İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/6 K.2025/404

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.

Esas2024/6Karar2025/404Tarih19 Haziran 2025Okuma15 dk · 3.040 kelime

KÜNYE

Mercii
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/6
Karar No
2025/404
Karar tarihi
19 Haziran 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.040 kelime·15 dk okuma·16 bölüm

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.

KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO

KARAR NO

HAKİM

KATİP

DAVACI

VEKİLİ

DAVALI

VEKİLİ

DAVA

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ

KARAR TARİHİ

KARAR YAZMA TARİHİ

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Konya ili ...

Caddesinde 06/08/2023 günü saat 16:55 sıralarında ... sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı aracın, davacı ... sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı araçla çarpışması neticesi yaralanmalı trafik kazası meydan geldiğini, meydana gelen kazada, davacının ağır şekilde yaralandığını, olay yerine gelen ambulansla hemen Konya Şehir Hastanesine acil servisine götürüldüğünü, sonrasında hastaneden taburcu edilmesine rağmen kazaya bağlı olarak meydana gelen yaralanmadan kaynaklı olarak vücut fonksiyonlarını tam ve gereği gibi kullanamadığını, bu sebeple davacıda yaralanmaya bağlı sürekli iş göremezlik söz konusu olduğunu,

kazaya sebebiyet veren ... plaka numaralı aracın kaza tarihinde ...

Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... poliçe no'lu zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının herhangi bir işte çalışmadığını, adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları ile 3. Kişilerde hak ve alacakları mevcut olmadığını, davacının maddi imkansızlıkları sebebiyle adalete erişim hakkı kısıtlanmaması için işbu davanın adli yardım talep ettiğini, haklı davanın kabulünü, dava konusu trafik kazası nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve harca esas değer belirlendiği zaman harcını tamamlamak kaydıyla,

maddi tazminat miktarı bilirkişi incelemesi sonucunda artırılmak üzere HMK 107 gereğince belirsiz alacak davası olarak; davacı lehine şimdilik, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden olaşan 100,00 TL maddi tazminatın (... plaka numaralı aracın kaza tarihinde mevcut olan ZMMS poliçesindeki teminatla sınırlı olmak üzere) kaza tarihinden itibaren işlemeye başlayan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirket merkezinin “... Mah. ... Sok. ...

Center (... ) No:9 Kat:13 Batı Ataşehir / İstanbul” adresinde bulunduğu göz önüne alındığında huzurdaki davanın yetki bakımından İstanbul Anadolu Mahkemesi yetki alanına girdini, davalı şirketin davacıdan 08.11.2023 tarihli eksik evrak müzekkeresi ile evrakları talep ettiğini ancak davacı tarafından hala sunulmadığını, ilgili belgelerin eksik olmasına rağmen davacı taraf huzurdaki davayı eksiklikleri tamamlamadan yapıldığını,

davacı tarafından maluliyete ilişkin herhangi bir sağlık kurulu raporunun sunulmadığını kaza tarihi ise 06.08.2023 olduğundan iyileşme süresi tamamlanmadan başvuru yapıldığı gibi nedenlerle yetkisiz mahkemede açılan işbu davanın usulden reddine karar verilerek İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunun tespitini, Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları düzenlemelerindeki yükümlülükler yerine getirilmeden, doğrudan dava yoluna başvurmuş olması nedeniyle, HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini,

geçici iş göremezlik tazminatı dört işleme dayalı basit bir hesaplama olup alacak belirlenebilir olduğundan huzurdaki başvurunun belirsiz alacak davası olarak ikame edilemediğinden huzurdaki başvurunun usulden reddini, davacı tarafından sunulan maluliyet oranını gösterir hastane raporu bulunmadığından ve iyileşme süresi tamamlanmadan başvuru yapıldığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddini, her halükarda maluliyet oranının kesin ve net olarak belirlenmesi amacıyla dosyada mübrez hastane evraklarını maluliyet raporu alanında uzman bilirkişiye gönderilmesini,

itirazı baki kalmak kaydıyla her durumda TRH 2010 Tablosu’na göre %1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılmasını, davacının yaşı dikkate alınarak geçici iş göremezlik tazminatının reddini, her halükarda başvuranın geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine tazminatına ilişkin taleplerinin teminat dışı olması nedeniyle reddini, davacının SGK’dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığının kesin ve net olarak tespit edilmesini, ödeme alınması durumunda mükerrer ödemeye mahal vermemek için davacının taleplerinin reddini,

kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için dosyanın kusur bilirkişiye tevdi edilip kusur bilirkişi raporu alınmasını, ceza dosyasının celbi ile uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesini, faize ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine, her durumda muaccel bir alacak oluşmadığı için müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.

ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 06.08.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı sigortanın ZMMS ile sigortalısı olan ... plaka sayılı aracın çarpışması nedeni ile davacının maddi zarara (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ) uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarının ne kadar olduğu ve tarafların kusur durumuna göre davacının davalıdan maddi zararlarını isteyip isteyemeyeceği hususlarına yönelik olduğu görülmüştür.

Konya Şehir Hastanesine, Karatay İlçe Emniyet Müdürlüğüne, SGK'ya ve Konya CBS'ye yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.

Mahkememize sunulan 10/07/2024 tarihli adli trafik bilirkişi raporunda özetle; ... plaka sayılı otomobilin sürücüsü ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/a ve 47/c maddelerinde açıklanan trafik kurallarını ve bu kurallara karşılık gelen yine aynı kanunun, trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan hallerden 84/h (Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama) trafik kurallarını ihlal ettiği; kusur durumu oran olarak istendiğinden dolayı sürücü ... %75 oranında kusurlu olduğunu, ... plaka sayılı motosikletin sürücüsü ... 2918 sayılı KTK'nun 52/a maddesinde açıklanan trafik kuralını ihlal ettiği, kusur durumu oran olarak istendiğinden dolayı sürücü Bayram Yüklü'nün %25 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.

Mahkememize sunulan 25/07/2024 tarihli ATK bilirkişi raporunda özetle: Davacı ...

06.08.2023 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, sağda parsiyel pnömotoraks, yaygın kontüzyon ve sağ femur şaft fraktürü geliştiği, ameliyat olduğu, 11.07.2024 tarihinde yapılan muayeneleri sonucunda sağ femurda 9 mm kısalık arızasının bulunduğu, bu arızanın kaza ile illiyet bağının olduğu, sağ kalça eklem hareketlerinde kısıtlılık olmadığı, yürüyüşte Patoloji saptanmadığı, solunum fonksiyon bozukluğu saptanmadığı, şahsın 16.03.2007 doğumlu olup olay tarihinde 17 yaşın içerisinde olduğu, şahsın meslek grup numarası bildirilmemekle birlikte grup 1 (düz işçi) olarak kabul edildiğinde;

kalıcı sakatlık oranının %2.1 olduğu ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, kişinin sağ femurunda yer alan 9 mm kısalık arızasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının %3 olduğu, kask, emniyet kemeri veya koruyucu ekipman kullanımının kafa, boyun, göğüs diz ve omurga bölgelerini koruduğu,

davacının sağ fermurunda gelişen yaralanma üzerine koruyucu etkisinin olmayacağı, mevcut arızasının iyileşme süresinin 9 ayı bulacağı, aylık brüt asgari ücretler üzerinden davacının bakıcı giderinden doğan zararın 40.243,50TL, şahsın fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 18.000,00TL olarak değerlendirildiği bakıcı giderleri kapsamında yaptığı harcamaların 40.243,50TL olarak değerlendirildiği toplamda 58.243,50TL olarak düzenlenen rapor mahkememize sunulmuştur.

Mahkememizin 14/11/2024 tarihli duruşmasının 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın aktüer bilirkişisine gönderilmesine karar verilmiştir.

Mahkememize sunulan 07/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; mahkemece PMF 1931 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplama itibar edilmesi halinde 94.605,03TL geçici iş göremezlik, 30.181,50TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 124.786,53TL tedavi gideri zararı ile 199.361,29TL sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu miktarların da kaza tarihinde geçerli tedavi sakatlık klozu teminat limitleri dahilinde kaldığı,

mahkemece TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi halinde 94.605,03TL geçici iş göremezlik, 30.181,50TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 124.786,53TL tedavi gideri zararı ile 339.825,89TL sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu miktarların da kaza tarihinde geçerli tedavi sakatlık klozu teminat limitleri dahilinde kaldığı görüş ve kanaati bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebi ile açılan tazminat istemine ilişkindir.

Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur.

Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;

Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.

Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.

Somut olayda mahkememizce aldırılan kusura ilişkin bilirkişi raporunun oluşa uygun olup gerekçeli ve denetlenebilir olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kazada % 75 kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir.

Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;

Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay.

Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 30/05/2024 Tarih ve ... Esas-...

Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü,

Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır.

Somut olayda, Mahkememize sunulan 25/07/2024 tarihli ATK bilirkişi raporunda özetle: Davacı ...

06.08.2023 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, sağda parsiyel pnömotoraks, yaygın kontüzyon ve sağ femur şaft fraktürü geliştiği, ameliyat olduğu, 11.07.2024 tarihinde yapılan muayeneleri sonucunda sağ femurda 9 mm kısalık arızasının bulunduğu, bu arızanın kaza ile illiyet bağının olduğu, sağ kalça eklem hareketlerinde kısıtlılık olmadığı, yürüyüşte Patoloji saptanmadığı, solunum fonksiyon bozukluğu saptanmadığı, şahsın ... doğumlu olup olay tarihinde 17 yaşın içerisinde olduğu, şahsın meslek grup numarası bildirilmemekle birlikte grup 1 (düz işçi) olarak kabul edildiğinde;

kalıcı sakatlık oranının %2.1 olduğu ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, kişinin sağ femurunda yer alan 9 mm kısalık arızasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının %3 olduğu, kask, emniyet kemeri veya koruyucu ekipman kullanımının kafa, boyun, göğüs diz ve omurga bölgelerini koruduğu,

davacının sağ fermurunda gelişen yaralanma üzerine koruyucu etkisinin olmayacağı, mevcut arızasının iyileşme süresinin 9 ayı bulacağı, aylık brüt asgari ücretler üzerinden davacının bakıcı giderinden doğan zararın 40.243,50TL, şahsın fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 18.000,00TL olarak değerlendirildiği bakıcı giderleri kapsamında yaptığı harcamaların 40.243,50TL olarak değerlendirildiği toplamda 58.243,50TL olarak düzenlenen rapor mahkememize sunulmuştur.

Raporun gerekçeli ve kanuna uygun düzenlendiği anlaşılmakla itibar edilmiştir.

Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede;

Somut olayda, Mahkememize sunulan 07/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi halinde 94.605,03TL geçici iş göremezlik, 30.181,50TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 124.786,53TL tedavi gideri zararı ile 339.825,89TL sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu miktarların da kaza tarihinde geçerli tedavi sakatlık klozu teminat limitleri dahilinde kaldığı görüş ve kanaati bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Bu rapora itibar edilmiştir.

Davalı sigortanın, geçici iş göremezliğin, tedavi giderlerinin ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin itirazı yönünden yapılan değerlendirmede;

01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır.

Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır.

Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,

1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,

2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,

3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,

Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.

Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.

Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;

1-Bakıcı giderleri

2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)

3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik

Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.

Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.

Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: ... )

Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan 18/06/2016 tanzim tarihli Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez.

ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA 17/07/2020 TARİHLİ VE ... E ... K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA " İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.

Bu halde davalı sigortanın geçici işgörmezlik ve bakıcı tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik itirazları yerine değildir.

Davalı vekilinin, davacının kaza anında koruyucu ekipman takmadığından hükmedilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki itirazının değerlendirilmesinde;

6098 sayılı Borçlar Kanun’un, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43.maddesi); Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Borçlar Kanun’un 52.maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44.maddesi) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.

Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.

Trafik kazalarında emniyet kemeri vb. koruyucu ekipmanların takılı olması meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azaltabileceği bilinmekle birlikte kazanın oluş biçimi, kişinin konumu, travmanın şiddeti gibi birçok faktöre bağlı olarak koruyucu ekipman takılı olsa dahi söz konusu bölgelerin travmaya maruz kalabileceği bilinmektedir.

Somut olayda, koruyucu ekipmanların kaza anında bulunması halinde yaralanmayı azaltacağına yönelik bir kesinlikten bahsedilemeyeceği, hatta gelişen yaralanma üzerine koruyucu etkisinin olmayacağı (davacının yaralandığı yerler gözetilerek) değerlendirilerek bu yöndeki itiraz kabul edilmemiştir.

Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;

2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir.

2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.

Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 15/11/2023 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.

Arabuluculuk ücreti bakımından; davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olmasına, dava şartı niteliğindeki bu başvuru şartı nedeniyle de arabuluculuğun işbu davada zorunlu olmamasına rağmen (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası), davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmuş olması halinde, yargılama sonucunda bu ücretin davalı sigorta şirketine yüklenmesi gerektiği (davadaki haklılık oranına göre) değerlendirilmiştir. Şöyle ki;

Dava kabul edilmiş ve davacı taraf yargılamada haklı bulunmuş olmasına göre, arabuluculuk giderinin davacı üzerinde bırakılmasının mümkün olmadığı, ayrıca davanın taraflarının, dava açılmadan önce, zorunlu olmasa dahi dava açılmasının son çare olduğunu gözeterek uyuşmazlığı gidermek amacıyla ve makul olacak şekilde ihtiyari uyuşmazlık çözüm yöntemlerine başvurmasının ve buna bağlı olarak yaptıkları ihtarname masrafı, ihtiyari arabuluculuk ücreti gibi masraflarını haklılık oranlarına göre eldeki davada talep etmelerinin kabul edilebilir olduğu düşüncesiyle davacı taraf aleyhine bu konuda hüküm kurmanın hakkaniyetli olmayacağı, son olarak, sigorta şirketine başvurmak ile arabuluculuk müessesesinde tarafların çözüm aramasının aynı durumlar olmadığı değerlendirilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen izahat çerçevesinde ve alınan hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı bilirkişi raporları da nazara alınarak, aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi kanaati oluşmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-DAVANIN KABULÜ İLE;

a- 339.825,89 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,

b- 94.605,03TL geçici iş göremezlik tazminatı,

c- 30.181,50TL bakıcı masrafı

olmak üzere hesaplanan maddi tazminat tutarı olan toplam 464.612,42 TL 'nin davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla, temerrüt tarihi olan 15/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 31.737,67TL karar ilam harcından ıslah yoluyla alınan 1.587,00TL'nin mahsubu ile bakiye 30.150,67TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Hazine Tarafından karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Adli Yardım kararı gereğince hazine tarafından karşılanan 3.000,00TL bilirkişi ücreti ve 130,00TL tebligat gideri olmak üzere 3.130,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-Davacı tarafından yapılan 60,80TL vekalet harcı, 2.200,00TL bilirkişi ücreti, 5.520,00TL ATK fatura ücreti ve 1.587,00TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 9.367,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 73.691,86TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 19/06/2025

Katip Hakim

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/6, K. 2025/404, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Konya Türk Milleti Adına
  4. . Asliye Ticaret Mahkemesi Gerekçeli Karar
  5. Esas No
  6. Karar No
  7. Hakim
  8. Katip
  9. Davacı
  10. Vekili
  11. Davalı
  12. Vekili
  13. Dava
  14. Dava Tarihi
  15. Karar Tarihi
  16. Karar Yazma Tarihi
  17. Gereği Düşünüldü
  18. Çekişmeli Hususlar, Toplanan Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/6
Karar No
2025/404
Tarih
19 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/6 K.2025/557
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/7 K.2025/439
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/7 K.2025/464
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/7 K.2025/541
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/8 K.2025/547
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/9 K.2025/560

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.