İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/321 K.2025/786

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2025/321Karar2025/786Tarih1 Ekim 2025Okuma11 dk · 2.126 kelime

KÜNYE

T.C. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. / Erzurum

Esas No
2025/321
Karar No
2025/786
Karar tarihi
1 Ekim 2025
Esas no
Esas
Karar no
—
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
... - ....
Vekili
Av. ... - [ UETS
Davalı
... - ... ...
Vekili
Av. ... - [ UETS
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
28/03/2025
Karar yazım tarihi
01/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.126 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacının davalıdan olan sözleşmeden doğan bedel alacağı nedeniyle T.C.Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla yaptığı ilamsız icra takibinin borçluların itirazı üzerinde durmuş olduğunu, davalı borçluların itirazı haksız olup bu nedenle iptali gerekmekte olduğunu, davalı ...’ın, 25.04.2023 tarihinde kendi el yazısı ile ...

Boiz Marka asansörü davacı ...'e devrettiğini ve karşılığında 495.00,00 TL bedeli teslim aldığını, asansörün tamamlanmış şekilde 7. Ay içinde davacıya verileceğini belirtmiş ve beyanlarının altını imzalamış olduğunu, 02.05.2023 tarihli sözleşme ile ..., üretici ... San. Tic.

Ltd.Şti tarafından davacıya ait aracın üzerine asansörün yapılması ve 25.07.2023- 25.08.2023 tarihleri arasında teslimi için devreden sıfatı ile sözleşmeyi imzalamış ve alacağını devretmiş olduğunu, sözleşme ile kararlaştırılan ifa süresi gelmiş olmasına rağmen aracın davacıya teslim edilmediğini, davacının bilgi almak için olayı araştırdığında, henüz aracında imalata başlanmadığını, fabrikanın hali hazırda 200 adetin üzerinde aktif siparişi olduğunu ancak kullanacak malzeme alamadıklarından işlerin durma noktasına geldiğini öğrendiğini, buna karşın ...’ın,

davacı ...'e başlarda teslimatın yakında yapılacağını söylemiş sonralarda ise telefona cevap vermemeye başlamış olduğunu, ..., fabrikanın önünde ciddi miktarda aracın sıra beklediğini, gerekli malzemeler satın alınamadığından üretim yapılamadığını bilmesine rağmen davacıya garanti vermiş, vade tarihinde aracını teslim alacağını sözleşme ile ve şifahen defalarca söylemiş, toplamda 495.209,72 TL asansör bedelini davacıdan almış olduğunu, ödemeye ilişkin dekontların dilekçe ekinde sunulduğunu, davalının itirazında borcunun bulunmadığı açıklamasının kötü niyetli olduğunu,

davalının davacının satın aldığı ürünün tesliminin imkansız olduğunu bilmesine rağmen sözleşme yapmış, satış bedelini almış olduğunu, yazılı sözleşme ile kararlaştırılan vade tarihinin üzerinden çok uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen henüz asansörün montajlanacağı alt düzen bile takılmamış olduğunu, davacının, işi için kullandığı ticari aracını teslim etmiş, bu süre boyunca birçok iş imkanını değerlendirememiş, maliki olduğu aracını kullanamamış olduğunu, TBK'nın 191.

Maddesi düzenlemesinin davalının işbu devir sözleşmesindeki hukuki sorumluluğunu göstermekte olduğunu, Davalının, devir taahhüdü altına girdiği asansör alacağına karşılık olarak davacıdan 495.209,72 TL almış olduğunu, alacağı devredenin garanti sorumluluğu bir kusursuz sorumluluk hali olduğunu, alacağın devrinin bir edim karşılığında yapılması halinde, alacağı devreden, kural olarak devir sırasında alacağın var olduğunu garanti etmekte olduğunu, Garanti sorumluluğunun kapsamını alacağı devralanın menfi zararını oluşturduğunu, bu zararın kapsamına, alacağı devredenin devir karşılığı elde ettiği edim ve faizi, devir masrafları,

alacağı devralanın borçluya karşı alacağı elde etmek için yaptığı sonuçsuz kalan girişimlerin yol açtığı giderlerin girmekte olduğunu, (BK 171/I), edim karşılığı devirlerde devreden alacağın mevcut olmadığını veya borçlunun savunmalarına maruz olduğunu bilmese dahi devralana karşı alacağın mevcut olduğunu ve ifadan kaçınmaya ilişkin savunmaların bulunmadığını garanti etmiş durumda olduğunu, alacağı devreden, borçlunun ödeme güçsüzlüğünü hile teşkil edecek şekilde gizleyerek alacağı devretmiş olabilir, hile halinde bir kimse diğerini bir sözleşme kurmaya sevk etmek için,

sözleri veya davranışlarıyla kasten onda yanlış bir kanaat uyandırmakta veya esasen mevcut yanlış bir kanaati güçlendirerek devamını sağlamakta olduğunu, bu şekilde bir davranışın varlığı halinde alacağı devralan hile sebebiyle sözleşmeyi iptal edebileceğini, davalı ..., fabrika ile düzenli olarak iş yapmakta ve birçok kişiye aynı şekilde satış yapmakta olduğunu, Fabrikada işlerin ilerlemediğini, verilen vade tarihinde asansörün teslim edilemeyeceğini ve hatta şirket iflas etmek üzere olduğundan teslimin hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini bilmesine rağmen kötü niyetli olarak sözleşme düzenlemiş ve davacıdan bedeli almış olduğunu, TBK 193’nin,

devralanın garanti ile yükümlü olan devredenden hangi istemlerde bulunabileceğini düzenlemiş olduğunu, davacının, hiçbir şekilde teslim alamadığı asansör için ödeme yapmış, vermiş olduğu para ödeme tarihinden bu yana ciddi miktarda değer kaybetmiş olduğunu, teslimi konusunda anlaşılan asansörün sözleşme tarihindeki bedeli 490.000,00 TL civarında olmasına rağmen şu anda 900.000,00 TL civarında olduğunu, davacının ticari aracını çok uzun bir süredir işletememiş ve ciddi miktarda zarara uğramış olduğunu, vade tarihinde asansör teslim edilse idi davacının, alamadığı birçok işi alabilecek,

nakliyeler sırasında asansörü kullandığından çok daha az işçi çalıştırabilecek olduğunu, Yargıtay, BK 169/I ve 171/I’de yer alan garanti sorumluluğunun yanı sıra kusurun bulunması halinde alacağı devredeni BK 96 (Yeni BK m. 112) hükmüne göre de sorumlu tutmakta (Yarg.

14. HD, 15.06.2007, 5813/7560 (YKD 2008/6, 1127) olduğunu, davalının, birçok kişi ile asansör devri konusunda sözleşme yapmış, tüm alacaklıları mağdur etmiş olduğunu, ciddi sayıda mağdurun bulunması davalının mal kaçırma ihtimalini artırmakta olduğunu, davalının mülkiyetinde bulunan malları elinden çıkarması durumunda tahsil kabiliyeti kalmayacak, asansör teslim edilmediği gibi davacının vermiş olduğu bedel ve uğramış olduğu zararın hiçbir şekilde tahsil edilemeyecek olduğunu, İİK'nun 258/1.

Maddesi hükmüne göre, alacaklı alacağın vadesi ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağın vadesi gelmemişse İİK'nun 257/2. maddesi hükmendeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorunda olduğunu, İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan alacağın varlığının ve muaccel olduğunun ispatı gerekmekte olduğunu, sunulmuş olan sözleşme ve alacaklının bizzat kendi el yazısı ile yazmış olduğu metin ile kararlaştırılan vade tarihini belirtmiş olduğunu, ıslak imzalı sözleşme ile vade tarihi belirlenmiş, davalının el yazılı metni ile vade tarihini ikrar etmiş olduğunu,

davacı tarafından davalıya ödeme yapılmış dekontlarda da asansör bedeli açıklaması ile ödemenin sözleşmede kararlaştırılan asansöre ilişkin olduğu belirtilmiş olduğunu, İhtiyati haciz talebi yalnızca dekontlara bağlı olarak değil ıslak imzalı kaşeli sözleşme ve el yazılı ikrara da dayalı olduğunu, görüldüğü üzere vade tarihi kesin olarak belirlenmiş, ikrar edilmiş ve tartışmasız olarak belirlenmiş olduğunu, davalıya yapılan ödemeye ilişkin dekontlarda da açık bir şekilde asansör bedeli yazılmış olduğunu,

her ne kadar açıklamada ilgili sözleşmenin açık bilgileri yazılmamış olsa da davalıya asansör bedeli açıklaması ile başka bir ödeme yapılmış olma ihtimali de bulunmadığını, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi önünde görülen aynı konuda aynı fabrikadan başkasının aracılığı ile satışı yapılan dava konusu işlemde ...E. ....K. sayılı kararda borcun ifa edilmesinin imkansız olduğu ve davalı tarafın mal kaçırma ihtimalinin çok bariz olduğu görüldüğünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş olduğunu, emsal olarak gösterilen kararda olduğu gibi Türkiye'nin hemen her yerinden mağdur olan kişiler olduğundan,

fabrikanın üretimleri durduğundan, davalı tarafın sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirme imkanı kalmadığından ve davalının davacıdan başka kişilere karşı da aynı nedenlerden dolayı borçlu olduğundan ihtiyati haciz talebinin kabul edilmemesinin ciddi hak kayıplarına sebep olacağını, İhtiyati haciz uygulanması için aranan şartların tamamının gerçekleşmiş olduğunu, Muaccel bir borç olduğunu, alacağın para alacağı ve rehinle teminat altına alınmamış olduğunu, telafisi imkansız zararlar doğacağından mahkemece uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati haciz uygulanmasını talep etme zorunluluğu hasıl olmuş olduğunu,

açıklanan sebepler ve re'sen göz önüne alınacak sebepler doğrultusunda birçok kişiye karşı borçlu durumda olan davalının mal kaçırması neredeyse kesin olduğundan; davalının borca, faiz ve ferilerine yeter miktarda taşınır, taşınmaz ve banka hesaplarına ihtiyaten haciz koyulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını belirterek, Davanın kabulü ile, davalının borca yeter miktarda mal varlığı üzerine ihtiyati haciz uygulanmasına,

davalının yerinde olmayan itirazlarının kaldırılarak takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.

CEVAP

Davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır. Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Dairesi Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir.

Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... olduğu, borçlunun ... olduğu, takibin toplam 495.209,72-TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır.

Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesine, Aziziye Vergi dairesine, Mimarsinan Vergi Dairesine, Kayseri Genel İcra Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.

Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/1026 E, -2015/1765 K)

TTK 11. maddesinde ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme şeklinde tanımlanmıştır. TTK’nın 15. maddesinde esnaf, ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." şeklinde tanımlanmıştır.

Mülga 6762 sayılı yasanın 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiş,

6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtilmiş olduğundan Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir.

Bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez.

İtirazın iptali davaları TTK 4.maddesinde düzenlenmiş mutlak ticari davalardan değildir.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nin .... E, .... K sayılı kararında “…Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelerden Mimarsinan Vergi Dairesi'nin Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dava dosyası içine gelen müzekkere cevabında, temlik alan davacı Kamil Türk'ün 02/08/2019 tarihinde faaliyetini terk ettiği, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve 2. sınıf tüccar olduğunun bildirildiği görülmüştür.

Şu halde, dava tarihi itibariyle temlik alan Kamil Türk'ün ticareti terk ettiği ve tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla davanın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir.” denildiği görülmüş olup, dava konusunun mutlak ticari dava olmadığı,

takibe esas alacak konusunun davacının bedelini ödediği ancak teslim edilmeyen ürün olması ile davacı ve davalının da tacir olmayıp vergi dairelerinin yazı cevabı ile işletme usulüne göre defter tutmaları nedeni ile ortada nisbi bir ticari davada olmadığından iş bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılarak Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.

6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.

Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Asliye Hukuk mahkemelerine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Asliye Hukuk mahkemelerinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenler ile;

1-HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine,

2-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,

3-Görevsizlik kararından sonra dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmemesi halinde mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama harç ve giderleri konusunun karara bağlanmasına,

Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 01/10/2025

Katip ... · ¸E-imzalıdır Hakim ... · ¸E-imzalıdır

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/321, K. 2025/786, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/321
Karar No
2025/786
Tarih
1 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/321 K.2025/930
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/321 K.2025/731
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/322 K.2025/730
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/322 K.2025/751
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/322 K.2025/641
  • İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/322 K.2025/30

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.