KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/806
- Karar No
- 2024/1128
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- *** Esas - ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- ***
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.645 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin elektrik enerjisinin tedariki
alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ile 10.09.2019 tarihinde perakende satış sözleşmesi
imzaladığını, davalının ... referans ve 688421 sözleşme numaralı ticarethane tüketicisi
olduğunu, elektrik sayaçlarının okunarak tüketiminin tespitini KCETAŞ yaptığını ve davacının
bu tüketim miktarına göre faturalama yaparak bedelini tahsil ettiğini, davalı sayaçlarının
dönemsel olarak okunması işlemi sonucunda tüketimine göre ödenmeyen faturaların şöyle
olduğunu;
on Ödeme Tarih Fatura No Fatura Kümülatif
0.03.2021 KPO2021000970860 3.136,27 3.136,27
0604.2021 KPO2021001458084 1.600,80 4.737,07
04.5.2021 Kpo2021001911262 1.675,96 6.413,03
07.0.2021 KPO2021002426675 2.278,38 8.691,41
05.072021 KPO2021002938025 2.309,08 11.000,49
06.08.021 KPO2021003435487 3.590,59 14.591,08
06.09.221 KPO2021003983895 3.185,06 17.776,14
04.10.201 KPO2021004519413 2.998,79 20.774,93
01.11.202 KPO2021005054656 2.246,34 23.021,27
26.11.2021KPO2021005558273 1.904,22 24.925,49
Toplam 24.25,49
davacı tarafça sözleşmenin 06.07.2022 tarihinde feshedildiğini, 13.07.2022 tarihinde sayaç
üzerindeki son endeksin tespit edilerek 3.708,39 TL ara tahakkuk borcunun davalının önceki
borcuna yansıtıldığını ve toplam davalı borcunun 28.634,42 TL olarak hesaplandığını,
davalının ödenmeyen fatura borçlarına 25.07.2022 tarihinde 5.569,01 TL gecikme bedeli
hesaplanarak faturasının oluşturulduğunu ve davalıya tebliğ edildiğini, bu tutarla davalı
borcunun 34.203,43 TL olduğunu, davalının teminatı olan 1.183,87 TL’nin davalı borcundan
mahsup edilerek davalının 33.019,56 TL borcu hesaplandığını, davalının borç bakiyesine
24.08.2022 tarihine kadar gecikmesi ve gecikmesinin KDV’si hesaplanarak 34.123,32 TL
üzerinden Merkezi Takip Sisteminin ... sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalının
itirazı ile takibin durduğunu, davalı itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflar arasındaki
sözleşme kapsamında davalının borçlu olduğunu, davalının faturalara itirazının olmadığını,
fatura bedelleri ödenmeyerek davacının hak kaybına uğratıldığını belirterek itirazın iptaline
karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça faturaların fahiş şekilde
düzenlendiğini, davalının işlettiği dükkan ile ilgili fatura tarihlerine bakıldığında fahiş
miktarlarda fatura gelme ihtimali olduğunu, daha önceki aylarda gelen faturaların bu şekilde
fahiş olmadığını, davalının ilgili dükkanının işlettiği dönemde 3-4 bin TL civarında gelen
faturanın çevre dükkanlarda 400-500 TL olduğunu, davacı tarafça yapılan hesaplamanın hatalı
olduğunu, davalının kendisine gelen elektrik faturasının yüksek geldiğini davacıya bildirmesine
rağmen herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını belirterek davanın reddine yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Bilirkişi Prof. Dr. *** ile Elk. Mühendisi ***'dan alınan 06/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
1- Davacınn takip konusu faturalar sebebiyle davalıdan takip tarihi itibariyle
28.634,42 TL anapara ve 5.395,44 TL işlemiş faiz olmak üzere 34.029,86 TL alacağı
hesaplanmıştır.
2- Dava konusu olayın üzerinden yaklaşık olarak 3 yıl kadar bir zaman geçmesi, keşif
yapılamaması, dosyada kaçak kullanım ile ilgili tutanak bilgi belge bulunmaması
nedeniyle kaçak kullanımın söz konusu olmadığı düşünülmektedir
3- Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğünün 09.11.2018 tarihli Elektrik Sayacı
Muayene Raporundan kontrolünde sayacın doğru çalıştığının tespit edildiği
rapor içindeki dokümandan anlaşılmıştır, yönünde kanaatlerini bildirmişlerdir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir.Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının elektrik abonesi olduğunu ve faturaların ödenmediğini, ödenmeyen faturalardan dolayı Kayseri MTS İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası ile takip yaptıklarını belirterek itirazın iptali ve icra inkar tazminatı dilemiştir.
Davaya konu Kayseri MTS İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine dayanağı abonelik faturasından kaynaklı 33.019,56 TL asıl alacak, 935,39 TL gecikme zammı ve 168,37 TL KDV olmak üzere toplam 34.123,32 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının ise açık hesap ilişkisi olduğu, ödeme emrinin itiraz üzerine takibin borca itiraz nedeniyle durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
-Davanın esasının incelenmesine dair mesele;
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir.
Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Somut olayda, davacının ticari defterler sunulan kayıtlar incelenmiştir. Davalı ise kesin süreye rağmen ticari defter sunmamıştır. Bilirkişi raporu uyarınca 28.634,42 TL asıl alacak, 4.308,87 TL işlemiş faiz ve 1.086,42 TL olmak üzere 34.029,71 TL davalının davacıya borçlu olduğu, kaçak kullanıma daiir bir kayıt olmadığı ve sayaçların doğru çalıştığı tespit edildiği görülmüştür.
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. (TMK m. 6) İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. (HMK m.190)
Somut olayda, davalı borcun ödendiğini ispat edemediğinden ve takip talebinde 33.019,56 TL asıl alacak, 935,39 TL gecikme zammı ve 168,37 TL KDV olmak üzere toplam 34.123,32 TL üzerinden takip yapılması dikkate alınarak takiple bağlılık ilkesi gereği 28.634,42 TL asıl alacak, 935,39 TL gecikme zammı ve 1.168,37 TL KDV olmak üzere toplam 30.738,18 TL üzerinden takibin devamına karar vermiştir.
-İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede;
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı davalıya fatura ile bildirildiğinden alacak likid mahiyette olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Katip *** Hakim *** · e-imzalıdır e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/806, K. 2024/1128, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama