KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/195
- Karar No
- 2024/816
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- —
- Esas no
- Esas
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.729 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
Av. Av.
DAVA
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/03/2022
KARAR TARİHİ : 26/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davacı şirketin davalı Kayseri ...
Müdürlüğü ile 10 adet dağıtım sistemine bağlantı anlaşması yaptığını, her biri 997,5kWp (DCX)/1000 kwe (AC) olan güneş enerjisine dayalı elektrik üretim santrali tesisi bulunduğunu, bağlantı anlaşmalarına göre ürettiği elektriği davalıya veren davacının 31/03/2020 tarihinde üretici iletim bedeli güç aşımı adı altında çeşitli miktarlar içeren 10 adet fatura gönderildiğini, bu faturalara itiraz edildiğini ve iade edildiğini, davalının aynı konuya ilişkin 27/04/2021 tarihinde tanzim ettiği 20 adet faturayı davacı şirkete elektronik ortamda gönderdiğini, bu faturaların da yine elektronik ortamda iade edildiğini,
davalının itiraz edilen faturalara istinaden Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını ve ödeme emri gönderildiğini, davacının elektronik tebligatı farketmemesi nedeniyle yasal sürede itiraz edilemediğini ve takibin kesinleştiğini, haciz tehdidi altında 335.731,83-TL ödeme yapıldığını, davacının kesilen fatura ve icra baskısıyla ödemek zorunda kalınan faturalar dolayısıyla davalıya gerek sözleşmeden gerekse yasalardan kaynaklanan bir borcunun bulunmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını,
bu nedenlerle davacı şirketten haksız ve dayanaksız olarak icra baskısıyla tahsil edilen 335.731,83-TL'nin ödeme günü olan 14/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davalı ...'nin elektrik iletimi kamu hizmetinin düzgün işletilmesini sağlamak adına gerçekleştirdiği denetim görevi kapsamında tespit ettiği ihlal nedeniyle davacıya ceza faturası tanzim ettiği, ne faturanın tanzimi ne de faturanın dayanağı olan işlemlerin düzenlenmesi aşamasında davacının herhangi bir katkısı bulunmadığı,
davalı Kayseri ...'nin tüm bu işlem ve düzenlemeleri kanunlar ve ilgili mevzuatın kendisine verdiği yetkiye dayalı olarak kamu gücü kullanmak suretiyle ve tek taraflı irade beyanı ile gerçekleştirdiği hususları da dikkate alındığında davaya konu iptali istenen ceza faturalarının bir idari işlem olduğu sonucuna varıldığını, davacı ve davalı tarafından imzalanmış olması nedeniyle iki taraflı irade beyanına havi bir özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olduğunun kabul edilmemesi,
bir idari işlem olarak değerlendirilmesi gerektiğini, 7257 Sayılı Kanun ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihalelerine ilişkin ceza-i şartlara ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceği hükme bağlandığından yargı yoluna ilişkin bu değişikliğin usul hükmü niteliğinde olduğu,
derhal ve kesinleşmemiş tüm uyuşmazlıkları da kapsar şekilde uygulanması gerektiği anlaşıldığından 6100 Sayılı HMK 114/1-b maddesine göre dava şartı olan yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu bağlantı ve sistem kullanım anlaşmaları ilgili mevzuat hükümlerine göre tesis edildiğini, ... tarafından tek taraflı olarak hazırlanan ve EPDK tarafından onaylanarak yürürlüğe giren müzakereye açık olmayan anlaşmalar olduğunu, iletim sistemi sistem kullanım anlaşmasının taraflarının ... ve ... olduğunu,
davalının anlaşmadaki hükümleri yerine getirmek dışında herhangi bir rolü bulunmadığını, bayram dönemine denk gelen bir zaman diliminde ... 'nin bağlantı noktasında sisteme verdiği gücün anlaşma gücünü aşması sebebiyle davalıya ... tarafından 128 tane ceza faturası tanzim edildiğini, bu faturalardan 63 tanesini davalının ödediğini, diğer faturaların da sistemden bağlantı sağlayan üretim yapan kullanıcılara rücu etmek suretiyle gönderildiğini, davacıya da bu sebepler doğrultusunda iki farklı dönemde 10'ar tane fatura olmak üzere toplam 20 adet fatura gönderildiğini, bu faturaların sistem ve bağlantı anlaşmaları ile ilgisinin bulunmadığını,
davalıya gönderilmiş olan güç aşımı faturaları ile ilgili üretim yapan sanayicilere ne şekilde rücu edilebileceğine dair EPDK'ya yazı yazıldığını, EPDK 'dan gelen yazıdaki hesaplama formülleri kullanılarak faturaların tanzim edildiğini, üretim yapan sanayicilere gönderildiğini ve rücu edildiğini, bu nedenlerle haksız ve yersiz davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, dağıtım sistemine bağlantı anlaşmasından kaynaklı haciz ve icra tehdidi altında ödenen "üretici iletim bedeli güç aşımı" bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizin 05/07/2022 tarihli ara kararının 1 nolu kararında; dosyanın re'sen seçilecek Elektrik-Elektronik mühendisi ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişilerden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile. HMK m.278/4 çerçevesinde dava şirketin ve davalı kurumun muhasebe kayıtları üzerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetince sunulan raporda özetle. Davacı ...
Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ticari defter tasdiklerini 6102 sayılı TTK'nın ilgili maddesinde ifade edildiği gibi yaptırdığı e-defterlerinin beratlarının zamanında alındığı, kayıtlarının birbirini doğruladığını, defterlerin usulüne uygun olduğunu, Davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin yevmiye defteri açılış/kapanış kayıtları yönünden. 2020 yılı açılış kaydında davalı Kayseri ...
Müdürlüğünün 310.912,29-TL alacağının olduğunu, 2020 yılı kapanış kaydında 231.974,33-TL alacaklı olduğunu, 2021 yılı açılış kaydında davalı Kayseri ... Müdürlüğünün 231.974,33-TL alacağının olduğu, 2021 yılı kapanış kaydında 222.195,65-TL alacaklı olduğunu, Davacı ...
Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ticari defter kayıtlarına istinaden 2020 ve 2021 yıllarında Kayseri Organize Sanayi Müdürlüğünün düzenlendiği faturalar ve iade düzenlenen faturaların muhasebe hesaplarında kayıtlı olmadığının tespit edildiğini, Davalı Organize Sanayi Müdürlüğünün ticari defter tasdiklerini 6102 sayılı TTK'nın ilgili maddesinde de ifade edildiği gibi yaptırdığı e-defterlerinin beratlarının zamanında alındığını, kayıtların birbirini doğruladığını, defterlerin usulüne uygun olduğunu, Davalı .....nün yevmiye defteri açılış/kapanış kayıtları yönünden;2020 yılı açılış kaydında davacı ...
Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 136.668,11-TL borcunun olduğunu, 2020 yılı kapanış kaydında 102.414,76-TL borcunun olduğunu, 2021 yılı açılış kaydında Davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 102.414,76-TL borcunun olduğunu, 2021 yılı kapanış kaydında 168.315,33-TL borcunun olduğunu, davalı Kayseri ....... ticari defter kayıtlarına istinaden. 2020 ve 2021 yıllarında ...
Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ye düzenlediği faturalar ve iade düzenlenen faturaların muhasebe hesaplarında kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, 10/05/2019 tarih ve 1044 Cumhurbaşkanlığı Kararı ile azami sınır 5MW olarak değiştirildiğini, 10/05/2019 tarihinden geçerli olan bu karar gereği güç aşım azami sınırı 5MW'a çıkartıldığını, bu sınırın aşılması durumunda cezai işlemlerin uygulanması yerinde olduğunu, bu sınır aşılmadıysa bu faturalar eski hükümle göz önünde tutularak kesilen ve hatalı faturalar olduğunu, dava dosyası incelendiğinde dava dilekçesinin ek-2'de ilgili faturaların ibraz edildiğinin yazdığını,
ancak eklerin incelendiğinde bu faturalara rastlanamadığını, bu sebeple faturaların kesildiği tarihlerin belirlenemediğini, bu sebeple değişikliğe tabu olup olmadıkları ve kesilen faturaların kanuna uygun olup olmadığının değerlendirmesinin yapılamadığını, faturaların ibrazı sonrasında değerlendirmenin yapılacağı bildirilmiştir.
Mahkememizin 30/03/2023 tarihli duruşmasını 1 nolu ara kararında dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdii ile hem davacı hem de davalı tarafın beyan ve itirazlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi ayrıca davalı tarafından celse arası sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi suretiyle gerekirse seçenekli sonuç içermesi suretiyle ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetince sunulan raporda özetle; Kesilen cezaların davacının bireysel aşımı sebebiyle değil dahil olduğu havuz
sistemindeki aşımdan kaynaklı kesildiğini, ceza miktarının ... tarafından tüm havuzu temsil eden Davalı ... ye kesilen
cezanın, o ay üretilen toplam elektrikten davacının ürettiği kadarına düşen payı kapsadığını, ceza miktarı hesaplamasının matematiksel olarak EPDK ya sorulan ve cevap olarak
yollanan yazıdaki (EK 1) formüle uygun olduğunu, Davacı ile Davalı arasındaki sözleşmede bu cezaya ilişkin bir madde olup olmadığının anlaşılamadığını, EPDK nın cezadan muaf olmak için o ay hiç üretim yapmamış olma şartı önerdiği diğer
yazıda görüldüğünü, kök raporda sunulan Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile 5 MW a çıkartılan
bireysel kullanım sınırı bu dava için geçersizdir zira bireysel üretim olmadığı havuz
sistemi olduğu dosya kapsamında net olmasa da yapılan görüşmede anlaşıldığını, yapılan incelemelerde havuz usulü ceza bölüştürmesi yapıldığından ve toplam aşılmaması gereken bir üretim miktarı olduğundan (35 ya da 50 MW olabileceği öğrenildi) bireysel
bir aşım olmasının söz konusu olmadığı, üretilerek şebekeye verilen toplam enerji
miktarının ... tarafından ... ile yapılan anlaşmada belirtilen bu üst limitin
aşılmasından kaynaklandığını, bu aşımda tüm kullanıcıların yahut sadece
birkaç kullanıcının aşım yapmış olmasının mümkün olduğunu, bu aşım miktarları; Davacı ve Davalı
arasındaki sözleşmenin Hukukçu bilirkişi tarafından incelenmesi yahut mahkemece sözleşmedeki miktarla aylık üretim miktarlarını karşılaştırması ile ortaya
çıkacağını, burada EPDK nın görüşünü esas kabul edilmesi durumunda davalının kestiği
ceza miktarlarının doğru olduğunu davacının bir alacağının bulunmadığını, davacı tarafın davalıya kesilen cezayı kendilerine yansıtıp yansıtamayacağına dair
sorusuna cevaben: EPDK dan alınan görüş yazısı bulunduğunu ve EK 1-2 de
sunulduğunu, bunun hukuki yorumunu yapmalarının mümkün olmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizin 19/10/2023 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında. İstanbul Nöbetçi ATM'ye talimat yazılarak; resen bir enerji piyasası hukuku nitelikli hesap uzmanı ve Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile tüm dosya kapsamında yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasına,
tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık noktaları ile ayrıca 6100 Sayılı HMK m.273/1 hükmü uyarınca taraf vekillerinin 2 HAFTALIK süre içerisinde dosyaya sunacakları bilirkişi incelemesinin kapsamı, sınırları ile bilirkişi heyetinin yanıtlaması gereken soruların açık liste halinde özeti çerçevesinde inceleme yapılarak tarafların talep ettikleri hususlara ilişkin soruların yanıtlanması ve bu çerçevede davacının davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verildiğ,i bilirkişi heyetince sunulan raporda özetle.
Elektrik piyasası Müşteri Hizmetleri yönetmeliğinin ilgili maddeleri ve EPDK kararlarına ve Enerji
Piyasası Kurulu tasdikli Satış Tarifesine Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’ne uygun olarak Davalı ... tarafından yapılan hesaplamaların doğru olduğunu, her hangi bir hesaplama hatası da olmadığını, takdir mahkemeye ait olmak üzere (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istirdatı gerektirecek bir durumun olmadığı bildirilmiştir.
...'lerin tacir olup olmadığı taraf olduğu davaların ticari dava kabul edilip edilmeyeceği ile ilgili olarak Bölge adliye mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 2022/4599 esas 2023/3797 karar sayılı ilamında;...'' 4562 sayılı Kanun'un 5. Maddesi uyarınca ...'ler özel hukuk tüzel kişisidir.
Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11. Maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16. Maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan ...'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır.
Bu sebeple ...'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hallerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.''denilmiştir.
Emsal Yargıtay kararında ifade edildiği gibi 4562 sayılı Kanun'un 5. Maddesi uyarınca ...'lerin özel hukuk tüzel kişisi olduğu ve iş bu davanın mutlak ticari dava olmadığı bu nedenle davaya genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesince bakılıp sonuçlandırılması gerektiği değerlendirildiğinden, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/195, K. 2024/816, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama