KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi "Türk Milleti Adına"
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/442
- Karar No
- 2023/137
- Karar tarihi
- 9 Mart 2023
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Asıl davada
- —
- Davacı
- ... - TC : ..., ...
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Dava
- Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
- Dava tarihi
- —
- Birleşen davada
- —
- Davacı
- ... - TC : ..., ...
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Dava
- Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali, Menfi Tespit
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
- Asıl davada
- —
Karar Metni
1.610 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak.
Davalı kooperatifin 21/11/2013 gün ve ... sayılı kararı ile davacının 74.000,00 TL aidat borcunu zamanında ödemediği gerekçesi ile üyelikten ihraç edildiğini, dava dışı müteahhit ...’a davalı kooperatife yapmış olduğu işler karşılığında B Blok Zemin Kat No: 1’deki dairenin verildiğini, dava dışı müteahhit ile davacı arasında 29/09/2003 tarihinde belirtilen gayrimenkulun satışına ilişkin sözleşme düzenlendiğini, davalı kooperatifin karar defterine bu hususun kaydedildiğini, dava dışı ...’dan devralınan daireye ilişkin kooperatife bir borç olmadığı hususunda anlaşıldığını,
fakat davalı kooperatif tarafından davacıya daireye ilişkin aidat borçlarının ödenmediği ve ödeme yapması için ihtarname gönderildiğini, davacının ihtarnameye daireyi müteahhit ...’dan devraldığını ve bedelini ... ödediğine ilişkin cevabi ihtarname göndermesine rağmen davacının kooperatiften ihraç edildiğini belirterek, öncelikle davalı kooperatifin Tapu Sicil Müdürlüğünde kayıtlı taşınmazları üzerine tedbir konulmasına,
28/11/2013 tarih ve ... sayılı ortaklıktan çıkarılma kararının iptaline, davacının davalı kooperatife borcunun olmadığının tespitine, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla üyelikten kaynaklı ödenen 17.000,00 TL’nin 29/09/2003 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı kooperatiften tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davacının daireyi satın aldığına ilişkin dava dışı ... ile yapmış olduğu sözleşmenin geçersiz olduğunu, tercihli üye kaydı için genel kurulun yetkili olduğunu, yönetim kurulunun böyle bir yetkisinin bulunmadığını, alınan kararların da geçersiz olacağını, ayrıca davacının kooperatif üyesi olarak aidat borcunu ödemesi, iş yapmış ise yaptığı iş karşılığı faturasını keserek bedelini kooperatiften tahsil etmesi gerekeceğini, kayıtlarda davacının kooperatife yapmış olduğu bir işin bulunmadığını, davacının aidat borcunu ödememesi sebebiyle ihraç kararının yerinde olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
BİRLEŞEN DAVADA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; ... Yönetim Kurulu 13/10/2017 gün ve 14 sayılı kararıyla müvekkilinin davalı kooperatife 26/05/2017-25/07/2017 dönemine kadar aidat ve borçlarını ödenmediği gerekçesiyle kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiğini, 27/01/2002 tarihinde davalı kooperatifçe yapılan olağan Genel Kurul toplantısında alınan kararlar gereğince müteahhit ...'a dava konusu ... ada, ... parsel, ...
NİV, ... pafta nolu B Blok zemin kat daire No:1 deki dairenin iş karşılığı verilmesinin kararlaştırıldığını, kooperatif 15/02/2002 tarih ve 11 nolu kooperatif karar ile bu hususun kayıt altına alındığını, dava dışı ... ile müvekkili arasında 29/03/2003 tarihinde gayrimenkulün satışına ilişkin sözleşme düzenlendiğini, söz konusu sözleşme gereği dava konusu daireyi anahtar teslimi satın altığını, davalı kooperatif ile müteahhitlik sözleşmesi gereği söz konusu dairenin devri müvekkili adına yapıldığını ve karar defterinde de bu hususun kayıt altına alındığını,
müvekkilinin kooperatif yetkililerinin de imzasını taşıyan karar ile ana szöleşmede belirtilen şekle uygun olarak dava konusu daireyi devraldığını, davalı kooperatif dava konusu daireden kaynaklı alacağını müteahhit ... ile alacağından mahsup ettiğini ve söz konusu dairenin kooperatife herhangi bir borcunun olmadığı hususunda anlaştıklarını, davalı kooperatifçe müvekkili hakkında Konya.
Noterliğinin 06/09/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname düzenlenip tarafına gönderildiğini, müvekkili tarafından gönderilen ihtarnameye karşı Konya. Noterliğinin 11/09/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verdiğini, kooperatifçe Konya.
Noterliğinin 16/10/2017 tarih ve ... nolu ihtarname ile müvekkilinin ihracına karar verildiğini, davalı kooperatifin ihraç kararının ve aidat talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin mağdur olduğunu, müvekkilinin aynı konudan kaynaklı Konya. Asliye Ticaret Mahkemesinin derdest olan ...
Esas sayılı dosyasının olduğundan bahisle, davalı adına kayıtlı taşınmazların 3.kişilere devrinin önlenmesi için davalı adına kayıtlı taşınmazlara ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak ilk inceleme ile birlikte karar verilerek taşınmazlar üzerine tedbir şerhinin işletilmesini, davalı kooperatifin 13/10/2017 gün ve 14 sayılı ortaklıktan çıkarılma kararının iptalini, müvekkilinin borcunun olmadığının tespitini, satışa konu konutun müvekkili adına tahsisini, bu taleplerin kabul görmemesi halinde üyelikten kaynaklı ödenen 17.000,00 TL'nin 29/09/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tazminini,
fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ihraç kararının iptali ve menfi tespit isteminden ibarettir.
Açılan davanın ilk önce Konya. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sırasına kaydedildiği, bu sıra üzerinden yapılan yargılama neticesinde 03/03/2015 gün ve ... E ... K sayılı karar ile kooperatif yönetim kurulunun ihraç kararının iptaline, davacının diğer taleplerinin ise reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafça temyiz başvurusunda bulunulması üzerine kararın Yargıtay. Hukuk Dairesi'nin 11/09/2015 gün ve ... E ...
K sayılı ilamı ile menfi tespit istemi yönünden peşin harcın ikmal ettirilmemesinin hatalı olduğu, davacının üyeliğinin peşin bedelli üyelik olduğu, bu kapsamda ihtarname ile ödenmesi istenen alacak tutarının içinde genel yönetim ve alt yapı giderlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinin gerektiği, bu konuda ek rapor alınması gerektiği, yine davacının aidat borcunun bulunduğunun belirtilmesine rağmen miktarının belirtilmesinin usule aykırı olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararın sonrasında davanın Konya. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sırasına kaydedildiği, 19/04/2016 tarihli celsede bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam edildiği, dava devam ederken Konya. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sırasına kayıtlı dava ile davacı tarafından 13/10/2017 tarihli 14 nolu yönetim kurulu ihraç kararının iptali istemli dava açıldığı, davanın bu dava dosyası (Konya. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
E) ile birleştirilmesine karar verildiği, yapılan yargılama neticesinde Konya. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/07/2020 gün ve ... E ... K sayılı kararı ile ana davanın kısmen kabulüne birleşen davanın ise derdestlik nedeniyle reddine karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay. Hukuk Dairesi'nin 04/04/2022 gün ve ... E ...
K sayılı ilamıyla, asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine, birleşen dava yönünden ise birleşen her iki davanın farklı ihraç kararlarına ilişkin olması nedeniyle birleşen davanın derdestlik nedeniyle reddedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle hükmün birleşen dava yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararı sonrasında dava Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sırasına kaydedilmiş, 06/10/2022 tarihli celsede bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Ana dava yönünden davalı tarafın temyiz itirazlarının reddedilmesi karşısında verilen karar kesinleşmiş olup, ana dava yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili 19/10/2022 tarihli tavzih dilekçesiyle birleşen dava yönünden davacının davalıya 12.332,00 TL tutarında borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini belirtmiştir. Davacının birleşen davayı açarken yatırmış olduğu peşin harcın yeterli olduğu anlaşıldığından davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Ana davanın kesinleşmesi karşısında davacının peşin bedelli üye olup, bu konuda yeni bir değerlendirme yapılması mümkün değildir. Bu kapsamda davacının ihraç kararına dayanak teşkil eden birinci ihtarname tarihi itibariyle genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ötürü davalıya borçlu olup olmadığının ve varsa borç tutarının ne kadar odluğunun belirlenmesi gerekir.
Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 20/01/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; kooperatif defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, 2016 yılı olağan genel kurul toplantısında çevre düzenlemesi, emlak vergisi tapu ve vergi masraflarına istinaden 12.332,00 TL toplanmasına karar verildiği, kooperatifin 2017 yılı bilançosunda ve 2018 yılı açılış kaydında geçmiş yıllar zararı hesabında toplam 744.055,59 TL'lik kaydın bulunduğu, 2016 yılı olağan genel kurul hazirun listesinde 95 üyenin yer aldığı, ancak bazı üyelerin birden fazla hissesinin bulunduğu, toplam hisse sayısının 101 olduğu,
her bir hisseye düzen genel yönetim gideri payının 7.366,89 TL olduğu, kooperatif kayıtlarında çevre düzenlemesine ilişkin bir gider türünün yer almadığı, kooperatif defterlerinde inşaat maliyetlerinin yapılmakta olan yatırımlar hesabında izlendiği, herhangi bir ayrıntı içermediği, yatırımlar hesabından finansman, alt yapı ve çevre düzenleme giderlerinin ne kadar olduğunun ayrıştırılmasının mümkün olmadığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının peşin bedelli kooperatif üyesi olduğu, peşin bedelli üyelerin inşaat finansmanından sorumlu olmadıkları, sorumluluklarının genel yönetim ve alt yapı giderleri ile sınırlı olduğu, davacının birinci ihtarname tarihi itibariyle borcunun 7.366,89 TL olduğu, ihtarname ile 12.332,00 TL ödenmesinin talep edilmesi karşısında gerçek borç ile ihtarnameye konu borç arasında aşırı bir nispetsizlik olduğu,
bu kapsamda davacıya gönderilen ihtarnameler ve bu ihtarnameler kapsamında alınan ihraç kararının usulüne uygun olmadığı sonucuna varıldığından ihraç kararının iptali ile davacının (12.332,00 - 7.366,89 =) 4.965,11 TL tutarında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/442, K. 2023/137, 9 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama