KÜNYE
T.C. Kayseri
- Mercii
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/717
- Karar No
- 2025/874
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... Esas -...
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
1.936 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
Av. ...
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ :...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı firma arasında 12.04.2022 tarihinde ...
Melikgazi Kayseri adresinde bulunan ... ada, 1 parsel numaralı gayrimenkulde yapılacak yapı için yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandığını, müvekkili firma ile davalı firma arasındaki iş bu akdedilen sözleşmeyi davalı tarafın 29.05.2023 tarihli ihtarname ile haksız olarak feshettiğini, müvekkilinin davalı tarafça haksız feshi sebebi ile zarara uğradığını, müvekkili şirketin davalı firma ile arasındaki 12.04.2022 günlü sözleşme şartlarını yerine getirmek amacıyla ilgili proje için proje uygulama ve denetçilerini görevlendirdiğini,
iş bu sözleşmeden kaynaklı proje sebebi ile müvekkili firmanın çalıştırmaya gerek duymayacağı teknik personeli çalıştırmak zorunda kaldığını ve iş bu nedenle çalıştırmak zorunda kaldığı personelin maaşlarını ve diğer özlük haklarının ödemek zorunda kaldığını, müvekkili firma ile davalı firma arasında yapılan sözleşmede toplam inşaat alanının 15.600 m² olarak belirlendiği,
Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 11. Maddesi gereği yapı denetim kuruluşunun denetleyebileceği toplam yapı inşaat alanının 360.000 m²'yi geçemeyeceğini, bu yönetmelik uyarınca davalı firmanın sözleşme konusu işi sürüncemede bırakması sebebi ile müvekkili şirketin bu sözleşmede mevcut toplam inşaat alanı kadar alan için yeni iş alamaz hale geldiğini beyanla davanın kabulüne, şimdilik 100.000-TL müspet ve munzam zararın davalı taraftan tahsiline, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, ...Parselde bulunan taşınmazı üzerine okul binası yapımı için ilgili idareye başvuruda bulunduğunu, başvuru ile birlikte mevzuat gereği havuz sisteminden davacı şirketin yapı denetim için atandığını, ilgili idareye yapılan ruhsat başvurusunun 1 yılı aşan süreye rağmen neticelendirilmediğini, ilgili belediyenin mevcut iş yoğunluğu göz önüne alınarak 1 yıl kadar beklendiğini, sürenin 1 yılı aşması üzerine söz konusu arsa üzerine inşaat yapımından vazgeçtiğini,
davacının hem hukuki dayanaktan yoksun hemde delillendirilmeyen masrafların bir zarar varmış gibi gösterilerek talepte bulunulmasının kabul edilemeyeceğini, işin yapılmama sebebinin müvekkili şirket değil dava dışı idare olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, alacaklının aşkın zarar talep edebilmesi için; zararının temerrüt faizi ile karşılanamadığını ispatlaması gerektiğini, somut olayda bu şartında gerçekleştirilmediğini beyanla zamanaşımı defini beyanla, davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Bakırköy 52. Noterliğine müzekkere yazılarak 29/05/2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin ve tebliğ mazbatasının onaylı bir örneği celp edilmiştir.
Melikgazi Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak, Kayseri İli Melikgazi İlçesi ... parsel numaralı gayrimenkule ait belediye yapı ruhsatı dosyasının ve Mimari Uygulama Projesinin gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabıyla ilgili gayrimenkule ait arşivlerinde bilgi ve belgeye rastlanılmadığı bildirilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci-mali müşavir ...,inşaat mühendisi...ı, hesap uzmanı hukukçu bilirkişi Av. ... 20/05/2024 tarihli raporda özetle;
1- ... Yapı Denetim Ltd. Şti.'ne ait 2022 yılı yevmiye defteri kapanış tasdikinin bulunmadığı, HMK 222'ye göre sahibi lehine delil olma niteliğine haiz olmadığı,
2- ... Yapı Denetim Ltd.Şti.'ne ait 2023 yılı ticari defter tasdiklerinin usulüne uygun ve süresi içinde yapılmış olduğu, kayıtların birbirini doğruladığı, HMK 222'ye göre sahibi lehine delil olma niteliğine haiz olduğu,
3-Davalı tarafından sözleşme fesih gerekçesi olarak yapı sahibinin en az iki ay süreyle yapı ruhsatı almaması ve bunu müteakip yapı ruhsatı almaktan vazgeçtiğini ilgili idaresine bildirmesi sebebinin gösterildiği ve bu şartın davalı tarafından gerçekleştirilmesi gerektiği,
4-Davacının ticari defter kayıtlarında, sözleşme başlangıç ve bitiş dönemleri esas alındığında, SGK ve personel giderlerinde belirgin bir değişiklik tespit edilemediği,
5-Ruhsat alınmadığı için kontrolü yapılan projelere göre davacı yapı denetim firmasının yapmış olduğu kontroller neticesinde 1.363.518 * %10 * (2/5) = 54.540,72 TL hakedişi olacağı,
6-Dava konusu iş için ayrıca denetçi ve kontrol mühendisi çalıştırılması gerekmediği, yapı denetim kuruluşunda mecburi görev alması gereken denetim ve kontrol ekibi ile 180.000 m² kadar denetim hizmeti yapabileceği tespit edilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacının itirazları ve dosya kapsamı itibariyle önceki ara karar doğrultusunda, bilirkişi heyetine yapı denetim alanında uzmanlığı bulunan bir adet inşaat mühendisi eklenmek suretiyle yeniden rapor alınmasına karar verilmiş, 25/10/2024 tarihli raporda özetle:
Davacı yapı denetim firması ile davalı yapı sahibi arasında 12.04.2022 tarihinde yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandığı, 30.05.2023 tarihinde ruhsat alınmadan işin davalı tarafından fesih edildiği,
1. Öncelikle yapılmayan işin sözleşmenin feshi tarihindeki bedelinin (hizmet tamamlanmış, borç ifa edilmiş olsaydı iş görenin eline geçecek bedel ile sözleşmesine göre yapılan iş sebebiyle ödenen ya da ödenecek bedel farkı) 2.696.148,00 TL,
2. Bulunacak bu bedelden, işin fesih sonucu tamamlamaması sebebiyle sağladığı tasarruf (malzeme, işçilik, sigorta, vergi vs. masraflar) ile bu süre içinde başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir iş yapmaktan kaçınmışsa, kazanabileceği miktarların 975.414,48 TL,
3. Bulunacak bu miktarların ilk olarak bulunan yapılmayan iş bedelinden çıkartılarak hesaplanması suretiyle davacının davalıdan talep edebileceği toplam alacak miktarının 1.720.733,52 TL olduğu tespit edilmiştir. Ek raporun taraflara tebliğ edildiği, ek rapora karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin beyan dilekçesi sundukları görülmüştür.
Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü Yapı Denetim Şefliğine müzekkere yazılarak ... numaralı işin 30.05.2023 tarihli feshi ile yapı denetim firmasından minha edilen puan ile ilgili evrakların ekran görüntüsü ve ilgili kayıtları celp edilerek dosyaya rapor veren Yapı Denetim alanında uzman bilirkişiye tevdi ile tamamlanan eksiklik ile ilgili ek rapor düzenlenmesi ve tarafların itirazları ile ilgili değerlendirme yapılmasına karar verilmiş, 31/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
Dosyaya sunulan müzekkere cevabı ile yapılan hesaplamada kullanılan verilen uyumlu olduğu, kök raporda hesaplanan değerlerde bir yanılgı bulunmadığı, itirazların değerlendirildiği ve raporda değişiklik olmadığı değerlendirilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi, davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Davacı vekilinin 13/05/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edildiği, ıslaha karşı davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava haksız feshi sebebiyle kazanç kaybı talebine ilişkindir.
Uyuşmazlık; yapı denetim sözleşmesi kapsamında davacı iş görenin talep edebileceği alacak ve zarar miktarına ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesine göre, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Düzenleme kapsamına göre tazminat istenebilmesi için alacaklının zarara uğramış olması gerektiğinden, uğranılmış bir zarar karşılığı olmayan miktara tazminat olarak hükmedilemez. Burada zarar kapsamı net ve gerçek zarar olarak düzenlenmiştir. Net ve gerçek zarar, malvarlığındaki gerçek eksilmeyi ifade eder. Bu nedenle müspet zararın tazmini halinde malvarlığının ulaşacağı değerin, sözleşmenin ifası halinde malvarlığının ulaşacağı değeri geçmemesi gerektiği gözetilerek hesaplama yapılmalıdır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi, sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir.
"Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar: Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır. Borcun yerine getirilmesinin kusurla olanaksız hale gelmesinde, temerrüde düşen borçludan, gecikmiş ifa ile birlikte gecikme dolayısıyla tazminat istenmesinde, yahut borçlunun temerrüdü halinde ifadan vazgeçilip, ifa yerine tazminat istenmesinde ve sözleşmenin olumlu biçimde ihlalinde, müspet zararın giderimi söz konusu olur (Prof. Dr. H. Tandoğan Türk Mesuliyet Hukuku 1961 s. 426 vd.).
Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur. Sözleşme ortadan kalkmamaktadır, yalnız alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı alır. Burada sözleşmenin feshedilmemesinden değil, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu gözardı edilmemelidir." (Örnek: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.07.2006 tarihli, 2006/13-499 Esas, 2006/507 Karar sayılı ilâmı).
Müspet zarar olan kâr kaybı, yukarıdaki hükümlerin de sonucu olarak kâr elde edememek nedeniyle malvarlığındaki gerçek eksilme esas alınarak belirlenmelidir. Gerçek eksilmenin belirlenmesi konusunda hizmet sözleşmeleriyle ilgili olarak TBK'da düzenlenen 408 ve 438. maddelerdeki kesinti yöntemi esas alınmalıdır.
408. maddede iş sahibinin temerrüdü nedeniyle istenebilecek ücret hesabı, 438. maddede ise iş sahibinin sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle istenebilecek zarar hesabı düzenlenmiştir.
408. madde işverenin engellemesi sebebiyle yapmaktan kurtulunulan giderler ile başka bir iş yaparak kazanılan veya kazanmaktan bilerek kaçınılan yararların indirilmesini, 438. madde ise sözleşmenin sona ermesi yüzünden tasarruf edilen miktar ile başka bir işten elde edilen veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin indirileceğini düzenlemiştir.
Her ikisi de indirim unsurları olarak benzer düzenleme içermekte olup, öğreti ve uygulamada bu hesaplama, kesinti yöntemi olarak adlandırılmaktadır. TBK'daki kesinti yöntemi hizmet sözleşmelerine ilişkin olmasına rağmen, diğer sözleşmelerin haksız feshi halinde de kıyasen uygulanması gerekir.
Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2010 tarihli ve 2010/14-244 Esas -2010/260 Karar sayılı kararında da iki taraflı sözleşmelerin karşı tarafça haksız feshedildiği hallerde, kâr kaybı zararına uğrayan tarafın isteyebileceği zararın saptanmasında kıyasen Borçlar Kanunu'ndaki kesinti yönteminin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Kesinti yöntemine göre iş görenin fesih sebebiyle yapamadığı sözleşme konusu işlerin geri kalan kısmından dolayı mahrum kaldığı kâr kaybının, öncelikle yapılmayan işin sözleşmenin feshi tarihindeki bedelinin (hizmet tamamlanmış, borç ifa edilmiş olsaydı iş görenin eline geçecek bedel ile sözleşmesine göre yapılan iş sebebiyle ödenen ya da ödenecek bedel farkı) tespit edilmesi,
bulunacak bu bedelden, işin fesih sonucu tamamlamaması sebebiyle sağladığı tasarruf (malzeme, işçilik, sigorta, vergi vs. masraflar) ile bu süre içinde başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir iş yapmaktan kaçınmışsa, kazanabileceği miktarlar belirlenip, bulunacak bu miktarların ilk olarak bulunan yapılmayan iş bedelinden çıkartılarak hesaplanması gerekir (Yargıtay 15. H.D. 04/07/2019 tarihli ve 2018/3513 E. 2019/3182 K. sayılı ilamı).
Somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan yapı denetim sözleşmesi kapsamında, bilirkişi raporuna göre davacının % 10’luk kısma yönelik görevini yerine getirdiği, davalı tarafın 29/05/2023 tarihli ihbarıyla sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, feshin haklı olduğunun ispatlanamadığı, yapı denetim sözleşmesinin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle dava konusu hizmet bedelinden, davacının yapmadığı ve varsa başka bir iş yaparak kazanılan veya kazanmaktan bilerek kaçınılan yararların indirilmesi neticesinde 1.720.000,00 TL yönünden kar kaybı oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/717, K. 2025/874, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama