KÜNYE
T.C. Kayseri
- Mercii
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/368
- Karar No
- 2024/935
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... Esas - ...
- Esas no
- ... Esas
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... Bahçelievler Mah. Bismil Cad. No:5 İç Kapı No:17 Talas/ KAYSERİ
- Vekili
- Av. ... - [16098-90159-59543] UETS
- Davalı
- TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - 0434005698400014 [25999-56551-03458] UETS
- Vekili
- Av. ... - [16824-28866-51805] UETS
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Av. ... - [16576-75779-62118] UETS
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
24.07.2020 tarihinde müvekkiline ait ...plakalı araç ile ...'a ait ... plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kusurlu bulunduğunu, ... tarafından müvekkili aleyhine Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ...esas... karar sayılı dosyası ile "değer kaybı" davası açıldığını ve mahkemece bu davanın kabul edildiğini, müvekkilinin 3.027,00-TL ödemesine karar verildiğini, karşı tarafça bu bedelin icraya konulduğunu ve müvekkili tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına 9.306,86 TL bedeli ödemek zorunda kaldığını, iş bu davada, taraflarınca, sehven,
müvekkilinin bir önceki sigorta şirketi Doğa Sigorta A.Ş.'nin ihbar edildiğini, davalının davadan haberi olmadığını, yapılan ödemeden sonra davalıya, süresi içerisinde, e-mail yolu ile ve son olarak icra takibi yolu ile bildirim yapıldığını ancak davalının ödemeye yanaşmadığını ve takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasındaki takibe itirazın iptaline, alacağa ödeme tarihi olan 09/05/2022 (faiz başlangıç tarihinden) itibaren ticari reeskont (avans faiz) yürütülmesine,
alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın kaza tarihi itibariyle müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesinin bulunmaması sebebiyle husumet yokluğundan davanın reddini, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, herhangi bir poliçenin tespit edilmesi halinde ise başvurucunun talebinin zaman aşımına uğradığını belirterek haksız ve kötü niyetli olarak açılan icra takibine istinaden davacı taraf üzerine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır.
Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Kanun'un 3. maddesinde "ı) Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,
i)Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,
k)Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,
l)Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi," ifade eder hükmü ile,
73.maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." düzenlemesi bulunmaktadır. 83/2 maddesinde ise, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğini düzenlemiştir.
Somut uyuşmazlık, dava dilekçesinin içeriği ve mevcut dosya kapsamı dikkate alındığında, davaya konu uyuşmazlık, sigorta hizmeti sunan, satıcı ve sağlayıcı olan davalı sigorta şirketinin sigortaya ilişkin ve bu madde kapsamında tüketici sayılan davacıya karşı tüketici işlemi ve tüketiciye yönelik uygulamalarından doğmuştur. Çünkü dava dilekçesinde davacı ile davalı sigorta şirketi arasında herhangi bir ticari alım-satım ya da alışverişin olduğu ve davacının işbu uyuşmazlık yönünden tacir olduğu da beyan ve iddia edilmemiştir. Davacı gerçek kişi ve kazaya sebebiyet veren araç hususidir. Bu nedenlerle 6502 Sayılı Yasanın 73. Maddesi gereğince işbu davaya bakmak görevi Tüketici Mahkemesine aittir.
Bu nedenle görevin Tüketici Mahkemesine ait olduğu anlaşılmış olup aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... e-imzalıdır Hakim... · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/368, K. 2024/935, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama