KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1047
- Karar No
- 2025/622
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2025
- T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- —
- Esas no
- Esas
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.699 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
Av. Av.
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 10/11/2022
KARAR TARİHİ : 04/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilin sigorta şirketinin sigortalısı olan dava dışı ...'a ait eşyaların bulunduğu, Camikebir Mah. Çıraklı Sk. No:...
Yahyalı/KAYSERİ adresindeki taşınmaza, 22.11.2021 tarihinde, taşınmazın bulunduğu caddeden geçen kanalizasyon hattının tıkanması neticesinde; tıkanıklığın açılması için belediye ekiplerince yapılan müdahale sırasında pis su giderinden pis suların geri teperek taşınmaza pis suların sirayet etmesi sonucunda sigortalı taşınmazda ve taşınmazın içerisinde bulunan eşyalarda maddi hasar meydana geldiğini, hasar dosyası kapsamında 36.126,92 TL ödeme yapıldığını, ödemeden sonra 05/07/2022 tarih-44520 sayılı yazı ile davalı idareye başvuru yapıldığını, idarenin reddettiğini, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... sayılı icra dosyası ile takibe başladığını,
davalı tarafın itirazda bulunduğunu, takibin durduğunu beyanla davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptalini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; yargı yolu itirazlarının bulunduğunu, görevli yolun idari yargı olduğunu, aksi halde görev itirazlarının bulunduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığını, idarenin sorumlu olmadığını, belirtilen tarihlerde olay konusu yerde idarenin çalışması olmadığını, arıza kaydı yapılmadığını, yapının projeye aykırı olarak depo niteliğinde kullanıldığı,çekvalf sistemi olmadığını beyanla davanın usulden reddini, aksi kanaatte esastan reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası, taşınmaz tapu kayıtları, ticaret sicil kayıtları, keşif, bilirkişi kök ve ek raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Kayseri 10. Asliye Hukuk Mahkemesi' nden verilen 13/07/2023 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dava dosyası, Mahkememizin yukarıda yazılı esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya bu esas üzerinden devam olunmuştur.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde: alacaklısının HDİ Sigorta A.Ş olduğu, borçlusunun Kayseri Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü olduğu,36.126,92 TL asıl alacak ve 1.131,32 TL işlemiş faiz toplamı 37.258,24 TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 16/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine 15/08/2022 tarihinde itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce, mahallinde 1 sigorta hukuku alanında uzman , 1 inşaat mühendisi, 1 makine mühendisi bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak, bilirkişilerden taraf beyanlarının ayrıntılı incelenerek, hasarın meydana gelmesinde davacı sigorta şirketinin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, su baskını sonrası sigortalı iş yerinde meydana gelen hasar miktarı ve davacının sigortalısına yapmış olduğu ödeme miktarının poliçe limiti kapsamında olup olmadığı,
belirlenerek davacının, davalıya rücu edilebileceği tazminat miktarının belirlenmesi hususunda rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi heyetinin Mahkememize sunmuş olduğu 23/09/2024 tarihli kök raporda özetle; davalı idarenin ana kanalizasyon hattına yüksek basınçlı vidanjörlerle müdahalesi sırasında dava dışı sigortalıya ait depoya suyun geri tepmesi sonucu depoda 10 cm yüksekliğinde pis suyun dolması şeklinde gerçekleşmiş olması halinde; sigortalı yapıya ait rögarın, ana kanalizasyon hattından daha yüksek seviyede olduğu, dolayısıyla yapıda inşaat tekniği yönünden bir aykırılığın olmadığı,
ana yapının bahçesinde bulunan rögarda, geri tepmeyi önleyici çekvalf sisteminin bulunmadığı ancak 6 Ocak 2017 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Atıksu Toplama Ve Uzaklaştırma Sistemleri Hakkında Yönetmeliğin 13/4b4d maddesi gereği dava dışı sigortalıya ait depoda çekvalf kullanılmasının kot seviyesine göre zorunluluk olmadığı,
her ne kadar yönetmelik hükümlerinde çekvalf kullanma zorunluluğu bulunmamakta ise de bu düzenlemenin başlı başına binanın sahibinin geri tepmeyi önleyecek tedbirleri alma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, dolayısıyla meydana gelen olayda dava dışı sigortalı ile davalı idarenin müterafik kusurlu olduğuna, bu durumda Bilirkişilik Kanunu ve ilgili mevzuat gereğince heyetimizce kusur oranına ilişkin bir değerlendirme yapılmasının mümkün olamayacağına, kusur oranına ilişkin belirlemenin Mahkemece yapılması ve bu kusur oranına göre hesaplama yapılması hususunda görevlendirilmeleri halinde zarar hesaplaması yapılabileceği,
sigortalı binanın kendi pis su kolon tesisatındaki tıkanıktan kaynaklı olarak depoda pis su birikmesi meydana gelmiş olması durumunda ise davalı idarenin sorumluluğu bulunmayacağı, hasar tarihi itibariyle gerçek hasar bedeli ambalaj, temizleme ve tam zayi olan ürünlerin tamamıda göz önünde bulundurulduğunda ekspertiz raporu ile hasar miktarı olan 36.126,92TL'nin meydana gelen hasar ile uyumlu olduğunun belirlendiği bildirilmiştir.
Mahkememizce, dosyanın bilirkişiye heyetine yeniden tevdi ile dava konusu deponun mimari projede tam olarak amacının ne olarak belirtildiğinin (garaj, konut, depo vs) tespiti ile davalı vekilinin rapora itirazındaki Deşarj Yönetmeliğinde belirtilen hüküm gözetilerek, dava dışı sigortalının alması gereken önlem olup olmadığının tam olarak tespiti ile dava dışı sigortalının zararın artmasında müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı,
ayrıca davacı şirket tarafından yapılan ödeme miktarı yönünden ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyecek faiz miktarının hesabına yönelik yeniden değerlendirme yapılarak ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi heyetinin Mahkememize sunmuş olduğu 10/04/2025 tarihli ek raporda özetle; kök rapordaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığı, davaya konu taşınmazın mimari projesinin, yapı ruhsatının ve yapı kullanım izin belgesinin bulunmaması sebebi ile Sayın Mahkemenin "..Dosyanın bilirkişi heyetine yeniden tevdi ile,
dava konusu deponun mimari projede tam olarak amacının ne olarak belirtildiğinin (garaj, konut, depo vs) tespiti ile davalı vekilinin rapora itirazındaki Deşarj Yönetmeliğinde belirtilen hüküm gözetilerek, dava dışı sigortalının alması gereken önlem olup olmadığının tam olarak tespiti ..." şeklinde belirttiği görevlendirmesi kapsamında herhangi bir değerlendirme yapma imkanı olamadığı,
sayın mahkemenin "... davacı şirket tarafından yapılan ödeme miktarı yönünden ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyecek faiz miktarının hesabına yönelik yeniden değerlendirme..." şeklindeki görevlendirmesine göre takip öncesi işlemiş faiz miktarının 1.131,32TL olduğunun belirlendiği bildirilmiştir.
Dava, dava dışı ... tarafından depo olarak kullanılan yerin, ana kanalizasyonda meydana gelen tıkanıklığın giderilmesi için müdahale edilmesi sırasında su basması sonucu, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalıdan rücusu için başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
TBK.nun 69. maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nın anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin, yani davalı İSKİ'' nin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir.
Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Davalıya ait atık su kanalizasyon borusu da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur.
Somut davanın değerlendirilmesinde; davacı ile dava dışı sigortalı ... arasında 01/12/2020-01/12/2021 tarihlerini kapsayan, .... Sigorta Poliçesi imzalandığı, 20/11/2021 veya 22/11/2020 tarihinde sigortalı işyerinde meydana gelen su basması sonucu hasar meydana geldiği, uğranılan hasar nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 05/04/2022 tarihinde 36.126,92-TL hasar ödemesi yapıldığı,dosya kapsamından, sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın nedeninin, davalıya ait ana cadde üzerindeki logarın tıkanmasından dolayı bağlantı borusundan geri tepen pis sular olduğu, davalı kurum tarafından tıkanıklığın giderilmesi için yapılan çalışma sonucunda sorunun giderildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından dava konusu yerde, geri tepmeyi engelleyici çekvalfın olmadığı ileri sürülmüştür.Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği'nin 10/m maddesinde, kanalizasyon şebekesine bağlı veya bağlanacak olan binaların bodrum katlarının atıksuları, cazibe ile akıtılabilse dahi mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisi parsel çıkış bacasında atıksuyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almak zorunda olduğu aksi taktirde binaların uğrayabilecekleri zararlardan idare sorumlu olmayacağı hükmüne yer verilmiş ise de zarar,
davalının kanalizasyon borusunun yetersizliği veya tıkanması veyahut rögarın geri tepmesi sonucu meydana gelmesi durumunda sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmaması, davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.Zira bu halde davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağı kesilmemiştir.
Bu itibarla hasara sebep olan hadisenin çıkış noktasının, davalıya ait kanalizasyon şebekesinden kaynaklandığı, davalı İSKİ'nin bakım ve onarım sorumluluğunda bulunan ana atıksu tesisatının tıkanmasından dolayı bağlantı borusundan geri gelen pis suların zarara sebebiyet verdiği, kaldı ki olay sonrası tıkalı kanalın davalı tarafından açılarak sorunun giderildiği nazara alındığında davalı İSKİ'nin zarardan TBK 69. Maddesi uyarınca sorumlu olduğu,bilirkişi raporunda dava dışı sigortalı ...'un zararının 36.126,95 TL olarak hesaplandığı,
sigorta şirketi tarafından da dava dışı sigortalıya bu miktarda ödeme yapıldığı,davacı sigorta şirketi tarafından bu miktarın ödeme tarihinden itibaren faiziyle davalıdan talep edebileceği ve işlemiş faizin bilirkişiler tarafından 1.131,32 TL olarak hesaplandığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Atıksu Toplama Ve Uzaklaştırma Sistemleri Hakkında Yönetmeliğinin 13/4b4d maddesi gereği "Cazibeli deşarjın yapılacağı yerlerde deşarj kanalının taban kotu serbest düşmeye imkan sağlayacak şekilde, alıcı noktadaki en yüksek su seviyesinden daha yukarıda olacak şekilde tasarlanır.
Bunun mümkün olmaması durumunda çekvalf kullanılır" hükmü gözetildiğinde çekvalf kullanılması tesisatlarda mecburi olmayıp kot seviyesine göre kullanılması gerektiği,hasarın meydana geldiği deponun rögar seviyesinin belediyeye ait deşarj kanal seviyesinden bir hayli yüksek olduğu bu halde çekvalf kullanılmasının zorunlu olmadığı gözetildiğinde davacının zararın meydana gelmesinde yada artmasında herhangi bir müterafik kusuru bulunmadığı,yine yapı ruhsatı, yapı kullanım izni ve mimari projesi bulunmayan binanın zemin katının dava dışı ... tarafından depo olarak kullanılmasında,
davacının zararın meydana gelmesinde yada artmasında herhangi bir müterafik kusuru bulunmadığı kanaatine varıldığından davalının sorumlu olduğu zarardan müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Katip · ¸E-imzalıdır Hakim · ¸E-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1047, K. 2025/622, 4 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama