KÜNYE
T.C. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Esas No
- 2023/795
- Karar No
- 2024/1187
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas no
- Esas
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... - [
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekilleri
- Av. ... -
Karar Metni
1.358 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
Av. ... -
DAVA
Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/02/2017
KARAR TARİHİ : 19/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacının dava dilekçesinden özetle; davalının senede dayalı takip başlattığını, tarafların akraba olduğunu, güven ilişkisine istinaden gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığını, herhangi bir bedel ve ödeme tarihi yazılmaksızın yalnızca imza atılarak davalıya teminat senedi verildiğini, davalının taşınmazın tapusunu üzerine almadığını, satış bedeli olarak 40.000,00 TL ödemesine rağmen akrabalık ilişkisi nedeniyle 100.000,00 TL para vermiş gibi gösterilmesine ses çıkarmadığını, 40.000,00 TL borcun 5.000,00 TL'sinin ödendiğini, teminat senedinin bedelsiz kaldığını belirterek 120.000,00 TL borçlu olmadığının 35.000,00TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının borca batık olduğunu, dava konusu edilen evin müteahhit tarafından 2013 Mayıs Haziran ayı gibi teslim edileceği, evin değerinin 120.000,00 TL olduğu ancak çok sıkıştığı için 100.000,00 TL'ye satacağını söylediğini, taraflar arasında adi yazılı satış sözleşmesi düzenlendiğini, 100.000,00 TL'nin şahitler huzurunda davacıya verildiğini, davacının evin tapusunu vermediğini, senedin teminat senedi olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu,
evin tapusunu vermez ise müvekkiline bu zamana kadar uğradığı zararı da göz önüne alarak evin o zamanki değeri olan 120.000,00 TL'yi müvekkiline vereceğini söyleyerek bizzat senedi düzenlediğini, dairenin teslim edilmemesi üzerine davacının her ay 500,00 TL kira ödeme teklifinde bulunduğunu, toplam 5.000,00 TL ödeme yaptığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
Banka dekontu, satış vaadi sözleşmesi, banka defter ve kayıtları, yemin.
GEREKÇE
Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit ve istirdat olduğuna ilişkindir.
Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin20/06/2023 tarih, ... E. .... K. Sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş ve yargılamaya bu esas üzerinden devam olunmuştur.
Kayseri Genel İcra Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği ve ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görüldü.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 120.000,00 TL bono, 22.103,01 işlemiş faiz, 240,00 TL bono komisyonu olmak üzere toplam 142.343,01-TL üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
Takip dayanağı senedin kambiyo senedi niteliğinde bono olduğu, düzenleme tarihi ve düzenleme yerinin 24/09/2014 ve Kayseri olduğu, 120.000,00 TL bedelli olduğu, düzenleyenin davacı, lehdarın davalı olduğu, senette bedelin nakden alındığına ilişkin nakden kaydı bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı davalı takip alacaklısına 120.000,00 TL borçlu olmadığının, 35.000,00 TL borçlu olduğunun ve bu sebeple dava ve takip konusu alacağa ilişkin takip alacaklısına 85.000,00 TL borçlu olmadığının tespiti istemi ile bu davayı açmış ve bu tutar üzerinden harç yatırmıştır.
Davacı görevsiz mahkemede sunmuş olduğu 22/03/2017 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalının tüm iddialarını reddettiğini, takibe konu senetteki el yazılarının tümümün davalıya ait olduğunu, davalının tüm iddialarının yersiz olduğunu, kendisinin davalıya yalnızca 35.000,00 TL borcu olduğunu, başka borcunun bulunmadığını, davalıya çeşitli kereler gelip tapusunu alması konusunda almasını söylediğini ancak davalının tapuyu gelip almadığını, tapuyu 3 yıl beklettiğini ancak sonradan satmak zorunda kaldığını ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili görevsiz mahkemede sunmuş olduğu 19/04/2017 havale tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; Davacı borçlunun senet üzerindeki yazının müvekkiline ait olduğu iddiasının doğru olmadığını, davacının müvekkiline 35.000,00 TL borcunun olduğunun doğru olmadığını, müvekkilinin davacıya 100.000,00 TL yi peşin olarak verdiğini ileri sürerek davacı taleplerinin reddini talep etmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesine 27/02/2013 tarihli satış sözleşmesi başlıklı belgeyi ve 9 adet banka dekont örneği eklemiştir.
Kayseri 1 İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı şikayet dosyasının ve Kayseri 3 İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı icra dosyasının bir örneği dosya arasına alınmış, Ankara İli Çubuk İlçesi Cumhuriyet Mahallesi 1474 ada 12 parsel nolu bağımsız bölümün ilk tesisinden itibaren tapu kaydı getirtilerek dosya içerisine alınmıştır.
Davalı ... görevsiz mahkemede 28/06/2018 tarihli celsede; Avukatımın beyanlarına iştirak ediyorum, ayrıca senetteki yazılar ve imzalar davacı asile aittir, kesinlikle bana ait değildir, ben davacı ile yaptığım sözleşme gereği kendisinin bana satacağı ev nedeniyle kendisine 100.000,00 TL verdim fakat evi bana teslim etmedi biz bu sözleşmeyi 2013 yılında yapmıştık, daha sonra bu sözleşme nedeniyle davacıya verdiğim paraya istinaden davacı bana bona verdi, bu bonoyu düzenlerken de 100.000,00 TL nin bir sene sonrakı değerini düşünerek 120.000,00 TL olarak bu bonoyu düzenledik bonodaki yazıların tamamı davacıya aittir, davanın reddine karar verilsin, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacıya görevsiz mahkemede yemin metni hazırlayıp karşı tarafa tebliği etmesi için süre verilmiş, davacı taraf 28/06/2018 tarihli yemin metnini sunmuş, davalı asile tebliği edilmiş, davalı asil duruşmaya katılarak ''davacı tarafın murisi.......'dan kendilerine miras yoluyla intikal eden, Ankara İli, Çubuk İlçesi, Stad Caddesi üzerinde bulunan, 1474 ada 12 nolu parsel üzerinde bulunan binanın ...nolu dairesinin satışına ilişkin 27.02.2013 tarihinde yaptığımız sözleşmede davacı tarafa 40.000,00 Lira vermediğime, davacı tarafa 100.000,00 Lira verdiğime dair Allahım, namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim'' şeklinde yemin etmiştir.
Davacı taraf, bononun teminat amacıyla verildiğini, bononun davalı tarafından doldurulduğunu, davalı tarafından daire karşılığında kendisine 40.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalıya satılması kararlaştırılan dairenin sonradan dava dışı başka bir kişiye satıldığını, ayrıca davalıya 5.000,00 TL ödeme yaptığını iddia ederek, bonodan dolayı 85.000,00 TL borçlu olmadığının tesptine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında taşınmazın satışına ilişkin yahut taşınmaz satış sözleşmesi yapılması taahhüdünü içerir taşınmaz satış vadi sözleşmesinin bulunmadığı, zira taşınmaz satış sözleşmesi yahut taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin resmi şekilde yapılması gerektiği, resmi şekle uyulmaksızın yapılan sözleşmelerin herhalde geçersiz olacağı ve bu sözleşme uyarınca tarafların birbirlerine verdikleri şeylerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesi gerekir.
Bu sebeple davacının dava dilekçesine ekli 27/02/2013 tarihli satış/satış vaadi sözleşmesinin resmi şekle uyulmaması nedeniyle geçersiz olduğu açıktır. Davacının dava dilekçesine ekli bir kısım banka dekontlarında davalı tarafa banka havalesi ile gönderilen paralara ilişkin açıklama kısmında "kira bedeli" yazılı olduğu, kalan kısmın da herhangi bir açıklama bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı her ne kadar senetteki yazıların kendisine ait olmadığını ileri sürerek dava ve takip konusu senet nedeniyle borçlu olmadığını ileri sürmüş ise de senetteki imzanın senedi düzenleyene ait olması yeterli olup senetteki diğer unsurların senedin tedavüle çıkarılmasından önce tamamlanması ve bu suretle icra takibine konu edilmesi mümkün olup senetteki yazıların senedi düzenleyene ait olmadığı şeklindeki iddianın dinlenmesi olanaklı değildir.
Davacının dava ve takip konusu bonoyu imzaladığı sabittir. Takip konusu bonoda unsurlar tamam olup mücerretlik ilkesi geçerlidir.
Davacı her ne kadar davalıya verilen bononun teminat senedi olarak verildiğini iddia etmiş ise de icra dosyası içerisindeki senet sureti üzerinde nakden kaydı dışında başkaca bir kayıt bulunmadığı, kambiyo senedindeki hak sahibi sıfatının iyi niyetle kazanılması esas olup aksine iddianın ispatlanamadığı, davalı senet hamilinin bile bile davacı düzenleyenin zararına hareket ettiği yahut iktisabında ağır kusur bulunduğunun ispat yükü davacı tarafa ait olmakla birlikte bu hususun geçerli delil ve belgeler ile ispatlanamadığı,
davacının dava dilekçesinde ayrıca ve açıkça yemin deliline dayanması nedeniyle görevsiz mahkemede karşı tarafa yemin teklifi hatırlatılmış olup, davacının yemin teklifinde bulunduğu, davalının usulüne uygun olarak yemini eda ettiği, tüm bu nedenlerle davacının ispatlanamayan ve yerinde görülmeyen menfi tespit (borçlu olmadığının tespiti) isteminin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmış ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İİK m. 72/4 hükmü uyarınca "dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada taktir olarak karara bağlanır.
Bu zarar herhalde %20 den aşağı tayin edilemez." bahse konu yasa hükmü gözetilerek davacının açmış olduğu menfi tespit davasında görevsiz mahkemece icra takibinin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine ve fakat ön görülen teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, ancak teminatın yatırılmaması nedeniyle kararın ve tedbirin uygulatılmadığı anlaşılmakla davalı alacaklı lehine yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Katip ... · ¸E-imzalıdır Hakim ... · ¸E-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/795, K. 2024/1187, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama