İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/398 K.2023/1103

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/398Karar2023/1103Tarih30 Kasım 2023Okuma14 dk · 2.768 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
30 Kasım 2023
Esas no
2022/398 Esas
Karar no
2023/1103
Dava
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli
Dava tarihi
14/05/2018
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
06/12/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.768 kelime·14 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 27/03/2018 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel kurulunda oy çokluğu ile hukuka aykırı bir şekilde karara bağlandığından bahisle, gündemin 7. maddesi olan kar/zarar ile ilgili karar alınması-kar dağıtımının görüşülmesi maddesinde oy çokluğu ile alınan kar dağıtılmaması kararının, gündemin 8.maddesi olan esas sözleşmenin 6 nolu "Sermaye ve Hisse Senetlerinin Nevi" maddesinin değiştirilmesi,

sermayenin 33.048,00 TL den 70.023.000 TL ye çıkarılması hususunun görüşülmesi maddesinde, oyçokluğu ile sermayenin 23.460.000 TL'si iç kaynaklardan 13.515.000 TL 'lik kısmının nakdi sermaye artırımı ile sağlanması kararının, gündemin 9. Maddesi olan 2018 yılı Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerinin ücret,

huzur hakkı ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi maddesinde yönetim kurulu üyelerine ayrı ayrı aylık net 20.000 TL huzur hakkı ve her bir yönetim kurulu üyesine ayrı ayrı net 250.000 TL başarı primi ödenmesinin kabulü şeklinde karara bağlanan Genel Kurul kararlarının öncelikle icralarının tedbiren durdurulması ve yargılama sonunda iptalini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacının müvekkili şirketteki hisse oranının %17 olmadığını, son dönemde bir kısım hisse satışları da gerçekleştirmiş olup bu husus şirketin yönetim kurulunca karar alınıncaya dek askıda olmakla birlikte hisselerinin %17' den de aşağı düştüğünü, huzur hakkının yönetim kurulunun kanundan doğan bir hakkı olduğunu, huzur hakkı verilmesi için şirketin kâr etmesine dahi gerek olmadığını, huzur baklanın fahiş olduğuna ilişkin iddianın asılsız olduğunu, huzur hakkı ödemesinin müvekkili şirketi zarara uğratacağına ilişkin iddiamın iki yönden mesnetsiz kaldığını,

davacı ...’nın müvekkili şirketteki hisse oranın %17'ye tekabül etmediğini, ana sözleşmeye aykırı olarak kâr payı dağıtılmadığını ilişkin iddianın da mesnetsiz olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu, TTK 448/3 uyarınca davacının teminat yatırması gerektiğini belirterek öncelikle esasa girıneden davanın usulden reddine, icranın geri bırakılması talebinin reddine, davacınm teminat yatırmasına, haksız ve mesnetsiz davasının reddine, davacının HMK 329 gereği cezalandırılmasına karar verilmesini savunmuştur.

DELİLLER VE YARGILAMANIN ÖZETİ

Dava, davalı şirketin 27/03/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 7, 8 ve 9 nolu kararlarının TTK 445.madde ve devamı uyarınca iptali istemine ilişkindir.

İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Ticaret İl Müdürlüğüne ve davalı şirkete yazılan müzekkerelere cevap verildiği, şirket merkez adresi itibariyle davaya bakmanın mahkememizin yetkisinde olduğu, davanın yasal hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin 27/03/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 7, 8 ve 9 nolu kararlarının yasaya, ana sözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı, kararların iptali koşulların oluşup oluşmadığından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesine, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesine, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesine, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesine, .... Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş.'ne, yazılan müzekkerelere cevap verilmiş, istenen bilgi ve belgeler gönderilmiştir.

Tensip ara kararı gereği davalı vekilince davalı şirketin 27/03/2018 tarihinde yapılan olağan genel kuruluna ait toplantı tutanağı, hazirun cetveli, davacıya ait muhalefet şerhi, davete ve gündeme ilişkin belgeler ile diğer tüm belgelerin onaylı örnekleri ibraz edilmiştir.

İSTİNAF ÖNCESİ YARGILAMA

Davalı vekili 05/10/2018 tarihli dilekçesi ile de yönetim kurulu üyelerinin görüşlerini ibraz etmiştir.

Davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...

05/10/2018 tarihli görüşlerine ilişkin ayrı ayrı beyan dilekçelerinde; davalı şirketin huzur hakkı olarak her bir yönetim kurulu üyesine her ay ödenmesi kararlaştırılan 20.000,00 TL'nin şirketin hacmi düşünüldüğünde uygun bir rakam olduğunu, şirketin yönetim kurulu üyelerine 2012 senesinde yapılan olağan genel kurul toplantısında 8.maddede 20.000,00 TL huzur hakkı ve sene sonunda 250.000 TL prim verilmesine karar verildiğini, 2012 yılında oy birliği ile karar altına alınan rakamın 20.000,00 TL olduğunu, keza 2017 yılında da aynı miktarın ödenmesine karar alınmasına rağmen davacının dava açtığını, bu nedenle kötü niyetli olduğunu,

açıklanan nedenlerle huzur hakkıyla ilgili taleplerin reddine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmişler, dilekçeleri ekinde 22/03/2013 tarihli genel kuruluna ilişkin .... tarihli ticaret sicil gazetesi örneği ve 28/03/2018 tarihli genel kurula ilişkin 09/05/2018 tarihli ticaret sicil gazetesi örneğini sunmuşlardır.

Davacı tarafın tedbir talebi değerlendirilerek ihtiyat tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

Davalı şirket ana sözleşmesi, defter ve kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde mali müşavir, finans uzmanı ve şirketler konusunda uzman 3'lü bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak dava konusu davalı şirketin 27/03/2018 tarihinde yapılan genel kurulunda gündemin 7, 8 ve 9. Maddeleriyle ilgili alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı, hususlarında rapor alınmasına karar verilmiş, 22/07/2019 tarihli raporda özetle.

7 numaralı genel kurul kararının kanuna ve dürüstlük kuralına aykırılık gerekçesiyle iptal edilebilir olduğu, 8 numaralı genel kurul kararının sadece dış kaynaklardan artırım kısmının dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle (kısmen) iptal edilebilir olduğu, 9 numaralı genel kurul kararının ise, kanuna ve esas sözleşmeye uygun olsa da şirketin uzun bir süredir kâr dağıtmaması gözetilerek pay sahipleri arasında eşitsizliğe yol açacağı ve iptal edilebilir nitelikte olduğu mütalaası olunmuştur.

Mahkememizin 19/09/2019 tarihli ... Esas, ... Sayılı kararında özetle; davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 27/03/2018 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 8 nolu kararın kısmen sadece dış kaynaklardan arttırım kısmının iptaline, 7 nolu kararın ve 9.nolu kararın iptallerine, 8.nolu genel kurul kararı yönünden fazlaya ilişkin iptal isteminin reddine karar verilmiş olmakla mahkememiz kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin .... Esas, ... sayılı kararı ile kaldırılmıştır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ....

Esas, ... sayılı kararında özetle: Yönetim kurulu üyeleri için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davalı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulunun harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kârdan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerektiğini,

bu yönde denetime elverişli rapor alınıp oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması yerinde görülmediği şeklinde karar kurulmuştur.

İSTİNAF SONRASI YARGILAMA

Mahkememizin 25/04/2022 tarihli tensip tutanağının (2) no'lu ara kararı uyarınca: İstinaf ilamı kapsamında tüm dosya muhteviyatı değerlendirilerek; denetime elverişli ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup bilirkişi heyeti 12/10/2022 tarihli raporunda özetle: ''Şirketin sermaye yapısı incelendiğinde; toplam kaynak içindeki özkaynak tutarının düşük olmasına bağlı olarak yabancı kaynak toplamının oldukça yüksek bir orana sahip olması son derece olumsuz bir gösterge olduğu,

2018 yılı bilançosundaki sermaye yapısında bu olumsuzluğun daha da arttığı, Şirketin kaydi değerli Bilançosuna göre 31.12.2017 döneminde özkaynakların 65.108.846,33 TL olduğu, Şirketin 31.12.2017 itibarı ile ödenmiş sermayesi olan 33.048.000,00 TL'yi Özkaynaklarında koruduğu, 31.12.2018 itibarı ile ise Şirketin kaydi olarak Borca Batık durumda olduğu ve Sermayesi 70.023.000,00 TL'nin Özkaynaklarında korunamadığı, Şirketin özkaynaklarının yetersiz olduğu, yabancı kaynak kullanımının çok yüksek tutar ve oranda olduğu, Davalı Şirketin Aktif büyüklüğü özkaynakları borçlanmanın yıllar itibarı ile artışına ters orantılı olarak azaldığı,

dolayısı ile Şirketin Özkaynaklarını yabancı kaynak kullanımını ile arttırması mümkün gözükmediği, Yabancı kaynak kullanımının finansman giderlerini arttırmasının Dönem Zararı oluşumunda etkili olduğu, yabancı kaynak kullanımına paralel artmış olmasına karşın, Şirketin finansal yapı analizinde borçlanmada oldukça riskli seviyeye ulaşıldığı, Duran varlıklarda artış gerçekleştiği tespit edilen kalemlerin, 2018 yılındaki Bağlı Ortaklık yatırımı ve hem 2017 hem de 2018 yıllarındaki Bağlı Ortaklıklardan Alacaklar tutarları olduğu,

dolayısı ile yüksek tutarlarda yabancı kaynak kullanımına karşın şirketin maddi veya maddi olmayan duran varlık yatırımının bulunmadığı, Yönetim Kurulu huzur hakkı bedellerinin, tespit edilen emsal bedelleri ile karşılaştırıldığında, emsallerinin üzerinde olmadığı ve kabul edilebilir tutarlar olduğu'' şeklinde görüş ve tespitlerini mahkememize bildirmişlerdir.

Kural olarak TTK. m. 445 uyarınca yasaya, esas sözleşmeye veya iyiniyet kuralına aykın kararlara karşı iptal davası açılabilir. Dolayısıyla anılan kararlann iptalinin sağlanabilmesi için bu kararların kanun, anasözlesme veya afaki iyiniyete aykırı olması da gerekir. denmiştir.

Davaya konu davalı şirketin 27/03/2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7, 8 ve 9 nolu nolu kararların yasaya, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı yönünden yapılan yargılama ve toplanan delillere göre Somut uyuşmazlıkta davacı sıfatının (aktif husumet ehliyeti) bulunduğu açıktır. Öte yandan iptal davası, genel kurul kararının alındığı 28.03.2018 tarihinden sonra Uç aylık süre içerisinde görevli mahkeme nezdinde açılmıştır.

Davacı iptalim dava konusu haline getirdiği 7, 8 ve 9 numaralı genel kurul kararlan açısından; olumsuz oy kullanarak, muhalefetini usulüne uygun bir şekilde toplantı tutanağına geçirtmiştir. Diğer taraftan, zikredilen kararların gerekli olan nisaplara uygun bir şekilde alındığı anlaşılmaktadır (TK 418, 421). Bu yönüyle dava koşullan tun sağlandığı ve iptal davası açılmasında davacının hukuki menfaati bulunduğu anlaşılmıştır.

İstinaf ilamı kapsamında tüm dosya muhteviyatı değerlendirilerek; davalı şirketin ana sözleşmesi ve ticari defter ve kayıtlarında inceletilmek suretiyle şirket ana sözleşmesinde yedek akçe ayırmasına ve sermaye artırımına ilişkin düzenleme bulunup bulunmadığının inceletilerek, davalı şirketin yatırımları olup olmadığı, şirketin uzun ve kısa vadeli kredi borçlarının bulunup bulunmadığı, şirketin yatırım giderlerini ve kredi borçlarını nasıl karşıladığı, geçmiş dönem karlarının da kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmışsa nerede kullanıldığı, davalı şirketin sermaye artırımı yapılmasını gerektirir somut bir yatırım planı olup olmadığı,

davalı şirketin faaliyet gösterdiği sektörün genel gelişimi, davalı şirketin ekonomik faaliyet ve amaçları, ayrıca şirket işlemlerinin devamlı gelişmesini sağlamak için davalı şirketin sermaye artırımına gidilmesinin gerekli olup olmadığı ve şirketin kar yapı dağıtımı yapmayarak şirket karının yedek akçelere ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespiti, yönetim kurulu üyeleri için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları,

ortaklık yapısı ve mali durum açısından davalı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yapılan yargılama sonunda ;

(7) sayılı gündem maddesi yönünden; Davaya konu olayda yönetim kurulu üyelerine ödenmesi öngörülen huzur hakkı iîe ikramiyeye dairdir.Kural olarak yönetim kurulu üyelerine, tutan esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, Ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir (TK 394). Yine, yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim “gibi" mali haklarının belirlenmesi, genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasındadır (TK 408/2-b),

Yönetim kurulu üyelerine emeklerinin ve mesailerinin karşılığı olarak ücret veya sair ödeme yapılmasında kanuna veya esas sözleşmeye aykırı bir durum yoktur.

Mahkememizce 25.04.2022 tarihli ara kararının 3. maddesi gereğince; davalı şirketle

aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler konusunda

taraflara emsal ücret araştırması yapılacak kurum ve kuruluşların isim ve adreslerini

bildirmeleri talep edilmiştir. Bu karar kapsamında dava dosyasına sunulan belgeler

incelenmiş bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Yönetim Kurulu huzur hakkı bedellerinin, tespit edilen emsal bedelleri ile

karşılaştırıldığında, emsallerinin üzerinde olmadığı ve kabul edilebilir tutarlar olduğu, tespitleri yerinde görüldüğünden davacının bu yöndeki iptal talebinin reddine karar vermek geremiştir.

(8) sayılı gündem maddesi yönünden;

Sermaye artırımında iç ve dış kaynaklardan birlikte sermaye artırımı karan alınmasıdır. Genel kurul toplantı tutanağı İncelendiğinde, davalı ... Otomotiv AŞ'nin mevcut sermayesinin iki katı oranında bir artış öngörüldüğü, bununla birlikte artışın büyük bir çoğunluğunun iç kaynaklardan, geride kalan bölümünün ise dış kaynaklardan yapılmasının planlandığı anlaşılmıştır.

Öğretide dış kaynaklardan sermaye artırımının amaç ve nedenleri sınırlı olmamakla birlikte belli başlı hallerinin,

-Ortaklığın büyümek veya teknolojisini yenilemek için yatırım yapmak veya bir işletmeyi devralmak ya da vadesi gelen borçlarını, pahalı gelen banka kredilerini ödemek gibi sebeplerle sermayeye ihtiyaç duyması;

-Anonim ortaklığın diğer bir ortaklıkla devralma suretiyle birleşmesi veya bölünme yoluyla devralınması;

- Ortaklığın vadesi gelen borçlarının, pay sahibi olan ve olmayarı alacaklılarla anlaşılarak sermayeye dönüştürülmesi ve böylece fikidite sıkıntısı yüzünden ödeme güçlüklerinin giderilmesi;

-Mevzuat veya sözleşme ya da anasözleşme gereği zorunlu olması;

-Ortaklığın borca batık olması veya sermayesinin zararlar sonucu kaybı (TTK 376) hallerinde durumun giderilmesi amacı;

-Halka açık anonim ortaklığa dönüşme amacı (Bkz. Moroğlu, Erdoğan, Anonim Ortaklıkta Sermaye Artırımı, 4. Bası, İstanbul 2013, s. 14-17) olduğu varsayılmıştır.

Öte yandan sermaye artırımının geçerliliği artırım sebebinin artırım kararında gösterilmiş olmasına da bağlı olmadığı ancak elbette sermaye artırımının hukuken korunan bir nedene dayanması gerektiği; bu nedenin belirlenmesinde şirketin mali yapısının da önem arz ettiği dikkate alınığında sermaye artırım kararı alınan genel kurul tarihi öncesinde mali tablolar esas alınarak yapılan incelemede de hiç bir faaliyet ve hasılatı ya da yatırımı veya ileriye dönük projesi bulunmayan şirketin sermaye artırımını gerektirecek bir durumda olmadığı halde;

davacının kar payı ve tasfiye payı gibi mali haklarını doğrudan olumsuz etkileyecek olan sermaye artırım kararının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği mahkememizce belirlenmiş olduğu gibi gelen raporda da davalı şirketin özkaynaklarının yetersiz olduğu, yabancı kaynak kullanımının çok yüksek tutar ve oranda olduğu, aktif büyüklüğü, yabancı kaynak kullanımına paralel artmış olmasına karşın ; özkaynakları borçlanmanın yıllar itibarı ile artışına ters orantılı olarak azaldığı, dolayısı ile şirketin özkaynaklarını yabancı kaynak kullanımını ile arttırması mümkün gözükmediği,

yabancı kaynak kullanımının finansman giderlerini arttırmasının dönem zararı oluşumunda etkili olduğu, şirketin finansal yapı analizinde borçlanmada oldukça riskli seviyeye ulaşıldığı şeklindeki tespitlerine katılmamakla birlikte davalı şirketin borca batık olduğu, borçlanmada riskli seviyeye ulaşıldığı ve sermayenin öz kaynaklarında korunamadığı hususları ,Özkaynaklarında korunamadığı, Şirketin özkaynaklarının yetersiz olduğu, yabancı kaynak

kullanımının çok yüksek tutar ve oranda olduğu,- Davalı Şirketin Aktif büyüklüğü, yabancı kaynak kullanımına paralel artmış olmasına karşın

Özkaynakları borçlanmanın yıllar itibarı ile artışına ters orantılı olarak azaldığı, dolayısı ile

Şirketin Özkaynaklarını yabancı kaynak kullanımını ile arttırması mümkün gözükmediği,

Yabancı kaynak kullanımının finansman giderlerini arttırmasının Dönem Zararı oluşumunda

etkili olduğu,

Şirketin finansal yapı analizinde borçlanmada oldukça riskli seviyeye ulaşıldığı, Duran

varlıklarda artış gerçekleştiği tespit edilen kalemlerin, 2018 yılındaki Bağlı Ortaklık yatırımı

ve hem 2017 hem de 2018 yıllarındaki Bağlı Ortaklıklardan Alacaklar tutarları olduğu, dolayısı

ile yüksek tutarlarda yabancı kaynak kullanımına karşın şirketin maddi veya maddi olmayan

duran varlık yatırımının bulunmadığı ve bu yöndeki bilirkişi raporu da dikkate alındığında Davalı şirketin 27/03/2018 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 8 numaralı genel kurul kararının sadece dış kaynaklardan artırım kısmının dürüstlük

kuralına aykırılık nedeniyle (kısmen) iptal edilebilir olduğu anlaşıldığından sadece "dış kaynaklardan arttırım" kısmının iptaline karar vermek gerekmiştir.

Gündemin 9 no'lu genel kurul kararı bakımından ,

Anonim ortaklıklarda kâr dağıtımında bulunma zorunluluğu bulunmadığı yönündedir. Bununla birlikte bu durum, kâr dağıtımında bulunulması, devredilemez görev ve yetkisinde bulunan genel kurulun, bu konuda sınırsız bir serbestiye sahip olduğu ve keyfî davranarak kâr üzerinde dilediği şekilde tasarrufta bulunabileceği anlamına gelmemektedir. Şartları mevcutsa kârın dağıtılması gerektiği genel kuraldır. Somut olayda davalı şirket toplantı tutanaklarına göre kâr dağıtımı ya da dağıtmama doğrultusunda herhangi bîr karar alınmadığı, ekseriyetle de yedeklerin sermayeye eklenmek suretiyle iç kaynaklardan artırımda bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Genel kurulun hangi şartlar altında yıl içerisinde edinilen kân, yedek akçe olarak ayırabileceği, diğer bir ifadeyle, hangi hâllerde kâr dağıtımında bulunmamaya karar verilebileceği ile ilgili düzenleme, TK 523’de düzenlenmiştir.

Buna göre; ''kanuni ve esas sözleşmede öngörülen isteğe bağlı yedek akçeler ayrılmadıkça pay sahiplerine dağıtılacak kâr payı belirlenemez” (TK 523/1), “Genel kurul; a) Aktiflerin yeniden sağlanabilmesi için gerekliyse, b) Bütün pay sahiplerinin menfaatleri dikkate alındığında, şirketin sürekli gelişimi ve olabildiğince kararlı kâr payı dağılımı yönünden haldi görülüyorsa, kanunda ve esas sözleşmede öngörülenlerden başka yedek akçe ayrılmasına da karar verebilir" (TK 523/2),

denilerek kâr dağıtmama açısından hangi durumların haklı sebep olarak ele alınabileceğini düzenlemekte aslında hangi hallerde ve ne ölçüde kâr dağıtımına karar verilmeyebileceğini öngörmektedir.

Somut uyuşmazlıkta davalı .... Otomotiv AŞ, kâr payı dağıtımına karar verilmesinin gerekçesini; edinilen kârın yedek akçeye ayrılması ve sonrasında bu tutarın iç kaynaklara eklenmesi suretiyle payın değerini artırmasına dayandırmıştır.

Dosya kapsamındaki delillerden davalı şirketin bir şekilde kâr elde etliği, bununla birlikte, davalı şirketin mali durumu ile ilgili bir sorun ya da borca batıklık durumu olmadığı tam tersi şirketin iktisadi aşıdan değerinin muhafaza edilmesi ve artırılmasının hedeflendiği beyan edilmiştir.. Bu yönüyle TTK 523/2-a’daki ilk gerekçenin davalı şirket açısından bir kâr dağıtmama gerekçesi teşkil etmeyeceği söylenebilir. Son olarak genel kurul kararının süreklilik arz edecek şekilde pay sahibinin kâr payı alacağına kavuşmasını engellemek tahtında dürüstlük kuralına da aykırı olduğu dikkate alınmış ve bu kapsamda somut olayın şartları, pay oranlan dikkate alındığında 7 numaralı genel kurul karanmn kanuna ve dürüstlük kuralına aykırılık gerekçesiyle iptal edilebilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

HÜKÜ M

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;

-Davalı şirketin 27/03/2018 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 7 nolu karar ile 8 nolu kararın kısmen sadece "dış kaynaklardan arttırım" kısmının İPTALİNE,

2- (9) no'lu kararın iptaline ilişkin talebin REDDİNE,

3- (8) no'lu genel kurul kararı yönünden fazlaya ilişkin iptal isteminin REDDİNE,

4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85- TL harçtan peşin alınan 35,90-TL harcın mahsubuna, bakiye 233,95-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-Davacı tarafından yapılan 29,20-TL başvurma harcı, 29,20-TL peşin harç, 13.467,40-TL bilirkişi ücretleri, tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 13.525,80-TL yargılama giderinin takdiren 6.762,90-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı tarafça yapılan 162,10-TL yargılama giderinin 81,05-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,

10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/11/2023

Başkan ... · ¸e-imza · Üye ... · ¸e-imza · Üye ... · ¸e-imza · Katip ... · ¸e-imza

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/398, K. 2023/1103, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller Ve Yargılamanın Özeti
  5. İstinaf Öncesi Yargılama
  6. İstinaf Sonrası Yargılama
  7. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/398
Karar No
2023/1103
Tarih
30 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/400 K.2023/157
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/400 K.2023/877
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/401 K.2023/1196
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/401 K.2023/1202
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/401 K.2023/942
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/402 K.2023/845

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.