KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/414
- Karar No
- 2024/657
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
Karar Metni
1.152 kelime·6 dk okuma·18 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
VEKİLLERİ
DAVA
GENEL KURUL KARARININ YOKLUĞUNUN TESPİTİ veya İPTALİ
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 07/07/2023 tarihli dilekçesiyle; davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının 1. oturumunun 08/03/2023 tarihinde yapıldığını, davacı tarafın 6102 s. TTK'nin 420. maddesi gereğince yaptığı talep üzerine toplantının 2. oturumunun 07/04/2023 tarihinde yapıldığını, davalı şirketin 07/04/2023 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda alınan kararların kanun, anasözleşme ve iyiniyet prensiplerine aykırı olduğunu, yasal şartları taşımadan kararlar alındığını beyan ederek, davalı şirketin 07/04/2023 tarihli olağan genel kurulunda alınan 3, 4, 5 ve 7 nolu kararların yokluğunun ve butlanının tespitine ve iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı tarafın davalı şirkete özel denetçi tayin edilmesine ilişkin Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden açılan ve bu davamız ile birleştirilen davası, bu davamızdan tefrik edilerek ayrı bir esas sıramız üzerinden görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı vekili, öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş ve davanın esastan da reddini istemiştir.
Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünden ve davalı şirketten 07/04/2023 tarihli olağan genel kuruluna ilişkin belge suretlerinin gönderilmesi istenilmiş, bilirkişi heyetinden de 10/06/2024 tarihli rapor alınmıştır.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Anonim Şirket Genel Kurul Kararlarının Yokluk ve Butlanının Tespiti veya İptali" davasıdır.
Somut olayda ; davacı tarafından davalı şirketin 07/04/2023 tarihli olağan genel kurulunda alınan 3, 4, 5 ve 7 nolu kararların yokluk veya butlanının tespiti ya da iptali talep edilmiştir.
Davalı şirket vekili öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; bu davanın zamanaşımına değil, hak düşürücü süreye tabi olduğu, davanın da 6102 s. TTK'nin 445. maddesinde yazılı 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmış olduğundan davalı tarafın bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davalı şirketin 07/04/2023 tarihli genel kurulunun; 3. gündem maddesinde yönetim kurulu faaliyet raporunun oylanıp, oy çokluğu ile kabul edildiği, 4. gündem maddesinde denetim raporunun oylanıp oy çokluğu ile kabul edildiği, 5. gündem maddesinde bilanço ve gelir tablosunun oylanıp, oy çokluğu ile kabul edildiği, 7. gündem maddesinde ise yönetim kurulu huzur hakkının oylanıp, oy çokluğu ile kabul edildiği, davacının bu kararların hepsine karşı oy kullanıp kararlara muhalefet ettiğini de bildirdiği belirlenmiştir.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi heyetinin 16/10/2024 tarihli raporuna göre de; davalı şirketin 07/04/2023 tarihinde yapılan 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının şirket yönetim kurulunun 09/03/2023 tarihli kararına istinaden yapıldığı, çağrı usulü, gündeme bağlılık ve karar yeter sayısı yönünden alınan kararların yoklukla malul olmadığı, 6102 s. TTK'nin 467. maddesinde sayılan sebeplere ilişkin butlan nedenlerinin de oluşmadığı, bilançonun onaylanmasına ilişkin kararda oy hakkından yoksunluk hallerinin uygulanıp uygulanmayacağının mahkemenin takdirinde olduğu, davalı şirket yönetim kurulu üyelerine takdir edilen huzur hakkının şirket ciro ve kârlılık miktarları göz önünde bulundurulduğunda normal karşılanabileceği tespit edilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporunda da açıklandığı üzere, dava konusu genel kurul kararlarından 3, 4 ve 7 nolu kararlarının yokluk veya butlan sebepleri bulunmadığı gibi, iptal sebeplerinin de bulunmadığı, alınan kararların kanun, ana sözleşme ve iyiniyet prensiplerine aykırı olmadığı, özellikle Konya BAM.
HD'nin verdiği tedbir kararına konu olan 7. maddedeki huzur hakkı tespitine ilişkin kararın da davalı şirket ciro ve kârlılık miktarları ile paranın satın alma gücü gözönünde bulundurulduğunda makul olup, alınan kararların iyiniyet prensiplerine aykırı olmadığı, toplantıya çağrı, toplantı ve karar nisabı yönünden de herhangi bir eksiklik bulunmadığı sonucuna varılmış, davacı tarafın 3, 4 ve 7. maddedeki kararların yokluk, butlan ve iptaline yönelik talebinin ispat edilemediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
5. maddede alınan kararın ise, bilanço ve gelir tablosunun oylanmasına ilişkin olduğu, söz konusu genel kurulda yöneticilerin ibrasının oylanmasına ilişkin ayrı bir madde olmadığı belirlenmiştir.
6102 s. TTK'nin 424/1. maddesine göre de, bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararında aksine bir açıklık bulunmadığından yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası sonucunu doğurduğu kabul edilmiştir.
6102 s. TTK'nin 436/2. maddesine göre ise, şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişilerin yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan hakları kullanamayacak olmalarına rağmen, 5. maddede yazılı kararın aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan 2 paydaşın (... ve ... ) oy çokluğu ile kabul edildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar bilirkişi heyeti raporunda bu madde yönünden de yokluk veya butlan sebeplerinin bulunmadığı bildirilmiş ise de, alınan usülsüz karların yoklukla malul olması veya iptale tabi olması aynı zamanda hukuki bir değerlendirme olduğundan bilirkişi heyetinin sadece bu yöndeki (aynı zamanda hukuki de olan) değerlendirmeleri hükme esas alınmamıştır.
İstanbul BAM . HD'nin 13/07/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal kararında da belirtildiği üzere, dava konusu 5. maddeye olumlu oy kullanan hissedarların oy hakkında yoksun olmaları ve 5. mddedeki karar yönünden gerekli nisabın sağlanmadığı anlaşıldığından, 5. maddede alınan kararın yok hükmünde olduğu ve talep gibi yoklukla malul olduğunun tespitine karar vermek gerektiği sonucuna varılmış, oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/414, K. 2024/657, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama