KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/167
- Karar No
- 2023/354
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2023
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... Esas - ...
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- ...
- Karar tarihi
- ...
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 06/06/2023
Karar Metni
1.410 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... tarihinde ... Noterliği’nde ... yevmiye numarası ile Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parselde ... adet yarım iş yerinin tamamlanması için inşaat yapım sözleşmesi yapıldığını, ... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ... tarihli sözleşme ile inşaatın geçici kabulü yapıldığını, ...
Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtar ile davalıya çatıların (damların) aktığı, bu nedenle sıva ve boyaların deforme olduğu, taşınmazların kullanılabilir duruma getirilmesi aksi halde hukuki yollara başvurulacağının ihtar edildiğini ancak davalının ihtar gereğini yerine getirmediğini ve her geçen gün taşınmazlardaki deformelerin arttığını, davalının Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ...
Parselde ... adet yarım iş yerinin yapım işini projeye uygun olarak gereği gibi ifa etmediğini, eksik ve hatalı su yalıtımı ile çatıda akmalar oluştuğunu ve buna bağlı olarak duvarların sıva ve boyasının çok belirgin şekilde döküldüğünü ve kabardığını, söz konusu iş yerlerinin damının akması sonucu duvarlarında, tavan, çatı ve dış cephesinde çatlaklar oluştuğunu, oluşan bu çatlakların artmaya devam ettiğini, ayrıca davalı tarafından yapılan iş yerlerinin yapımındaki hata ve eksiklerden dolayı dam kısmındaki çatlaklardan dış cepheye su sızdığını, taşınmazların dış cephelerinin sıva ve boyasını zedeleyerek,
kabarmasına sebep olduğunu, ayrıca damın su alması sonucu betonun içindeki demirlerin oksitlenmesi ile yapılan taşınmazın ömrünün kısaldığını, bu durumun davacı için ayrı bir zarar kalemi olarak hesaplanması gerektiğini, yapılan iş yerlerinin çatılarının su alması sonucu dış cephede sıva ve boyalarının dökülmesi ile yağmur inişlerinin yerlerinden çıktığını ve kırıldığını, bu durumun yağışlı havalarda taşınmazın kullanılmasına engel oluşturduğunu beyan etmiş, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında artırılmak üzere belirsiz dava olmak üzere,
ayıp nedeniyle eserde oluşan şimdilik 100,00 TL ayıpların giderim bedelinin, en yüksek mevduat faizi üzerinden hesaplanarak davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bahse konu inşaatların iskelet betonu, temel inşaat kısımlarının ... Grup ünvanlı bir firma tarafından yapıldığını, dilekçe ekinde ...
İnşaatın, dava konusu inşaatı getirmiş olduğu seviyeyi (%70) gösterir tutanağı sunduklarını, söz konusu tutanakta davacının imzasının da bulunduğunu, büyük bölümü biten inşaatın sadece çatı kısmını davacının çizdirmiş olduğu projeye göre yapan davalı firmaya karşı ikame edilen bu davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, iş sahibi tarafından çatı talep edilmeyen inşaat işlerinde su geçirme özelliği olmayan hazır betonun kullanılması gerektiğini, dava konusu inşaat işinin davalıya geçtiği seviye göz önüne alındığında inşaatın beton işlerinin başka bir firma tarafından yapıldığının aşikar olduğunu,
davacı tarafın davalı firmadan çatı olmaksızın, ...
Proje Ofisi'ne kendi çizdirdikleri projeye göre inşaatı tamamlattırmak istemesi, davalı firmanın kendilerini bu konuda uyarmasına rağmen ısrarla çizdirdikleri proje üzerinden çatı olmaksızın membran ve beton ile inşaatın tamamlanması istendiğini, dava dilekçesinde adı geçen ayıpların tamamının davalının müteahhitliğini devraldığı şirketin yapmış olduğu imalatlardan kaynaklandığını, davalının inşaatın devamı işini devraldığı şirketin batmış olduğunu ve davacı tarafın ayıplı imalat var ise bahsi geçen bir önceki firmadan tahsil edemeyecek olması sebebiyle davalı firmaya işbu davayı ikame ettiğini,
inşaatın gelmiş olduğu % 70 seviyesinden sonra imalata dahil olan davalıdan yaptırmış oldukları inşaatlardaki ayıpların tamamını tahsil etmek istemelerini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Dava, davacı vekili tarafından ilk olarak ... tarihinde açılmış, mahkememizin ... esas sırasına kaydedilen davanın yapılan yargılaması sonucunda ... esas ... karar sayılı ... tarihli ilam ile davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, verilen karar ... tarihinde tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine kesinleşmiş dosya Kayseri ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiş Kayseri .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sırasına kaydedilen davada yapılan yargılama neticesinde ... esas ... karar sayılı ... tarihli ilam ile mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Kayseri ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunun tespitine karar verilmiş, dosya merci tayini için Kayseri BAM ... Hukuk Dairesi'ne gönderilmiş, Kayseri BAM ...
HD'nin ... esas ... karar sayılı ... tarihli ilamı ile Kayseri ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiş dava dosyası mahkememize gönderilmiş yukarıda yazılı olan esas sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya devam edilmiştir.
Kayseri ... AHM'nin ... esas sırasında yapılan ... tarihli celsenin ... nolu ara kararı ile taşınmazlar üzerinde keşif yapılarak ayıplı iş olup olmadığı, ayıplı iş ise giderin bedelinin ne olduğu hususunda rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bilirkişiler ..., ... ve ...'ın Kayseri ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu raporda özetle; kusurlu imalat nedeniyle meydana gelen zararların giderilmesi için KDV hariç piyasa rayiçleri ile 291.686,00 TL bedel tespit edildiğini, su sızıntısından meydana gelen yapı ömründeki söz konusu azalma iddiası ile ilgili işbu aşamada tespit kapılmasının mümkün olmadığını, karot numunesi ile yapılacak test sonucunda tespit edilebilecek bir durum olduğu kanaatine varıldığını mahkememize bildirmiştir.
6098 sayılı BK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinde , iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1).Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Ayıp, imâl edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir.
Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir. Eksik iş ise sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eksik işler bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ya da ihtar çekilmesine gerek bulunmamaktadır.
Somut olayda taraflar arasındaki ... tarihli sözleşme gereği davacı tarafından yapılan imalatın ayıplı olduğu görülmüştür. Bilirkişilerce ayıp giderim bedeli 291.686,00TL belirlendiği ve davalının rapora itirazı olmadığı görülmüştür.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kavram, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin yada tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Davalı rapor itirazı olmadığından usuli kazanılmış hak doğmuş olduğundan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/167, K. 2023/354, 11 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama