KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/676
- Karar No
- 2024/953
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... - ... ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ***
Karar Metni
1.230 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket ile borçlu davalı arasında ticari iş ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin davalı ile yaptığı anlaşma gereği davalıya muhtelif yedek parça satışı yaptığını bu ticaret karşılığında davalıya ... Fatura No'lu, 14.09.2023 tarihli 10.980,00 TL tutarlı e-arşiv fatura keşide ettiğini, ticari defterlerin incelenmesiyle ispat olunacağı üzere davalı, kendisine keşide edilen ...
Fatura No'lu, 14.09.2023 tarihli 10.980,00 TL tutarlı e-arşiv fatura bakımından herhangi bir ödeme yapmadığını, bu borç nedeniyle davalı / borçlu aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi ...
E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak İİK m.66 gereğince borçlunun itirazları doğrultusunda 07.12.2023 tarihinde takibin durdurulduğunu, borçlu itiraz dilekçesinde, "Yukarıda alacaklı görünen şirkete şahsının herhangi bir borcu bulunmadığından tarafına yapılan icra takibine ve tüm alacak kalemlerine ferileri ile birlikte itiraz ediyorum." dediğini, fakat davalı borçlunun itirazı süresinde olmayıp ilk başta reddedildiğini, daha sonra davalı tarafından tekrar yapılan itirazlarda itirazın süresi içerisinde yapıldığı kabul edilerek takibin durdurulduğunu,
öncelikle davalının itirazları süresinde olmayıp bu hususun tespiti ile itirazın reddi gerektiğini, ayrıca itirazlarını sunan ve borcu olmadığını iddia eden davalı, taraflarınca sunulan faturanın geçersizliğine veyahut bu faturadan doğan borcu ödediğine dair herhangi bir delil sunmadığını, itirazı soyut ve matbu ifadelerden oluştuğunu, Müvekkili ile davalı yan arasında ticari bir ilişki bulunduğunu bu ticari ilişki neticesince müvekkilinin davalı yana mal satımı ve bir çok hizmet sunan kurumsal bir firma olmasına rağmen ne yazık ki satışını yaptığı ve fatura ettiği işbu davaya konu muhtelif yedek parça için davalıdan karşılığını alamadığını,
bu işlemden dolayı fatura keşide edildiğini ve fatura e- arşiv fatura mahiyetinde olduğu için davalının haberi olduğunu, davalı taraf, icra müdürlüğüne sunduğu itiraz dilekçesinde müvekkili ile arasında borcunun olmadığını belirterek takibe itiraz ettiğini ancak söz konusu itiraz, haksız olup itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ile davalı arasında yapılan ticari işe ilişkin müvekkili tarafından fatura düzenlendiğini,
fatura konusu malın müvekkili tarafından davalıya teslim edildiği sabit olup davalının fatura miktarlarında ödeme yapmadığı sabit olmasına rağmen borcunun olmadığını söyleyerek takibe itiraz etmesi davalının açıkça ticari iş ilişkisine ve teamüllerine aykırı hareket ettiğini gösterdiğini, TMK md. 6'ya göre Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Müvekkilinin alacağı, fatura ile ispatlanmış durumda olduğuna göre artık ispat yükü yer değiştirmiş durumda olduğunu, zira, 6102 sayılı TTK. m.21/2. "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." şeklindeki hükmü ile faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenleme yapıldığını, bu hüküm ile faturanın özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olduğu,
süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine, bir karine getirildiğini bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koyduğunu, müvekkilinin alacak hakkı faturaya dayanmakta olup bu sebeple davalı tarafın da iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200.
Maddesi aşağıdaki gibidir: MADDE 200- (1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.
Alacak miktarı, takip tarihi itibari ile likit olup davalı taraf borçlu olduğunu bilmesine rağmen takibe kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, bu sebeple davalı / borçlu hakkında alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesini talep ettiklerini, dava ticari işlerden kaynaklı takibe dayandığından davalı yönünden zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşma sağlamadığını, davanın kabulünü, Kayseri Genel İcra Dairesi ...
E. Sayılı dosyasında derdest olan icra takibine davalı tarafından yapılan hukuka aykırı itirazın iptaline, yapılan haksız itiraz nedeniyle davalı aleyhine alacak miktarının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı vekilinin 17/10/2024 tarihli feragat dilekçesi ile davadan feragat ettiğine ve yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığına dair beyanlarını sunduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davaya son veren taraf işlemlerinden biri olan feragat, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 307. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan yasa hükmüne göre feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Bilindiği gibi, feragat yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına gelmektedir. Davadan feragat neticesinde feragate konu teşkil eden hak tamamen düşer ve artık bir daha dava konusu yapılamaz. (Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/11-66 E., 2014/331 K.)
Hiçbir kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi, davacı da açmış olduğu bir davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. (HMK. m.24) Usul hukukumuzda kural olarak hüküm kesinleşinceye kadar her davadan feragat edilebilir (HMK. m.310).
Bir usul hukuku kavramı olarak davadan feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması, yasa gereğidir. 6100 Sayılı HMK’nın 309. maddesine göre, feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir, kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir, feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır” şeklindedir. Davadan feragatin, kesin hükmün sonuçlarını doğurucu nitelikte olması nedeniyle bütün bu özellikleri içermesi zorunludur.
Aynı yasanın 311. maddesi hükmü uyarınca feragat ve kabul; kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur ve irade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.
Davadan feragat eden davacı, bunula dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan (talepten) tamemen ve kısmen vazgeçer (feragat eder). (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 24. Baskı, Basım yılı 2013, s.507 vd).
Davadan feragat bir usul işlemi ise de, içeriği bakımından bir maddi hukuk işlemdir. Davadan feragatın içeriği olan maddi hukuk işlemi (haktan vazgeçme), ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (dava konusu yapılan) son bulur. (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 24. Baskı, Basım yılı 2013, s.507 vd).
HMK’nun 311. maddesi gereğince davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Davacı tarafından HMK'nun 307. ve devamı maddelerine uygun olarak talep sonucundan vazgeçildiğinden, yani davadan feragat edildiğinden dolayı feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/676, K. 2024/953, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama