KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1051
- Karar No
- 2024/850
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- *** Esas - ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Başkan
- ***
- Üye
- ***
- Üye
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- ***
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ***
- Vekili
- Av.
- Dava
- Sözleşmenin İptali
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ***
Karar Metni
1.544 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan sözleşmenin iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından, Tarım Ve Orman Bakanlığı'nın Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Tarıma Dayalı Ekonomik Yatırımların Desteklenmesi, Hibe Sözleşmesi için başvuru yapılarak, mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, ... Mahallesi, ...
Ada, 14 Parselde kayıtlı 5.126,74 m2 yüzölçümlü arsa niteliğindeki taşınmazda büyükbaş hayvan besiciliği yapılması ve hibe sözleşmesi kapsamında devlet teşviğinden faydalanabilmek için tarafların sözleşme imzaladıklarını, davalı firmanın sözleşmedeki yükümlülüklerine aykırı davranması, inşaat sahasını terk etmesi ve yüklendiği işi yarım bırakmış olması sebebiyle Kayseri 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.
İş sayılı dosyası ile taşınmaz mahallinde keşif ve teknik bilirkişi incelemesi yapılarak davalı tarafından yapılan imalatların seviyesi ve hali hazır durumlarının tespit edildiğini, teknik bilirkişi raporunda hali hazırda herhangi bir inşaat faaliyetinin bulunmadığının belirtilerek,
ahır revir inşaat seviyesinin %55, yem deposu inşaat seviyesinin %75, gübre çukuru inşaat seviyesinin %100, dezenfektan havuzu inşaat seviyesinin %0, idari bina inşaat seviyesinin %70, çevre düzenleme seviyesinin %60 olduğunun tespit edildiğini, ilgili teknik raporun 08/08/2023 tarihinde davalı firmaya e-tebliğ yolu ile tebliğ edildiğini, davalının yasal süre içerisinde bu rapora karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığını, buna karşılık müvekkili firma tarafından davalının hak edişinden daha fazla ödeme yapılmış ise de,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkilinin uğramış olduğu menfi ve müspet zararlar ile fazladan yapılan ödemenin tahsili amacıyla ayrıca yasal işlem başlatılacağını, taşınmaz mahallinde yapılan tespit sonrasında Kayseri 8. Noterliği'nin 02/06/2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin müvekkili tarafından feshedildiğini, sözleşmenin feshine ilişkin bu ihtarın 02/06/2023 tarihinde davalıya elektronik tebligat ile tebliğ edildiğini, bugüne kadar geçen süreçte davalı taraf ile şifahen görüşmeler yapılmış ise de herhangi bir sonuç alınamadığını,
davalının sözleşme kapsamında edimlerini ifa etmediğini, müvekkili şirketin davalının edimlerini ifa etmemesi üzerine daha fazla zarara uğramamak adına delil tespiti sonrasında haklı nedenle sözleşmeyi feshederek davaya konu taşınmaz mahallinde yarım bırakılan iş ve imalatı kendi çabası ile tamamlamaya devam etmek zorunda kaldığını, davalının sözleşmeye aykırı hareket etmesi, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyip işi eksik ve yarım bırakarak inşaat alanını terk etmiş olması,
müvekkilinin maddi ve manevi kayba uğramış olması nedeniyle ve müvekkilinin bu aşamadan sonra yapım işine devam edip resmi kurum ve kuruluşlardaki işlerini de tamamlayıp ruhsat alabilmesi için işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek davanın kabulü ile öncelikli olarak taraflar arasında son olarak tanzim edilmiş olan 16/05/2022 tarihli sözleşmenin geriye dönük feshine, aksi kanaat halinde sözleşmenin geçersizliğin tespitine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulünce tebligat yapılmasına rağmen yasal süresi içinde cevap dilekçesi vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır. HMK'nun 128. maddesi uyarınca davalının davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayıldığı kabul edilmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça, tapu kaydına, Tarım Ve Orman Bakanlığı'nın Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Tarıma Dayalı Ekanomik Yatırımların Desteklenmesi Hibe Sözleşmesine, inşaat hizmet sözleşmelerine, inşaat işleri teklif formuna, yüklenici taahhütnamesine, teknik şartnameye, inşaat projesine, Kayseri 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı delil tespiti dosyasına, Kayseri 8. Noterliği'nin 02/06/2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine, tanık, yemin, keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafından yasal süresi içinde delil bildirilmemiştir.
Kayseri 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak bu mahkemeyle ait ... D. İş sayılı delil tespiti dosyasının fiziki olarak gönderilmesi istenilmiştir. Delil tespiti dosyası fiziken mahkememiz dosyası içerisine alınmıştır.
Kayseri İl Tarım Ve Orman Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı şirketin Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 14 parselde kayıtlı arsa üzerinde büyükbaş hayvan besiciliği faaliyeti kapsamında yapmış olduğu hibe başvurusuna dair ilgili tüm belgelerin birer örneğinin mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. 14/12/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacı vekili tarafından delil olarak dayanılan 11/09/2020 tarihli, 13/07/2021 tarihli ve 16/05/2022 tarihli sözleşme örnekleri, tapu senedi örneği, Kayseri 8. Noterliği'nin 02/06/2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin örneği ile diğer bir kısım delilerinin örneği dilekçesi ekinde sunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasında düzenlenen 16/05/2022 tarihli sözleşmenin geriye dönük feshi, olmadığı taktirde sözleşmenin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama mahkememiz heyeti tarafından yazılı yargılama usulüne göre yürütülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı ile davalı arasında akdedilen 16/05/2022 tarihli sözleşme uyarınca davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirip getirmediği, işi eksik ve yarım bırakarak inşaat alanının terk edip etmediği, bu nedenle sözleşmenin geriye etkili olarak feshi, bunun mümkün olmaması halinde geçersizliğinin tespiti gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Dava dilekçesinin içeriğine göre dava, eser sözleşmesinin geriye etkili feshi talebinden ibarettir. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.
Davacı vekili, taraflar arasında 16/05/2022 tarihli sözleşmenin imzaladığını, işe devam ederken davalı yüklenicinin sözleşmedeki yükümlülüklerine aykırı davrandığını, yüklendiği işi eksik bırakarak inşaat sahasını terk ettiğini ve sözleşme kapsamında edimlerini ifa etmediğini, müvekkili şirketin davalının edimlerini ifa etmememesi üzerine Kayseri 8. Noterliği'nin 02/06/2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin müvekkili tarafından feshedildiğini,
sözleşmenin feshine ilişkin bu ihtarın 02/06/2023 tarihinde davalıya elektronik tebligat ile tebliğ edildiğini belirterek 16/05/2022 tarihli sözleşmenin geriye dönük feshine, aksi kanaat halinde sözleşmenin geçersizliğin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili kavram ve yasal düzenlemelerin açıklanmasında yarar vardır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesinde hukuki yarar dava konusu şeye ilişkin dava şartı olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. Öğretide hukuki yarar, dava açan kişinin hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir menfaati olarak tanımlanmakta ve dava açıldığı sırada bu hukuku korunma ihtiyacının mevcut olması dava şartı olarak aranmaktadır. Aksi halde, dava hukuki yarar yokluğundan, bir başka deyişle dava şartı yokluğundan reddedilmelidir.
Bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının o anda gerekli olması durumunda hukuki yararın varlığından söz edilebilmektedir. Davacının hakkının korunması için bir mahkeme kararına ihtiyaç yok ise hukuki yarardan söz edilemez. Bir konuda mahkemeye başvurup karar almadan, daha basit ve daha kolay yol ile aynı sonuca ulaşılabiliyorsa bu konuda mahkemeye başvurmakta hukuki yararın varlığından söz edilemez.
Bu anlatımlar ışığında somut olaya geldiğimizde; davada sadece 16/05/2022 tarihli sözleşmenin geriye etkili feshi, aksi kanaat halinde bu sözleşmenin geçersizliğin tespiti talep edilmekte, başkaca bu sözleşmeden kaynaklanan bir alacak dava konusu edilmemektedir. Taraflar arasındaki dava konusu 16/05/2022 tarihli inşaat yapım sözleşmesi adi şekilde düzenlenmiştir. Sözleşmenin niteliği gereği fesih, tek taraflı irade beyanı ile yapılabilecek durumdadır.
Nitekim davacı tarafından eldeki dava açılmadan önce Kayseri 8. Noterliği'nin 02/06/2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 16/05/2022 tarihli inşaat yapım sözleşmesi ve taraflar arasında akdedilen önceki diğer sözleşmeler feshedilmiş ve sözleşmenin feshine ilişkin bu ihtar 02/06/2023 tarihinde davalıya elektronik tebligat ile tebliğ edilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; yanlar arasındaki dava konusu edilen sözleşme nakit bedel karşılığı düzenlenmiş olup, fesih tek taraflı irade beyanı ve bunun karşı tarafa ulaşması ile hukuki sonuç doğuracağından, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde olduğu gibi fesih ve geriye etkili fesih ile tasfiye için mahkeme kararına ihtiyaç bulunmamaktadır.
İş sahibi davacı tarafından sözleşmenin feshi halinde feshin sonuçları ile ilgili eda davası açılması mümkün olup, davacının bu davasında feshedilen bu sözleşmeden kaynaklanan başkaca bir alacak talep edilmemiştir.
Bu durumda davacı iş sahibinin tek taraflı olarak yaptığı feshin geçerli olup, fesih için tarafların anlaşmasına veya mahkeme kararına ihtiyaç bulunmadığından dava tarihinden önce zaten feshedilmiş olan bu sözleşmenin dava yoluyla mahkemeden geriye etkili olarak feshedilmesinin, olmadığı taktirde geçersizliğinin tespitine karar verilmesinin talep edilemeyeceği ve feshe bağlı hakların ödenmesi talebini yani eda istemini içermeyen davanın açılmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle,
davanın dava şartlarından olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir (Yargıtay 15. H.D.'nin 2013/5355-2014/4458 Karar sayılı ve 2017/1819 Esas-2017/3827 Karar sayılı ilâmları, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. H.D.'nin 2022/339-2022/461 Karar sayılı karar ilâmı).
İzah edilen tüm nedenlerle eldeki davada feshe ilişkin haklar da talep edilmediğinden davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olduğu kabul edilemez. Bu nedenle davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri gereğince hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Başkan *** · E-imzalıdır · Üye *** · E-imzalıdır · Üye *** · E-imzalıdır · Katip *** · E-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1051, K. 2024/850, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama