KÜNYE
T.C. Kayseri
- Mercii
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/867
- Karar No
- 2025/177
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2025
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- *** Esas - ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- ***-53341-00413] UETS
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ***
- Vekili
- Av.
- Dava
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 27/03/2025
Karar Metni
1.919 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait olan "Kayseri ili, Talas ilçesi, ...
Mahallesi, Yunus Emre Caddesi, Bina No. 24/A" adresindeki dükkan niteliğindeki taşınmazın 06/02/2023 tarihinde ülkemizde gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle hasar gördüğünü, Kayseri ilinde bulanan davaya konu taşınmazın girişinde, yanlarında ve içerisinde bulunan camların kırıldığını, içerisindeki duvarlardaki alçılar kırılarak döküldüğünü ve çatladığını, fayansların kırıldığını,
bahse konu müvekkiline ait taşınmazda deprem sonucu oluşan hasarlar yönünden bunların davalı Doğal Afet Sigortaları Kurumu nezdinde mevcut olan 68162472 poliçe numaralı zorunlu deprem sigorta poliçesi kapsamında tazmin edilmesi için müvekkili tarafından davalı şirkete başvurularak hasar dosyası açılmış ise de davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı bir şekilde bu başvurunun kabul edilmediğini, müvekkiline ait taşınmazda depremden kaynaklı oluşan ve davalı nezdinde vaki sigorta poliçesi kapsamında olan hasarlara ilişkin bir ödeme yapılmadığını belirterek davanın kabulüne,
vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taleplerin belirsiz alacak olarak ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davaya konu meskene ilişkin güncel tapu kayıtları ve poliçeden görüleceği üzere Türkiye Vakıflar Bankası A.Ş'nin rehin alacaklısı olduğunu, ilgili bankanın açık ve yazılı muvafakat vermemesi halinde iş bu davanın usulden reddi gerektiğini, davacının tazminat taleplerin ilişkin müvekkili kuruma usulüne uygun bir şekilde başvurmadığını,
dava konusu taşınmazda 06.02.2023 tarihinde 04:17:34'te Pazarcık/Kahramanmaraş'ta meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremin etkisiyle meydana gelmiş olan herhangi bir hasarın bulunmadığını, davaya konu meskenin bulunduğu bina Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ise "hasarsız" olarak tespit edildiğini belirterek yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Talas Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Kayseri ili, Talas ilçesi, ... Mahallesi, Yunus Emre Caddesi, Bina No:24/A adresindeki taşınmazın tapu kayıtları celp edilmiştir.
Türkiye Sigorta A.Ş.'ne müzekkere yazılarak davacı şirkete ait Kayseri ili, Talas ilçesi, ... Mahallesi, Yunus Emre Caddesi, Bina No:24/A sayılı taşınmaza ilişkin 06/04/2022 başlangıç ve 06/04/2023 bitiş tarihli 68162472 poliçe sayılı zorunlu deprem sigortası nedeniyle 06/02/2023 tarihli deprem nedeniyle davacının başvurusuna ilişkin kayıtların, sigorta poliçesinin, hasar dosyasının, davacıya yapılan ödemelere ilişkin kayıt ve belgelerin birer suretinin gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabıyla DASK poliçesinin gönderildiği görülmüştür.
Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak poliçedeki dain-i mürtehin kaydının devam edip etmediği, ediyor ise rehne konu sözleşme ve ödeme evrakları, bakiye alacak miktarı ile davaya ve tazminatın davacıya ödenmesine kayıtsız şartsız muvafakat edip etmedikleri hususları sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, rehne konu ipotek belgesi, ödeme dekontu ve yenilenen poliçenin yazı ekinde gönderildiği ve bakiye alacak miktarı ile davaya ve tazminatın davacıya ödenmesine kayıtsız, şartsız muvafakat ettikleri görülmüştür.
Talas Belediyesi Fen İşlerine müzekkere yazılarak dava konusu "Kayseri ili, Talas ilçesi, ... Mahallesi, Yunus Emre Caddesi, Bina No. 24/A" adresindeki dükkan niteliğindeki taşınmaza ait yapı ruhsatı ve mimari proje ve ekleri
Doğal Afet Sigortaları Kurumu Başkanlığı'na müzekkere yazılarak dava konusu "Kayseri ili, Talas ilçesi, ... Mahallesi, Yunus Emre Caddesi, Bina No. 24/A" adresindeki dükkan niteliğindeki taşınmaza ait hasar dosyası celp edilmiştir.
Mahkememizce mahallinde 04/06/2024 günü keşif icra edilmiş, keşif mahallinde alanında uzman inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi ve sigorta alanında uzman hukukçu bilirkişilerin hazır bulundurulmuş, Jeoloji Mühendisi Bilirkişi *** 16/10/2024 tarihli raporunda özetle;
- Dava konusu taşınmazın Kayseri İli, Talas İlçesi, ... Mahallesi, 350 Ada, 2 parselde kayıtlı, 2.250,05 m² yüz ölçüme sahip, “Kargir Apartman Ve Arsası” vasfındaki ana taşınmazın zemin kat 43 numaralı “Sığnaklı Isıtma Merk. Dükkan” olduğu,
-Taraflar arasında 06.04.2022 tarihli 68162472 poliçe numaralı Zorunlu Deprem Sigortası bulunmaktadır. Bu poliçede bağımsız bölümün kullanım şekli Ticarethane olarak belirtilmiş olup, brüt yüzölçümü 648 m² olarak belirlendiği, sigorta bedelinin 320.000 TL olduğu, oluşan zarar kapsamında 25/02/2023 tarihinde yapılan başvuru neticesinde hasar dosyasının oluşmuş olduğu,
-Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hasartespit.csb.gov.tr internet adresinden sorgulanan ana taşınmaza ait hasar tespit raporundan ana taşınmazın durumunun “Hasarsız” olduğu, “Hasara İtiraz Yok” olduğu,
-Söz konusu hasarların deprem nedeniyle meydana geldiği, yapı da oluşan çatlaklıkların deprem sonucu oluşacak çatlak karakteristiğinde olduğu,
-Yapılan hesaplamalar neticesinde hasar miktarının dava tarihi itibariyle toplam 31.000 TL olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davacı vekilinin itiraz ve beyan dilekçesi sunduğu, davalı vekilinin beyan ve itirazlarını sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 08/01/2025 tarihli talep artırım dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, dilekçeden bir örneğin davalı vekiline tebliğ edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, zorunlu deprem sigortasından kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1453. maddesi uyarınca malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1406. maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Yine TTK'nın 1456/1. maddesinde "sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam eder" düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise "sigortacıya, mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez.
Ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek yoktur. Sigortalı menfaate konu malın tamiri veya eski haline getirilmesi amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla, tazminat sigortalıya ödenebilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 879. maddesinde ise "muaccel olan sigorta tazminatı, malike ancak bütün rehinli alacaklıların rızasıyla ödenebilir; sigorta tazminatı taşınmazın eski hale getirilmesi için harcanacaksa, malik tarafından yeterli bir güvence gösterilmesi koşuluyla kendisine ödenir" denilmek suretiyle, benzer yönde düzenleme yapılarak sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınmasının gerekli olduğu belirtilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler gereği sigortalı mal üzerinde sınırlı ayni hakkı bulunan alacaklı, sigorta tazminatı üzerinde öncelikli hak sahibi olup sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain-i mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatını almak suretiyle sigortadan, kendi menfaati de zedelenmişse, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Öncelikle talep hakkının rehin hakkı sahibinde olması, yani sigorta bedelinin rehin hakkı sahibine ödenmesi gerektiği durumda, rehin hakkı sahibinin muvafakatinin bulunması halinde sigortalıya sigorta bedeli ödenebilir.
Bu durumda dava açma hakkı da öncelikle rehin hakkı sahibinde olduğundan bir dava şartı olarak aktif dava ehliyeti olan davacı sıfatının da rehin hakkı sahibinde olduğu, buna karşın daini mürtehinin muvafakati halinde bu şartın yerine getirilmiş sayılacağı Yargıtayın yerleşik içtihatları ile de ortaya konulmuştur.
Diğer yandan hangi borç sebebi ile bankaya rehin hakkı verildiği, bu borcun ödenip ödenmediği ise muvafakatın tespitinde önemli yer tutmaktadır. Zira borcunun poliçe teminatından daha düşük miktarda olduğu durumlarda borcunun artan kısım için bankanın onayına da ihtiyaç bulunmamaktadır (Bkz. Yargıtay 17. HD'nin 2018/6298 E., 2020/4001 K. sayılı ilamı).
Kural olarak tazminat ödemesi sigortalıya yapılır. Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığında, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam edeceğinden poliçede dain-i mürtehin sıfatıyla başka biri gösterilmişse, tazminat artık bu kişiye ödenir. Çünkü, dain-i mürtehin olarak gösterilen bu kişi, sigorta tazminatı açısından öncelikli olarak lehtar konumundadır.
Bu husus dava ön şartı olup Kanun’da emredici şekilde düzenlenmiştir. Bu kurala aykırı olarak ödeme yapan sigortacı, ancak sınırlı hak sahiplerinin sonradan yazılı onay vermesiyle sorumluluktan kurtulabilir. Muaccel olan bir sigorta tazminatı, sigortalıya ancak tüm rehinli alacaklıların rızasıyla ödenebilir.
Rehin hakkı sahibinin bu rızası, şarta bağlı olamayacağı gibi, sigorta tazminatının sigortalıya ödenmesine açıkça rıza gösterilmesini de kapsamalıdır (Ulaş, Işıl: Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Ankara, 2012 s. 169 vd.. Yavaşi, Mahmut: Kara Taşıtları Sigortaları, Ankara, 2019, s. 136 vd).
Bu kapsamda Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak poliçedeki dain-i mürtehin kaydının devam edip etmediği, ediyor ise rehne konu sözleşme ve ödeme evrakları, bakiye alacak miktarı ile davaya ve tazminatın davacıya ödenmesine kayıtsız şartsız muvafakat edip etmedikleri hususları sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, rehne konu ipotek belgesi, ödeme dekontu ve yenilenen poliçenin yazı ekinde gönderildiği ve bakiye alacak miktarı ile davaya ve tazminatın davacıya ödenmesine kayıtsız, şartsız muvafakat ettikleri görülmüş ve davacının aktif husumet ehliyeti olduğu anlaşılmıştır.
6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu gereğince, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binalar içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile yapılan meskenler Zorunlu Deprem Sigortasına tabidir.
Bu sigorta ile, depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar ile deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, dev dalga (tsunami) veya yer kaymasının sigortalı binalarda neden olacağı hasarlar (temeller, ana duvarlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, bahçe duvarları, istinat duvarları, tavan ve tabanlar, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar, çatılar, bacalar ve yapının benzer nitelikteki tamamlayıcı kısımlarında meydana gelenler de dahil olmak üzere), sigorta bedeline kadar Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından teminat altına alınmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık konusundaki hasar ve buna bağlı tazminat bedelinin belirlenmesi özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden sigorta eksperi tarafından zararın belirlenerek hükme esas alınması hukuken olanaklı değildir (Yargıtay 4. HD'nin 28/03/2022 tarihli, 2021/17713 E., 2022/5999 K. sayılı ilamı bu yöndedir). Bu nedenle mahkememizce deprem ile binanın hasar görmesi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve hasarın miktarı hususunda alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak hüküm kurulmuştur.
Davalı DASK'ın eksper raporunun düzenlendiği tarihten itibaren 1 ay içinde ödeme yapmadığı taktirde temerrüde düşeceği, davacının baş vuru tarihinin 25/02/2023 olduğu, davalı DASK'ın 27/03/2023 tarihinde temerrüde düştüğü tarih olduğu(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Esas no: 2018/4350 Karar no: 2020/5159), sigorta sözleşmesine konu olan taşınmazın mesken niteliğinde olduğu, taşınmazın niteliği nedeniyle temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir.
Bu kapsamda, yaşanan deprem, hasar durumu, hasar bedeli, poliçe bedeli, alınan teknik bilirkişiler ve sigorta konusunda uzman bilirkişiden oluşan heyetin sunduğu bilirkişi raporu, davacının talebi de dikkate alınarak davacının, davalı DASK'tan 31.000,00-TL alacaklı olduğu, davalı tarafın 27/03/2023 tarihinde temerrüte düştüğü anlaşılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip *** e-imzalıdır Hakim *** · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/867, K. 2025/177, 25 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama