KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/61
- Karar No
- 2024/128
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
Karar Metni
830 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
1.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI
... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVA : TEMSİL KAYYIMI TAYİNİ
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 26/01/2023 tarihli dilekçesiyle. Konya. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden, ... tarafından, ... aleyhine, anonim şirket yönetim kurulu üyesinin azli için dava açıldığını, Konya. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
E. sayılı dosyasında 05/01/2023 tarihli ara kararı ile "davacı şirket adına bu davayı açan ve davacı şirketin münferit yetkili temsilcilerinden olan ...'a, davacı şirket ile davalı ... (ve davacı şirketin münferit yetkili her iki temsilcisi) arasında menfaat çatışması bulunması nedeniyle, bu davada davacı şirketi temsil etmek üzere yetkili ve görevli mahkemesinde temsil kayyımı tayini açmak üzere" süre verildiğini beyan ederek, davalı ...'yi Konya.
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında temsil etmek üzere temsil kayyımı atanmasını dava ve talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı şirket temsilcisi veya temsilcileri, duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Temsil Kayyımı Tayini" davasıdır.
Somut olayda ; davada çözülmesi gereken öncelikli sorunlar; davalı şirketin Romanya menşeli şirket olması karşısında, Türk Mahkemelerinin yargı hakkına ilişkin dava şartı eksikliğinin bulunup bulunmadığı, dava şartı eksikliği yok ise davalı şirkete temsil kayyımı tayin edilmesinin gerekip gerekmediği sorunlarıdır.
Davalı şirketin Romanya menşeli şirket olduğu ihtilafsız olup, yabancılık unsuru taşıyan dava konusu ihtilafa 5718 s. Kanun'un da uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.
5718 s. Kanun'un 10/3. maddesine göre de, "(3) Vesâyet veya kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi sebepleri dışında kalan bütün kısıtlılık veya vesâyete ilişkin hususlar ve kayyımlık Türk hukukuna tâbidir."
Yabancıların kişi hâllerine ilişkin bazı davalar başlıklı 5718 s. Kanun'un 42. maddesine göre de, "(1) Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan yabancı hakkında vesâyet, kayyımlık, kısıtlılık, gaiplik ve ölmüş sayılma kararları ilgilinin Türkiye'de sâkin olduğu yer, sâkin değilse mallarının bulunduğu yer mahkemesince verilir."
Yukarıda yazılı yasal düzenlemelere göre, kayyımlık Türk hukukuna tabi ve Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan yabancılar hakkındaki kayyımlık kararı Türkiye'de sakin oldukları veya mallarının bulunduğu yer mahkemesince verilebilecek ise de, 5718 s. Kanun'un 10/3 ve 42. maddesindeki düzenlemeler, gerçek kişilere ilişkin anlatımlar (sakin olduğu yer vs.) ve madde kenar başlıklarından da anlaşılacağı üzere, bu düzenlemelerin yabancı menşeli tüzelkişiler için değil, gerçek kişi yabancılar için getirilmiş bir düzenlemeler olduğu anlaşılmıştır. (Aynı yöndeki görüş için bknz : Yabancıların Kişi Hallerine İlişkin Davalarda Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yetkisi, Dr. Öğretim Üyesi Hümeyra ... , Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt:12, Sayı :1, Yıl:2022, sf: 911 vd.)
Diğer yandan, 5718 s. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre ise, "(1) Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder."
6100 s. HMK'nin 14/2. maddesine göre de, "(2) Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir."
6100 s. HMK'nin 114/1-a maddesine göre ise, "Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması" dava şartlarından olup, 6100 s. HMK'nin 115/1. maddesine göre de dava şartlarının re'sen de araştırılması gerekmektedir.
Buna göre, yukarıda yazılı yasal düzenlemelerden, yabancılık unsuru taşıyan ihtilaflarda Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre belirlenmesinin gerektiği (5718 s. K. m. 40), iç hukukumuza göre de (4721 s. MK.
430/2 ve 6100 s. HMK. m. 14/2) bir şirkete temsil kayyımı tayinine ilişkin davanın ilgili tüzel kişinin (şirketin) merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülmesinin gerektiği ve bu kuralın re'sen gözönünde bulundurulması gereken kesin yetki kuralı olduğu, davalı şirketin Romanya menşeli olması nedeniyle bu davanın Romanya da açılmasının gerektiği, Türk Mahkemelerinin somut bu davada yargı hakkının bulunmadığı, Türk Mahkemelerinin yargı hakkının bulunmasının dava şartı olduğu (6100 s. HMK. m. 114/1-a), bu dava şartı eksikliğinin de her aşamada ve re'sen gözetilmesinin ( 6100 s. HMK'nin 115/1.) gerektiği sonucuna varıldığından,
davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/61, K. 2024/128, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama