KÜNYE
T.C. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Esas No
- 2024/1040
- Karar No
- 2026/335
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2026
- Esas no
- 2024/1015 Esas
- Karar no
- 2026/312
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/12/2024
- Karar tarihi
- 02/04/2026
- Karar yazım tarihi
- 28/04/2026
Karar Metni
1.560 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalının davacı kooperatifin üyesi
olduğunu, aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiğini, 01.03.2024 tarihi itibariyle
ödemesi gereken toplam tutarın 468.000 TL; davalı tarafça yapılan ödemenin ise
354.520 TL olduğunu ve bakiye 113.480 TL borcu bulunduğunu, kooperatifin
inşaatlarının halen devam ettiğini, kooperatifçe 140 m2 ve 170 m2 büyüklüğündeki
daireler için ayrı ayrı aidat belirlendiğini, fakat kooperatifçe 140 m2 daire
yapılmadığını ve dairelerin tamamının 170 m2 olduğunu, davacı kooperatifin 28.06.2014 tarihli genel kurulunun 8. gündem maddesinde borcunu ödemeyen
üyeler için aylık %5 aidat kararı alındığını, 2010-2014 yılları arasında ise faiz kararı
olmadığını, bu bakımdan yasal faiz uygulandığını, 28.06.2014 tarihinden sonraki
aidatlara TBK Md. 120 gereği yıllık %18 oranında faiz işletildiğini belirterek 113.480,00-TL anapara ve 23.708,78 TL faiz toplamı olan 137.188,78 TL’nin tahsiline,
anapara borcu üzerinden %5’i geçmemek üzere kanuni faizin iki katı üzerinden faizi
ile birlikte tahsilini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının ileri sürdüğü iddiaları dayanaktan yoksun olduğunu, davalının 08.01.2021 tarihinde üyelikten ayrılm a başvurusunda bulunduğunu ve bunun kabul edildiğini, 08.01.2021 tarihli tutana düzenlendiğini ve davalıdan 58.000 TL tahsil edildiğini, kooperatifçe ibraname verildiğini, 2021 yılından bu tarafa davalının genel kurullara davet edilmediğin belirterek davanın reddin yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı tarafın kooperatife olan üyeliği dolayısıyla kooperatif genel kurulunda alınan kararlar gereğince ödenmesi gereken aidat borçlarını ödememesinden kaynaklı alacağının tahsiline ilişkindir. Kayseri Genel İcra Dairesinin 2024/1429 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacıklısının ..., borçlusunun ... olduğu, toplam alacak miktarının 104.073,20-TL olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 10/04/2025 tarihli duruşmasının 8 nolu ara kararında. Davacı kooperatife ait ticari defter ve belgeler üzerinde resen seçilecek bir mali bilirkişi, bir kooperatif uzmanı bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen kooperatif defter ve belgelerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava ve takip konusu kooperatif aidat alacağının muaccel olup olmadığı,
alacağın davacı kooperatif defterlerinde kayıtlı olup olmadığı gibi hususlarda, ayrıca 6100 Sayılı HMK m.273/1 hükmü uyarınca taraf vekillerinin 2 HAFTALIK süre içerisinde dosyaya sunacakları bilirkişi incelemesinin kapsamı, sınırları ile bilirkişi heyetinin yanıtlaması gereken soruların açık liste halinde özeti çerçevesinde inceleme yapılarak tarafların talep ettikleri hususlara ilişkin soruların yanıtlanması ve bu çerçevede davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı bulunup bulunmadığı hususlarında,
(asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarı ayrı ayrı hesaplanmak suretiyle) varsa miktarı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetince sunulan raporda özetle; Davacı taraf davalıdan 01.03.2024 tarihi itibariyle 113.480 TL anapara ve
23.708,78 TL faiz toplamı olan 137.188,78 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep
ettiğini, davacı kooperatifin 10.06.2023 tarihli genel kurulunda üye ödemelerinin
450.000 TL’ye eşitlenmesine karar verildiğini, ayrıca bu genel kurulda Haziran/2023
döneminden itibaren aylık 2.000 TL aidat kararı alındığını, davalının davacı kooperatife yaptığı toplam ödeme tutarı kooperatifçe
sunulan dava dilekçesi ekindeki ekstreden 354.520 TL olarak tespit edildiğini, söz
konusu ödemenin ayrıntısı rapor ekindeki hesap tablosunda bulunduğunu, dava dilekçesinde belirtilen 01.03.2024 tarihi itibariyle ödenmesi gereken
toplam tutar 468.000 TL olduğunu, d avalının yaptığı ödeme ise 354.520,00-TL olduğunu, bu durumda davalının davacı kooperatife 113.480 TL anapara borcu
hesaplandığını, dava dilekçesinde belirtilen 01.03.2024 tarihi itibariyle davalı borcuna
hesaplanan faiz 12.566,03 TL olduğunu, bu hesaplama yapılırken üye ödemelerinin
eşitlenmesine yönelik 10.06.2023 tarihinden sonraki döneme ilişkin faiz
hesaplandığını, mahkemenin aksi kanaatte olması ihtimaline karşı davalının eşitleme
kararının alınmadan önceki borçlarına da faiz yürütülmesi gerektiği kanaatine
varılması durumunda taleple bağlılık kuralı da gözetilerek davalı borcuna
hesaplanan faiz tutarı 19.427,78-TL olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizin 13/11/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi ile beyan ve itirazlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi ve cevaplanması bakımından ek bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetince sunulan ek raporda özetle; davacı kooperatifin davalıyı ibra ettiği tarih itibariyle (08.01.2021) davalının
genel kurul kararlarına göre ödemesi gereken (aidat, kura, giriş bedeli vb) tutar
195.850 TL’dir. Ancak kooperatifçe bu dönemde kesin maliyet çalışması yapılmış ve
davalıdan 354.520 TL tahsil edilmiştir. Fakat kesin maliyet çalışması tüm inşaatlar
tamamlanmadan yapıldığı için geçerliliği olmayacaktır. Bu durumda davacının
ibraname tarihinde fazla ödediği tutar sonraki dönemlerde ödenmesi gereken aidata
mahsup edileceğini, kooperatifçe 30.06.2023 tarihinde ödemelerin 450.000 TL’ye eşitlenmesi ve
aylık 2.000 TL aidat kararı alınmıştır. Bu karar tüm üyelerin ödemelerinin
denkleştirilmesine yönelik olduğunu, bu karara göre davacının dava dilekçesinde belirttiği
Mart/2024 tarihi itibariyle ödenmesi gereken tutar 468.000-TL olduğunu, taleple bağlılık
kuralı dikkate alınarak ödenmesi gereken tutardan davalı ödemesi olan 354.520-TL
mahsup edildiğinde 113.480-TL davacının anapara alacağı kaldığını, davacı kooperatif davalıyı 08.01.2021 tarihi itibariyle ibra ettiği için bu
dönemden sonraki borçlar için faiz hesaplandığını, buna göre davalıdan talep
edilebilecek faiz tutarı 11.075,40 TL olarak hesaplandığını, ancak kooperatifçe davalı üyeye kesin hesap yapılıp ilişik kesme ve ibra
belgesi verildiğini ve davalıda borcum yok algısı oluşturulduğu için dava tarihinden
önceki döneme faiz yürütülmesinin uygun olmayacağı düşünüldüğü bildirilmiştir.
Davacı, davalıdan Şubat 2024 tarihine kadar olan aidat alacaklarını karşılığını faiziyle talep etmiştir.
Davalı, davacı kooperatifin kendisini ibra ettiğini belirterek davacının kendisinden aidat alacağını talep edemeyeceğini ileri sürmüştür.
Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar)
Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.
Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar)
Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği sabittir.
Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir.
Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir.
(Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar)
Somut olayda; davacı kooperatifin 2009 ila 2023 (dahil) yılları arasında yapılan genel kurul toplantılarında alınan aidat ödenmesine ilişkin kararların iptal edildiğine veya yok hükmünde olduğuna dair itiraz/dava olmadığı gibi bu hususta dosya kapsamında bir delilin de bulunmadığı, bu nedenle alınan genel kurul kararının tüm üyeleri bağlayacağı, kararların eşitlik ilkesine uygun olduğu; mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalının ödemesi gereken aidat borcunun 113.480,00-TL anapara ve 11.075,40-TL işlemiş faiz olduğu tespit edilmiştir.
Davacı kooperatifin davalıyı -geçersiz olarak- ibra ettiği ve davalının ibraname tarihinde fazla ödediği bedel sonraki taksitlere sayıldığından; geçersiz de olsa ibraname, ilişik kesme ve kesin hesap maliyeti hesabı yaptığından dava tarihinden önceki döneme ilişkin alacağına dair faiz talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Ek rapor denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmış yapılan hesaplama doğrultusunda; davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş işlemiş faiz talebi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1040, K. 2026/335, 9 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama