nun 128/1. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı tespit edilmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafça, Tapu kayıtları, S.S. ...Konut Yapı Kooperatifi ... tarihli yönetim kurulu kararına, ... Belediyesi'nin yapı mesken ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi dahil bilcümle evraklarına, davalı kooperatifin tüm ticari defter, kayıt ve belgelerine, tanık beyanlarına, keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır. Davalılar yasal süresi içinde delil bildirmemişlerdir.
Davalı kooperatife müzekkere yazılarak, a)Davacının üyelik dosya örneğinin gönderilmesi, b)Davacının peşin bedelli, sabit fiyatlı üye olup olmadığının sorularak böyle bir uygulama varsa buna ilişkin genel kurulu veya yönetim kurulu kararlarının, kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi,
c)Davacının üyelik nedeniyle borç ve ödemelerini gösterir hesap dökümlerinin, daha önce çıkarılan maliyet raporlarının, davacıya tahsis edilen daire ile maliyet raporunun ve davacı bunları ödemişse ödemeye ilişkin kayıt ve belgelerin, davacının üyelikten istifasına, ihracına veya çıkarılmasına dair dilekçe, ihtar, yönetim kurulu ve genel kurul kararı varsa bunların örneğinin gönderilmesi, d)Davalı kooperatifin ana sözleşmesi,
genel kurul kararları, hazirun cetvellerinin, daha önce çıkarılan maliyet raporlarının, davacıya tahsis edilen daire ile maliyet raporunun ve davacının daha önce tespit edilen maliyet bedelini ödeyip ödemediğinin bildirilmesi, e)Bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekmesi halinde kooperatifi kayıt ve defterlerinin bilirkişi incelemesine, hazır bulundurulacağı açık adresin ve bu adreste defter ve kayıtları bilirkişiye sunacak görevli kişinin adı soyadı ve telefon numarasının bildirilmesi istenilmiştir.
Bu müzekkeremize cevap verilmediği anlaşılmıştır.
Kayseri Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı kooperatifin tebliğe yarayışlı adresinin ne olduğunun sorulmasına ve tadilatlarıyla birlikte ana sözleşmesinin, tüm genel kurul toplantı tutanakları ile hazirun tutanaklarının tasdikli suretleri istenilmiştir. ... tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
... Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... İlçesi, ... Mahallesi, Cilt No: ... , Sayfa ... , ada ... , parsel ... 'de 571,42 m² alanlı "arsa" vasfındaki taşınmazdaki 1/48 paylı ... Kat ... bağımsız bölüm nolu mesken olarak tapuya kayıtları taşınmazın S.S. ...Konut Yapı Kooperatifi'nden itibaren tapu kayıt maliklerini gösterir tedavüllü tapu kayıt örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. ... tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya örneği uyap sistemi üzerinden celbedilmiş, dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. madde kapsamında davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri 1.000.000,00-TL'nın altında olması nedeniyle 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Eldeki dava; 15/06/2022 tarih ve 31867 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. maddesi uyarınca açılmış menfi tespit davasıdır.
Anayasa Mahkemesi'nin 16/02/2023 tarihli, 2022/126 Esas ve 2023/29 Karar sayılı ilamında; "24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na 10/6/2022 tarihli ve 7410 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle eklenen geçici 11. maddenin birinci fikrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline, kalan kısmının 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usûlleri Hakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince oy birliği ile iptaline" şeklinde karar vermiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 138. maddesinde; "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler."
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde; "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir."
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331.maddesinde; " Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder."
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30.maddesinde; "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." denilmektedir.
Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir.
Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/10-1860 Esas, 2015/1451 Karar ve 27/05/2015 tarihli ilamı)
Yukarıda belirtildiği gibi derdest davaların konusuz kalması değişik şekillerde vuku bulabilir. Bu durum taraflardan birinin işlem ve eylemi nedeniyle gerçekleşmişse dava tarihindeki haklılık durumunu belirlemek nispeten kolaydır.
Ancak somut dosyada görüldüğü üzere kanun koyucunun bir tasarrufunun (kanun) anayasaya aykırılığı nedeniyle Anayasa Mahkemesi tarafından kanunun iptal edilmesi nedeniyle gerçekleşmişse her iki tarafa da kusur izafe edecek bir durum söz konusu olamayacağından Anayasa'nın 138. maddesinde belirtilen ana ilke ve TMK'nun 4. maddesinde yer alan "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim,
hukuka ve hakkaniyete göre karar verir" hükmü gereğince hakimin her bir tarafın yaptığı yargılama giderini kendi üzerinde bırakması keza tarafların leh ve aleyhine vekalet ücretine hükmetmesi hakkaniyete daha uygun düşecektir.
Öte yandan dava tarihindeki haklılık durumunun araştırılması bazen işin esasına yeniden girmeyi gerekli kıldığından, yargılamayı tekrar başa saracağı ve uzun süre derdest tutmak gibi arzu edilmeyen sonuçlar doğurur ki, bu durum HMK’nun 30. maddesinde "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." şeklinde tarif edilen usul ekonomisi ilkesine de uygun düşmeyecektir.
Yasama organının çıkardığı Kanun'un Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle konusuz kalan davada yargılama giderlerinden sorumluluk ideal (tabi) hukuk açısından devlete ait ise de mer'i hukuk sistememizde bu yönde düzenleme bulunmamaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre; 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 16/02/2023 tarihli, 2022/126 Esas ve 2023/29 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verildiğinden, eldeki davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1360, K. 2023/458, 5 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama