KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/802
- Karar No
- 2023/623
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2023
Karar Metni
1.644 kelime·8 dk okuma·18 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
SÖZLEŞMENİN FESHİ ve ALACAK ile TEMİNAT MEKTUBUNUN İADESİ
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 19/07/2022 tarihli dilekçesi ve 01/03/2023 havale tarihli tavzih dilekçesiyle; taraflar arasında 27/12/2021 tarihli Yeni Merkez Bölge Şefliği Binası Yapım İşi işine ait sözleşme imzalandığını, davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında işe başlamasına rağmen davalı işverenin edimlerini yerine getirmediğini, hiçbir ödeme yapmadığını, inşaat maliyetlerinde anormal artışlar meydana geldiğini, bu artışlar nedeniyle fiyat farkı talep edilmesine rağmen davalı tarafından kabul edilmediğini, mevsim koşullarına rağmen işin tamamlanması için uygun olmayan süreler verildiğini beyan ederek,
taraflar arasındaki sözleşmenin aşırı ifa güçlüğü nedeniyle feshine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının dava tarihine kadar tamamladığı işlerden dolayı 100 TL. ve fiyat farkından dolayı 100 TL. olmak üzere 200 TL.'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşme gereğince davacı tarafından davalıya teslim edilen ... Bankası ...
Şubesine ait 24/12/2021 tarihli 20.000 TL. ve 21.500 TL. olmak üzere toplam 41.500 TL. 2 teminat mektubunun da davalı tarafından davacıya iadesine, bu teminat mektuplarının irat kaydedilmesi halinde ise bedellerinin irat kaydedildiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı vekili, davacının 25/03/2022 tarihli dilekçesiyle sözleşmenin feshini talep etmesi üzerine taraflar arasındaki sözleşmenin ihale komisyonunun 14/07/2022 tarihli kararı ile feshedildiğini beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
Açılan dava Ereğli . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. sırasına kaydedilmiş, Ereğli . Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/07/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesi ve talep üzerine yapılan tevzi sonucu dosya mahkememize gönderilmiştir.
Taraflarca 27/12/2021 tarihli sözleşme ve bu sözleşmeye ilişkin teknik şartname, yazışma ve ihtarname suretleri ile ihale komisyonunun fesih kararı sureti ibraz edilmiş, mahallinde delillerin değerlendirilmesi amacıyla Mahkememizce 20/03/2023 tarihinde keşif yapılmış, bilirkişi heyetinden 09/05/2023 tarihli rapor alınmıştır.
Davacı vekili, 25/07/2023 tarihli ıslah dilekçesiyle, iş bedelinden doğan alacak taleplerini 164.289 TL.+ (%18) KDV=193.861,02 TL.'ye, fiyat farkından doğan alacak taleplerini 129.510,96 TL.+ (%18) KDV=152.822,93 TL.'ye yükseltmiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Sözleşmenin Feshi ve Alacak ile Teminat Mektubunun İadesi" davasıdır.
Somut olayda ; taraflar arasında 27/12/2021 tarihli iş yapım sözleşmesi imzalandığı, işin toplam bedelinin 690.000 TL.+KDV olduğu, sözleşme gereğince davacı yükleniciden davalı idare (işveren) tarafından toplam 41.500 TL.'lik 2 teminat mektubu alındığı, işe sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 3 gün içinde yer teslimi yapılarak başlanacağı ve yer tesliminden itibaren de 40 gün içerisinde tamamlanacağının kararlaştırıldığı görülmüştür.
Her ne kadar, davacı tarafından sözleşmenin haklı sebeplerle (aşırı ifa güçlüğü) feshi dava yoluyla talep edilmiş ise de; davacının veya davalının dava yoluna başvurmadan da sözleşmeyi tek taraflı (ve karşı tarafın ulaşması gereken) irade beyanı ile feshetmesi mümkün olduğundan, sözleşmenin feshi için dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, davalı taraf davadan önce ihale komisyonu kararı ile 14/07/2022 tarihinde taraflar arasındaki sözleşmeyi feshetmiştir. Hukuki yarar, her aşamada ve re'sen gözetilmesi gereken bir dava şartı (6100 s. HMK'nin 114/1-h, 115/1. maddeleri) olduğundan, sözleşmenin feshine ilişkin talep yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın yapılan iş bedeline ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirmede; dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi heyetinin 09/05/2023 tarihli raporuna göre, davacının yaptığı iş bedelinin 164.270,63 TL.+KDV=193.861,02 TL. olduğu, davalı tarafın ödemeye ilişkin herhangi iddia ve ispatta bulunmaması nedeniyle hiçbir ödemenin yapılmadığı belirlenmiş, davacının işin yapılan kısmına yönelik alacağının 193.861.02 TL. olduğu kabul edilmiştir.
Davacı 25/07/2023 tarihli ıslah dilekçesiyle, bu talep yönünden alacaklarını 193.861.02 TL.'ye yükselttiğinden, bu alacağın dava dilekçesinde istenilen 100 TL.'lik kısmının dava tarihinden, kalan kısmının ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ilişkin ticari ilişki olup, davacının ya yasal faiz ya da avans faizi istemesi mümkün iken, ticari reeskont faizi talep etmesi ve talepten fazlaya karar verilemeyecek olması nedeniyle, hükmedilen alacağa ticari avans faizini geçmemek kaydıyla reeskont faizi yürütülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı tarafın fiyat farkına yönelik talebi yönünden yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki sözleşmenin 14. maddesine göre, yüklenicinin gerek sözleşme süresi, gerekse uzatılan süre içerisinde sözleşmenin tamamen ifasına kadar vergi, resim, harç vb. mali yükümlülüklerdeki artış veya yeni mali yükümlülüklerin iddiası nedeniyle fiyat farkı talebinde bulunamayacağı, ancak mücbir sebepler veya idareden kaynaklanan nedenlerle işin bitim tarihinin uzatımı verilmek suretiyle uzatılması halinde fiyat farkı verilebileceği kararlaştırılmıştır.
Bilirkişi heyetinin raporuna göre, dava konusu işin bitim süresi 40 gün olmasına rağmen davacının talebi üzerine 85 günlük ek uzatma süresi verildiği, inşaat maliyetlerindeki artışın basiretli bir tacir olarak davacının öngörmesi gereken artışlar düzeyinde olduğu ve davacının ekonomik mahvına sebebiyet verecek düzeyde olmadığı, idareden kaynaklanan uzatmanın söz konusu olmadığı, dolayısıyla fiyat farkı verilmesinin sözleşmede öngörülen şartlarının oluşmadığı anlaşılmış, davacının fiyat farkına ilişkin 129.510,96 TL.+KDV=152.822.93 TL.'lik talebinin ispat edilememesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın toplam 41.500 TL. bedelli 2 adet teminat mektubunun iadesi veya bedelinin ödenmesine yönelik talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; taraflar arasındaki sözleşmenin 25/1 ve 25/3. maddesine göre, bu sözleşmede belirtilen süre uzatımı halleri hariç, yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmemesi halinde en az 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanacağı, ihtarda belirtilen sürenin
bitmesine rağmen aynı durumun devam etmesi halinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminatın gelir kaydedileceği ve sözleşmenin feshedilerek hesabın genel hükümlere göre tasfiye edileceği kararlaştırılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmeye göre işin bitim süresinin 40 gün olmasına rağmen, davacının talebi üzerine ek 85 günlük uzatma süresi verildiği ve bu uzatma süresinin 02/05/2022 tarihinde sona erdiği, idarenin 2. bir ek süre vermek suretiyle işin 22/06/2022 tarihine kadar bitirilmesini istediği görülmüştür.
Davalı tarafından Ereğli . Noterliğinin 23/06/2022 gün ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacı tarafa ihtarname gönderilmiş, işin yapılmadığı ve uzatma süreleri anlatılmış ve ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 takvim günü içerisinde işin bitirilmesi istenilmiş, bitirilmemesi halinde kesin teminatın gelir kaydedileceği ihtar edilmiş, ihtarname davacı tarafa 28/06/2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Tebliğden itibaren 10 günlük süre 09/07/2023 tarihinde sona erdiği halde, bu süre içerisinde de işler bitirilmemiş ve davacının teslim ettiği teminat mektuplarının davadan önce 09/07/2023 tarihinde davalı tarafından irat kaydedilmesinin şartları oluştuğu görüldüğünden, davacının teminat mektuplarına yönelik de taleplerinin de ispat edilememesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş ve 22/12/2022 tarihli dava şartı arabuluculuk uzlaşmazlık son tutanağı düzenlenmiş ise de; sözleşmenin feshi ile birlikte istenilen alacak talepleri yönünden dava zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığından, arabulucuk tutanağında zorunlu arabuluculuk yazılsa dahi Mahkememizce bu arabuluculuğun zorunlu değil, ihtiyari arabuluculuk olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacının sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Dava görevsizlik kararı ile Mahkememize intikal etmiş ise de; davanın yetkili ve görevli Mahkememizce esastan sonuçlandırılıp, taraflar lehine vekalet ücretine hükmedildiği için Yargıtay HGK'nun 28.02.2019 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere, görevsizlik kararından dolayı davalı vekili için davalı lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/802, K. 2023/623, 11 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama