KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Konya "Türk Milleti Adına"
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/741
- Karar No
- 2025/79
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - (T.C. Kimlik No:...
- Vekili
- —
- Davalı
- ... - (T.C. Kimlik No:...
- Vekili
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.150 kelime·6 dk okuma
Davacı vekili 16/09/2024 tarihli dilekçesiyle. Davacı ve davalı taraf arasında ticari işletmeleri ile ilgili gerçekleştirdikleri alım satım sözleşmesi kapsamında bir takım malların davacı tarafça davalıya satıldığını, söz konusu satış kapsamında düzenlenen 13.06.2024 Tarihli, ... Nolu ve 284.448,00 TL bedelli E-arşiv fatura, davalı tarafa posta yoluyla usulünce tebliğ edilmiş ... Seri ve ... Sıra Nolu 13.06.2024 Tarihli sevk irsaliyesi, A Seri ve ...
Sıra Nolu 13.06.2024 Tarihli sevk irsaliyesi, A Seri ve ...
Sıra Nolu 13.06.2024 Tarihli sevk irsaliyesi ise davalının oğlu ... tarafından imzalanmış; ayrıca 13.06.2024 Tarihli ve Sevk İrsaliye Teslim Edilenler başlıklı iki sayfadan ibaret belge ile de söz konusu fatura ve sevk irsaliyeleri içeriğinde yer alan malların teslim alındığını bizzat davalı imzası ile teşvik edildiğini, satışa konu malların eksiksiz teslim edilmesine rağmen bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, Bunun üzerine davacı tarafından davalı aleyhinde 24.06.2024 tarihinde Konya ().İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas dosyası nezdinde faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, Ancak davalı tarafın, söz konusu takip kapsamında kendisine usulünce tebliğ edilen ödeme emrine karşı borcu bulunmadığından bahisle süresi içerisinde itirazda bulunarak itiraz ettiğini, itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğunu, Dava öncesinde uyuşmazlığın sulhen halli için davacı tarafça yapılan dava şartı arabuluculuk başvurusundan olumlu sonuç alınamadığını,
izah edilen nedenlerle davalının taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının takip konusu 284.448,00 TL borcu karşılar miktarının takdiren teminatsız şekilde ihtiyaten haczine karar verilmesini ayrıca davalının Konya ().İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalının takip konusu alacağın (%20)'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderlerinin davalıya yükletilerek davacı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili 11/10/2024 tarihinde mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari iş bulunmadığını, müvekkilinin herhangi bir şirket kaydının da olmadığını, müvekkilin oğlu olan ... , davacının dükkanında otomobil lastik satışı ve tamir işleri ile uğraştığını, bu süreç içerisinde davacının, müvekkilin akrabası olması sebebiyle işleri düzene girene kadar dükkanını kullanabileceğini ve vergi levhasını da ortak kullanabileceklerini beyan ettiğini, Müvekkilinin oğlunun ise güven ilişkisi kapsamında bu teklifi kabul ettiğini, Bu nedenle müvekkilin böyle bir ticari alım satımda bulunması söz konusu olmadığını,
Müvekkilinin oğlunun işlerinin azalması nedeniyle dükkandan ayrılacağını beyan etmesi üzerine davacı tarafından, müvekkile ve oğluna fatura çıkışı yapılması gerektiğinden bahisle iş bu davaya konu faturalar tanzim edildiğini, Müvekkil ve oğlu ise tamamen iyi niyetli olarak bu faturalara imza attığını, Ancak ekte faturalarda bahsi geçen ürünlerin hiçbirinin ödemesi davacı tarafından gerçekleştirilmediğini, tamamının ödemesini müvekkili ve oğlunun gerçekleştirdiğini, Davacının tamamen haksız kazanç elde etmek için müvekkili aleyhine iş bu icra takibi gerçekleştirdiğini,
davalı Müvekkilinin herhangi bir işletme kaydı ve tacir kaydının da bulunmamaktadır. Bu nedenle iş bu davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddini talep ettiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)" davasıdır.
Somut olayda; uyuşmazlık, bir takım sevk irsaliyesine ilişkin faturalara ilişkin olarak taraflar arasında malların teslim alındığına ilişkin imzaya istinaden davalı tarafça teslim edilen malların bedellerin ödenmemesi nedeniyle davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Davacı ve davalı tacir değildir.
Uyuşmazlığın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.
Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı TTK 4. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu maddeye göre “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519,
komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
(2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.” düzenlemesi ile Ticaret Mahkemelerinin baktığı davalar ya iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olacak yada TTK da düzenlenen hususlar ile TTK 4. maddesinde sayılan istisnalar kapsamında ki davalar olacaktır.
Eldeki dava, bir takım sevk irsaliyesine ilişkin faturalara ilişkin olarak taraflar arasında malların teslim alındığına ilişkin imzaya istinaden davalı tarafça teslim edilen malların bedelinin davalı tarafça davacıya ödenmesi gereken bedelin ödenmemesi nedeniyle davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve protokole dayalı alacaktan kaynaklandığı, davacının tacir kaydı olmadığı, işletme esasına göre defter tuttuğu, davalının ise tacir olmadığı gibi vergi dairesinde de mükellefiyet kaydının bulunmadığı,
davanın konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmediği gibi, mutlak ticari davalardan da olmadığından mahkememizin görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/741, K. 2025/79, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama