KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2023
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/396 Esas - 2023/130
- Esas no
- 2022/396
- Karar no
- 2023/130
- Hakim
- .....
- Katip
- .....
- Davacı
- .....
- Mersis No
- .....
- Vekili
- Av. .....
- Davalı
- 1- .....
- Vekili
- Av. .....
Karar Metni
2.080 kelime·10 dk okuma·11 bölüm
..... DAVALI : 2- ..... .....
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 17/10/2022
KARAR TARİHİ : 02/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalıya ait marka görselinde; müvekkiline ait “...” ibaresi ile neredeyse aynı olan “...” ibaresinin “...” ibaresine kıyasla daha büyük punto ile yazılması ve marka görselinin merkezinde yer alması,
asıl vurgulanmak istenen kısmın “...” ibaresi olduğunu gösterdiğini, bu ibarenin müvekkiline ait “...” markalarından ayırt edilmesinin imkansız olduğunu, dava konusu marka başvurusunun tescil edilmek istendiği emtialarda bu haliyle tescil edilmesine izin verilirse, tüketicilerde, dava konusu markanın müvekkilinin seri marka ailesine eklenen yeni bir marka olduğu ve bu markalı ürünlerin müvekkili şirkete ait olduğu algısının oluşacağını, itiraza mesnet, “...” esas unsurlu müvekkiline ait markaların emtia listelerindeki ürünler ile davalının “... ...” şeklindeki marka başvurusunda yer alan ürünlerin aynı ve benzer ürünler olduğunu,
müvekkili şirkete ait “...” esas unsurlu çok sayıda marka da üretilen ürünlerin ve sunulan hizmetlerin kalitesi ve ulaştığı beğeni düzeyi ile tanınmış marka olarak tescil edilmemiş olsa da tüketici nezdinde bilinen ve ayırt ediciliği yüksek yani kullanıma dayalı olarak tanınmış markalar haline gelmiş olduğunu, bu nedenle müvekkiline ait “...” markasının aynı veya benzer sınıflar yanında farklı sınıflar bakımından da korunması gerektiğinden dava konusu marka başvurusunun kapsamında kalan mal ve hizmetlerin,
müvekkili markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı veya benzer olmadığı kanaatine varılsa dahi SMK m.6/5 gereği dava konusu marka başvurusunun tüm emtialar yönünden reddinin gerektiğini ifade ederek ... ...’nın ... sayılı kararının iptaline, ... numarada işlem gören işbu marka tescil başvurusunun herhangi bir sebeple kesinleştirilerek tescile bağlanması halinde anılan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ÖZET davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın kısmen reddi akabinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şirket tarafından 13.01.2021 tarihinde ... başvuru numarası ile “... ...” ibareli marka için 30. sınıftaki mallar bakımından marka başvurusunda bulunulmuş; söz konusu marka başvurusu ... tarafından kabul edilerek 29.03.2021 tarihli ve 369 sayılı .....'nde ilan edilmiş, söz konusu yayına davacı şirket tarafından itiraz edilmiş, işbu itiraz ... tarafından kısmen kabul edilmiş, davacı şirket tarafından söz konusu ret kararına ... ... nezdinde yapılan itiraz, ... tarafından incelenmiş ve ... tarafından ... sayılı kararı ile,
''(...) Yapılan incelemede, "... ..."ibareli başvuru markası ile ..... sayılı "....." ibareli gerekçe markalar arasında görsel, işitsel ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımından düşük düzeyde benzerlik olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu husus, ihtilafa konu mallar ile itiraz gerekçesi markaların kapsamındaki malların aynı/ aynı tür olmadığı ve hususu ile dikkate alındığında, markalar arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirme ihtimalinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır.
Başvurunun iyi niyet kurallarına aykırı biçimde yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötüniyet iddiasının kabulü için bir kanıt teşkil etmediğinden (aynı yönde bkz. ..... sayılı kararı, para.
90) bu gerekçeye dayalı itiraz da yerinde ve haklı görülmemiştir.'' gerekçesiyle, ''İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle: dava konusu marka ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu, dava konusu markanın kapsamındaki malların davacı markalarının kapsamında benzer/ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında dava konusu mallar bakımından karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, davalı başvurusunun dava konusu mallar bakımından davacıya ait markanın sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanabileceği, haksız bir yarar sağlayabileceği, dolayısıyla davalıya ait markanın tescilinin 6769 s. SMK'nın 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açabileceği, ..... Sayılı ... Kararı’nın yerinde olmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) .....Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (.....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
..... ..... (30. sınıf) ..... ... (05, 29, 30, 31, 32. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu markanın kapsamındaki “Makarnalar, mantılar, erişteler. Bal, arı sütü, propolis. Mayalar, kabartma tozları. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Pekmez” mallarının davacı markalarının kapsamlarındaki mallar ile benzer/ilişkili olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu “... ...” ibareli markası, kahverengi tonlarında, iki buğday başağının arasında, “... ...” ibaresi ile bu ibarenin üstünde ekmek figürünün yer aldığı karma marka olduğu, dava konusu markadaki şekil unsurlarının ve “...” ibaresinin dava konusu mallar bakımından ayırt edici niteliğe haiz olmayan veya ayırt edici niteliği zayıf ibareler olması nedeniyle dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacı markaları, “...” ibaresini münhasıran veya bu ibarenin yanında “süt”, “doğal” gibi ayırt edici niteliği olmayan ibareleri veya basit şekil unsurları içeren kelime markası veya karma markalar olduğu, davacının markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
.....'nun 08.06.2016 gün ve .....sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,
işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "... ..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu,
taraf markaları arasında iltibas bulunduğu; dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, davacının “...” ibareli markasının ... sayı ile ... nezdinde tanınmış marka olarak kabul edildiği.
6769 s. SMK'nın 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, dava konusu edilen markanın tanınmış markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerekli olduğu,
davalı başvurusunun dava konusu mallar bakımından davacıya ait “...” markasının sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanabileceği, haksız bir yarar sağlayabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalıya ait markanın tescilinin 6769 s. SMK'nın 6/1 ve 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açabileceği kanaatine ulaşılmış; açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 172,90-TL
GİDER AVANSI :3.481,50-TL
TOPLAM :3.654,40-TL
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/396, K. 2023/130, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama