KÜNYE
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/681
- Karar No
- 2025/410
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
Karar Metni
3.279 kelime·16 dk okuma·20 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLLERİ
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARAR YAZMA TARİHİ
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından verilen 06/06/2023 tarih ve ... sayılı kararın, T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/07/2024 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla BOZULMASINA karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş olmakla, dava mahkememiz esas defterinin yukarıda belirtilen sırasına kaydedildi. Yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle.
Müvekkili ile davalı arasında ticari alışveriş gerçekleştiğini, bu alışveriş neticesinde müvekkili tarafından 20.12.2019 tarihli ... numaralı 2.455,01 TL bedelli, 19.12.2019 tarihli ... numaralı 2.756,16 TL bedelli ve 20.12.2019 tarihli ... numaralı 5.862,60 USD bedelli faturalar kesildiğini, davalının bir kısım ödemeler yaptığını ancak kalan bakiyeyi ödemediğini, 20.12.2019 tarihli ... numaralı 5.862,60 USD bedelli faturalardaki ürünler ihraç kayıtlı olarak satıldığını, bu ürünlere ilişkin ihracat belgelerinin ekli olduğunu, ödenmeyen kısımlar için Konya.
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas numaralı dosyaları ile icra takibi yapıldığını, 20.12.2019 tarihli ... numaralı 2.455,01 TL bedelli, 19.12.2019 tarihli ... numaralı 2.756,16 TL bedelli faturalar için Konya. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi, 20.12.2019 tarihli ... numaralı 5.862,60 USD bedelli faturalar için Konya. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının icra takiplerinden sonra müvekkiline ... numaralı 2.756,16TL bedelli, ... numaralı 2.445,01 TL bedelli ve ... numaralı 3.892,60 USD bedelli iade faturaları kestiğini, müvekkilinin de Konya. Naterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaları iade ettiğini, davalı müvekkili tarafından yapılan takiplere kötüniyetli olarak itiraz ettiğini bu nedenlerle Konya.
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas numaralı dosyalarına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, kötüniyetli olarak yapılan itirazlar sebebi ile davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ile özetle. Öncelikle huzurdaki davanın usulden reddi gerekmektedir. nitekim, davacı yan iki farklı takip olan Konya. İcra Müdürlüğü ... E. Ve Konya. İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı dosyalarda gerçekleştirilen itirazların tek bir dava ile iptalini talep etmiş olmakla her bir icra dosyasının kendi içerisinde bütünlüğü ilkesine aykırı hareket ettiğini, davacı yanın dava dilekçesi incelendiğinde müvekkili firma aleyhine başlatılan iki farklı icra dosyasına istinaden tek bir itirazın iptali davası ikame edildiği anlaşıldığını, oysaki hukukumuzda dava taleplerinin ve icra dosyalarının kendi içinde bütünlüğü ilkesinin esas olduğunu, nitekim huzurdaki davada da dava konusu icra takiplerinin ayrı olup farklı icra takiplerine istinaden ayrı itirazın iptali davası ikame edilmesi gerektiğini,
gerçekten de usulen ve hukuken bakıldığında, her bir icra dosyasına karşı gerçekleştirilen itirazların ayrı ayrı değerlendirilmesi ve ayrı ayrı yapılacak değerlendirmeler neticesinde sonuca gidilmesi gerekeceğini, anılan nedenle farklı icra takiplerini içeren huzurdaki davanın usule, hukuka ve yasaya aykırı ikame edilmiş olduğunu, davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, davaya konu ilamsız icra takip dosyalarına dayanak olarak gösterilen faturaların, davacı yanın salt kusuru nedeni ile ayıplı olarak satıma konu edilen ürünlere ilişkin olduğunu,
bu hususun müvekkili firmaca davacı yana bildirilmiş ve tarafların ürünlerin ayıplı olduğu ve neticede davalı müvekkili firmanın kalan bakiye bakımından ödeme yapmasına gerek olmadığı yönünde mutabık kaldıklarını hal böyle olmasına ve taraflar arasında bu ürünlerin ücretlendirilmeyeceği yönünde anlaşma bulunmasına rağmen, davacı yanca haksız olarak anılan faturalardan bahisle önce ilamsız icra takipleri başlatıldığını akabinde de huzurdaki davanın ikame edildiğini, müvekkili firma aleyhine başlatılan Konya.
İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı ilamsız takibe dayanak 20.12.2019 tarih ... numaralı fatura, imalatçısı ve üreticisinin davacı firma olduğu davalı müvekkili firmanın ise ABD'de faaliyet gösteren şirketler nezdinde ihracat işlemlerini gerçekleştireceği ürünlere ilişkin olduğunu, dolayısıyla esasen taraflar arasındaki anlaşmada davacı firmaya yüklenilen edim faturaya konu ürünlerin ihracata ve ihracatın gerçekleştirileceği ülke olan ABD şartlarına uygun olarak ürün imalatı ve ambalajlama işlemlerini gerçekleştirerek ürünlerin aynı şartlarda tesliminin sağlanması olduğunu, nitekim ihracat kayıtlı ürün satışında,
imalatçı firma tarafından üretim ve paketleme işlemleri gerçekleşmesinin akabinde, ürünlere ikinci bir el değmeden ürünlerin yurt dışına, imalatçı firmanın hazırladığı şekli ile gönderilmekte olduğunu, zira üretici firmanın üstlendiği edimin de tam olarak bu olduğunu, Hal böyle iken, müvekkili firma tarafından da davacı firmadan siparişini verdiği ürünlerin yabancı firmalara ihracatını gerçekleştirmek amacı ile ürünlerin davacı/imalatçı firmanın hazırladığı şekli ile ABD'ye ulaşmasının sağlandığını, akabinde ürünlerden 24'er adet numuneleri paketli halleri ile ihracat işlemlerinin tamamlanabilmesi amacı ile FDA (U.S.
Food and Drug Administration: Amerika Birleşik Devletleri Sağlık Bakanlığına bağlı; gıda, diyet eklentileri, ilaç, biyolojik medikal ürünler, kan ürünleri, medikal araçlar, radyasyon yayan aletler, veteriner aletleri ve kozmetiklerden sorumlu büro) onayına sunulduğunu, onay süreci beklendiği sırada müvekkili firma yetkilileri tarafından FDA onayına sunulan ürünlerin Detained (İmha) statüsüne alındığı anlaşıldığı bu durumun derhal davacı şirkete mail ile bildirilerek ürünlerin imha statüsüne alındığı,
sebebinin müvekkili firmaca da anlaşılamadığı sürecin takipçisi olunduğu ve gerekli yazışmalara devam edildiğinin yazılı olarak bildirildiğini, gerek FDA gerekse de müşteri firmaların onayına sunulan numune ürünler ve geri kalanların tümü müvekkili firma tarafından davacı firmanın gönderdiği haliyle korunduğunu ve onay mercilerine paketli halleri ile el sürülmeden teslim edildiğini, zira ihracat kayıtlı satılan ürünler paletler üzerinde çoklu şekilde paketlendiğini ve birbirine bağlı halde gönderilmekte olduğunu, ürünlerin ihracatı yapılacağı müşteri firmalara teslimi öncesinde,
birbirine bağlı ambalajlı ve paketli hallerinden çıkartılmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla ürünlerin FDA ve müşteri onayına sunulmadan evvel müvekkili firmanın toplu paketler halinde gönderilen ürünleri inceleme imkanı bulunmadığını, bu nedenlerle öncelikle iki ayrı icra takip dosyası bakımından tek bir dava ikame edilmiş olması sebebi ile davanın usulden reddini, davacı yan tarafından hukuka, yasaya ve hakkaniyete aykırı ve kötü niyetle ikame edilmiş olan davanın, davaya konu faturaların ayıplı ve bedelsiz ürünlere ilişkin olması sebebi ile esastan reddini, mahkememiz aksi bir kanaatte ise kabul anlamına gelmemek kaydıyla,
müvekkili firmanın masraf/zarar kalemlerinin davaya konu ürünlerin ücretlerinden çok dafa fazla olduğu ve takas/mahsup def'inde bulundukları dikkate alınarak müvekkilinin zarar/harcama giderlerinin tespiti ile neticede davanın reddini, davacı yanın %20’den aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, her halde yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; Davacı tarafından faturaya dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise faturaya konu ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliğinin açık ayıp mı gizli ayıp mı mahiyetinde olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, davacının dava konusu faturalar dolayısıyla herhangi bir alacağı olup olmadığı, alacağı var ise miktarı, davalının takasa konu herhangi bir alacağı olup olmadığı, davacının talep edilebilir bir alacağı var ise davalıdan talep edip edemeyeceği hususlarında olduğu görüldü.
II.KALDIRMA İLAMI
Mahkememizin 06/06/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ilişkin T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/07/2024 Tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamında;
"Mahkemece benimsenen 05.05.2023 tarihli bilirkişi raporu uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmayıp, bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlık konusunda uzmanlığı bulunan sektör, taşıma ve gıda mühendisi bilirkişilerinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, taraflar arasındaki ilişki ve ilgili mevzuat hükümleri kapsamında dava konusu ürünleri ambalajlama yükümlüğünün kimde olduğu, davalının kontrol ve denetleme yükümlüğü bulunup bulunmadığı, ürünlerdeki ayıbın niteliği hususlarında açıklayıcı, denetim elverişli ve önceki bilirkişi raporuna yönelik taraf itirazlarını da değerlendirir şekilde rapor alınarak,
oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır" denilmiştir.
III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1)KALDIRMA İLAMI ÇERÇEVESİNDE YENİDEN BİLİRKİŞİ RAPORU ALDIRILMASI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce kaldırma ilamı çerçevesinde sektör, taşıma ve gıda mühendisi bilirkişilerinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden kök ve ek rapor aldırılmıştır.
13/03/2025 Tarihli Kök Rapor ile 29/04/2025 Tarihli Ek Raporda özetle.
Her iki ürününde bulunan etiketler üzerindeki beslenme ve enerji değerlerinin 40g'lık porsiyona uygun olduğu, etiket üzerinde bulunan enerji ve beslenme değerleri yönünden ürünlerin ayıplı olmadığı, alüminyum folyonun yeterli düzeyde yapışmadığı, kapağın açılması ya da olması gerekenden çok daha hafif bir baskıyla yerinden ayrıldığı, bunun kavanoza dolum sonrasında alüminyum folyo yapıştırma işleminin doğru bir şekilde yapılmaması sonucunda olduğu, üretim sırasında meydana gelmiş açık bir ayıp olduğu, davalı tarafından gönderilen ürünlerin frigolu konteynerde gönderilmesine gerek olmadığı,
normal bir konteynerde gönderilmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığı, alüminyum folyonun kendiliğinden ya da hafif bir temasla açıldığı tespit edildiğinden, folyonun yerinden kalkmasının nakliye sırasındaki sarsıntıdan meydana geldiğini söylemenin mümkün olmadığı, dava konusu ürünleri üreten, ambalajlanmasından sorumlu davacı ... firması kalite kontrol görevini yerine getirmeyerek açık ayıplı ürünleri sattığı, davalı taraf ... firması da kendisine gönderilen numuneleri kontrol etmeden ihraç ederek açık ayıplı ürünlerin karşı ülkeye gönderilmesine sebep olduğu rapor edilmiştir.
10/02/2025 Tarihli Bilirkişi Heyeti Kök Raporu ile 21/04/2025 Tarihli Bilirkişi Heyeti Ek Raporunun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle yeniden/ek rapor aldırılması yönündeki itirazların reddine karar verilerek bu raporların hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (2) TARAFLARIN TİCARİ DEFTER VE BELGELERİNİN İNCELENMESİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:
(a)Davacının Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesine İlişkin 07/02/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle.
Davacının ticari defter ve belgelerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak tutulduğu, yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, davacının ticari defter ve belgelerinin 6100 Sayılı Kanun gereğince lehine delil niteliği taşıdığı, incelene kayıtlarda davacı ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğu, ticari ilişkinin TL ve USD olmak üzere iki ayrı hesapta takip edildiği, dava konusu faturalara ilişkin olarak BA/BS formalarının ilgili vergi dairesine bildirildiği, davalı tarafından kesilen bir kısım iade faturalarının davacının defter ve belgelerinde yer almadığı,
davacının alacak bakiyesinin TL üzerinden toplamda 55.717,39 TL olduğu rapor edilmiştir.
(b)Davalının Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesine İlişkin 07/02/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Davalının ticari defter ve belgelerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak tutulduğu, yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, davalının ticari defter ve belgelerinin 6100 Sayılı Kanun gereğince lehine delil niteliği taşıdığı, incelene kayıtlarda davacı ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğu, davalının 2019 yılı sonunda 28.323,99 TL davacıya borçlu olduğu, 2020 yılı sonunda borç miktarının yine 28.323,99 TL olduğu, 30/06/2021 tarihi itibariyle davalı tarafından düzenlenen iade faturaları neticesinde borç bakiyesinin "0" olduğu rapor edilmiştir.
(3) DAVALI TARAFINDAN TANZİM EDİLEN İADE FATURALARI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davalının Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesine İlişkin 07/02/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda davacı ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğu, davalının 2019 yılı sonunda 28.323,99 TL davacıya borçlu olduğu, 2020 yılı sonunda borç miktarının yine 28.323,99 TL olduğu, 30/06/2021 tarihi itibariyle davalı tarafından düzenlenen iade faturaları neticesinde borç bakiyesinin "0" olduğu rapor edilmiş ise de iade faturalarının davacının kayıtlarında yer almadığı ve yukarıda detayı verilen T.C.
Yargıtay. Hukuk Dairesinin 05/03/2012 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 12/09/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere yasal süre geçtikten sonra tek yanlı iade faturası düzenlenmiş olmasının faturanın reddi anlamına gelmediği, bu işlemin alacağın varlığını ortadan kaldıran bir hukuki sonuç doğurmayacağına kanaat edilmiştir.
(4) AYIP İHBARI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı cevap dilekçesinde fatura ve davaya konu ürünlerin ayıplı olduğu definde bulunmuş ise de davacı ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını ileri sürmüştür. Tüm dosya kapsamında yer alan deliller değerlendirildiğinde üretim ve paketlemesi yapılan ihraç kayıtlı ürünlerin davacı/yüklenici tarafından davalı/iş sahibine teslim edildiği, söz konusu ürünlerin ABD ülkesine ihraç edildiği ve ihraç ülkesinde yapılan gümrük muayenesinde ürün ambalajlama standartlarının ihraç ülkesi mevzuatına aykırı olması sebebiyle kabulünün yapılmadığı anlaşılmıştır.
13/03/2025 Tarihli Kök Rapor ile 29/04/2025 Tarihli Ek Raporda ifade edildiği üzere alüminyum folyonun yeterli düzeyde yapışmadığı, kapağın açılması ya da olması gerekenden çok daha hafif bir baskıyla yerinden ayrıldığı, bunun kavanoza dolum sonrasında alüminyum folyo yapıştırma işleminin doğru bir şekilde yapılmaması sonucunda olduğu, üretim sırasında meydana gelmiş açık bir ayıp olduğu, davalı tarafından gönderilen ürünlerin frigolu konteynerde gönderilmesine gerek olmadığı, normal bir konteynerde gönderilmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığı, alüminyum folyonun kendiliğinden ya da hafif bir temasla açıldığı tespit edildiğinden,
folyonun yerinden kalkmasının nakliye sırasındaki sarsıntıdan meydana geldiğini söylemenin mümkün olmadığı, dava konusu ürünleri üreten, ambalajlanmasından sorumlu davacı Gesaş firması kalite kontrol görevini yerine getirmeyerek açık ayıplı ürünleri sattığı, davalı taraf Grup Günsa firması da kendisine gönderilen numuneleri kontrol etmeden ihraç ederek açık ayıplı ürünlerin karşı ülkeye gönderilmesine sebep olduğu rapor edilmiş olup T.C.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 01/04/2014 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında tacir olan davalı şirketin muayene yapmaksızın dava konusu ürünleri olduğu şekli ile ihraç ettiği ABD ülkesine göndermiş olmasının iş sahibinin muayene yükümlülüğünü ortadan kaldırıcı nitelikte bulunmadığından davalının ayıp define Mahkememizce itibar edilmemiştir.
(5) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı ile davalı arasında icra takibi ve faturaya konu ürünlerin ihracat kaydıyla üretim ve paketlemesi hususunda anlaşma yapıldığı, davacı/yüklenici tarafından üretim ve ambalajlaması yapılan ürün bedellerinin ödenmediği iddiasıyla davalı/iş sahibi hakkında ilamsız icra takibine geçildiği, davalı tarafından yasal süre içerisinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı,
davacının Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesine İlişkin 07/02/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda davacı ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğu, ticari ilişkinin TL ve USD olmak üzere iki ayrı hesapta takip edildiği, dava konusu faturalara ilişkin olarak BA/BS formalarının ilgili vergi dairesine bildirildiği, davalı tarafından kesilen bir kısım iade faturalarının davacının defter ve belgelerinde yer almadığı, davacının alacak bakiyesinin TL üzerinden toplamda 55.717,39 TL olduğunun rapor edildiği,
davalının Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesine İlişkin 07/02/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda davacı ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğu, davalının 2019 yılı sonunda 28.323,99 TL davacıya borçlu olduğu, 2020 yılı sonunda borç miktarının yine 28.323,99 TL olduğu, 30/06/2021 tarihi itibariyle davalı tarafından düzenlenen iade faturaları neticesinde borç bakiyesinin "0" olduğunun rapor edildiği, davalı tarafından tanzim edilen iade faturalarının davacının kayıtlarında yer almadığı ve T.C.
Yargıtay. Hukuk Dairesinin 05/03/2012 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 12/09/2017 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere yasal süre geçtikten sonra tek yanlı iade faturası düzenlenmiş olmasının faturanın reddi anlamına gelmediği, bu işlemin alacağın varlığını ortadan kaldıran bir hukuki sonuç doğurmayacağı, ticari kayıtlara göre davacının davalıdan alacaklı olduğu, her ne kadar davalı cevap dilekçesinde fatura ve davaya konu ürünlerin ayıplı olduğu definde bulunmuş ise de üretim ve paketlemesi yapılan ihraç kayıtlı ürünlerin davacı/yüklenici tarafından davalı/iş sahibine teslim edildiği,
söz konusu ürünlerin ABD ülkesine ihraç edildiği ve ihraç ülkesinde yapılan gümrük muayenesinde ürün ambalajlama standartlarının ihraç ülkesi mevzuatına aykırı olması sebebiyle kabulünün yapılmadığı LAKİN 13/03/2025 Tarihli Kök Rapor ile 29/04/2025 Tarihli Ek Raporda ifade edildiği üzere ambalajlanmasından sorumlu davacı ... firması kalite kontrol görevini yerine getirmeyerek açık ayıplı ürünleri sattığı, davalı taraf ... firması da kendisine gönderilen numuneleri kontrol etmeden ihraç ederek açık ayıplı ürünlerin karşı ülkeye gönderilmesine sebep olduğu T.C.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 01/04/2014 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında tacir olan davalı şirketin muayene yapmaksızın dava konusu ürünleri olduğu şekli ile ihraç ettiği ABD ülkesine göndermiş olmasının iş sahibinin muayene yükümlülüğünü ortadan kaldırıcı nitelikte bulunmadığından davalının ayıp definin süresinde olmadığı, T.C. Yargıtay.
Hukuk Dairesinin 12/09/2012 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında faturaya konu bedellerin ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği ve ödemeye ilişkin bir savunmasının da olmadığı görülmekle T.C. Konya. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile T.C. Konya. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptaline karar verilmiş FAKAT T.C.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11/09/2013 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı ilamıı ile T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 18/09/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davalı/borçlunun icra takibinden önce 6098 Sayılı TBK'nın 117.
Maddesi çerçevesinde temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafından dosyadaki mevcut delil durumuna göre ispat olunamadığı görülmekle her iki icra dosyasında da takip öncesi işlemiş faiz açısından davacı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
(6) DAVALININ TAKAS DEFİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı cevap dilekçesinde ürünlerin ayıplı olması sebebiyle bir çok masraf yaptığını ve bu zararlarının takas/mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de yukarıda detayıyla izah edildiği üzere ürünlerdeki ayıbın açık ayıp mahiyetinde olduğu ve ayıp ihbarının yasal süresinde yapılmadığı dolayısıyla ürünlerin ayıplı olmasından doğan zarardan davacının sorumlu tutulamayacağına kanaat edilmekle davalının takas/mahsup talebi dikkate alınmamıştır.
(7)İCRA-İNKAR TAZMİNATI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 16/06/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 28/03/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak tarafların tacir olması, dava konusu alacağın likit olması ve davalı(borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince T.C. Konya. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 1.040,23 TL icra inkar tazminatının, T.C. Konya. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 6.291,77 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Katip Hakim
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/681, K. 2025/410, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama