KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/29
- Karar No
- 2026/47
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2026
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... Esas ...
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av....
- Davalı
- ...
- Dava
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- Dava tarihi
- ...
- Karar tarihi
- ...
- Karar yazım tarihi
- ...
Karar Metni
856 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize açılan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "davalı vekili aracılığıyla Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında, takip borçlusu ...
Taşımacılık İnşaat Dayanıklı Tüketim Malları Mobilya Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (VKN: ...) aleyhine başlatılan takipte, davacının söz konusu şirkette bulunduğu iddia edilen 1.204.735,58-TL alacak üzerine birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri düzenlendiğini, ikinci ihbarname tebliğ tarihi 05/12/2025, üçüncü ihbarname tarihi 16/12/2025 olduğunu, davacı ...'ın takip borçlusu şirketle hiçbir hukuki, ticari, ortaklık veya alacak ilişkisi bulunmadığını, kendisinden herhangi bir alacağının olmadığını, ihbarname gönderilme nedeninin bilinmediğini, tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu,
davanın kabulü halinde dava konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsilini talep ettiklerini, müvekkilin sigortalı bir işte çalışmamakta olup, kendi adına var olan herhangi bir taşınmaz yahut da araç bulunmadığını bu nedenle adli yardım talebinde bulunduklarını, davacının borçlu olmadığının tespitine, cebri icra işlemlerinin dava kesinleşene kadar durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiş dolayısıyla davalı taraf davaya herhangi bir cevap vermemiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir.
Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir.
Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarih ve 3568 E., 6425 K. ve 17.12.2015 tarih ve 7065 E., 17162 K., sayılı ilamları da bu yöndedir.
Somut olayda dava İİK'nun 89/3 maddesi uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, sh:476)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine dair 06/11/2023 tarihli 2023/5228 E., 2023/6468 K. Sayılı kararında ''....2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin;
davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına, yukarıda belirtilen Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine...'' karar vermiştir.
İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine dair 06/11/2023 tarihli 2023/5228 E., 2023/6468 K. Sayılı ilamında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığından Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, HMK'nın 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/29, K. 2026/47, 14 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama