KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/395
- Karar No
- 2023/1080
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- *** Esas - ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- ***
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1- ***
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 2- ***
Karar Metni
1.654 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
3- *** DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
20/01/2022 tarihinde mülkiyeti müvekkiline ait 38 ... plakalı aracın Erkilet Bulvarı'nda park halindeyken ...'in sevk sevk ve idaresindeki mülkiyeti ...'e ait 38 ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarptığını, 38 ... plakalı araç sürücüsü ...'in söz konusu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkiline it araçta değer kaybı meydana geldiğini, davaya konu değer kaybının ödenmesi için KTK 97 gereğince davalı sigorta şirketine Kayseri 7. Noterliği'nin 11/03/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini,
davadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak bir sonuç alınamadığını ileri sürerek; davanın kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... A.Ş. vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle.
Davayı ve müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul anlamına gelmemek şartıyla 38 ... plakalı araç, müvekkil şirket nezdinde,6183991 poliçe numaralı, 11.05.2021-2022 vade tarihleri olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk ( Trafik ) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin ancak sigortalısının kazadaki kusuru oranında ve maddi zararın varlığı ispat edildiği takdirde, (sigorta poliçesinde teminat dışı olmayan) maddi zarardan sorumluluğu –poliçe azami teminat limitiyle sınırlı olarak- söz konusu olabileceğini, davacı yana 29.03.2022 tarihinde 6.879,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını,
davacının karşılanmamış değer kaybı zararı bulunmadığını, teminat kalmadığını, tüm teminatın tükendiğini, savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ...'e dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen yasal 2 haftalık kesin süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamışlardır. Davalı tarafın HMK'nın 128/1. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacakları tespit edilmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair 02/03/2023 tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi ...'in mahkememize sunmuş olduğu 07/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 38 ... plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen olayda tamamen kusurlu olduğunu, sürücü ...'nın kaza olayında bir ihmalinin olmadığını, Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu araç için 20/012022 olay tarihi itibariyle meydana gelen araç değer kaybının 10.000,00 TL olduğunu, dosya içeriğinde söz konusu kazaya istinaden ödenecek değer kaybı tazminatı tutarının 8.121,00 TL olduğunu mahkememize bildirmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/0102022 günü davalı ... sevk ve idaresindeki, davalı ...'e ait ve davalı sigorta şirketi bünyesinde ZMSS poliçesi bulunan 38 ... plakalı aracın kendisine ait 38 ... plakalı araca park halindeyken çarptığından bahisle değer kaybı talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi ise teminat limitlerinin kalmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Sigorta poliçesi incelenmesinde, 38 ... plakalı aracın ZMSS'in davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı ve kaza tespit tutanağı uyarınca araç sürücüsünün davalı ..., trafik kayıtlarına göre ise malikin ... olduğu ve 38 ... plakalı aracın davacıya ait olduğu olduğu anlaşılmıştır.
-Kusur ön soruna ait değerlendirmede,
Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında ve değer kaybı konusunda rapor almıştır. Kaza tespit tutanağı, kural ihlalleri tespiti uyarınca davalı ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın kendisine hitaben DUR trafik levhasına dikkat etmeyerek, tali yoldan kontrolsüzce ana yola çıktığı ve park halindeki davacı aracına çarptığı ve bu nedenle tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
-Değer kaybına dair değerlendirmede;
Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek,
emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir.
Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davacının aracının 15.000,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu, davacıya davalı sigorta şirketi tarafından 6.879,00 TL değer kaybı ödemesi düşüldükten sonra davacının bakiye değer kaybı zararının 8.121,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
-Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar).
Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur.
Somut olayda davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 50.000,00 TL olduğu, sigorta şirketince 43.120,94 TL hasar, 6.879,00 TL değer kaybı ödemesi bulunduğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin kalmadığından ilgili şirket yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-Davalı ... ve ...'in sorumluluğuna dair değerlendirmede;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir.
Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir.
Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip,
bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir.
Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494)
Somut olayda, davalı ...'in işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve davalı ...'in ise sürücü olması nedeniyle haksız fiil hükümleri çerçevesinde (TBK'nun 49, 53 ve 65 hükümleri) uyarınca zarardan sorumludurlar. - Faize ait değerlendirmede; Davalı gerçek kişiler yönünden 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Davalı gerçek kişiler yönünden temerrüt tarihi olay tarihi kabul edilmiştir. Kazaya karışan ticari nitelikte olmadığından davacının reeskont avans faizi talebi uygun görülmemiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/395, K. 2023/1080, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama