KÜNYE
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/473
- Karar No
- 2025/213
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
Karar Metni
10.916 kelime·55 dk okuma·41 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
MÜDAHİLLER :1-
VEKİLİ
: 2- : 3-
VEKİLİ
: 4-
VEKİLİ
: 5-
VEKİLİ
: 6-
VEKİLİ
: 7-
VEKİLİ
: 8-
VEKİLİ
: 9-
VEKİLİ
: 10-
VEKİLİ
: 11-
VEKİLİ
: 12-
VEKİLİ
: 13-
VEKİLİ
: 14-
VEKİLİ
: 15-
VEKİLİ
: 16-
VEKİLİ
: 17-
VEKİLİ
: 18- : 19-
MÜDAHİL : 1-
VEKİLİ
KONKORDATO
KOMİSERİ
DAVA
Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili 01/08/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin canlı hayvan ticareti, yemcilik, taze sebze meyve ticareti yapan bir işletme olduğunu, müvekkili şirketin dönemsel mevsim geçişleri, kuraklık, savaş krizi, döviz kurundaki dalgalanmalar nedeniyle ticari faaliyetlerinde sorunlar yaşadığını, ham madde ve ticari mal temininde yüksek sermaye gereksinimlerinin ortaya çıktığını, yapılan satışların genelinin çiftçilere vadeli bir şekilde yapıldığını, banka kredilerinin de yüksek faizler nedeniyle de kullanılamadığını, müvekkili şirkette ödeme krizi yaşandığını,
hasat dönemi sonuna kadar müvekkili şirketi faaliyetlerini sürdürebilmesi için önlem alınması gerektiğini, müvekkilin şirketin borçlarından dolayı icra tehdidi ile karşı karşıya olduğunu, icra takibi ile ticari faaliyetinin ve mal varlıklarının kullanılamaz hale gelmesi durumunda müvekkili şirketin ticari hayatına devam edemeyeceğini, borca batıklık durumunun ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin ticari hayatının sonlanması halinde alacaklılarında büyük zararlar görebileceğini, müvekkili şirketin Konya ve Ereğli bölgesinde alım satım işleri yapan 250 bayilik benzeri sürekli müşterisi bulunduğunu,
yine son kullanıcı çiftçilerden oluşan 350 sürekli müşterisinin bulunduğunu, İİK'nun 285.maddesi uyarınca konkordato şartlarının oluştuğunu, bu kapsamda ön proje hazırlandığını, kanun uyarınca hazırlanan ön proje kapsamında şirket faaliyetine devam ederek içinde bulunduğu durumdan çıkabileceğini beyanla müvekkil şirket hakkında ivedi olarak geçici mühlet kararı verilmesini, müvekkil şirket hakkında konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
Davacı şirket tarafından konkordato ön projesi ve ekleri ibraz edilmiştir.
Mahkememiz 03/08/2023 tarihli ara kararı ile; davacı şirket lehine 03/08/2023 tarihinden itibaren 3 ay süre ile konkordato geçici mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiştir.
Mahkememiz 30/10/2023 tarihli duruşmada verilen ara kararı ile; davacı şirket lehine verilen geçici mühlet kararının 03/11/2023 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına karar verilmiş ve verilen tedbirlere devam edilmiştir.
Mahkememiz 02/01/2024 tarihli duruşmada verilen ara kararı ile; davacı şirket lehine 03/01/2024 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile konkordato kesin mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiştir.
Mahkememiz 02/01/2025 tarihli duruşmada verilen ara kararı ile; davacı şirket lehine verilen 03/01/2024 tarihli kesin mühlet kararının 03/01/2025 tarihinden itibaren 6 ay süre ile uzatılmasına karar verilmiş ve verilen tedbirlere devam edilmiştir.
Geçici mühlet dönemi içerisinde ilgili yerlere konkordatoya ve tedbirlere ilişkin müzekkereler yazılmış, ilanlar yapılmış, tayin edilen konkordato komiseri tarafından 12/09/2023 tarihli geçici mühlet dönemi 1. raporu, 14/12/2023 tarihli geçici mühlet dönemi 2. raporu, 11/03/2024 tarihli kesin mühlet dönemi 1. raporu, 29/06/2024 tarihli kesin mühlet dönemi 2. raporu ve 23/12/2024 tarihli kesin mühlet dönemi nihai raporu ibraz edilmiş, davacının varlıklarının değerlendirilmesini yapmak üzere bilirkişi görevlendirilmesi hususunda geçici konkordato komiseri tarafından talepte bulunulmuş, talep doğrultusunda makine mühendisi, ... mühendisi,
inşaat mühendisi, bankacı ve muhasebe uzmanı bilirkişilerden raporlar alınmış, yine mahkememizce verilen ara karar gereği sektör bilirkişisi, muhasebe uzmanı bilirkişi ve Ticaret Hukuku uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, müdahiller ... , ..., ... Ticaret Limited Şirketi, ... Anonim Şirketi, ... , ... Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Sanayi Limited Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi, ... A.Ş., ... A.Ş., ... Ticaret Sanayi Anonim Şirketi, ...
Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi, T.C. ... Bankası AŞ Genel Müdürlüğü, ... Bankası Anonim Şirketi, ... Bankası T.A.O. Genel Müdürlüğü, ... , ... Limited Şirketi, ... Anonim Şirketi vekilleri tarafından müdahale dilekçeleri sunulmuştur.
Müdahil talebinde bulunan ... Anonim Şirketi'nin başvuru ve peşin harcı yatırmaması nedeniyle müdahillik talebinin reddine, diğer müdahil talebinde bulunanların müdahillik taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 12/09/2023 tarihli geçici mühlet dönemi 1. raporunda özetle;
"...1. Ereğli Ticaret Sicil Mü 'nün ... ticaret sicil no'lu üyesi ve EREĞLİ Vergi Dairesi'nin ... vergi sicil numaralı mükellefi olan ve ... Mah. ... Cad. No: ... Ereğli / Konya adresinde faaliyet gösteren ... Ticaret Limited Şirketi'ne (Davacı), Sayın Mahkemenin 2004 sayılı İİK kapsamında değerlendirmiş olduğu ... Esas sayılı dosyasında, 03.08.2023 tarihindeki Ara Kararın birinci maddesi ile 03.08.2023 tarihi saat 12:00'den itibaren geçerli olmak üzere 3 ay süreyle “Konkordato Geçici Mühleti” kararı verilmiş olunduğu,
2.Kanunun 287/3 üncü maddesi uyarınca “Geçici Konkordato Komiseri” olarak görevlendirilmiş olunduğum, Verilmiş olunan görevle sınırlı bir adli organ olarak, 2004 sayılı İİK'nin “Konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu ile bunların görevleri” başlıklı 290. maddesinde yazılı görevleri yerine getirmek adına, süreci yürütmeye, borçlunun, alacaklıların ve kamunun menfaatlerini koruma çalışmalarına başlanılmış olunduğu,
3.Davacıya 03/08/2023 tarihinde hak ve görevleri Geçici Konkordato Komiserliğince hem sözlü olarak anlatılmış hem de yazılı olarak tebliğ edilmiş olunduğu,
4.Davacıya, ... Bankası ... Şubesinde TL, USD ve EUR hesabı açılmış olunduğu, davacıya yapılacak olan ödemelerin bu hesaba yapılması ve davacının diğer hesaplardaki paralarının bu hesaba aktarılması için kişi ve kurumlar, borçlu temsilcisi aracılığıyla bu hesaptan haberdar edilmiş olunduğu, davacı tarafından yapılacak ödemelerin, komiserliğimiz onayı ile bu hesaptan yapılması için banka nezdinde gerekli sistemsel işlemler yaptırılmış olunduğu,
5.Davacıya ait varlıkların ve borçlarının gerçek değerlerinin tespiti ve somut delillere dayalı bir bilanço hazırlanması için ticari defter ve belgelerde detaylı inceleme, analiz ve mutabakatların yapılmaya başlanılmış olunduğu,
6.Dosyaya sunulmuş olan finansal tabloların, geçici mühlet kararının verildiği tarihe göre güncelleme işlemlerine başlanılmış olunduğu,
7.Borçlunun hesabının bulunduğu ilgili şubelere bildirimde bulunulmak suretiyle, davacının karşılıksız kalan çeklerinin bankaya ibrazından sonra bir suretinin konkordato geçici komiserliğimize gönderilmesinin istenilmesi hususunda gerekli bilgilendirmelerin yapılmış, işlemler gerçekleştikçe kayda alınmış olunduğu,
8.Davacının dosyaya sunduğu alacak ve borç listesi ile bilançolara göre, ilgili alacak ve borçlulara e-mail göndermek suretiyle, alacak ve borç teyidine başlanılmış olunduğu,
9.Borçlunun, hesapta karşılığı bulunan çek ve senetler dahil, geçici mühletin verildiği tarihten daha önce doğmuş hiç bir borcuna ödeme onayı verilmemiş olunduğu,
10.Geçici mühlet kararından sonra, Şirketin devamlılığı amacıyla gerçekleştirmiş olduğu ticaret ile ilgili makul ödemelere geçici komiserliğimizce onay verilmekte olunduğu ve Geçici Komiserliğimizin onayıyla doğmuş borçlar ile işçilik ve işletme (kira, elektrik, su, doğalgaz, iletişim vb.) giderlerinin ödenmesine onay verilmiş olunduğu,
11.Geçici mühlet sürecinde davacının şekli unsurlara dayanan ve İİK. m. 286'da yazılı olunan belgelerin kontrolünün de yapılmış olunduğu,
12.İİK. m. 289 uyarınca davacının çalışmaları, müşteri potansiyeli, basiretli bir işadamı gibi davranma azmi, yaklaşık ispat ölçüsüne göre değerlendirilmeye devam edilmekte olunduğu..." kanaatleri bildirilmiştir.
Konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 14/12/2023 tarihli geçici mühlet dönemi 2. raporunda özetle;
"...1. Ereğli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil no'lu üyesi ve EREĞLİ Vergi Dairesi'nin ... vergi sicil numaralı mükellefi olan Davacı ...
TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, vekili aracılığıyla Sayın Mahkemenize sunmuş olduğu dilekçesinde, kuraklık, Ukrayna Rusya savaşından kaynaklı tahıl krizi, yüksek döviz kuruna bağlı ticari mal ve hammadde maliyetlerindeki artış, çiftçi olan müşterilerinin piyasa şartlarına bağlı olarak vadeli satışlarda vade süresinin uzatılması, finans sağlayıcıların kredileri dondurması, Konya bölgesinde hasat dönemi yeterli ticari faaliyetin oluşmaması,
TMO alımları ile piyasa afımları arasındaki olumsuz fark gibi sebeplerden dolayı, tedarikçilerine olan borçları karşılığında vermiş olduğu çekleri ödeyememe durumunun oluştuğu ve bu ödeme aczi haline kısa sürede tedbir alınmaması durumunda, faaliyetine devam edemeyeceği, ticari hayatının son bulabileceği, alacaklıların alacaklarına kavuşamaması tehlikesi ile karşı karşıya kalacaklarını yazmış ve İİK'nin 285 nci maddesinin ilk fıkrasında yazılı olan “Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu,
vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir.” Hükmü doğrultusunda konkordato talebinde bulunmuş, talebine aynı kanunun 286 ncı maddesinde yazılı belgeleri eklemiş, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede belirtilen konkordato gider avansını yatırmış, bu talep Sayın Mahkeme tarafından değerlendirilmiş ve 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğu tespit edildikten sonra, İİK'nin 287 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında yazılı olan “Geçici mühlet üç aydır..." hükmü üzerine davacıya ...
Esas sayılı dosya açılmak suretiyle, 03.08.2023 tarihli Ara Kararın 1. maddesi ile 03.08.2023 tarihi saat 12:00'dan itibaren geçerli olmak üzere 3 ay “Geçici Mühlet” verilmiştir.
Mahkemece, mühlet kararıyla beraber 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere davacının malvarlığının muhafazası için gerekli görülen tedbirler alınmış, borçlunun, hacizlerden ve iflastan kurtularak borçlarını ödeyebilecek duruma gelmesi, iktisadi varlığını koruması, istihdam potansiyelini sürdürmesi, alacaklılara ve milli ekonomiye zarar vermemesi,
konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla ve Kanunun 287/3 üncü maddesi uyarınca “Geçici Konkordato Komiseri” sıfatı ve yetkileriyle tarafım görevlendirilmiş, davacıya ait varlıkların ve borçlarının gerçek değerlerinin tespiti için yapılan çalışmaların devam etmesi, bilirkişilerce varlık değerleme çalışmalarının sürmesi,
ticari alacak ve borçların mutabakat çalışmalarının devam etmesi gibi sebeplerden dolayı üç aylık geçici mühlet süresi içinde, 24.10.2023 tarihli gerekçeli komiserlik başvurusu ile Mahkemeden geçici mühletin iki ay daha uzatılması talep edilmiş, Sayın Mahkeme tarafından 10.10.2023 tarihli duruşmada verilen kararın 1 inci maddesinde “Mahkememizin V3/08:2023 gün ve ... Fssas sayılı ara kararıyla, 2004 s. İİK.nim 28771. ve 287.4. maddeleri gereğince ...
TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (Mersis No: ...-Ereğli Ticaret Sicil No: ..., Ereğli Vergi Dairesi No:...) hakkında 03:08:2023 tarihinden itibaren verilen 3 aylık konkordato geçici mühletinin, 03/11/2023 tarihinden itibaren 2 AY DAHA UZATILMASINA" ve 2 nci maddesinde de “Mahkememiz 03/08:2023 gün ve ... esas sayılı ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararlarının aynen DEVAMINA, ...
T.C, kimlik numaralı Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...'ın Geçici Konkordato Komiseri olarak aynı ücretle görevinin DEVAMINA,” yazılı hükümleri ile konkordato geçici mühleti 2 ay süresince aynı şartlarda uzatılmış olunduğu, İİK nin 288/2 ve 288/3. Maddesi gereğince gerekli ilan ve bildirimlerin yapılmış olunduğu,
2. Kanunun 287/3 üncü maddesi uyarınca “Geçici Konkordato Komiseri” olarak görevlendirilmiş olunduğum, verilmiş olunan görevle sınırlı bir adli organ olarak, 2004 sayılı İİK'nin “Konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu ile bunların görevleri” başlıklı 290, maddesinde yazılı görevleri yerine getirmek adına, süreci yürütmeye, borçlunun, alacaklıların ve kamunun menfaatlerini koruma çalışmalarına başlanılmış olunduğu,
3.Davacıya 03/08/2023 tarihinde hak ve görevleri Geçici Konkordato Komiserliğince hem sözlü olarak anlatılmış hem de yazılı olarak tebliğ edilmiş olunduğu,
4.Davacıya, ... Bankası ... Şubesinde TL, USD ve EUR onkordato hesapları açılmış olunduğu, davacıya yapılacak olan ödemelerin bu hesaplara yapılması ve davacının diğer hesaplardaki paralarının bu hesaplara aktarılması için kişi ve kurumların, davacı aracılığıyla bu hesaplardan haberdar edilmiş olunduğu, davacı tarafından yapılacak ödemelerin, komiserliğimiz onayı ile bu hesaplardan yapılması için banka nezdinde gerekli sistemsel işlemlerin yaptırılmış olunduğu,
5.Davacıya ait varlıkların ve borçlarının gerçek değerlerinin tespiti ve somut delillere dayalı bir bilanço hazırlanması için ticari defter ve belgelerde inceleme ve mutabakatların yapılmış olunduğu,
6.Dosyaya sunulmuş olan finansal tabloların, geçici mühlet kararının verildiği tarihe göre güncelleme işlemlerinin yapılmış olunduğu,
7.Davacının hesabının bulunduğu ilgili şubelere bildirimde bulunulmak suretiyle, davacının karşılıksız kalan çeklerinin bankaya ibrazından sonra bir suretinin Komiserliğimize gönderilmesinin istenilmesi hususunda gerekli bilgilendirmelerin yapılmış, işlemler gerçekleştikçe kayda alınmış olunduğu,
8.Davacının dosyaya sunduğu alacak ve borç İistesi ile bilançolara göre, ilgili alacak ve borçlulara e-mail göndermek suretiyle, alacak ve borç teyidi yapılmış olunduğu,
9.Davacının, hesapta karşılığı bulunan çek ve senetler dahil, geçici mühletin verildiği tarihten daha önce doğmuş hiç bir borca ödeme onayı verilmemiş olunduğu,
10.Geçici mühlet kararından sonra, Şirketin devamlılığı amacıyla gerçekleştirmiş olduğu ticaret ile ilgili makul ödemelere Komiserliğimizce onay verilmiş olunduğu ve Komiserliğimizin onayıyla doğmuş borçlar ile işçilik ve işletme (kira, elektrik, su, doğalgaz, ulaşım, nakliye, iletişim vb.) giderlerinin ödenmesine onay verilmiş olunduğu,
11.Geçici mühlet sürecinde davacının şekli unsurlara dayanan ve İİK. m. 286'da yazılı olunan belgelerin kontrolünün yapılmış olunduğu,
12.Davacının borca batık olmadığı,
13.Davacının ödeme aczinin devam etmekte olduğu,
14.Takdirin Sayın Mahkemede olduğu esası ile İİK. m. 289 uyarınca, davacının dosyasında mevcut olan verilerin yanı sıra, geçici mühlet süresi içinde yapmış olduğu çalışmalar, faaliyet göstermiş olduğu pazar, müşteri potansiyeli, mevcut borçları, alacakları, faaliyet karlılığı, uzman personeli, basiretli bir işadamı gibi davranma azmi, yaklaşık ispat ölçüsüne göre değerlendirilmiş olup, rapor içeriğinde açıklanan gerekçelerden dolayı, DAVACI ŞİRKETİN, KESİN MÜHLET SÜRECİ VERİLMESİ İLE BORÇLARINI TASFİYE EDEBİLECEĞİ, KONKORDATONUN BAŞARIYA ULAŞMASININ KUVVETLE MUHTEMEL OLABİLECEĞİ..." kanaatleri bildirilmiştir.
Konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 11/03/2024 tarihli kesin mühlet dönemi 1. raporunda özetle;
"...Ereğli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil no'lu üyesi ve EREĞLİ Vergi Dairesi'nin ... vergi sicil numaralı mükellefi olan Davacı ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'ne Sayın Mahkeme Heyetince, dosyanın 02.01.2024 tarihli duruşmasında verilmiş olunan | sıra nolu kararda “2004 s. İİK.min 289/3. maddeleri gereğince, davacı ...
TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (Mersis No: ...- Ereğli Ticaret Sicil No: ..., Ereğli Vergi Dairesi No:...) hakkında 03/01/2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere | YIL SÜREYLE KONKORDATO KESİN MÜHLETİ VERİLMESİNE” ve 2 sıra nolu kararda “Konkordato geçici komiseri olan ...'ın bugünden itibaren Konkordato komiseri olarak görevine devam etmesine” yazılmak suretiyle kesin mühlet süreci başlatılmıştır. ... Ticaret Limited Şirketi, ... Mah. ... Cad. No: ...
Ereğli / Konya adresinde faaliyet göstermekte, şirket müdürü sıfatıyla ... tarafından yönetilmekte, bölgede hizmet veren çiftçilerin tarımsal süreçteki tüm ihtiyaçlarını karşılamakta olan tedarik firmasıdır. Şirket, ... , ...
Sulama Sistemleri bayilikleri ile tohum, zirai ilaç ve gübre satışı, son teknoloji dronla ilaçlama, tarımsal üretim, kurutulmuş domates üretim ve satışı, tarım ürünler alım-satımı yapmakta olup çiftçilere tarımsal hususlarda danışmanlık hizmeti de vermektedir. Şirketin sermayesi, 30.09.2022 tarih ve 10672 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre, beheri 20.000 TL değerinde 750 adet paya ayrılmış toplam 15.000.000,00 TL değerinde olup, tamamı ...
T.C. kimlik numaralı ...'a aittir. Şirketin daimi personel sayısı 9 olup, mühlet kararından sonra azalış olmamıştır. Sayın Mahkeme tarafından 02/01/2024 tarihli duruşmasında verilmiş olunan kararın 2 nci maddesi ile görevlendirme yapılmıştır.
Sayın Mahkeme tarafından verilmiş olunan görevle sınırlı bir adli organ olarak, 2004 sayılı İİK”nin “Konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu ile bunların görevleri” başlıklı 290. maddesinde yazılı görevleri yerine getirmek adına, süreci yürütmeye, borçlunun, alacaklıların ve kamunun menfaatlerini korumaya yönelik çalışmalara Konkordato Kesin Mühletinin verilmiş olduğu 02/01/2024 tarihi itibariyle başlanılmış, kararın 5 ve 7 nci maddelerinde yazılı görevler gereği aşağıda sunulan çalışmalar gerçekleştirilmiştir.
Konkordato komiserine, 30 Ocak 2019 gün ve 30671 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kuruluna Dair Yönetmelik" hükümlerine göre, alacaklılar kurulunun oluşturulmasının zorunlu olup olmadığı, zorunlu olmasa dahi alacaklılar kurulu oluşturulmasında fayda olup olmadığı, fayda varsa kimlerden oluşturulması gerektiği hususunda.
2004 sayılı Kanunun 289 uncu maddesinin dördüncü fıkrası ile 290 ıncı maddesinin altıncı fıkrasına dayanılarak Adalet Bakanlığınca hazırlanan 30 Ocak 2019 tarih ve 30671 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kuruluna Dair Yönetmeliğin “Alacaklılar kurulunun zorunlu olarak oluşturulacağı haller” başlıklı 22/2 nci maddesinde yazılı olan şartların oluşmadığı ve alacaklılar kurulunun oluşturulmasının zorunlu olmadığı görülmüş olup,
kısıtlı zaman zarfında neticelenmesi gereken konkordato sürecinde alacaklılar kurulu oluşturulmasının herhangi bir fayda sağlamayacağı (takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere) komiserliğimiz kanaat
2)Davacı şirket temsilcisine, kesin mühlet içerisindeki hak ve görevlerini içeren yazı tebliğ etmesi (02.01.2024 t. Karar, m. 7/a) hususunda; Davacı Şirket temsilcisine 02/01/2024 tarihinde kesin mühlet dönemindeki hak ve görevleri hem sözlü olarak anlatılmış hem yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
3)Borçlunun, konkordato komiserliğimiz nezareti altında işlerine devam etmesi sağlanmış, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis etmemesi, kefil olmaması ve ivazsız tasarruflarda bulunmaması; taşınmazını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırını ve işletmenin devamlı tesisatını devretmemesi ve takyit etmemesi başta olmak üzere lazım gelen hususlarda gerekli bilgilendirmeler yapılmıştır.
4)Davacı taraf ile görüşerek, öncelikle davacıya ait yeni bir hesap açılmasını, davacıya yapılacak ödemelerin bu hesaba yapılmasını ve davacının diğer hesaplardaki paralarının bu hesaba aktarılmasını, davacı tarafından yapılacak ödemelerin de (komiserin onayı ile) bu hesaptan yapılmasını, ilgili banka şubesinden ödemelerde komiserinin onayını zorunlu kılan gerekli sistemsel işlemin yapılmasını ve davacıya ödeme yapacak kişi ve kurumların davacı aracılığıyla bu hesaptan haberdar edilmesini sağlaması (02.01.2024 t. Karar, m. 7/b) hususunda; Davacı Şirket temsilcisi ile 03.08.2023 tarihinde alınmış karar üzerine ... Bankası ... Şubesinde “Konkordato Hesabı” olarak aşağıda IBAN numaraları verilmiş olunan hesaplar açılmış olup, kesin mühlet sürecinde de kullanılmaktadır.
Borçluya yapılacak ödemelerin, açılmış olunan konkordato hesaplarına yapılması, borçlunun diğer hesaplardaki paralarının bu hesaplara aktarılması, borçlu tarafından yapılacak ödemelerin Geçici Konkordato Komiserliğimizin onayı ile bu hesaplardan yapılması, banka şubesinden ödemelerde Geçici Konkordato Komiserliğimizin onayını zorunlu kılan gerekli sistemsel işlemlerin yapılması, borçluya ödeme yapacak kişi ve kurumların borçlu/borçlu temsilcisi aracılığıyla bu hesaplardan haberdar edilmesi sağlanmıştır.
5)Davacının mevcudunun bir defterini yapması (02.01.2024 t. Karar, m. 7/c) hususunda; Davacıya ait varlıkların ve borçlarının gerçek değerlerinin tespiti çalışmaları, mizan verileri ve değerleme raporları doğrultusunda varlık ve borç mevcudu çalışması aşağıda sunulduğu şekilde devam etmektedir. İİK'nin 286. maddesinin “b” bendi gereği; Davacıya ait ticari defterlerin zamanında tasdik edilmiş olunduğu görülmüştür. İİK. m. 286/1-b maddesinde tanımlı olan ayrıntılı bilanço, mühlet sürecinde belirleyici değere sahiptir. “Konkordato Bilançosu” olarak da adlandırılan ayrıntılı bilanço, TTK'nin 73'üncü maddesinde tanımlanan bilançodan farklı niteliklere sahip olup, borçlunun tüm aktif ve pasifini eksiksiz yansıtır.
Komiserlik olarak, firmanın rapora esas olarak alınan dönemlerdeki mali verilerin Microsoft Excel tablolama programı yardımıyla hesaplamaları yapılmakta ve düzenli bir tablo halinde Sayın Mahkeme Heyetinin değerlendirebilmesi için okunabilir hale getirilmektedir.
Netice olarak, işletmenin devamlılığı esasına göre taşınır ve taşınmaz varlıklar ile paraya çevrilebilmesi mümkün olan tüm hak ve alacakların muhtemel satış fiyatları da dikkate alınarak tespit çalışmalarına devam edilmekte, şirket borçlarının tespiti ise İİK. 299 ve 300 üncü maddelere göre yapılmaktadır.
Öncelikle, davacı tarafa ait taşınır ve taşınmazlar ile paraya çevrilebilmesi mümkün olan tüm hak ve alacakların oluşturduğu varlıklardan aşağıda yazılı olan unsurların indirilmesi ile kural olarak benimsenmiş ilkeler doğrultusunda konkordatoya tabi borçları karşılamaya tahsis edilecek olan net kısmının tespitine çalışılmaktadır.
6)Davacının (borçlunun) mallarının (taşınmaz, araç, makine ve varsa marka-patentlerin kıymetlerini takdir etmesine, borçlunun başka yerlerde malları varsa bu muameleyi o yer icra dairesi marifetiyle yaptırmasına, Borçlunun mallarının kıymetlerinin takdiri özel uzmanlık gerektiriyorsa (gereken bilirkişi uzmanlık alanı ile takdir ettiği bilirkişi ücretini) Mahkemeye önceden yazılı bildirmek ve Mahkemenin yazılı onayını almak suretiyle kıymet takdirini ilgili bilirkişiye veya bilirkişilere yaptırmasına,
Rehinli taşınmaz malların kıymet takdirinin, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca gayrimenkul değerleme uzmanlığı lisansı ile yetkilendirilen kişilere yaptırılabilmesi (02.01.2024 t. Karar, m. 7/ç) hususunda. Şirket'in aktifinde yer alan varlıklarından, gayrimenkullerin İİK. 298.
Maddesi gereği rayiç değerlerinin tespitinin yapılması ve oluşturulan konkordato defterine bu tespitlerin bir an önce aktarılabilmesi için; bilirkişi listesine kayıtlı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı, Makine Bilirkişisi ve ... Bilirkişisi, talebimiz üzerine Sayın Mahkeme tarafından görevlendirilmiş, Şirkete ait varlıklar üzerinde değerlemelerini yapmış ve raporlarını sunmuşlardır. Bilirkişiler tarafından teslim edilmiş olunan rapor verileri, önceki raporlarda sunulmuştur.
7)Davacının hesabının bulunduğu ilgili şubelere gerekirse yazılı olarak bildirimde bulunulmak suretiyle, davacının karşılıksız kalan çeklerinin bankaya ibrazından sonra bir suretinin (davacının mali durumunun denetlenmesi için) konkordato komiserine gönderilmesini istemesi” (02.01.2024 1. Karar, m. 7/d) hususunda; Madde gereği bilgilendirmeler yapılmış olun işlemler kayda alınmıstır.
8)Davacının dosyaya sunduğu alacak ve borç listesi ile bilançolara göre, ilgili alacak ve borçlulara doğrudan veya davacı aracılığı ile mektup, faks, e-mail vs. gönderilmek suretiyle, alacak ve borç teyidini sağlayarak, davacının sunduğu mali tabloların doğruluğunu kontrol etmesi (02.01.2024 t. Karar, m. 7/e) hususunda; Dosyaya sunulmuş olan ve bilançoda görülen alacaklı ve borçlular ile hesap mutabakatları ve görüşmeler yapılmış olup, bir sonraki
“Davacıya ait bilanço bilgileri” başlığı altında sunulacaktır.
9)Firmaların alacağı kararlarda; likidite durumu, sermaye yapısı, varlıkların etkin kullanılması, karlılık hedefleri, projeler ve zamanın getirdiklerini takip etmek önem arz etmektedir. Takdirin Sayın Mahkemede olduğu esası ile İİK. m. 289 uyarınca, davacının dosyasında mevcut olan verilerin yanı sıra, mühlet süresi içinde yapmış olduğu çalışmalar, faaliyet göstermiş olduğu pazar, müşteri potansiyeli, mevcut borçları, alacakları, faaliyet karlılığı, uzman personeli, basiretli bir işadamı gibi davranma azmi, yaklaşık ispat ölçüsüne göre değerlendirilmekte olup, davaci şirketin, borçlarini tasfiye edebileceği, konkordatonun başariya ulaşmasinin kuvvetle muhtemel olabileceği yönünde Konkordato Komiserliği kanaatim devam etmektedir..." kanaatleri bildirilmiştir.
Konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 29/06/2024 tarihli kesin mühlet dönemi 2. raporunda özetle;
"...1) Davacı Şirket temsilcisine 02/01/2024 tarihinde kesin mühlet dönemindeki hak ve görevleri hem sözlü olarak anlatılmış hem yazılı olarak tebliğ edilmiş,
2)Kesin mühlet sürecinde borçlunun, konkordato komiserliğimiz nezareti altında işlerine devam etmesi sağlanmış, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis etmemesi, kefil olmaması ve ivazsız tasarruflarda bulunmaması; taşınmazını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırını ve işletmenin devamlı tesisatını devretmemesi ve takyit etmemesi başta olmak üzere lazım gelen hususlarda gerekli bilgilendirmeler yapılmış,
3)Davacı Şirket temsilcisi ile alınmış karar üzerine ... Bankası ... Şubesinde “Konkordato Hesabı” olarak aşağıda IBAN numaraları verilmiş olunan hesaplar açılmış olup, kesin mühlet sürecinde de kullanılmış,
4)Borçluya yapılacak ödemelerin, açılmış olunan konkordato hesaplarına yapılması, borçlunun diğer hesaplardaki paralarının bu hesaplara aktarılması, borçlu tarafından yapılacak ödemelerin Geçici Konkordato Komiserliğimizin onayı ile bu hesaplardan yapılması, banka şubesinden ödemelerde Geçici Konkordato Komiserliğimizin onayını zorunlu kılan gerekli sistemsel işlemlerin yapılması, borçluya ödeme yapacak kişi ve kurumların borçlu/borçlu temsilcisi aracılığıyla bu hesaplardan haberdar edilmesi sağlanmış,
5)Davacıya ait varlıkların ve borçlarının gerçek değerlerinin tespiti çalışmaları, izan verileri ve değerleme raporları doğrultusunda varlık ve borç mevcudu çalışması yapılmış,
6)İİK. m. 286/1-b maddesinde tanımlı olan ayrıntılı bilanço, mühlet sürecinde belirleyici değere sahiptir. “Konkordato Bilançosu” olarak da adlandırılan ayrıntılı bilanço, TTK'nin 73'üncü maddesinde tanımlanan bilançodan farklı niteliklere sahip olup, borçlunun tüm aktif ve pasifini eksiksiz yansıtmalıdır. Firmanın rapora esas olarak alınan dönemlerdeki mali verileri yeterli netliğe kavuşmamıştır.
Davacı tarafından muhasebeci değişikliğine gidilerek verilerin daha sağlıklı şekilde hazırlanarak komiserliğimize verilmesi çalışmaları yapılmaktadır. Veriler, gerçek durumu yansıtacak şekilde teslim edildikten sonra gerekli hesaplamalar yapılacak, denetlemeye açık biçimde Sayın Mahkeme Heyetinin değerlendirmelerine sunulacaktır.
Netice olarak, işletmenin devamlılığı esasına göre taşınır ve taşınmaz varlıklar ile paraya çevrilebilmesi mümkün olan tüm hak ve alacakların muhtemel satış fiyatları da dikkate alınarak tespit çalışmalarına devam edilmekte, şirket borçlarının tespiti ise İİK. m. 299 ve 300'e göre yapılmaktadır. Ayrıntılı verilerin nihai raporda sunulması planlanmakta olup, hesap teyitlerine devam edilmekle beraber, 30.04.2024 tarihli mali verilere göre özetle.
Varlıklar toplamının -Ticari Mallar Hesabı hariç tutulmak üzere- 95.450.311,81 TL, Borçlar toplamının 73.741.273,51 TL olduğu, varlıklar ile borçların mukayese edilmesi neticesinde davacının, Ticari Mallar hesabı hariç 21.709.038,30TL olumlu farka sahip olduğu ve borca batık durumda olmadığı, ancak ödeme aczinin devam ettiği anlaşılmış,
7)Davacı, sermaye şirketi olduğundan ve nakit sermaye artırımını yapmış olduğundan dolayı nakit sermaye artışında faiz indirimi uygulamasından faydalanması gerekmekte olduğu halde faydalanılmamış ve artırılan nakit sermayenin, TCMB faiz oranının 9450'sine isabet eden kısmının kurumlar vergisi matrahından indirilmesi sağlanmamıştır. Davacıya, vergisel anlamda önemli avantaj sağlayan bu teşvikin değerlendirilmesi hususunda hatırlatma yapılmış,
8)Maddi Duran Varlıklar Grubunda; bilirkişi listesine kayıtlı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ve Makine Mühendisi bilirkişileri, görevlendirilmiş, İnşaat Bilirkişisi tarafından sunulmuş olan rapora göre Konya ili, ... ilçesi, ... mah. ... ada ... parsel numaralı 60.000,00 m? yüzölçümündeki tarlanın 5,400.000,00TL değerinde olduğu kayıtlarımıza geçmiş; Makine Bilirkişisi tarafından sunulmuş olan rapora göre varlıklar içinde yer alan demirbaşların 790.550,00TL değerinde olduğu kayıtlarımıza geçmiş,
9) Komiserliğimiz tarafından Sayın Mahkemenize ilan edilmesi için verilen 20.03.2024 tarihli dilekçe ve ekindeki ilan ile alacaklıların, kesin mühlet tarihi olan 02/01/2024 tarihi itibariyle alacaklarını kayıt süresi içinde komiserliğimize kaydettirmeleri istenmiş, bu ilan, İİK. m. 288 uyarınca Basın İlan Kurumu Resmi İlan Portalında 27.03.2024 tarihinde ... numarası ile yayımlanmış, ilanın birer sureti de adresi belli olan alacaklılara posta ile ayrıca gönderilmiş, alacak bildirimleri, alacaklılar tarafından yasal süresinde komiserliğimize sunulmuş,
10)“Alacaklar hakkında borçlunun beyana daveti” başlıklı m. 300 (Değişik:28/2/2018-7101/28 md.) uyarınca; alacaklıların sunmuş oldukları beyanları ile ilgili olarak Davacı komiserliğimizce beyana davet edilmiş, beyanı tutanak ile kayıt altına alınmıştır. Kayıtta, alacaklılar tarafından konkordatoya kaydı için beyan edilmiş olan bazı alacakların Davacı tarafından kabul edilmediği ya da kısmen kabul edildiği ve çekişmeli hale geldiği görülmüş,
11)Takdirin Sayın Mahkemede olduğu esası ile İİK. m. 289 uyarınca, davacının dosyasında mevcut olan verilerin yanı sıra, mühlet süresi içinde yapmış olduğu çalışmalar, faaliyet göstermiş olduğu pazar, müşteri potansiyeli, mevcut borçları, alacakları, faaliyet karlılığı, uzman personeli, basiretli bir işadamı gibi davranma azmi, yaklaşık ispat ölçüsüne göre değerlendirilmiş, davacı şirketin, borçlarını tasfiye edebileceği, konkordatonun başarıya ulaşmasının kuvvetle muhtemel olabileceği yönünde Konkordato Komiserliği kanaati devam etmiş,
Tamamlanması gerekmekte olan çalışmalar hususunda;
12) Firmanın rapora esas olarak alınan dönemlerdeki mali verileri yeterli netliğe kavuşmamış olup, Davacı tarafından muhasebeci değişikliğine gidilerek Verilerin daha sağlıklı şekilde hazırlanması ve komiserliğimize verilmesi çalışmaları; verilerin, gerçek durumu yansıtacak şekilde teslim edildikten sonra gerekli hesaplamaların yapılması ve denetlemeye açık biçimde Sayın Mahkeme Heyetinin değerlendirmelerine sunulması,
13)Davacının tarım faaliyetlerinde öncelikle toprağın hazırlanması ve ekim sürecini gerçekleştirdiği görülmüş olup, Eylül, Ekim ve Kasım aylarında alacaklarını tahsil etmeye çalışması ve alacaklılarına sunacağı projede ödemelerin bu tarihler dikkate alınarak yapılması,
14)Çekişmeli alacaklara ait alacak tespiti için bilirkişi sıfatıyla çalışma yapılması,
15)Alacaklının alacağının nisaba hangi oran ve tutarda katılacağı hususunda karar vermesi için Sayın Mahkemenize rapor sunulması,
16)Sayın Mahkemenizin nisap tespit kararı ile oluşan tutarların projeye ve nakit akış tablosuna eklenmesi,
17)Alacaklılar toplantısı için ilana çıkılması,
18)Toplantının gerçekleştirilmesi
19)İltihak süresi başvurularının değerlendirilmesi,
20)Komiserlik nihai raporunun -kesin mühlet süresinin bitmesine üç ay kalacak şekilde ihtiyatlı olarak- adli tatilden sonra Sayın Mahkemenize sunulması, planlanmıştır.
21)Komiserlik olarak, yukarıda yazılı iş ve işlemlerin sağlıklı olarak tamamlanabilmesi için çalışmaların devam etmesi ve nihai rapor sonrası gerçekleştirilecek DURUŞMANIN TARİHİ OLARAK bulunduğumuz yılın EKİM AYI içinde Sayın Mahkemece uygun bir günün kararlaştırılması talep edilmektedir..." kanaatleri bildirilmiştir.
Konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 23/12/2024 tarihli kesin mühlet dönemi nihai raporunda özetle;
"...1.(2004 s. İİK. m. 285) Borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan Davacı, 2004 s. İİK'nin m. 285 uyarınca vekili aracılığıyla 01.08.2023 tarihinde Vade Konkordatosu talebinde bulunmuştur.
2.(2004 s. İİK. m. 286) Davacının, konkordato talebine İİK. m. 286'da ve 30 Ocak 2019 tarih 30671 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olan Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinde yazılı belgeleri eklemiş olduğu görülmüştür. (
3-2004 s. İİK. m. 287) Davacının talebinin ve 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit etmiş olan Sayın Mahkeme tarafından adı geçen kanunun 287nci Maddesi gereği 2023/473 Esas sayılı dosyada 03.08.2023 tarihi saat 12:00'dan itibaren 3 ay “Konkordato Geçici Mühleti” vermiştir. Mahkeme, kararla birlikte 297nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının Yargıtay. Hukuk Dairesinin 11.07.1990 Tarih, ...
Esas ve ... Karar sayılı kararı, “Rehni borçludan başka bir şahıs vermesi halinde durum değişir ve alacağın nisapta nazara alınması gerekir. Ayrıca üçüncü şahsın ipoteği söz konusu olduğunda şirket ortaklarının, şirketler grubunun veya temsilcilerin aynı kişiler olması sonucu değiştirmez” şeklindedir (karar metni için bkz. ... , 5. 893 vd.). Aynı yönde bkz. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 12.10.1990 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı. Yargıtay.
Hukuk Dairesinin, 15.06.1990 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı (kararlar için bkz. ... , erişim tarihi: 20.03.2021). Bkz. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 16.07.2020 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı: “Öte yandan, rehinle temin edilmiş alacakların konkordatodaki durumu İcra ve İflas Kanunu'nun "Konkordatonun hükümleri" başlıklı 308/c maddesinde gösterilmiştir.
Buna göre tasdik edilen konkordato konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir. Ancak 206'ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamındaki kamu alacakları konkordatonun kapsamı dışındadır.
Buna göre mülkiyeti borçluya ait bir malın rehniyle teminat altına alınmış alacaklar konkordato kapsamında olmayıp, zamanında ve tam olarak ödenir. Eğer rehinli mal borçluya değil de bir üçüncü kişiye aitse bu alacak adi alacak sayılır ve konkordatoya tâbidir.
Açıklanan nedenlerle üçüncü kişinin malvarlığına dahil malların rehniyle temin edilen alacakların adi alacı sayılarak bu çerçevede işleme tâbi tutulmasında da yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. ” muhafazası için gerekli tedbirleri almış, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla geçici konkordato komiseri olarak şahsımı görevlendirmiştir.
4.(2004 s. İİK. m. 288) Mahkeme tarafından verilmiş olunan geçici mühlet kararı lazım gelen yerlere bildirilmiş ve ilanda alacaklıların, ilândan itibaren yedi günlük kesin süre içinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hâl bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürebilecekleri ve bu çerçevede mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri belirtilmiştir.
5.(2004 s. İİK. m. 289) Komiserliğimizce ikinci yazılı rapor duruşmadan önce Mahkemeye sunulmuş olup, duruşma sırasında hazır bulunulmuştur. Mahkeme, kesin mühlet hakkında karar verilebilmek için, davacıyı duruşmaya davet etmiş, değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebepleri dikkate alınmış ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu anlaşılmıştır.
Geçici mühlet içinde gerçekleştirilmiş olan duruşmada, davacıya bir yıllık kesin mühlet verilmiş, geçici komiserliğimizin konkordato komiseri sıfatıyla görevine devam etmesine karar verilmiş ve dosya komiserliğimize tevdi edilmiştir.
Mahkemece, -komiserliğimizin görüşü de alınmak suretiyle- gerek alacaklı sayısı gerek alacak miktarı ve alacakların çeşitliliği dikkate alınarak, alacaklılar kurulunun zorunlu olarak oluşturulmasını gerektirecek bir mevcudun oluşmadığı değerlendirilmiş, Kesin mühlet kararı 288 inci madde uyarınca ilân edilmiş ve ilgili yerlere bildirilmiştir.
6.(2004 s. İİK. m. 290) Dosya komiserliğimizce teslim alındıktan sonra kesin mühlet içinde, konkordatonun tasdikine yönelik işlemler tamamlanmış olup, gerekçeli raporla birlikte Mahkemeye iade edilmişti. Bu süreçte; konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunulmuş, borçlunun faaliyetlerine nezaret edilmiş, verilen görevler yapılmış, Mahkemenin istediği konulardaki ara raporlar süresinde sunulmuş, talepte bulunan alacaklılara konkordatonun seyri ve borçlunun güncel mali durumu hakkında bilgi verilmiştir.
7.(2004 s. İİK. m. 291) Konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin, kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğine dair bir durum mühlet içinde oluşmamıştır.
8.(2004 s. İİK. m. 292) İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar vermeyi gerektirecek durumlar gerçekleşmemiştir.
9.(2004 s. İİK. m. 293) Kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvuru gerçekleşmemiştir.
10. (2004 s. İİK. m. 294) Madde uyarınca takip yapılamamış, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmamış olmakla beraber, Davacının mühlet öncesi keşide etmiş olduğu çekler ile ilgili konkordato mühlet kararı sebebiyle muhafaza tedbirleri alınamamış, 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılmamış, kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş hiçbir alacağa faiz işletilmemiş olmakla beraber konkordato projesi gereği, alacaklılar tarafından beyan edilmiş ve borçlu tarafından da kabul edilmiş olan alacakların ana para tutarlarına toplam proje süresine uygulanmak üzere %24 oranında faiz işletilmiştir. Davacı, işletilmiş olan faiz dahil ide bulunmuştur.
11.(2004 s. İİK. m. 295) Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle muhafaza tedbirleri alınmamış, rehinli malın 3. Kişi ...'a ait olması ve konkordato tedbirleri kapsamında olması sebebiyle satışı gerçekleştirilmemiştir.
12.(2004 s. İİK. m. 296) Davacı tarafın mevcut sözleşmelerine devam edilmiş, alacaklılardan ... Bankası kendi inisiyatifiyle davacıya ait olan vadesiz mevduat hesabını -mühlet süresi içinde alacağını tahsil etme talebinin karşılanmamasından dolayı olduğu borçlu tarafından iddia edilmek suretiyle- kapatmış (dondurmuş), davacı avukatının - iş kaybı ve konkordato sürecini zedelemesi gerekçesiyle- bankanın bu tasarrufu karşısında itiraz etmiş, ancak bu tasarrufu engelleyememiş olduğu için yasal yollara başvurabileceğini komiserliğimize bilgi amaçlı bildirmiştir.
13.(2004 s. İİK. m. 297) Davacı, komiserliğimiz nezareti altında işlerine devam etmiş, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis etmemiş, kefil olmamış ve ivazsız tasarruflarda bulunmamıştır. Taşınmazını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırını ve işletmenin devamlı tesisatını devretmemiş ve takyit etmemiştir. Aksi hâlde yapılan işlemlerin hükümsüz olduğu hususunda kendisine hem yazılı hem sözlü bildirimde bulunulmuştur. Borçlunun bu hükme yahut komiserliğimiz ihtarlarına aykırı davranışı tespit edilmemiş olduğundan dolayı Mahkemenin, borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırması veya 292nci madde çerçevesinde karar vermesi gerekmemiştir.
14.(2004 s. İİK. m. 298) Komiserliğimizce, görevlendirilmeyi müteakip Davacıya ait mevcudun defteri yapılmış,
Davacının;
14.1.Ticari defterlerini zamanında tasdik ettirmiş olduğu,
14.2. 31.10.2024 tarihli ayrıntılı bilançoya göre “Dönen Varlıkların” 106.642.008,31 TL, “Duran Varlıkların” 6.190.550,00 TL, “Borçların” 96.483.752,83 TL, “Varlık Fazlasının” ise 16.148.805,48 TL olduğu böylece davacının BORCA BATIK OLMADIĞI,
14.3.Ticari mal stoku olarak 58.197.100,00 TL mala sahip olduğu, tarlada, 21.050.500,00 TL rayicinde şekerpancarı ve mısır'a sahip olduğu,
14.4.Duran varlıkların kıymetlerinin takdir edilmiş olunduğu, bilirkişi listesine kayıtlı İnşaat Bilirkişisi raporuna göre Konya ili, ... ilçesi, ... mah. ... ada ... parsel numaralı 60.000,00 m? yüzölçümündeki tarlanın 5.400.000,00TL değerinde olduğu, Makine Bilirkişisi raporuna göre demirbaşların 790.550,00TL değerinde olduğu,
14.5.Davacıya ait Konya ili, ... İlçesi, ... Mah. ... ada ... parseldeki tarlasının varlığının üretim ve şirketin faaliyeti için zorunlu olduğu, paraya çevrilmesi durumunda ekonomik varlığı tehlikeye düşecek olduğu, Davacı tarafından adı geçen varlığın paraya çevrilmesinin bir yıl ertelenmesi talebinin olduğu, bu talebi ile ilgili takdir Sayın Mahkemede olmak üzere yasal şartları taşımakta olduğu,
14.6.Davacının konkordato projesi nisabına giren 113.917.752,84 TL (Banka Kredileri-2.063.486,77 TL, Satıcılar-111.854.266,05 TL), komiser onayı olmaksızın mühlet içi satıcılara borçlanılan tutarın da 2.327.454,00 TL borcu olduğu görülmüştür.
15.(2004 s. İİK. m. 299) Alacaklılar, komiserliğimizce 288 inci madde uyarınca yapılan ilanla, ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunmuş, ayrıca, ilanın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilmiş ve ilanda, alacaklarını bildirmeyen alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato projesinin müzakerelerine kabul edilmeyecekleri ihtarı da yazılmıştır. Davet neticesinde 29 alacaklı tarafından komiserliğimize alacak bildirimi yapılmış olup, kayıt altına alınmıştır.
16.(2004 s. İİK. m. 300) Komiserliğimizce, Davacı, iddia olunan alacaklar hakkında açıklamada bulunmaya davet edilmiş ve 10.04.2024 tarihinde beyanı tutanak altına alınmıştır.
17.(2004 İİK. m. 301) Komiserliğimizce, konkordato projesinin hazırlanması, alacakların bildirilmesi ve tahkiki tamamlandıktan sonra, 288 inci madde uyarınca yapılmış olan ilanla alacaklılar, konkordato projesini müzakere etmek üzere toplanmaya davet edilmiş, toplantı günü ilandan en az on beş gün sonra planlanmış, ilanda alacaklıların, toplantıdan önceki yedi gün içinde belgeleri inceleyebilecekleri bildirilmiş, ayrıca, ilanın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilmiştir.
18.(2004 s. İİK. m. 302) Komiserlik olarak, ilanda yazılı olan zamanda alacaklı hazirun huzurunda yapılmış olan alacaklılar toplantısına başkanlık edilmiş, borçlunun durumu hakkında alacaklılara rapor verilmiş, borçlu gerekli açıklamaları yapmak üzere toplantıda hazır bulunmuştur.
Davacı tarafından alacaklılara; kesin mühlet süresi içinde alacaklıları ile görüşmeler yapmış olduğu, sektör faaliyetlerini ve nakit akışını tekrar değerlendirerek yenilenmiş olan teklifini hem yazılı hem de sözlü olarak alacaklılarına sunmuş olduğu,
yenilenmiş olan projede -mali durumu, samimi borç ödeme gücü ve yapılmış olan müzakerelerin dikkate alınması sonucu- alacaklıların anapara alacağı olan tutara ödeme projesi süresi toplamında 9024 faiz eklemek ve oluşan borç tutarının konkordatonun tasdikinden itibaren 30.09.2025, 30.10.2025, 30.11.2025, 30.09.2026, 30.10.2026, 30.11.2026, 30.09.2027, 30.10.2027, 30.11.2027 tarihlerinde toplam 9 eşit taksit halinde garameten ödenmesinin teklif edilmiş olduğu bildirilmiştir.
Devamında, projenin kabulü ile alacaklıların beyanlarında talep etmiş oldukları faiz ve diğer hususlardan vazgeçmiş olacakları, Adi Alacaklıların anapara alacağı olan tutara ödeme projesi süresi toplamında %24 faiz eklemek ve oluşan borç tutarının konkordatonun tasdikinden itibaren 30.09.2025, 30.10.2025, 30.11.2025, 30.09.2026, 30.10.2026, 30.11.2026, 30.09.2027, 30.10.202” 30.11.2027 tarihlerinde toplam 9 eşit taksit halinde garameten ödenmesi haricindeki tüm alacaklarından her türlü faiz ile fer'i alacak haklarından feragat etmiş olacakları, bu şekilde alacaklarının tasfiyesini kabul etmiş olacakları,
yenilenmiş en son haliyle sunulan Konkordato Projesini onaylayıp kabul etmiş olacakları, Davacıdan her türlü alacakları kaynaklı cezai haklarından muvafakat etmiş olacakları bildirilmiş ve çoğunluk kabul oyu aranmıştır. Bu şartlarda sunulmuş olan proje alacaklılarla müzakere edilmiş ve alacaklılar tarafından komiserliğimize sunulmuş olan oylar kayıt altına alınmıştır.
Konkordato projesinin müzakereleri sonucunda konkordato tutanağı oluşturulmuş, kabul ve ret oylarını içerecek şekilde derhâl imza olunmuş, toplantının bitimini takip eden yedi gün içinde gerçekleşen iltihaklar da kabul olunmuştur.
Oylamada sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanmış, 206. maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacakların alacaklıları ve borçlunun eşi ve çocuğu ile kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve kardeşi alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmamıştır.
Rehinle temin edilmiş olan alacak olmaması, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların olmaması sebebiyle sadece adi nitelikli alacaklılar için hesaplama yapılmıştır.
Toplantıya katılma hakkı olan 29 alacaklıdan 24'ünün toplantıya katılmış olduğu, katılım oranının 9082,76 olduğu, alacaklılardan 21'sinin sunulmuş olan projeye “EVET” oyu vermiş olduğu, 3'ünün “RED” oyu kullanmış olduğu, 5'inin “OY KULLANMAMIŞ” olduğu ve kullanılmamış oyların “RED” olarak değerlendirildiği, PROJEYE “EVET” OYU VERENLERİN SAYI OLARAK 21 OLDUĞU VE *472,41 ORANINA TEKABÜL ETTİĞİ, ALACAK TUTARI OLARAK 77.293.398,86 TL OLDUĞU VE 467,85 ORANINA TEKABÜL ETTİĞİ anlaşılmıştır.
Netice olarak alacaklıların oyları dikkate alındığında, KAYDEDİLMİŞ ALACAKLILARIN VE ALACAKLARIN YARISINI AŞAN BİR ÇOĞUNLUK TARAFINDAN İMZA EDİLMEK SURETİYLE KONKORDATO PROJESİNİN KABUL EDİLMİŞ OLUNDUĞU anlaşılmıştır.
19.(2004 s. İİK. m. 303) Maddede, konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklıların borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza ettikleri, konkordatoya muvafakat eden alacaklıların da kendi haklarını, borçtan birlikte sorumlu olan kişilere ödeme mukabilinde devir teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en az on gün önce haber vermek şartıyla bu hükümden yararlanabilecekleri, alacaklıların müracaat hakkına halel gelmeksizin borçtan birlikte sorumlu olan kişilere konkordato müzakerelerine katılma yetkisini verebilecekleri ve onların kararını kabul taahhüdünde bulunabilecekleri yazılmıştır.
20.(2004 s. İİK. m. 304) Maddede.
Komiserliğimizce sunulmuş olan gerekçeli raporu ve dosyayı tevdi alan Sayın Mahkemenin, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlayacağı, Komiserliğimizi dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorunda olduğu, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün, 288 inci madde uyarıncı edileceği, itiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerinin de ilâna yazılacağı, konkordato hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği anlaşılırsa.
Sayın Mahkemenin, gerekli görül komiserden gerekçeli bir rapor da alarak, karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebileceği, bu sürenin altı aydan fazla olamayacağı yazılmıştır.
21.(2004 s. İİK. m. 305) 302nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve de verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki için gerekli olan şartlardan;
21.1.Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağı hususunda;
Davacı, yenilenmiş konkordato projesinde vade konkordatosu şeklinde, alacaklıların anapara alacağı olan tutara ödeme projesi süresi toplamında 9624 faiz eklemek ve oluşan borç tutarını konkordatonun tasdikinden itibaren 30.09.2025, 30.10.2025, 30.11.2025, 30.09.2026, 30.10.2026, 30.11.2026, 30.09.2027, 30.10.2027, 30.11.2027 tarihlerinde (tarihler hafta sonlarına denk geldiğinde takip eden ilk iş günü) toplam 9 eşit taksit halinde garameten ödenmek suretiyle borcun tasfiyesi ve bu ödemeler ile tasfiye dışında alacaklıların herhangi bir alacak ve hak arayışından vazgeçmeleri teklif edilmiştir. Alacaklılara teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağı anlaşılmıştır.
Şöyle ki. İflas halinde Davacının toplam varlıklarında yaklaşık *648'lik bir kayıp yaşanacak olduğu, borçlarında ise mühlet şartlarından dolayı hesaplanamayan faizlerin de eklenmesiyle alacaklıların alacaklarına tam olarak kavuşamayacakları, büyük oranda kayıp yaşayacakları anlaşılmış, projenin tasdiki halinde ise hem ticaretin devamı hem alacaklıların anapara kaybı yaşamadan faiz desteğiyle de iflasa nazaran çok daha avantajlı tahsilat yapabilecekleri anlaşılmıştır.
Netice olarak, Davacının, tarım sektöründe gerek üretici gerek tacir faaliyetleri ile bölge ekonomisine katma değer kazandırma potansiyelinin devam ettiği, alacaklıları ile ticari ilişkilerine devam ettiği ve faaliyetlerinin devam etmesinde yarar görüldüğü, iflas halinde veya icra yoluyla borçların karşılanması durumunda yaklaşık 9648 değer kaybı ile tasfiyenin gerçekleşebileceği, netice olarak da ADİ KONKORDATODA TEKLİF EDİLEN TUTARIN, BORÇLUNUN İFLÂSI HÂLİNDE ALACAKLILARIN ELİNE GEÇEBİLECEK MUHTEMEL MİKTARDAN FAZLA OLACAĞI hususunda Komiserlik kanaatimiz olumlu yönde oluşmuştur.
Takdir Sayın Mahkemenindir.
21.2.Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olup olmadığı hususunda. Davacının gelir ve gider tahminleri, faaliyetlerinde gelir ve gider artış oranları dikkate alınmak suretiyle bütçelenmiş ve “Nakit Akış Tablosunda” sunulmuştur. Gelir sınıfında. “Satış ve Danışmanlık” gelirleri ile “Hasat” gelirleri, ekim yapılması planlanmış olan tarımsal ürünler dikkate alınarak hesaplanmıştır.
Davacı, tarım sektöründe yaşanmakta olan fiyatlar genel düzeyinde meydana gelen sürekli ve yüksek oranlı artışların baskısından dolayı hammadde ve ticari mal satışlarına -tahsilat zamanında elde edilecek olan para ile varlık seviyesinin azalacağı düşüncesiyle- ağırlık vermeden, varlık artırma politikası gütmüş, bu sebeple ticari mal varlığını 58.197.100,00 TL seviyesine yükseltmiş, nakit akışına uygun zamanda kaynak elde edeceği karlı satışlar üzerine politikalarını kurgulamıştır.
Yukarıda açıklamaları yapılmış ve rapor içinde tablo halinde sunulmuş “Nakit Akış Tablosundan” da anlaşılacağı üzere, davacının proje süresi boyunca ödeme aczi içinde olmayacağı, üretim ve faaliyetlerine devam edeceği, kar beklentisi yüksek olan riskli ürünlerin üretiminin yanı sıra nispeten daha az kar beklentisi oluşturan ancak satış ve tahsilatı oldukça güvenli malların üretimini yapacağı anlaşılmıştır.
Netice olarak, ALACAKLILARA TEKLİF EDİLMİŞ KONKORDATO PROJESİ KAPSAMINDA ÖDEME TUTARLARININ DAVACININ KAYNAKLARI İLE ORANTILI OLDUĞU hususunda Komiserlik kanaatimiz olumlu yönde oluşmuştur. Takdir Sayın Mahkemenindir.
Konkordato projesinin" 302nci maddede öngörülen oğunlukla kabul edilip edilmediği hususunda;
Raporun 18. Sonuç maddesinde ayrıntılı tablolar halinde sunulmuş olduğu üzere, avacının alacaklılarına sunmuş olduğu ödeme projesi hususunda gerek toplantıda gerek ltihak süresinde kullanılan oylar dikkate alındığında, toplantıya katılma hakkı olan 29 lacaklıdan 24'ünün toplantıya katılmış olduğu, toplantıya katılım oranının 82,76*/4 olduğu, lacaklılardan 21'sinin sunulmuş olan projeye “EVET” oyu vermiş olduğu, 3'ünün “RET” oyu kullanmış olduğu, 5'inin “OY KULLANMAMIŞ” olduğu ve kullanılmamış oyların “RET” olarak değerlendirildiği, projeye “EVET” oyu verenlerin.
“Alacaklı Sayısı Yönünden” 21 kişi Y072,41 oranına tekabül etti “Alacak Toplamı Yönünden” 77.293.398,86 TL ile 067,85 oranına tekabül ettiği görülmüştür. Böylece, KONKORDATO PROJESİ 302. MADDEDE ÖNGÖRÜLEN ÇOĞUNLUKLA KABUL EDİLMİŞ olup, takdir Sayın Mahkemenindir.
21.4.206. maddenin birinci tiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifası için yeterli herhangi bir teminata bağlanıp bağlanmadığı hususunda.
Davacının 206. maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklılardan olan personeline birikmiş borcu olmadığı gibi, mali tablolara ay sonlarında yansıyan tutarlar dönemsel bakiyeler olup takip eden ayın yasal süresi içinde ödenmiş olmakta, faaliyetlerini yerine getirebilmek için gerekli olan; personel, yemek, ulaşım, kira, aidat, elektrik, su, haberleşme, pazarlama, nakliyat giderlerini, üretim yapabilmek için gerekli olan; tohum, fide, gübre, tarımsal mücadele ilacı, geçici işgücü, elektrik, su, akaryakıt, yağ, tamir-bakım, makina kirası, ürün sigortası giderlerini düzenli kazancı ve şirket içi imkanlarıyla karşılayabilmektedir.
Davacının sermaye şirketi olması ve nakit sermaye artırımını yapmış olması ile elde etmiş olduğu vergi indirim hakkı için Vergi Dairesine dilekçe verilmiş, konkordato mühleti içinde komiserlik izniyle borç ve kredi kullanmamış, işbu nedenlerden dolayı da teminata gerek bir durum oluşmamıştır. Aksi yönde talebin olması halinde, teminata bağlanıp bağlanmaması hususunda tüm takdir yetkisi Sayın Mahkemenizindir.
21.5.Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilip edilmediği hususunda. 2004 sayılı İİK.'nin “Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk” başlıklı 302.
Maddesi kapsamında açıklanmış olduğu üzere konkordato projesi kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını aşan bir çoğunluk tarafından imza edilip kabul edilmiştir. Bu durumdan dolayı “Adi Alacaklılara” ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harç (Adi alacak toplamı x %0227=113.917.752,83TL x 900227) 258.593,30 TL olarak hesaplanmıştır.
2004 sayılı İİK.'nin “Rehinli alacaklılarla müzakere şartları ve yapılandırmanın hükümleri” başlıklı 308/h maddesi kapsamında açıklanmış olduğu üzere rehinli alacaklıların, alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunluğu ile bir anlaşmaya varılamamış, bu durumdan dolayı “Rehinli Alacaklılar” için herhangi bir harç hesaplanmamıstır.
22.Projenin Sayın Mahkeme — tarafında tasdiki halinde Davacı konkordatodan etkilenen (adi) alacaklılarına aşağıda yazılı tabloda gösterilmiş olan zamanlardaki taksit ödemelerini yapmak suretiyle borçlarını tasfiye edecektir.
23.Netice olarak, konkordato projesi ile davacı tarafından alacaklılarına teklif edilen tutarın, BORÇLUNUN İFLÂSI HÂLİNDE ALACAKLILARIN ELİNE GEÇEBİLECEK MUHTEMEL MİKTARDAN FAZLA OLACAĞI, alacaklılara teklif edilmiş konkordato projesi kapsamında ödeme tutarlarının DAVACININ KAYNAKLARI İLE ORANTILI OLDUĞU, toplantıya katılım oranının 682,76 olduğu, Projeye “EVET” Oyu Verenlerin; “ALACAKLI SAYISI YÖNÜNDEN” 21 kişi ile 072,41, “ALACAK TOPLAMI YÖNÜNDEN” 77.293.398,86 TL ile 067,85 oranında olduğu ve KONKORDATO PROJESİNİN 302. MADDEDE ÖNGÖRÜLEN ÇOĞUNLUKLA KABUL EDILMIŞ OLDUĞU..." kanaatleri bildirilmiştir.
Mahkememiz 16/04/2025 tarihli son duruşmasında konkordato komiseri ... beyanında;
"...kesin mühlet sürecinin uzatıldığı dönemde de davacı şirket ticaretine aktif olarak ve iyi niyetli bir şekilde devam etmiştir, ticari faaliyetler ve borçlanma yönüyle herhangi bir olumsuzluk söz konusu değildir, davacı şirketin muhasebe kayıtlarının tutarsız olduğu ve muhasebe sistemine uygun düşmediği bir gerçektir bu tamamen çalışılan muhasebecinin bilgi eksikliğinden doğmuştur, benim kanaatim bu yöndedir,
uzatma sürecinde olumlu bir gelişme olarak müzakereler sırasında ret oyu kullanan ve yaklaşım %15 civarında bir alacağı bulunan Reintech firması da projeye olumlu baktıklarını gerek tarafıma sözlü olarak gerekse de dosyaya yazılı olarak bildirmişlerdir, davacının iştigal konusu olan tarım faaliyetleriyle ilgili davacı gerekli yatırımlarını ve hazırlıklarını olması gerektiği gibi yapmıştır ve hasat sezonu için ümütli bir tablo ortaya koymuştur, daha önceki rapor ve tespitlerimde değişikliğe gidecek bir durum yoktur, takdir mahkemenindir, dedi....
... kesin mühlet sürecinin uzatıldığı dönemde de davacı şirket ticaretine aktif olarak ve iyi niyetli bir şekilde devam etmiştir, ticari faaliyetler ve borçlanma yönüyle herhangi bir olumsuzluk söz konusu değildir, davacı şirketin muhasebe kayıtlarının tutarsız olduğu ve muhasebe sistemine uygun düşmediği bir gerçektir bu tamamen çalışılan muhasebecinin bilgi eksikliğinden doğmuştur, benim kanaatim bu yöndedir,
uzatma sürecinde olumlu bir gelişme olarak müzakereler sırasında ret oyu kullanan ve yaklaşım %15 civarında bir alacağı bulunan Reintech firması da projeye olumlu baktıklarını gerek tarafıma sözlü olarak gerekse de dosyaya yazılı olarak bildirmişlerdir, davacının iştigal konusu olan tarım faaliyetleriyle ilgili davacı gerekli yatırımlarını ve hazırlıklarını olması gerektiği gibi yapmıştır ve hasat sezonu için ümütli bir tablo ortaya koymuştur, daha önceki rapor ve tespitlerimde değişikliğe gidecek bir durum yoktur, takdir mahkemenindir..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 16/04/2025 tarihli son duruşmasında davacı vekili beyanlarında; "...bilirkişi raporundaki aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz, rapora yönelik itiraz dilekçemizi aynen tekrar ederiz, bilirkişi raporunda tespit edilen bazı hususlar müvekkilin daha önce çalışmış olduğu ve ihtilaflı olarak çalışma akdinin son bulduğu muhasebecesinin yaptığı bir takım hatalı kayıtlara dayanmaktadır, müvekkilin konkordato projesinin hazırlandığı dönemdeki muhasebecisi gerek kasten gerekse ihmali hareketleriyle müvekkilin ticari faaliyetini olduğu gibi ve dürüst olarak muhasebe kayıtlarına işlememiştir,
müvekkil ticaretine en başta olduğu gibi iyi niyetli olarak devam etmektedir, mahkemenizce inceleme konusu edilen ve alacak temliklerinin konusu olan çekler hesaba katılmadığında dahi müvekkilin konkordato projesi yeterli nisapla kabul görmüştür, müvekkili için hasat ve hasılat sezonu başlamıştır, mühlet içindeki faaliyetleriyle müvekkil mali durumunu oldukça iyi bir seviyeye getirmiştir, projede belirtilen 3 yıllık vade müvekkil tarafından 1,5 yıla indirilebilir vaziyettedir, buda alacaklıların menfaatine bir durumdur,
bilirkişi raporundaki tespitlerin nazara alınmaksızın dosyaya sunduğumuz bilgi ve belgelere itibar edilerek davamızın kabulünü ve müvekkilin projesinin tasdikine karar verilmesini talep ediyoruz..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 16/04/2025 tarihli son duruşmasında davacı şirket yetkilisi beyanında;
"... dosyaya sunduğumuz izahat dilekçesinde bahsettiğimiz üzere yetkilisi olduğum şirketin keşidecisi olduğu 1.840.000,00TL bedelli çek ile şahsım için bir gayrimenkul satım almıştım, bu alışverişten kaynaklı olarak haliyle yetkilisi olduğum şirkete borçlandım, çek bedelini yetkilisi olduğum şirkete banka havalesi yoluyla ödedim, bu açıdan şirket veya alacaklılar için bir zararın doğmasına sebep olmadım, 24/03/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda yetkilisi olduğum şirketin keşidecisi olduğu ve temlik sözleşmesiyle alacaklısının ... haline geldiği çeklerden kaynaklı borcum devam etmektedir,
çeklerle ilgili iade kaydı yapılarak bu hesapların kapatılması tamamen muhasebecinin bilgim ve rızam dışında bir eylemi sonucu olmuştur, gerçekte olan ise çeklerden dolayı borcum devam ettiğinden ve çek lehtarlarına herhangi bir ödeme yapmadığımdan çekleri temlik alan ...'ya temlik sözleşmelerinde yazıldığı gibi borçlu olduğumdur, bundan kaynaklı olarak da ...'nun alacak bildirimine tarafımca bir itiraz yapılmamıştır, alacak toplantısının yapıldığı tarihte ihtilaflı olduğum ve yanlış kayıt tutan muhasebecim işin başındaydı, muhasebeci değişikliğini biz sonradan yaptık,
bu sebeple de çeklerle ilgili ticari defterlerimizde sağlıklı bir inceleme ve tespit yapamadık daha doğrusu çeklerin ticari defterlerimizde bu şekilde kayıtlı olduğundan haberimiz yoktu, bilirkişi raporuna bu yönüyle itiraz ediyorum, rapor gerçek mali durumu yansıtmamaktadır, geçen duruşmada da sözünü ettiğim çekleri temlik alan ... isimli şahıs ile ortak olma durumu gerçekleşmemiştir, kendisinin bana teklifi, ancak hasat döneminin sonunda şirketimin borçlarının yarısını kapatması karşılığında yarı oranda ortak olma isteğidir, ben kendisinin bu teklifini kabul ettim,
ancak şuan her ikimizde hem hasat dönemini hem de bu davanın neticesini beklemedeyiz, davanın kabulünü ve konkordato projesinin tasdikini talep ediyorum..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 16/04/2025 tarihli son duruşmasında hazır olan bir kısım müdahil vekilleri beyanlarında; "... Okunan müdahale dilekçelerimizi aynen tekrar ederiz, konkordato talebi kötü niyetli olduğu gibi verilen tedbir kararları da amacına uygun olmadığından geçici mühlet ve tedbirler kaldırılsın ve davacıların davasının reddine veya iflasına karar verilsin..." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
Adi konkordato 2004 sayılı İİK. m. 285-309/ı arasında düzenlenmiştir.
Konkordato, borçlunun, kanunda öngörülen çoğunluktaki alacaklılar ile yapacağı ve ancak mahkemenin tasdiki ile borçlu ve alacaklılar bakımından (konkordatoya tabi ve ancak borçlu ile anlaşmaya varmayan alacaklılar dahil) bağlayıcı hale gelen bir cebri icra anlaşmasıdır.
Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği kombine/karma konkordato şeklinde olabilir.
Konkordatonun tasdiki için, öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordato projesinin alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas ve ... Karar)
Konkordato davalarında, yasada belirtilen koşulların sağlanması halinde borca batık olan veya borca batık olmamasına rağmen ödeme güçlüğü içerisinde bulunan borçluların, belli bir plan dahilinde ve alacaklıların belli orandaki rızasıyla borçlarını tasfiyelerini sağlamak amacıyla geçici ve kesin mühlet kararları verilmektedir. Konkordato geçici ve kesin mühletleri, sadece borçlu davacının değil, alacaklıların da menfaatinin gözetilmesinin gerektiği süreçlerdir.
Yargıtayın yerleşik içtihatları ve baskın doktrin görüşlerine göre, konkordato davalarında mahkemenin gözeteceği en önemli ilke konkordatonun kötü niyetle sakatlanmamış olması halidir. Mahkeme henüz tasdik aşamasında kötüniyeti fark ettiğinde konkordatoyu tasdikten kaçınmalıdır.
Borçlunun işletmesinin devamı önemli ve hissedilir ölçüde aktiflerin azalmasına ve pasiflerin artmasına yol açmaktaysa ve bu durum konkordato süreci içinde geri dönüşü olmayan bir aktif pasif dengesizliğine yol açacağı öngörülüyorsa; iflasın derhal açılması ile borçlunun mal varlığının tasfiye sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edileceği tahmin ediliyorsa, işletmenin devamı mümkün gözükmüyor yahut çok düşük bir ihtimal ise, malvarlığının korunması için kesin mühlet kaldırılarak iflasın açılması zorunludur. (... / ... , ... , ... , ... , Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 315 - 316 )
2004 Sayılı İİK'nun 308/d maddesi; "Borçlu tarafından alacaklılardan birine konkordato projesinde öngörülenden fazla olarak yapılan vaatler hükümsüzdür." hükmünü amirdir. Bu yasal düzenleme alacaklılar arası eşitlik ilkesinin dayanağı olarak kabul edilmektedir. Bu ilkenin mevcudiyeti öğretide de tartışmasız kabul görmektedir (... İ. E.: Konkordato, İstanbul 1965, s.11; Kuru, s.3818; ... , S.: İflas Hukuku (İflas, Konkordato, İptal Davaları), 8.b., İstanbul 2009. s.261; ... : ... Konkordato Şerhi, Ankara 2018, m.308/d, n.2; ... , ... , G.: 7101 sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, İstanbul 2018, s.159; ... , A.: Konkordato ve Yeniden Yapılandırma Hukuku, 5.b., İstanbul 2019, s.15, n.21; ... , Ş.: Konkordato Hukuku El Kitabı, İstanbul 2019, s.21).
Alacaklılar arası eşitlik ilkesine göre kural olarak hiçbir alacaklı diğerinin zararına olarak öncelik ya da ayrıcalık elde edemez. Konkordato süreci alacaklılar arasında eşitlik ilkesine dayalı olarak yürütülür. Konkordatoda alacaklılar arasında herhangi bir ayırım yapılmaksızın benzer durumda bulunan bütün alacaklıları kapsayan adil ve dengeli bir ödeme planının ortaya konulması ve alacaklıların tatmin edilmesinde de aynı ilkeler gözetilmelidir. Borçlu açısından bakıldığında ayrıcalık sağlama yasağı hem proje aşamasında hem de konkordatonun tasdikinden sonraki süreçte söz konusudur.
Açıklanan ilke ve olgular ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Davacı şirket, ağırlıklı olarak tarım ürünlerinin üretim ve pazarlanması alanında faaliyet gösteren tek ortağı ve yetkilisi olan bir sermaye şirketi olup, konkordato ön projesinde, ana para alacağına %24 faiz eklenmek suretiyle toplam borcun, Temmuz 2024 - Haziran 2027 tarihleri arasında aylık eşit taksitler halinde 36 eşit taksitte ödeneceği şeklinde (vade konkordatosu) teklifte bulunulmuştur.
Mahkememizce verilen kesin mühlet kararı sonrasında davacı projesini revize etmek suretiyle, adi alacakların yıllık %24 faiz eklenmek suretiyle 30.09.2025, 30.10.2025, 30.11.2025, 30.09.2026, 30.10.2026, 30.11.2026, 30.09.2027, 30.10.2027, 30.11.2027 toplam 9 eşit taksit halinde ödeneceği, projenin kabulü ile alacaklıların önceden talep etmiş oldukları faiz ve diğer feri alacaklardan vazgeçmiş olacakları ve bu şekilde alacaklarının tasfiyesinin kabul edilmiş sayılacağı teklifinde bulunmuştur.
Konkordato komiserliğine bildirimde bulunan adi alacaklı sayısının 29 olduğu, konkordatoya tabi adi alacak toplamının 113.917.752,84TL tutarında olduğu, projenin görüşülmesi için yapılan toplantıya 24 alacaklının katıldığı ve 21 alacaklının kabul, 3 alacaklının ise ret oyu kullandığı, kabul oyu veren alacaklıların alacakları toplamının 77.293.398,86TL miktarında olduğu, böylelikle alacaklı sayısı olarak %72,41 oranında, alacak tutarı olarak ise %67,85 oranında projenin kabul gördüğü anlaşılmıştır.
Davacı ve rehinli alacaklılar arasında 2004 sayılı İİK'nun 308/h maddesi kapsamında müzakere süreci yürütülmüş ise de, rehinli alacaklıların yasada belirtilmiş olan oranda projeye kabul oyu vermemesi sebebiyle, rehinli alacaklılar yönünden bir anlaşma sağlanamadığı anlaşılmıştır.
Konkordato komiserliği tarafından düzenlenen 20/12/2024 tarihli nihai raporda, davacının borca batık olmadığı, konkordato sürecinde davacının dışarıya yansıyan olumsuz bir tutumunun veya kötü niyetli bir davranışının tespit edilmediği, projenin gerekli nisapla kabul gördüğü, davacının iflası halinde alacaklıların eline geçecek tutarın projenin tasdiki durumunda ele geçecek miktardan düşük olduğu, projenin tasdik edilebilir nitelikte olduğu hususları belirtilmiştir.
Konkordato projesinde yer alan alacaklar Mahkememizce detaylı olarak incelendiğinde; davacının keşidecisi olduğu çeklerden kaynaklı bir kısım alacakların, aynı tip ve içerikte matbu olarak hazırlanmış yakın tarihli adi yazılı temlik sözleşmeleriyle kesin mühlet dönemi içerisinde temlik alındığı, söz konusu temlikli alacaklılara davacı borçlunun bir itiraz ve çekince koymadığı, temlik alan alacaklılar tarafından proje için kabul oyu kullanıldığı görülmüştür.
Bu alacakların, konkordato komiserliğinin nihai raporunda belirtildiği üzere (sf-24):
"... TC:... 08.04.2024 tarihinde 2 adet temlikten kaynaklı teminatsız (adi) nitelikli 4.071.000,00 TL tutarlı,
... -T.C... 08.04.2024 tarihinde 4 adet temlikten kaynaklı teminatsız (adi) nitelikli 8.136.179,44 TL tutarlı,
... -TC.... 08.04.2024 tarihinde 5 adet temlikten kaynaklı teminatsız (adi) nitelikli 3.220.008,77 TL tutarlı,
... TC:... 08.04.2024 tarihinde 14 adet temlikten kaynaklı teminatsız (adi) nitelikli 4.354.100,00 TL tutarlı,
...-T.C.... 08.04.2024 tarihinde 5 adet temlikten kaynaklı teminatsız (adi) nitelikli 18.954.030,82 TL tutarlı" şeklinde olduğu ve temliklere konu toplam alacak tutarının 38.735.319,03TL miktarında olduğu görülmüştür. Projede yer alan adi alacak miktarı 113.917.752,84TL tutarında olduğundan, temlikler sebebiyle projede yer almış alacak miktarının (38.735.319,03/113.917.752,84) toplam alacağın %34'üne tekabül ettiği ve nisaba etkili olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu alacaklılar yukarıda da belirtildiği gibi, alacaklarına dayanak olarak çek lehtarlarıyla aralarında düzenlenmiş aynı tip ve içerikteki temlik sözleşmelerine dayanmışlardır. Bu alacakların davacı tarafından herhangi bir itiraza uğramadığı, alacakların çekişmeli alacağa dönüştürülmediği ve alacaklıların proje için kabul oyu kullandıkları (nihai rapor sf-63) anlaşılmıştır.
Bu durum karşısında davacının projesinde muvazaalı borç kaydı bulunup bulunmadığı konusunda şüpheye düşüldüğünden miktar itibariyle en büyük temlik alacaklısı ...'nun alacağı seçilerek inceleme konusu edilmiştir.
Bu doğrultuda mahkememizce, ...'nun alacak bildirimi ve dayanak belgelerinin izahatına ilişkin olarak davacı şirket temsilcisi ve vekiline beyan ve delil ibrazı için süre tanınmış, davacı şirket ile dava dışı şirket ve şahıs işletmelerinin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacı şirket temsilcisi tarafından huzurdaki duruşmalarda özetle, ...'nun, yetkilisi olduğu şirketin keşidecisi olduğu çeklerden kaynaklı alacakları, çek lehtarlarından temlik aldığını belirterek temlik sözleşmelerini kendisine gösterdiğini, o sırada çek asıllarını görmediğini, çek lehtarı firma veya şahıslardan temlik işleminin gerçek olup olmadığını teyit ettiğini, çek lehtarlarından teyit aldığı için çek asıllarını görme lüzumu duymadığını ve bankalardan çeklerin tedavüle sokulup sokulmadığını aynı gerekçe ile soruşturmadığını,
...'nun bu temliklerden daha önce yetkilisi olduğu şirkete ortak olmak istediğini ancak bunu o dönem geri çevirdiğini, ...'nun kendisine temlik sebebini şirketlerine ortak olmak olarak açıkladığını, ancak temlikler öncesinde kendisiyle bir görüşme yapmadığını, temliklerin sebebini, ...'nun kendisine rakip olmak veya yaptığı ortaklık teklifinde elini güçlü tutmak olarak tahmin ettiğini, çeklerin gerçek alacak borç ilişkilerine dayandığını ve temlik veren firmalara bir ödeme yapılmadığını, çeklerden kaynaklı borçlarının devam ettiğini,
şirketine ait ticari defterlerde çeklerle ilgili iade kaydı yapılarak bu hesapların kapatılmasının tamamen bilgisi ve rızası dışında muhasebecisinin gerçekleştirdiği bir eylem olduğunu, belirtmiştir.
Dava dışı ... tarafından dosyaya sunulan 27/01/2025 tarihli dilekçe ile, davacı şirketin konkordato sürecinde olduğunu bildiği halde davacı şirkete ortak olmasını sağlayacağını düşündüğü için çeke bağlı olan şirketin borçlarının bir kısmını temlik aldığını belirtmiştir. Yani, dava dışı ... konkordato sürecinde olan bir şirkete ortak olabilmek adına yaklaşık 19 milyon TL tutarındaki bir alacağı neredeyse bu miktara yakın bir ivaz karşılığında temlik aldığını dilekçesinde ifade etmiştir.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 07/01/2025 tarihli dilekçe ile, temliklere konu alacaklar ile ilgili faturalar ve çek suretleri dosyaya ibraz edilmiştir. Ayrıca aynı dilekçede 12/09/2023 vade tarihli 1.840.000,00 TL bedelli çekin davacı şirketin temsilcisi ve tek ortağı olan ... ...'dan satın almış olduğu Konya, ... , ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bedeline karşılık olarak adı geçen kişiye verildiği belirtilmiştir. Davacı şirket yetkilisine bu durum duruşmada sorulduğunda, şirketin keşidecisi olduğu çekin şahsına ait taşınmazın satın alınması için verildiğini ancak çek bedeli kadar şirkete borçlandığını ve borcunu daha sonra şirkete ödediğini beyan etmiştir.
Mahkememizce ...'nun temlik alacaklısı olduğu çeklerin bankaya ibraz ve tahsilat durumları ilgili banka şubelerinden sorulmuş olup, banka müdürlüklerinden gelen yazı cevaplarında, söz konusu çeklerin tahsil edilemediği, ya hesapta karşılığının bulunmaması sebebiyle "karşılıksızdır" işlemine tabi tutulduğu, yada mahkememizce verilen geçici mühlet kararı gereğince "işleme alınamadığı" şeklinde banka personelince çeklere şerh düşüldüğü anlaşılmıştır.
Mahkememizce 02/01/2025 tarihli celsede alınan ara kararı ile dosya, muhasebe uzmanı bilirkişi ile sektör bilirkişisi ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek 25/03/2025 tarihli rapor aldırılmıştır.
Dava dışı şirket ve şahıs işletmelerinin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde bilirkişi heyetince;
Dava dışı ... Ltd.Şti.'nin ticari defterlerinde temlik edilen 4.400.000,00 TL'lik çekin kayıtlı olmadığı, dava dışı şirket ile temlik alan ... arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı ve ticari defterlerde herhangi tahsilat ve ödeme kaydı olmadığı,
Dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin ticari defterine göre, uyuşmazlık konusu çeklerin davacı şirketten 20.02.2023 tarihinde 2.000.000,00 TL ve 15.04.2023 tarihinde 1.500.000,00 TL tutarında olmak üzere toplamda 3.500.000,00 TL olarak alındığı, 31.12.2023 tarihinde bu çeklerin dava dışı şirket tarafından davacı şirkete iade edildiği, 01.10.2024 tarihinde ise çeklerin ticari defterlere ikinci defa tahsilat kaydı olarak işlendiği ve 31.10.2024 tarihinde dava dışı temlik alan ...'ya devredildiği, çekler karşılığında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı ve dava dışı şirketin dava dışı ...'dan herhangi bir tahsilatı olmadığı,
Dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ticari defterine göre, uyuşmazlık konusu temlik edilen çeklerin toplam tutarının 5.425.102,00 TL olduğu, bu çeklerin 1.954.000,00 TL'lik kısmı defterlere kaydedilirken, 3.471.102,00 TL'lik kısmına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, ayrıca, temlik alan ... ile ... şirketi arasında ticari ilişki veya ödeme tahsilata dair bir kayıt tespit edilemediği,
Dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ticari defterine göre, 13.04.2023 tarihinde davacı şirketten 850.000,00 TL değerinde araç satın alındığı ve 4.500.000,00 TL değerinde araç satıldığı, aradaki bakiye için
30.06.2023 tarihinde 2.250.000 TL ve 1.400.000 TL'lik iki adet toplam bedeli 3.650.000,00 TL olan çeklerin ciro edilerek dava dışı şirketi teslim edildiği, ilgili çeklerden 30.09.2023 tarihinde 2.250.000,00 TL’lik olanın iade alındığı, 1.400.000,00 TL’lik
çekin kayıtlarda devam ettiği, dava dışı şirket ile temlik alan ... ile de arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı,
Dava dışı ...'un ticari defterine göre, uyuşmazlık konusu temlik edilen çeklerin toplam tutarı 1.840.000,00 TL olup, davacı şirket ile dava dışı ... arasında herhangi bir ilişki tespit edilemediği, ayrıca temlik alan ... ile ... arasında ticari ilişkiye dair bir kayıt tespit edilemediği,
Davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde bilirkişi heyetince;
Dava dışı ... Ltd.
Şti.'nden 6 adet mal veya hizmet alım faturası karşılığında toplam 3.463.200,00 TL tutarında alım yaptığı, buna karşılık toplam 4.400.000,00 TL tutarında 10 adet çek verildiği, davacı şirketin, dava dışı şirkete çek verdiği tarihte toplam 2.704.797,48 TL borcu bulunduğu, buna rağmen 4.400.000,00 TL değerinde çek verdiği, bu kapsamda fazla verilen 1.695.202,52 TL'lik kısmın ise 30.06.2023 tarihli ve 510 numaralı yevmiye maddesi ile “avans hesabı”na kaydedildiği, temliklere konu olan 10 adet, toplam bedeli 4.400.000,00 TL tutarında olan çeklerin 30.06.2023 tarihli ve ... numaralı yevmiye maddesiyle davacı ticari defterlerine kaydedildiği,
konkordato geçici mühlet kararı verildikten sonra, dava dışı ... Ltd.
Şti. tarafından, davacı şirkete 2 adet fatura karşılığında toplam 648.960,00 TL tutarında mal veya hizmet satışı yapıldığı, uyuşmazlık konusu çeklerden, 31.10.2023 tarihli ve 1039 no'lu yevmiye maddesiyle, 2 adet, 500.000,00 TL bedelli çekin (toplam 1.000.000,00 TL) iade alındığı, 01.12.2023 tarihinde, 400.000,00 TL bedelli 4 adet çekin (toplam 1.600.000,00 TL) iade edildiği, 31.08.2024 tarihinde, toplam 800.000,00 TL tutarında çekin, 26.02.2024 tarihinde, toplam 1.000.000,00 TL tutarında çekin iade alındığı ve böylece toplamda 4.400.000,00 TL'lik çekin tamamının iade alındığına dair muhasebe kayıtlarının bulunduğu,
Dava dışı ... Ltd. şirket tarafından davacı şirkete 2023 ve 2024 yıllarında toplam 8 adet mal veya hizmet satış faturası ile 4.304.144,82 TL'lik satış yapıldığı, davacı şirket tarafından 1 adet mal veya hizmet satış faturası ile dava dışı şirkete 967.764,00 TL'lik satış yapıldığı, davacı şirket tarafından dava dışı şirkete 3.340.000,00 TL'lik çekle ödeme yapıldığı, takip eden süreçte 500.000 TL, 2.000.000 TL , 500.000 TL ve 340.000 TL bedelli çeklerin iade alındığı, ayrıca dava dışı şirket tarafından davacı şirkete avans verildiği, avansın hala hesaplarda bakiye olarak devam ettiği, avans karşılığında mal veya hizmet teslimi yapılmadığı, uyuşmazlık konusu çeklere ilişkin davacı şirketin ticari defterlerinde doğrulanabilir borç kaydına rastlanmadığı,
Davacı şirketin ticari defterlerinde ... Ltd.
Şti.'nin temlik ettiği çeklerden 1.954.000,00 TL'lik çeklere ilişkin kayıtlar olduğu, temlik edilen 3.471.102,00 TL'lik tutara ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı, uyuşmazlık konusu 1.954.000,00 TL'lik çekin dava dışı ...'ya davacı şirket tarafından 30.06.2023 tarihinde verildiği, aynı çeklerin ise 30.09.2023 tarihinde 500.000,00 TL'si, 31.10.2023 tarihinde 590.000,00 TL'si, 01.12.2023 tarihinde 364.000,00 TL'si ve 31.12.2023 tarihinde 500.000,00 TL'sinin iade alındığı, davacı şirketin ticari defterlerinde 31.08.2024 tarihinde dava dışı ...
Ltd.Şti 'ni 5.425.102,00 TL borçlandırıldığı, ancak kaydın kaynağının ne olduğu, neye karşılık borçlandırma yapıldığının tespit edilemediği, borçlandırma sonrası davacı şirketin, dava dışı şirketten 741.899,63 TL alacaklı hale geldiği, fazla ödeme yapıldığı,
Davacı şirketin ticari defterlerinde, davacı şirket tarafından, dava dışı ... Şirketi'ne 1 adet 850.000,00 TL değerinde araç satışı olduğu, dava dışı şirketten ise 1 adet 4.500.000,00 TL değerinde araç alımı olduğu, ... Şirketi'ne 30.06.2023 tarihinde 3.650.000,00 TL'lik çek verildiği, çeklerden 30.09.2023 tarihinde 2.250.000,00 TL'lik kısmın iade alındığı, 1.400.000,00 TL'lik çekin kayıtlarda devam ettiği,
Davacı şirketin ticari defterlerinde dava dışı ...'a ait 1.840.000,00 TL borç alacak kaydı olduğu, ancak ilgili kayıtların dayanak belgesine ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı, belgesiz olarak muhasebe kayıtları yapıldığı, temlik konusu çeklere ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, ayrıca davacı şirketin ticari defterlerinde usulüne uygun olmayan muhasebe kayıtları bulunduğu, hususları tespit edilmiştir.
Bilirkişi heyetince yapılan ve yukarıda ayrıntısına yer verilen tespitlerin, ilgili tablolara raporda yer verilmek suretiyle gerekli izahatları da içerir şekilde saptandığı anlaşılmakla, hükme esas alınabilir nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı şirket yetkilisinin ve vekilinin dilekçe ve beyanları, dosya kapsamında toplanan deliller, bilirkişi raporları, konkordato komiserinin raporları ve açıklamaları ile müdahil vekillerinin talep ve itirazları, yürürlükteki mevzuat ve yargısal içtihatlar hep birlikte değerlendirildiğinde;
Dosya içerisine alınan alacak bildirimleri ve dayanak belgelerde görüleceği üzere; davacının keşidecisi olduğu çeklerden kaynaklı bir kısım alacakların çek lehtarları ve temlik alanlar arasında aynı tip ve içerikte matbu olarak düzenlenmiş adi yazılı temlik sözleşmelerine istinaden kesin mühlet dönemi içerisinde (Nisan 2024) temlik alındığı, oylamaya sunulan revize edilmiş konkordato projesinde adi alacak miktarının 113.917.752,84TL tutarında olduğu, temlikler sebebiyle projede yer verilen alacak miktarının ise 38.735.319 TL tutarında (toplam alacağın %34'ü) olduğu ve nisaba etkili olduğu,
söz konusu temlikli alacaklılara davacı borçlunun bir itiraz ve çekince koymadığı, temlik alan alacaklılar tarafından proje için kabul oyu kullanıldığı ve böylelikle yasada aranan nisaba ulaşıldığı, miktar itibariyle en büyük temlik alacaklısı konumunda bulunan ve bu sebeple Mahkememizce inceleme konusu edilen dava dışı ...'nun 06/04/2024, 07/04/2024 ve 08/04/2024 tarihli bahse konu temlik sözleşmelerine dayanarak alacak bildiriminde bulunduğu ve toplamda 18.954.030,82 TL alacağına projede yer verildiği,
gerek davacının ticari defterlerinde gerekse de çek lehtarı dava dışı şirket ve şahıs işletmelerinin bir kısmının ticari defterlerinde temlik tarihlerinden önce çeklerin iade alındığına ilişkin kayıtların bulunduğu, buna karşılık temlik alacaklısı ...'nun alacağına ilişkin olarak ne davacının defterlerinde ne de dava dışı çek lehtarı şirket veya şahıs işletmelerinin ticari defterlerinde herhangi bir alacak borç kaydının bulunmadığı, buradan ortaya çıkan sonuca göre; davacı şirket ile çek lehtarları arasındaki çeklere konu alacak borç ilişkisi, üstüne üstlük ödeme yasağının olduğu geçici mühlet tarihinden sonra,
bir şekilde sonlandırıldığı halde bu alacakların adi yazılı temlik sözleşmelerine konu edilerek borç olarak projeye dahil edildiği, açıklanan bu durumun davacının projesinin kötüniyetli olduğu sonucunu ortaya çıkardığı, dosyaya yansıyan bu hususların muhasebesel bilgi eksikliği ve hata ile açıklanamayacağı, kaldı ki konkordato sürecindeki bir şirketin borçlusu olduğu yaklaşık 19 Milyon TL tutarındaki alacağın, alacaklılarına %80-%70 civarında bir karşılık ödenerek temlik alınıp,
yıllık %24 faizle 3 yıl vadede tahsilinin beklenmesinin ve bunun şirkete ortak olabilmek için yapıldığının açıklanmasının ticari ve mantıki hiçbir geçerli yönünün bulunmadığı, davacı tarafından çeklere konu borcun devam ettiği ve temlik alanların alacaklı konumuna geldiği belirtilmiş ise de bu beyanların dosya içerisindeki belgelerle örtüşmediği,
projenin oylandığı toplantıya iştirak etmeyip son celseden kısa bir süre önce dosyaya sunduğu dilekçe ile projenin kabul edildiğini belirten müdahil Raintech şirketi vekilinin beyanları ve bu beyanlara istinaden ...'nun alacağı dışlandığı takdirde gerekli nisabın yine de sağlandığının savunulmasının kötü niyetle sakatlanmış konkordato projesini temize çıkaramayacağı, tüm bunlarla birlikte Mahkememizce izahat istenilmesi üzerine davacı şirketin keşidecisi olduğu 1.840.000,00 TL bedelli çekle davacı şirket temsilcisinin mülk edindiğinin ortaya çıktığı,
davacı şirket yetkilisinin çek bedeli kadar şirkete borçlandırılmış olmasının ve bu borcun kapatılmış olmasının zedelenen güveni geri kazandırmaya yetmeyeceği, bu haliyle davacının iyiniyetli davranmadığı ve alacaklıların zararına tutum izlediği kanaatine varılmakla, konkordato komiserinin aksi yöndeki rapor ve görüşlerine itibar edilmeyerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davanın reddi karşısında iflas kararının da verilmesinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinde ise ;
İİK'nun 292 maddesinde kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması ve aynı kanunun 287/5 maddesinde aynı hükümlerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanabileceği hususları düzenlenmiştir.
İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi: "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir.
Yine Aynı Yasanın Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması başlıklı 292.maddesi gereğince:
"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b)-Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c)-Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.
d)-Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir.
2004 Sayılı İİK'nun 292/1-d maddesindeki şartların oluşması halinde davacı borca batık ise iflas kararı verileceği düzenlenmiş ancak, aynı maddenin a, b ve c maddeleri için açıkça borca batıklık şartı aranmamıştır.
2004 s. İİK'nin 292/1-b maddesi yönünden de kural olarak davacı şirketin borca batık olması aranmamalı ise de; iyiniyetli borçluların ya davanın kabulü ya da iflas seçeneklerinden birisi ile karşı karşıya bırakılması, mahkemeler önünde hak arama özgürlüğünü kısıtlayacağı gibi, iyiniyetli ancak projesi gerçekleşmeyebilecek borçluları cezalandırıcı bir uygulamaya dönüşebileceğinden, yasada açıkça belirtilmemesine rağmen sadece 292/1-b maddesindeki haller yönünden borca batıklık şartını aramak adalet ve hakkaniyet prensiplerinin bir gereği olacaktır.
2004 s. İİK'nın 292/1-a ve 292/1-c maddesindeki hallerin varlığı halinde ise, yasada 292/1-d fıkrasında olduğu gibi açık bir düzenleme veya (292/1-b maddesinde olduğu gibi) hakkaniyet gereği olmadığından, iflas için borca batıklık şartını aramak gerekmeyecek aksine, 292/1-a ve 292/1-c maddesindeki hallerde davacının iflası için borca batıklık şartını da aramak kötüniyetli borçluları ödüllendirici bir uygulamaya dönüşebilecektir.
Bu nedenlerle 2004 s. İİK'nin 292/1-c maddesi gereğince davanın reddine karar verilirken, iflasa tabi borçlu yönünden borca batıklık şartı aranmadan iflas kararının da verilmesi gerekir.
2004 s. İİK'nin 292/1-c maddesine göre iflas kararı verilebilmesi için diğer bir gereklilik de, davacı şirkete atfedilen kötüniyetli davranışın konkordato kesin mühletinin verilmesinden sonra (geçici mühlet de kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından dolayısıyla geçici mühletin verilmesinden sonra) gerçekleşmesidir.
Bu itibarla, yukarıda detayına yer verildiği üzere, davacının mali tablolarının gerçeği yansıtmaması, kötü niyetli davranışta bulunulduğuna dair delil ve emarelerin bulunması, davacının eylemlerinin alacaklılarını zarara uğratıcı nitelikte olması, alacaklıların daha fazla zarara uğramaması için mal varlığının korunması gerekmesi hususları gözetildiğinde, davacının iflasına da karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekliyle hüküm oluşturulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/473, K. 2025/213, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama