KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1092
- Karar No
- 2024/600
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... - ***
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- 1- ... - ... -
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- 2- ... - ... -
- Dava
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Karar yazım tarihi
- ***
Karar Metni
946 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememize açılan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile alacaklısının ... borçlusunun ... olduğu Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibi kapsamında müvekkiline 89/1.2.3 haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, müvekkilinin icra dosyasına borçlu olarak eklendiğini ancak müvekkilinin bu süreçlerin hiç birinden haberdar olmadığını, müvekkili ile davalı ...'un kardeş olduğunu ve aralarında herhangi bir alacaklı borçlu ilişkisi bulunmadığını,
müvekkilinini abisi olan Ali Kürşad ile ticari olarak hiçbir irtibatı da bulunmadığından bahisle öncelikle müvekkilinin telafisi mümkün olmayacak zararlara uğramasını önlemek için Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile müvekkilinin Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, süreç esnasında dosyaya müvekkili adına yatan veyahut yatacak olan paraların müvekkiline iadesine, davalı tarafın kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine,
yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: öncelikle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, İcra ve iflas Kanunu'nun 89. maddesinin 3. fıkrasına göre menfi tespit davalarının üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde açılması gerektiğini, davanın yaklaşık 4 yıl sonra açıldığını, bu nedenle açılan davanın reddine, İİK 72/4 maddesi uyarınca müvekkilinin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın %20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a henüz tebligat yapılamamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, İİK'nın 89/3 maddesi gereğince menfi tespit istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir.
Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir.
Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarih ve 3568 E., 6425 K. ve 17.12.2015 tarih ve 7065 E., 17162 K., sayılı ilamları da bu yöndedir.
Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, borçluya borçlu olduğu gerekçesiyle çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle yedinde sayılan borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti istenmektedir. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, sh:476)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine dair 06/11/2023 tarihli 2023/5228 E., 2023/6468 K. Sayılı kararında ''....2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin;
davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına, yukarıda belirtilen Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine...'' karar vermiştir.
İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine dair 06/11/2023 tarihli 2023/5228 E., 2023/6468 K. Sayılı ilamında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığından Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, HMK'nın 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1092, K. 2024/600, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama