KÜNYE
T.C. Kayseri
- Mercii
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/519
- Karar No
- 2024/702
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- *** Esas - ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- *** Lüleburgaz/ KIRKLARELİ
- Vekili
- Av.
- Davalı
- *** KAYSERİ
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ***
Karar Metni
1.991 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kimyasal ürünler üretim ve satışı işi ile uğraştığını, davalı tarafın müvekkili şirketten satın aldığı ürünler karşılığında ödemesi gereken 155.034,32 TL'yi müvekkili şirkete ödemediğini, bunun üzerine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek icra dosyasındaki itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %3, yıllık %36 oranında temerrüt faizi işletilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin davaya konu tutarda borcunun bulunmadığını, müvekkilinin davacıdan iddia edildiği tutarda bir mal ve hizmet almadığını, davacının şirket alacağını cari hesap ekstresine dayandırdığını, yazılı olarak yapılmayan cari hesap sözleşmelerinin geçerli olmadığını, bu kapsamda müvekkili firma ile davacı firma arasına yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, bu nedenle temerrüt olgusunun gerçekleşmemiş bir alacak iddiası üzerinden ayrıca faiz talebinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine, asıl alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı takip dosyası uyaptan celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklısının ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, 155.034,32 TL fatura ve cari hesaptan kaynaklanan, 30.276,29 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 185.310,61 TL alacak üzerinden takibin başlatıldığı görülmüştür.
Mimarsinan Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak, takibe dayanak yapılan 308.042,36 TL'lik faturanın davalı tarafından Form BA beyannamesi ile beyan edilip edilmediğinin sorulmuş, gelen yazı cevabı ile Form Ba'ların gönderildiği görülmüştür.
Lüleburgaz Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak, takibe dayanak yapılan 308.042,36 TL'lik faturanın davacı tarafından Form BS beyannamesi ile beyan edilip edilmediğinin sorulmuş, gelen yazı cevabı ile Form Ba'ların gönderildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra davalının ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi ... 19/04/2024 tarihli raporunda özetle;
- Davalı ... San. ve Tic. A. Ş. Ticari defterleri e-beratlarının zamanında alındığı, defter onaylarının usulüne uygun yapıldığı,
- Davalı ... San. ve Tic. A. Ş.” nin Ticari defter kayıtlarına istinaden; Davacı ... San. ve Tic. A.Ş.' nin 155.034,32 TL alacaklı olduğuna dair rapor sunulmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi, davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacının ticari defterlerinde adresi itibari ile Kırklareli Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak rapor alınmış, Kırklareli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/54 Talimat sayılı dosyasında yeminli mali müşavir bilirkişi Vedat Var raporunda özetle;
Tarafların iddia ve savunmaları ile sulh faaliyetleri çerçevesinde anlaşamadıkları hususların; davacı tarafından davalıya kesilen ve davalı tarafından da itiraz edilen fatura tutarından kaynaklı bir alacak davası olduğu anlaşılarak tarafların her ikisinin de tacir olduğu ,
- Davacının Ticari defterlerinin Lehine delil olarak kullanılabileceği değerlendirmesiyle ;
1- Davacının dava konusu yaptığı ve talep ettiği mal veya hizmetten doğan faturalardan kaynaklı bakiye alacağın ; 155.034,32TL olarak davacının Ticari defterlerinde kayıt altına alındığı ve yukarıda yazılı olduğu gibi ticari defterlerinin Açılış ve kapanış Kayıtlarının zamanında yerine getirildiği,
2)Eğer Alacak tutarında mahkemece karar verildiğinde ve davacının talebi üzerine işlemiş faiz oranı olan %10.75 üzerinden 6.203,53TL işlemiş faiz olabileceği yönünde kanaatini bildirmiştir. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık; takibe konu edilen nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine vaki yetkiye ve borca itirazının haklı olup olmadığı, bu itirazların iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatının koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir.
Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1).
Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve *** Karar sayılı ilamı).
Kural olarak, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Temerrüt ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez (TBK'nun l17/1. maddesi).
Faturaya veya açık hesap ilişkisine dayalı takiplerde takip öncesi borçludan faiz talep edilebilmesi için fatura borçlusunun bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. Ödeme talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez. Somut uyuşmazlıkta takip tarihinden önce davacı tarafından davalıya gönderilen bir temerrüt ihtarı olmadığı görülmekle davacının takip öncesi faiz talebinin reddine karar verilmesi uygun görülmüştür.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi raporlarındaki sair tespitleri yönünden ise raporun dosya kapsamındaki delillerle uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülmekle raporların asıl alacağın miktarının tespiti ile ilgili kısımları mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Dosya kapsamına göre takibe dayanak yapılan faturalar nedeniyle takip tarihi itibariyle davalının davacıya 155.034,32-TL borçlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile 155.034,32-TL, asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 155.034,32-TL -TL asıl alacağa asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %3 temerrüt faizi uygulanarak, davacının takip tarihinden önce davalıyı temerrüte düşürdüğü ispatlanamadığından dolayı davacının fazlaya (işlemiş faiz alacağına) ilişkin itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir.
Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaların içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, tarafların ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 155.034,32 -TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Katip *** · e-imzalıdır Hakim *** · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/519, K. 2024/702, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama