KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/338
- Karar No
- 2026/334
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2026
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... Esas - ...
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Davalı
- ...
- Dava
- Kayyımlık
- Dava tarihi
- ...
- Karar tarihi
- ...
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Küçükler, ..., ... ve ...babasının vefat ettiğini, murislerin sağlığında .... unvanlı şirkette ortaklıklarını ve yöneticiliklerinin bulunduğunu, vefatları ile birlikte söz konusu şirketteki pay ve hakların küçük çocuklara intikal ettiğini, ancak küçüklerin yaşlarının küçük olması nedeniyle şirket iş ve işlemlerini yürütmeleri ve haklarını korumalarının fiilen ve hukuken mümkün olmadığını, küçüklerin yasal temsilcisinin bulunmadığını, mevcut temsilci ile şirket menfaatleri arasında çıkar çatışması bulunduğunu, mevcut temsilcinin şirket işlerini yürütmekte yetersiz kaldığını belirterek şirketin faaliyetlerinin devamı,
malvarlığının korunması ve küçüklerin hak kaybına uğramaması için mahkemece kayyım/vasi olarak ... Yabancı kimlik numaralı ... atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava kayyıma izin verilmesi istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda kayyımlık; temsil kayyımlığı (TMK. m.426), yönetim Kayyımlığı (TMK. m.427) ve isteğe bağlı kayyımlık (TMK. m.428) olmak üzere üç türde düzenlenmistir. Türk Medenî Kanunu'nun 426. maddesinde, "Vesayet makamı, ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atar.” hükmüne yer verilmiştir. TMK'nun 426. maddesinde temsil kayyımlığı düzenlenmiş ise de kayyım olarak atanacak kişi belirtilmemiştir.
Aynı Kanun'un 403/3 ve 431. maddeleri uyarınca vasi hakkındaki hükümler aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 396. maddesinde, vesayet organlarının, vesayet daireleri ile vasi ve kayyım olduğu, 397. maddesine ise vesayet makamının sulh hukuk mahkemesi, denetim makamının ise asliye hukuk mahkemesi olduğu düzenlenmiştir.
Somut olayda; Küçük annesinin velayetinde olup ortak murisden kalan, küçük ve velisinin hissedar oldukları şirketin yönetiminin menfaati ile küçüklerin menfaati arasında çatışma bulunduğu iddiasıyla kayyım tayini istemi ile açılan dava TMK'nun 426/2. maddesi uyarınca temsil kayyımı tayini istemidir. Türk Medeni Kanunu'nun "vesayet" başlıklı 3.kısmında yer alan 382.maddesinde düzenlenen çekişmesiz yargı işlerinden olup HMK'nun 383. ve 4/ç maddeleri uyarınca temsil kayyımı tayini istemli davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemelerine aittir. (Yargıtay 2 Hukuk Dairesi 2010/21720 Esas 2011/11363 Karar ve Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 2024/338 E., 2024/618 K . Sayılı ilamı)
Bu nedenle, eldeki dosyaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesi’ne ait olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · E-imzalıdır · Üye ... · E-imzalıdır · Üye ... · E-imzalıdır · Katip ... · E-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/338, K. 2026/334, 9 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama