KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/520
- Karar No
- 2024/585
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2024
Karar Metni
1.760 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/520 Esas
KARAR NO: 2024/585
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/07/2023
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ---------Ş. arasında ticari ilişki neticesinde icra takibinde belirtilen evsaf, tarih, bedel ve no.larla e-faturalar düzenlendiğini.
6102 sayılı TTK'nın 21 inci maddesine göre, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağını; somut olayda davalı şirketin bu süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu sebeple söz konusu faturanın içeriğini kabul etmiş sayıldığını; fatura alacakları ödenmemiş olup --------- İcra Müdürlüğü ---------- E. sayılı dosya ile icra takibine geçilmişse de borçlu tarafından haksız olarak takibe itiraz edildiğini;
yapılan itiraz ile müvekkili davacı şirket ile aralarındaki ticari ilişkinin inkar edilmediğini, borcun ödendiğine ilişkin bir beyan da bulunulmadığını; ayrıca yetki itirazının da HMK, İİK ve --------- sayılı kararı ve benzer içtihatlara aykırı olup geçersiz olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini ve davalı şirket aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinde talep ettiği alacaklarının zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı defi ve itirazında bulunduklarını, müvekkilinin yerleşim yerinin -------olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu, icra takibine konu faturaların müvekkili tarafından ödendiğini, davacının düzenlediği faturanın kendi tanzim ettiği belge olduğunu, davalının borçlu olduğuna dair delil niteliği taşımadığını, icra takibine işletilen faiz oranının hatalı olduğunu, yıllık ticari faiz işletilebileceğini, davacının kötü niyetli olduğunu,
%20 den az olmamak koşulu ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir.
Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir.
İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez.
Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür.
Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir.
Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir .----------İcra Müdürlüğü'nün--------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, 13.629,74.-TL toplam Alacağın asıl alacağa işleyecek yıllık %15,75 avans faizi birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 18/11/2022 tarihinde e tebliğ yolu ile tebliğe gönderildiği, 23/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 25/11/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği,
davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce tensiple birlikte, ilgili vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2021-2022 yıllarına ait davacı tarafın BS, davalı yanın BA formlarının Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.Ön inceleme duruşmasında, Uyuşmazlığın, davacının davalı aleyhine başlattığı ilamsız takibe esas faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, fatura konusu malların teslim edilip edilmediği, fatura bedellerinin ödenip ödenmediği, takip tarihi itibariyle alacaklı olunup olunmadığı,
davacı alacaklı ise inkâr tazminatı şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplandığı belirlenmiş, aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek uyuşmazlığın çözümü için tarafların 2021 yılına ait ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğinden, TTK.'nın 83. ve HMK'nın 222. maddesi uyarınca tarafların dava konusu 2021 yılına ait tüm ticari defter, kayıt ve dayanak belgeleri üzerinde inceleme yapmak üzere dosya mali muhasip bilirkişiye tevdi edimmiştir.
24/3/2024 tarihli mali hesap raporunda,"(...) 1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden:Davacı şirketin ibraz ettiği 2021 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görülmüştür.Davalı şirketin ibraz ettiği 2021 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görülmüştür.2.
Takip Konusu Alacak Yönünden:Tarafların incelenen ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 15.03.2021 tarihli ------------ no.lu satış faturası ile başladığı, davacının 15.03.2021 tarihinden 09.06.2021 tarihine kadar davalı tarafa 13 fatura ile 16.463,25 TL bedelli satışı yaptığı, bu süreçte davalı taraftan 2 ayrı tarihte 6.500,00 TL ödeme aldığı ve 27.12.2021 tarihi itibariyle davalı taraftan 9.963,25 TL alacaklı olduğu,
iş bu alacağının;16.04.2021 tarihli ------------ seri no.lu 1.536,84 TL tutarlı faturanın 481,93 TL bakiye alacağından, 22.04.2021 tarihli ----------- seri nolu 1.064,45 TL tutarlı faturadan, 05.05.2021 tarihli ---------- seri nolu 794,88 TL tutarlı faturadan, 11.05.2021 tarihli ------------ seri nolu 1.370,41 TL tutarlı faturadan, 22.05.2021 tarihli --------- seri nolu 928,80 TL tutarlı faturadan, 27.05.2021 tarihli ----------- seri nodu 1.706,40 TL tutarlı faturadan,09.06.2021 tarihli -------------seri nolu 3.616,38 TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı tespit edilmiştir.Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere,
davacının davalından takip tarihi itibariyle 9.963,25 TL alacaklı olduğu, tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, 9.963,25 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği" belirlemelerine yer verilmiştir."---------- 15.7.2013 tarihli kararı ise şöyledir: “Yerel mahkeme kararının gerekçesinde.
“Dava konusu faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olması malın teslim edildiğini göstermez.” ifadesi yer almaktadır. Oysa faturaların tarafların ticari defterlerine kayıtlı olması (özellikle satın alanın ticari defterlerine kaydedilmiş olması) faturalar kapsamındaki malların teslim edildiğine karine teşkil eder. Bunun aksini malın teslim edilmediğini iddia eden davacının yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.
Kaldı ki, somut olayda Cumhuriyet Başsavcılığının---------- soruşturma nolu hazırlık evrakı incelendiğinde malların teslim edildiği nakliyecinin davalı satıcı ile ilgisi olmayıp davacının nakliyecisi olduğu da anlaşılmaktadırYargıtay’ın söz konusu kabulünün, bir tür fiili karine olduğu söylenebilir.V. Yukarılarda belirtildiği üzere, hüküm doğurabilmesi için, faturanın, taraflar arasında önceden yapılmış ve geçerli bir sözleşme ilişkisine dayanması şarttır (TTK. m. 21/no.1).
Fatura, sözleşmenin kuruluş safhasıyla ilgili olmadığına ve TTK. m. 21/no.2 hükmündeki karine faturanın içeriğine dair olup, sözleşmenin kuruluşuyla ilgili bulunmadığına göre, faturaya itiraz edilmemesi de sözleşme ilişkisinin varlığını göstermez.
Eğer faturayı alıp da süresi içinde itiraz etmeyen taraf, sözleşme ilişkisini inkâr ederse, o zaman, TTK. m. 21/no.2’deki karinenin uygulanabilmesi için, aralarında, faturanın dayandığı geçerli bir sözleşme ilişkinin bulunduğunu ispat yükü; faturayı düzenleyip gönderen (satıcı, işi yapan veya diğer bir menfaati sağlayan) tarafın üzerindedir (TMK. m. 6; HMK. m. 190/no.1)39.
Faturaya konu alacağın dayandığı bu sözleşme, HMK. m. 200 (HUMK. m. 287) uyarınca senetle/kesin delille ispatlanmak durumundadır. Yine, faturayı düzenleyip gönderen taraf; fatura konusu borcunu ifa ettiğini (malın teslim ettiğini, işin yaptığını vs.) de ispatlayacaktırEğer taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığı halde düzenlenip gönderilmişse, bu belge fatura değil; öneri (=icap) niteliğinde sayılır.
TBK. m. 6 hükmündeki özel haller bir yana, kural olarak öneriye cevap vermeme (=susma) kabul anlamına gelmez; ancak, bir sözleşme bulunmadığı halde düzenlenip gönderilen öneri niteliğindeki bu faturanın alınıp da itiraz edilmeksizin ticari defterlere kaydı, “irade faaliyeti” ile kabul sayılabilir ve böylece sözleşme kurulmuş olur.VI. Örneğin, satış sözleşmelerinde malın teslim edildiği, teslim makbuzu, sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura ile ispat edilir.
Kuşkusuz, bu belgelerin imzalı ve de imzaların, alıcıya veya alıcının çalışanına ait olması gerekir. Yalnız, imzanın alıcı veya çalışanı yanında, başka biçimde teslim almaya yetkili sayılabilecek kişiye ait olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekir.
Uygulamada, bu belgelere, sadece kime ait olduğu anlaşılamayan imza atıldığına veya sadece ismin yazıldığına sıklıkla rastlanılmaktadır.Diğer taraftan, alıcı tarafından Vergi Dairesi’ne bildirilen BA-BS formları da fatura kapsamındaki malın teslim edildiğini gösterir.Bundan başka, daha önce de belirtildiği gibi, Yargıtay’ın, alan tarafın, süresinde itiraz etmediği faturayı ticari defterlerine kaydetmiş olmasının, malın teslimine karine oluşturduğunu kabul ettiği görülmektedir.
Yine, Yargıtay’a göre; verilen faturaya uzunca bir zaman itiraz edilmediğinde, malın alıcıya teslim edildiğinin kabulü gerekirVII. Son olarak; bedelin ödendiği gösterilen faturaya yahut kapalı faturaya alıcı tarafından süresi içinde itiraz edilmemesi üzerine, malın teslim edildiğine ilişkin karine oluşur. Çünkü; sözleşmeyle aksi kararlaştırılmış olmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ile alıcı, borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür (TBK. m. 207/f.2).
Bu durumda, malın teslim edilmediğini iddia eden (alıcı) taraf, bu iddiasını ve kesin delille ispatla yükümlü olur" (İtiraz Edilmeyen Faturanın Malın Teslim Edilmiş ve İşin Yapılmış Olduğunu Gösterip Göstermeyeceği, --------, ----------, s.212 vd).Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içeriğine göre her iki tarafın ticari kayıtlarının birbirini teyit ettiği, buna göre davacının takip tarihi itibariyle 9.963,25 TL alacaklı olduğu,
asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/520, K. 2024/585, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama