KÜNYE
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/178
- Karar No
- 2026/236
- Karar tarihi
- 25 Mart 2026
Karar Metni
1.265 kelime·6 dk okuma·22 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARAR YAZIM TARİHİ
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili 22/03/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Yenilebilir Enerji şirketinin keşidecisi olduğu, ... Bankasına ait 27/02/2023 tarihli, ... seri numaralı 2.031.878,00TL bedelli çeke ilişkin Konya.
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili ve diğer borçlular hakkında icra takibi başlatıldığını, takibe konu çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, çeke ilişkin olanak müvekkili şirketin herhangi bir borcunun da bulunmadığını, çek üzerindeki keşideci imzası ile banka kayıtlarındaki imzaların birbirini tutmadığından dolayı da bankada işlem yapılmadığına ilişkin şerh verildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin imza örneklerinin incelenmesiyle de bu durumun ortaya çıkacağını, resmi evrakta sahtecilik suçundan Konya C.
Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını ve soruşturma dosyasının halen derdest olduğunu beyanla öncelikle icra takibinin durdurulmasına ya da icra dosyasına ödenecek paranın yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, müvekkili şirketin icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatın mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun yapılan tebligata rağmen dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmamıştır.
DELİLLER
Mahkememizce Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı, Ankara C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası celp edilmiş, Ankara . Aliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat dosyası aracılığıyla davacı şirket yetkilisi ...'nın imza örnekleri alınmış, davacı şirket yetkilisinin kurum ve kuruluşlarda bulunan ıslak imzalı belge asılları celp edilmiş, davaya konu çek üzerinden İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınmıştır.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının mahkememiz dosyası davalısı olduğu, borçlularının mahkememiz dosyası davacısı ve dava dışı ... Yenilebilir Enerji şirketi ile ...'ın olduğu, 2.031.878,00TL'si asıl alacak, 203.187,80TL'si işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.235.065,80TL çeke dayalı alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, takibin mahkememizce verilen tedbir kararı gereğince 24/03/2023 tarihinde durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen 11/11/2023 tarihli raporda özetle;
"...İnceleme konusu çekin arka yüzünde atılı 1. ciro imzası ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı..." tespitleri yapılmıştır.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE
Dava, çeke dayalı olarak başlatılan icra takibinden ve çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı şirket tarafından davacı aleyhinde Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile, ... Bankasına ait 27/02/2023 tarihli, ... seri numaralı 2.031.878,00TL bedelli, keşidecisi dava dışı ... ... A.Ş, lehtar ve ilk cirantası davacı şirket, ikinci cirantası dava dışı ... , ikinci cirantası ve hamili ise davalı şirket olan çeke dayalı olarak icra takibine girişildiği, eldeki davada davacı lehtarın imza inkarında bulunarak menfi tespit talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Def'iler başlıklı TTK'nun 687. Maddesine göre; ''poliçeden dolayı kendisine müracaat olunan kimse, keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def'ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez; meğer ki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ait hükümler mahfuzdur.'' hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun emre yazılı senetlerle ilgili 825. maddesinde de ''Borçlunun Def'ileri'' kenar başlığı altında; ''Borçlu,emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak, senedin hükümsüzlüğüne taalluk eden veya senet metninden anlaşılan def'ilerle alacaklı kim ise ona karşı şahsen haiz olduğu def'ileri ileri sürebilir.
Borçlu ile önceki hamillerden birisi veya senedi tanzim eden kimse arasında doğrudan doğruya mevcut münasebetlere dayanan def'ilerin dermeyanı, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması halinde caizdir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre kıymetli evrakta def'iler genel olarak ''mutlak def'iler'' ve ''nispi def'iler'' olarak iki grupta değerlendirilmektedir. Somut olayda davacının senette yer alan imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesi nedeniyle bu defi mutlak defi niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebilecektir.
Dava konusu çekteki ciranta imzasının davacı şirketin yetkilisine ait olup olmadığının tespitine ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına karar verilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen 11/11/2023 tarihli raporda özetle;
"...İnceleme konusu çekin arka yüzünde atılı 1. ciro imzası ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı..." tespitleri yapılmıştır. Raporun tebliği üzerine davalı tarafça imza incelemesine ilişkin bir itirazda bulunmamıştır.
Mahkememizce yargılama sırasında bir süre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının neticesi beklenilmiş ise de, yukarıda yer verilen ATK Fizik İhtisas Dairesinin hüküm ve denetime elverişli raporundaki tespitler ve bu rapora karşı süresinde davalı yanca yapılmış bir itirazın bulunmaması, raporun bu yönüyle davacı lehine kazanılmış hak oluşturması, dava konusu icra dosyasına davalı alacaklı asıl tarafından feragat beyanında bulunması, hukukumuzda yargılamada hedef süre uygulamasının hayata geçirilmesi ve soruşturma dosyasının iş bu davayı etkiyecek bir yönünün kalmaması hususları nazara alınarak bekletici meseleden vazgeçilerek davanın karara bağlanması gerekmiş ve izah olunan mevcut deliller ışığında davanın kabulü yönünde hüküm tesisi gerekli olmuştur.
İ.İ.K.'nın 72. Maddesinin 5. Fıkrasına göre; ''Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.'' Madde metninden de anlaşılacağı üzere borçlu lehine tazminata hükmedebilmek için takibin haksız ve kötüniyetli olması gerekmektedir.
Somut olayda çekteki ciro silsilesinde davacının cirosundan sonra araya dava dışı başka bir ciranta girmesi ve davalının çeki dava dışı kişinin cirosuyla iktisap etmesi dikkate alınarak davalının, çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığını denetleme imkanı bulunmadığından kötü niyetli olduğu ispat edilememiştir. Bu nedenle davacının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan dava konusu çekte taraflar dışında başkaca cirantaların ve keşidecisinin olması ve ayrıca menfi tespit davasında hükümle birlikte takibin iptaline karar verilmesi mümkün olmadığından ve takip iptali talebi icra takip usul ve esaslarına göre görevli icra dairesinde hallolması gerektiğinden davacının feri nitelikteki takibin ve çekin iptali taleplerinin ise reddi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/178, K. 2026/236, 25 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama