KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/369
- Karar no
- 2024/1782
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30/11/2023
- Numarası
- 2022/64 Esas - 2023/884 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
1.128 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 28/09/2015 tarihinde davalı ... şirketine ... poliçesi ile sigortalı... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuru ile yaya olan davacıya çarpması neticesinde davacının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, müvekkilin dava konusu trafik kazası sebebi ile daimi sakat kaldığını, bakiye ömrü boyunca artık eskisi gibi ihtiyaçlarını karşılayamayacak ve eskisine oranla daha fazla efor sarf etmek zorunda kalacağını,
ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklı olarak uğradığı zararla birlikte yaşı ve kendisine izafe edilecek kusurun olmadığı da değerlendirildiğinde yapılacak yargılama sonucunda gerçek zararın ortaya çıkacağını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL iş göremezlik tazminatının kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan azami poliçe teminatı limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 23.045,43 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Husumet, zamanaşımı ve derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının araçlara ait yola girmekle asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulüne, 2.342,20 TL geçici iş göremezlik ve 4.728,53 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 7.070,73 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 03.09.2018 tarihli ATK maluliyet raporu yerine BAM bozma ilamı sonrası aldırılan maluliyet raporundaki oranın esas alınması usulü kazanılmış haklarını açıkça ihlal ettiğini, davalı yanın 03.09.2018 tarihli maluliyet raporuna ilişkin itirazında maluliyet oranına ve raporda maluliyete esas alınan yönetmeliğe dair bir itirazı olmadığını, davalı yan sadece rapor sonucunda yer alan "6 aya kadar" ibaresine yani geçici iş göremezlik süresine itiraz etmekle yetinmiş olup, Yerel mahkeme ilk kararı davalı tarafça istinaf edildiğini, davalı taraf istinaf başvurusunda.
Haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmeliğe göre maluliyetin tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri'ne göre değil Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini ileri sürmüşse de davalının rapora süresinde itirazında sunmadığı itiraz gerekçelerini iş bu defa da istinaf itirazında sunması kabul edilmemesi gerektiğini,
zira davalının maluliyet raporuna itirazlarında sürekli iş göremezlik oranı ve yönetmeliğe itiraz etmediğinden müvekkili lehine usulü kazanılmış hak oluştuğunu, davalı yanın maluliyet oranına ve maluliyet raporunda esas alınan yönetmeliğe itiraz etmediği gözetilerek yeniden, ilk hükümle aynı şekilde karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul,
yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2019/3726 Esas ve 2021/2171 Karar sayılı kararı ile " ... Davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında; kaza tespit tutanağında ...
Bu durumda kaza tespit tutanağı ile Mahkemece alınan kusur raporunun birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. ...
İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, ATK'dan, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, kalıcı iş göremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte ek maluliyet raporu alınması.
Tespit edilecek maluliyet oranına göre ilk rapor tarihi itibariyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince. Dairemiz kararı doğrultusunda kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre alınan maluliyet raporu ve ilk kararda hükme esas rapor tarihine göre yapılan hesaplamada tespit edilen tazminata hükmedilmiştir.
Ancak her ne kadar davalı vekili ilk karara istinaf dilekçesinde "maluliyet oranının tespiti için Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini" belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuş ise de İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına esas alınan maluliyet raporuna karşı yargılama sırasında vermiş olduğu itiraz dilekçesinde kaza tarihine göre yanlış yönetmelik hükümlerinin uygulandığını belirterek itiraz etmediğinden HMK'nın 281. maddesi gereğince davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Bu nedenle davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gereği Dairemiz ilk kararında ki kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre yeniden rapor alınması gerektiği yönündeki karardan dönülmesi ile usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesi gerekmiştir.
Mahkemece kaldırma kararından sonra alınan maluliyet raporunda da geçici iş göremezlik süresinde değişiklik olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin ıslahı doğrultusunda İlk Derece Mahkemesinin ilk hükmü gereğince 2.342,20 TL geçici işgöremezlik, 20.703,23 TL sürekli iş göremezlik tazminatına karar verilmesi gerektiğinden HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/369, K. 2024/1782, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama