KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/694
- Karar No
- 2024/590
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Karar yazma tarihi
- —
Karar Metni
1.063 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında 22/03/2024 tarihinde taraflar arasında araç kiralama sözleşmesi imzaladıklarını ve araç kiralama işi gerçekleştirdiklerini, bu kiralama ilişkisinden doğan kiralama ücretini de 22.03.2024 tarihinde davalıya ödendiğini davalıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, alacaklıya hiçbir borçu olmadığı halde borçlusu ... ve alacaklısı ... olan, 30.04.2023 tanzim ve 30.05.2024 vade tarihli ve 250.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak, Konya.
İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bonoda bulunan imza ve yazıların davacıya ait olmadığını, bononun sahte olarak tanzim edildiğini, davacının tatbike medar imzaları ve huzurda alınan imzaların bonoda bulunan imzalar ile kıyaslanarak incelendiğinde anlaşılabileceği gibi nedenlerle davalı tarafından Konya. İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı icra takibi dayanağı bononun tahrif edilmiş olduğundan, işbu bono nedeni ile davacının borçlu olmadığının tespitini ve takibin iptalini, davacının telafisi imkânsız zararlarının önlenmesi için dava sonuna kadar HMK 209. maddesi gereğince takibin tedbiren durdurulmasını, dava alacaklının %20'den az olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde 10'u oranında para cezasına mahkûm edilmesini, mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekiline Mahkememizce düzenlenen tensip zaptının 10/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği ancak tensip zaptının 1 numaralı ara kararı uyarınca verilen 1 haftalık kesin süreye rağmen arabuluculuk tutanağının dosyamıza sunulmamıştır.
Davacı vekili tarafından dava açılmadan önce dava şartı arabulucuk kapsamında arabulucuya başvurulduğuna ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmediği, başka bir anlatımla arabulucuya başvurulmadığı, görevsiz mahkemeye dava açılmış olsa bile davanın açılma tarihinin görevsiz mahkemeye başvurma tarihi olduğu ve her davanın açıldığı tarihteki hal ve koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği hususları göz önüne alındığında,
ticari davanın arabulucuya başvurmadan açılması kanuna aykırı olduğundan ve ticari davalarda zorunlu hale getirilen arabuluculuk 6100 sayılı HMK'nin 115/son maddesi kapsamında sonradan tamamlanabilir bir dava şartı da olmadığından dolayı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir."(Konya BAM. HD ... E., ... K.. Konya BAM. HD ... E., ... K. sayılı ilamları)
01/01/2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda, dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir.
Bu durum karşısında, ticari dava kavramının da açıklığa kavuşturulması gerekir. Ticari dava ile ilgili düzenleme TTK'nın 4. maddesinde yapılmıştır. Ayrıca bazı özel kanunlarda da ticari dava kavramına yer verilmiştir. TTK'nın 4/1 maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava niteliğindedir.
Nispi ticari davalarda, uyuşmazlığın taraflarının tacir olması ve uyuşmazlık konusunun da tarafların ticari işletmesine ilişkin olması şarttır. Ancak, TTK'nın 4/1. fıkrası (a)-(f) bentlerinde sayılan mevzuat ile düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları herhangi bir şart aranmaksızın mutlak ticari dava olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda, uyuşmazlık konusunun bir miktar para alacağına ilişkin olup, davanın ticari dava olduğu ve 24/10/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, 6325 sayılı Yasa'nın 18/A, 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının (son tutanağın) aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde, davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açıldığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği görülmektedir.(Konya BAM 6. HD 2023/664 E., 1169 K. sayılı ilamı)
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Huzurda açılan dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davasıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren ve 7155 sayılı kanunun 23.maddesi ile eklenen madde 18/A'ya göre. "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir...." hükmü getirilmiştir.
01/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasa ile Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ile 01/01/2019 tarihinden itibaren ticari davalarda arabuluculuğa başvurunun dava şartı haline geldiği, yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren ve 7155 sayılı kanunun 23.maddesi ile eklenen madde 18/A'ya göre de, zorunlu arabuluculuğa tabi ticari davalarda, arabulucuya başvurulduğuna dair son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin sunulmasının dava şartı olduğu, bu tutanak sunulmadan açılan davalarda, mahkemece, tutanağın sunulması için davacı tarafa 1 haftalık kesin mehil verileceği, süreye rağmen tutanağın sunulmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı gereğince, davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesi ekinde arabuluculuk anlaşmama tutanağının bulunmadığı, tensip zaptı ile verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde de arabuluculuk anlaşmama tutanağının sunulmadığı, dolayısıyla dava açılmadan önce Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla arabuluculuk dava şartının bu aşamadan sonra tamamlanması mümkün olmadığından eldeki davanın 6100 Sayılı Kanunun 114/2 maddesi delaletiyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 ve 6102 Sayılı Kanunun 5/A-1 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ...
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/694, K. 2024/590, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama