KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1002
- Karar No
- 2024/1131
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - TC:... ...
- Davalı
- ***
- Dava
- Alacak (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Karar yazım tarihi
- ***
Karar Metni
765 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememize açılan Alacak (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı şirket arasında Kayseri ili, ... (İçesi ... 5. Mah. Pafta ...,Ada 3276, Parsel 115 Nolu parsellerdeki hisselerin tamamından dolayı toplam 298 m2 kadastro parseli için 18.11.2016 tarihinde Kayseri 8.Noterliğinin ...
Veymiye numarası ile düzenleme şeklinde taşınmaz satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı inşaat sözlesmesi yapıldığını, sözleşmeye göre teslim tarihi olarak en geç 36 ay içinde teslim edileceğinin belirlendiğini, bu süre içinde inşaatın eksiksiz teslim edilmemesi halinde arsa sahiplerini her taşınmaz için ayrı ayrı 250 Euro aylık kira bedeli ödeyeceklerini, yine sözleşmeye göre müteahhit firmanın kadastro parselindeki 298 m2 arsaya karşılık 1 adet 3+1 daire ve 1 adet dükkan vereceğini, dairenin tapuda net 95,08 brüt 130,53 m2 olarak göründüğünü, yapımcı firmanın mesken ve iş yerini zamanında teslim etmediği gibi en az 22 ay gecikme olduğunu,
müteahhitin bu zamana kadar kira bedellerini ödemediğini, arabuluculuk müzakerelerinde de sonuç alınamadığı için bu davanın açıldığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.500,00. EURO karşılığı birikmiş kira tazminatının yasal fazı ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır.
Nispi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Kayseri Defterdarlığı, Erciyes Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 12.12.2024 tarih 342438 sayılı yazısında; davacı ...'in mükellef kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
Vergi dairesinin cevabi yazısından anlaşıldığı üzere; davacıın tacir olmadığı dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmektedir.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davanın mutlak ticari dava olarak sayılan davalardan olmadığı, davacının tacir olmaması sebebiyle nispi ticari davalardan da olmadığı, bu nedenle mahkememizin görevi alanına girmediği, taraflar arasında tüketici ilişkisi de bulunmadığından Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu,
HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görev ile ilgili karar verilebileceği, mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1002, K. 2024/1131, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama