KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/513
- Karar No
- 2026/467
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2026
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av....
- Davalı
- ....
- Dava
- İtirazın İptali (Satımdan Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- ...
- Karar tarihi
- ...
- Karar yazım tarihi
- ...
Karar Metni
1.014 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize açılan İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin asgari ücretle çalıştığını, yaklaşık 10 yıl boyunca tasarruf ederek biriktirdiği nakit para ve 4 adet cumhuriyet altını ile kanser hastası olan babasının tedavi sürecinin gün geçtikçe ağırlaşması nedeniyle toplu taşıma araçlarıyla hastaneye gidip gelmesine üzülerek bir araç almaya karar verdiğini ve daha önceden tanıdığı ve aynı iş yerinde yaklaşık 2 yıl birlikte çalıştığı oto galeri işiyle iştigal eden davalıyla irtibata geçerek araç almak istediğini söylediğini, davalının müvekkiline yardımcı olacağını söylediğini ve ortağı olduğunu söylediği Galericiler Sitesi'nde bulunan "...
Oto Galeri" ünvanlı iş yerine götürdüğünü, davalının; müvekkiline almak istediği aracı elinde bulunan 550.000,00-TL - 600.000,00-TL arasında alamayacağını, bu parayı sermaye olarak kullanıp sadece birkaç oto alım satımıyla parasını 750.000,00-TL - 850.000,00-TL'ye çıkarmak suretiyle istediği aracı almayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin davalının patronların oturduğu koltuğa oturarak müvekkili ile görüşme yapması nedeniyle işyerinin ortağı olduğu konusunda müvekkilinde kanaat oluştuğunu ve bunun verdiği güvenle 20.09.2024 tarihinde 445.000,00-TL'yi davalının hesabına gönderdiğini,
ardından davalının müvekkilinin istediği Seat Leon marka aracı alabilmek için biraz daha para vermesi gerektiğini söylediğini ve müvekkilinin davalının hesabına 27.09.2024 tarihinde 50.000,00-TL, 30.09.2024 tarihinde ise 20.000,00-TL daha para gönderdiğini, müvekkilinin toplamda davalıya 615.000,00-TL gönderdiğini ve yine davalının işyeri olan "...
Oto Galeri" isimli işyerine giderek elden de 4 adet cumhuriyet altınını davalıya teslim ettiğini, gelinen süreçte müvekkiline herhangi bir aracın satışını vermediğini ve müvekkilini oyaladığını, müvekkiline almayı taahhüt ettiği aracı almaması ve çeşitli bahaneler ileri sürerek süreci uzatması ve yazdığı mesajlara cevap vermemesi üzerine müvekkilinin davalı borçluyu arayarak istediği aracı almasını şayet alamıyorsa kendisine verdiği parayı iade etmesini istediğini, ödeme yapılmaması üzerine müvekkilinin davalı hakkında şikayetçi olduğunu ve davalının kolluktaki ifadesinde davacıya borç para verdiğini,
davacının yaptığı ödemelerin bu borca karşılık yapıldığını beyan ettiğini, dolandırıcılık suçundan açılan Kayseri 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının 07.05.2025 tarihli celsesinde müvekkilimden 445.000,00-TL, 100.000,00-TL, 50.000,00-TL ve 20.000,00-TL para aldığını kabul ettiğini, yalnızca davacının kendisine teslim ettiği 4 adet cumhuriyet altınını aldığını inkar ettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, davacıdan aldığı paraların hiçbirini araç alımında kullanmadığını, ceza dosyasında aldığı paraları ikrar etmesi üzerine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını,
davalı borçlunun takibe, borca ve ferilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, yaptıkları arabuluculuk görüşmesinden de bir sonuç alamadıklarından bahisle davanın kabulü ile baştan itibaren kötü niyetle hareket ederek sebepsiz zenginleşen davalının itirazının şimdilik 1.000,00-TL'lik kısım üzerinden iptaliyle takibin kaldığı yerden devamına, davalının haksız, yersiz ve icra takibini sürüncemede bırakarak zaman kazanmaya yönelik itirazı nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa henüz tebligat çıkarılmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
TTK'nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır.
Nispi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK'nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Yapılan tüm bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; dava dilekçesindeki anlatıma göre davacının hastaneye gidiş gelişte ve günlük hayatta kullanılmak üzere bir araç almak üzere davalı hesabına bir miktar para gönderdiğini, ancak davalının kendisine araç devri yapmadığını ileri sürerek başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ve dava ettiği, itirazın iptali davasının mutlak ticari davalardan olmadığı, davacının tacir olduğu iddia edilmediği gibi satın alınmak istenen aracın ticari bir araç da olmadığı, bu nedenle nispi ticari bir uyuşmazlığın da söz konusu olmadığı,
TTK'nın 5. maddesindeki 3. grup davalardan birinin de söz konusu olmadığı, bu nedenle eldeki davanın ticari dava olmaması nedeniyle mahkememizin görevi alanına girmediği, davacının tacir olmaması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, usul esastan önce gelir ilkesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle bu hususların da takdirinin görevli mahkemeye ait olacağı dikkate alındığında mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... Hakim ...
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/513, K. 2026/467, 21 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama