KÜNYE
- Mercii
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1116
- Karar No
- 2025/1079
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2025
- T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- T.C.
- Esas no
- Esas
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Dava
- MENFİ TESPİT (Kıymetli evrak nedeniyle
- Dava tarihi
- 05/12/2025
- Karar yazım tarihi
- 12/12/2025
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali olarak açılan ancak mahiyeti itibariyle menfi tespit davası olan davanın sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; Akbank Kayseri Belsin Şubesine ait, 30/11/2025 ödeme tarihli, alacaklısı ... olan, Z... seri nolu, 150.000,00 TL bedelli çekin eski çalışanı tarafından imzalanıp kendi iradesi dışında elinden çıktığını, imzanın kendisine ait olmadığını, çekin eski çalışanı tarafından çalındığını, çekin 3. Kişilere ciro edilmemesi, başkalarının zarar görmemesi için dava sonuna kadar çeke ödeme yasağı konulmasına, çekin icra takibine konu edilmemesine ve çekin iptaline karar verilmesini, bu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
TTK'nın 651/2 ve 818/1-s bendi yollamasıyla aynı yasanın 757 ve devamı maddelerine göre, kıymetli evrak sayılan çekin zayi olması halinde zayi olduğu veya ziyaın ortaya çıktığı anda çek (senet) üzerinde hak sahibi yani lehdar ya da hamil olan kişiler ancak iş bu çekin (senedin) iptaline karar verilmesini talep edebilir. Çekte lehdar ya da hamil olmayan kişilerin işbu iptal davasını açma hakları yoktur, keşideci olan davacının bu düzenlemeler gereği dava açma hakkı olmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2016/8102 E. 2018/1789 K sayılı kararında; "Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, iptali istenen çeklerin keşidecisinin davacı olduğu, çek iptali davası açma hakkının hamile tanındığı, keşideci tarafından çekin kaybı nedeniyle çek iptali davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına," şeklinde karar verilmiştir.
Eldeki dava çek iptali olarak açılmıştır. Çek iptalinde davacı keşideci sıfatında olamayacağından davanın aktif husumetten reddi gerekmiştir. Ancak davacı, dava dilekçesinde hasımsız açması gereken davayı hasımlı açmış ve dilekçe içerisinde de çek iptalinden ziyade menfi tespit talebinde bulunmuştur.
Hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan dava dilekçesi içeriğinden menfi tespit talebi bulunduğu gözetilerek; 09/12/2025 tarihli ara karar ile arabuluculuk son tutanağının sunulması için kesin süre verilmiş olup; davacı 12/12/2025 tarihli dilekçesi ile menfi tespit taleplerinin bulunduğunu, bu nedenle çek iptali talebinin bulunduğunu; arabuluculuğa ilişkin ara karardan dönülmesini talep etmiştir.
Arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açıldığının anlaşılması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden REDDİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1116, K. 2025/1079, 12 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama